Etyen MAHÇUPYAN
Gerçekliğin nasıl anlamlandırılacağı hangi disiplinin içinden geldiğinizle fazlasıyla bağlantılı. Bu kaçınılmaz bir durum, çünkü her disiplin gerçekliğin farklı bir yönüne, kendi değişimi içinde farklı bir evresine bakar, onu ‘olgu’ sayar. Bu ‘olguyu’ tespit ederken kullanılan ölçütler de farklı. Dolayısıyla her disiplinin aynı gerçekliği farklı şekilde sınırlama, tanımlama, ölçme ve başka olgularla ilişkilendirme yöntemleri var.
‘Büyük Yenilgi: Kültürel Hegemonya’ yazıma Halil Berktay’ın ‘kısmi eleştirisi’ (30 Ekim 2020, Serbestiyet) bu açıdan şaşırtıcı olmadı. Çünkü tarihçilerin meseleye nasıl baktığının, gerçekliği nasıl anlamlandırdıklarının farkındayım. Ancak bu söylediğim her disiplinin kendince bir gerçeklikten bahsettiği türden bir relativizmi haklı çıkarmaz. Berktay ile aynı olgudan söz ediyoruz, ama bunu karşılıklı konuşmak için belki her ikimizin de kendi alıştığımız dil ve bakışın biraz dışına çıkmamız gerekiyor.
Berktay’ın benim yazımda gördüğü yanlışları özetlersem, 1) Batı’nın farklı bir zihniyet yapısına geçmesini 11. Yüzyıla kadar geri götürmem, 2) Batı ile Doğu’nun henüz o tarihlerde ayrışmamış olduğu, 3) Batı’nın bilim sