Cihan AKTAŞ
Kiraz Çiçekleri, çocukluk yıllarımda bir kitapçı dükkânının vitrinine yerleştirmeye çalıştığım kitap. Çiçeğe duran ağaç çocuğu büyüler ve yetişkin de dünyanın kahırlarına tahammül için geçen yıllar içinde o büyünün hatırasına sığınır. Ah fakat, ne kadar zaman sürer ki güzelim kiraz çiçeklerinin (“sakura”ların) sefası… Geçici olanı alıkoymanın yolu nasıl bulunur? Kaç romana,filme, tabloya konu oldu acaba, Japonların kiraz çiçeği sevgisi?
Kiraz çiçeklerinin ülkesinde bulunduğum günlerde sayfalarca not tuttum ve sayısız fotoğraf çektim. Şimdi, nice tanışmanın ve gözlemin ardından Japonya ve halkını düşündüğümde, önce “nezaket” niteliği geliyor aklıma; temizlik, düzen, zarafet ve çocuksu görünümlerin ardında varlığını duyuran ipeksi bir güç… Elindekinin değerini bilmekle karşısındaki insana hak ettiği ilgiyi göstermek bütünleşiyor Japon muaşeretinde. Yüreklerini geniş tutmak zorunda, adalar ülkesinin insanları.
Otel alerjisi yüzünden sabah sabah öksürük nöbetine tutulduğum trende kendimi kapı girişine atmıştım, insanlar rahatsız olmasın diye. Genç kadın peşimden gelip nane şekerleri ikram etmişti. O da benim gibi alerji nöbetleri geçirdiği için neler yaşadığımı anlamıştı. Tayfun’un vurduğu Tokyo’da bir tren istasyonunda yürüyen merdivenlerin girişinde bir adam elindeki pankartla karşılıyordu yolcuları: Tayfun yüzünden sarsılabilir, merdivenden yuvarlanabilirsiniz, trabzandan tutununuz.Bu tür gönüllü yardımlar çok yaygın Japonya’da. Bir dernek sorumluluğu çerçevesinde kızım Meryem’in “koruyucu anne” liğini üstlenen ilgilenen Omori Hanım yabancı öğrencilerle ilgilenme sebebini tsunami tecrübesi ile açıklamıştı: “Her şey bir solukta kaybolabilir, bunu anladım. Sadece yapılan iyilikler kalacak elimizde. “Aynı cümleleri Sendai’nin kuzeybatı kıyılarında, tsunamiden sonra yeniden yapılmayı başaran biricik evin sahibi Kato’dan da duymuştum. (Bu arada “omori” “büyük orman” anlamına geliyor.)
Yabancı öğrencilerle ilgilenen derneğin üyelerinden Kato Bey, evinde bizim için verdiği yemekte konuşma yaparken
****
Kiraz çiçeklerinin geçici güzelliğini bütün mevsimlere yaymak nasıl mümkün olabilir? Sanki sürekli sallanırken perspektifini değiştiren zemini yitirmemek için bütün ayrıntılarıyla zapt etme sanatıdır,Japon resmi ukiyo-e. Başka bir tarafta daima dengede durmanızı sağlayan bir dayanağınız vardır; bir çiçek yaprağı kadarıyla bile olsa. Deprem olduğunda her sarsıntıda kendini pencereden atan kişi, Japon değildir kesinlikle.
Hızla değişen manzaralar arasında güzel olanın kıymetini bilmek gerek. Sakura (Kiraz Çiçeği) Şenliği bu nedenle önemli.
Pazar günü yaşanan tayfundan önceki gün hava günlük güneşlikti Tokyo’da. Omori Hanım ile Sakura yürüyüşüne katılmıştık. Sakura şenlikleri Tokyo’da, eskiden kraliyet sarayına ait olan daire şeklindeki bir arazide yapılıyor. Kral’ın bölgesine (Emperyal Palas Area’ya) geçiş alanı olan Marunouchi (dairenin içi), 2. Dünya Savaşı sonrasındaki yenilgiyi somutlaştıran antlaşmanın imzalandığı yer olarak tarif ediliyor . Savaş sonrası binaları, kralsız bir dünyanın tasarımlarını yansıtıyor. Zemin katı yerli, diğer katları modern gökdelen sigorta binası, Japonya sentezini simgeliyor sanki: Korunabilecek ne varsa korunmalı, ayakta kalmaya çalışanın kıymetini bilmek gerek.
Kral, ikinci dünya savaşındaki ağır yenilgiye kadar, “Tanrı” misali bir korku ve saygınlığa sahipmiş, dolayısıyla kralın alanına girmek korku, saygı, güven, kutsiyet gibi algılara yol açıyormuş halk arasında. Savaştan sonra kralın artık “tanrı” olmadığı kanaatinin yayılmaya başlaması, bir travmaya yol açmış toplumda.
Daire içinde ilerlerken bir zamanlar kraliyet ailesine ait olan ihtişamlı bir güzelliğe sahip bahçelerden geçiyoruz. Sakura’ları görmeye gelen insanlar henüz yeşermemiş çimenlerin üzerine yayılmış halde, bir şenlik havası yansıtıyorlar. “Sakura”, Kavabata’nın romanından da bildiğimiz üzere “kiraz ağacı” olarak bilinse de meyve veren bir ağaç değil. Belki de meyve vermediği için bütün canını, enerjisini güzelim çiçeklerine aktarmış. Beyaz, bej, pembe ve kırmızı çiçeklerle kaplı ağaçlar, yeni bir başlangıca inandırıyor insanları; “bahar” da zaten yeni başlangıçların mevsimi.
Çok geçmeden solacak güzelliği kaydetme telaşı
***
Bazen bir konser etkinliğiyle kesiliyordu yolumuz. Tamura Yukari, 1976 doğumlu popüler şarkıcı. Gençler hararetli bir faaliyetle konser vereceği salonun etrafında toplanmış, harıl harıl bir faaliyet halinde hayranlık bildiriyorlar. Yukari doğum tarihini öğrenmeden önce bana olsa olsa 25 yaşlarında görünmüştü. Origami, balonlar, manga çizgileri, fırfırlı etekler… Hayranlarının faaliyetlerinde de aynı çocuksu yön dikkat çekiyor. Natsume Soseki gibi romancılar çocuksuluğun Japon edebiyatının bir özelliği olduğu dile getiriyorlar. (Gerçi “…insanın kendi ülkesinin edebiyatının çocuksu olduğunu itiraf etmesi, bugünkü Batı edebiyatının standart olduğu anlamına gelmez” diye şerh düşüyor Soseki, tespitine.)
Kızımın sanat tarihi hocası arkeolog Haga Bey, “Çin yaşlı ve bilge, Japonya genç ve yaramaz” diye izah etmişti bu özelliği. Çocukluğa özgü çok tabii bir eğilim olan “şaşırmak isteme” arzusu, yetişkinlikte kültür ve sanatla canlı tutulmak isteniyor. “Japon edebiyatında bireyin sesini duyuran yazar” olarak bilinen Doppo Kunikada’nın (1871-1908) “Biftek ve Patates” isimli öyküsünün kahramanı Matsumoto’yu hatırlatıyordu Karatani, Derinliğin Keşfi’nde: “Onun arzusu tabiatın gizemlerini bilmek değil, o gizemli tabiata şaşırmayı sürdürmek; ölümün sırlarını öğrenmek de değil, ölüm denen gerçeğe şaşırmak. Hatta “evrenin ve yaşamın sırlarının eziyetlerine inançsız bir an bile huzur bulamayacak kadar maruz kalmaktır onun arzusu.”
Tamura Yukari konseri hazırlığı
***
Pazartesi günü Oeno Park’ta kiraz çiçeklerinin oluşturduğu toplumsal coşkunun seyrine, bu seyre ucundan kıyısından katılmaya devam ediyoruz. Bu park, zamanında feodal yapının savunucuları olan samuraylarla Meiji restorasyonu taraftarlarının çatışmalarının en şiddetlisine sahne olmuş ve çatışma, samurayların yenilgisiyle sonuçlanmış. Özellikle çocuklu aileler Sakura Şenliği’ne rağbet ediyor. Bunun sebeplerinden biri, hayvanat bahçesindeki iki panda.
Hayvanat bahçeleri her zaman karamsarlığa boğulmama sebep olur. Yine öyle oldu. Hayvanlar âlemine borcumuz bu yolla kapanmıyor, daha bir kabarıyor. Park alanında birçok müze var, ama günlerden pazartesi olduğu için açık değiller. Rodin’in “Düşünen Adam” dahil bazı heykellerinin kopyasına rastladım ortalıkta gezinirken. Amatör sanatçıların konserleri, çocuklu ailelerin geçidi, en güzel ağaçtan fotoğraf almaya çalışan her yaşta insan, birbirinden ilginç yemek büfeleri, küçük Şinto mabedinin yanındaki ibadet öncesi abdest alma gibi bir hazırlık için kullanılan özel kurnanın ve yine bir tür dilek ağacını andıran, çekilen hazır dileklerin hoşa gitmeyenin asılması durumunda içeriğinin defedileceği varsayılan askı/serginin etrafındaki hareketlilik… Öğle vakti namaz kılacak bir yer bulduk ve bir ağacın altında kıldık. Japonlar, rahatsız etme ihtimaline göre mesafeli durma ve bakmayı önemseyen insanlar. (İstasyonda da yere bir örtü serip namaz kılanlar oldu aramızda, yine de gelip geçenlerin bakışlarını üzerimizde duymadık . Japonlar bakışlarını sakınmayı önemseyen insanlar. )
Sakura Şenlikleri aynı zamanda “çiçek seyrine çıkmak” anlamına gelen “hanami” ismiyle anılıyor. (“Hana” cicek, “mi” ise seyretmek, görmek anlamına geliyor.) İran’daki Nevruz şenliklerini hatırlatıyor, toprakla ve canlanan tabiatla bu yakınlık. Aileler yine Tahran’dan hatırladığım şekilde tencere tavaları, çay takımlarıyla ağaçların altlarına, çimlere yerleşmişlerdi. Kiraz çiçeği seyrinin coşkusunu paylaşan kalabalıkları izlerken, keşke Türkiye’de de Hıdrellez ve Nevruz benzeri şekilde bütün toplumun buluştuğu bir şenlik halinde yaşanabilse diye düşünmeden edemedim.
Yeniden canlanan tabiatın hakkını vermenin bir tefekkür boyutu içerdiğinden kuşku duyulamaz. Japonya insanı rahatsız etmemesine özen gösterdiği bakışlarını tabiattan esirgemiyor. Bir ağacın dalını kaplayan çiçekleri bütün varlığıyla, dolu dolu bakarak görmeye çalışan her yaştan insan, hayranlığı, şaşkınlığı ve muhasebesiyle ortak dili geliştiriyor. Her şey geçiyor, çiçekler elbet solacak, geriye neyin kalacağı üzerine düşünmek gerek. Japonlar, hayatı estetikleştirme, sanatı hayata katma konusunda bir hayli başarılı bir uygarlığın çocukları. Kamusal zarafetin, itinanın özel hayatlara nasıl yansıdığı kuşkusuz kurcalamaya değer bir soru. Bu soruyu gelecek yazımda irdelemeye çalışacağım.
Sakura (Kiraz Çiçeği) Şenliği günlerinde Ueno Park
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları









































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2021
9.08.2019
16.01.2019
4.02.2018
28.08.2018
15.08.2018
28.07.2018
19.07.2018
21.10.2017
21.09.2016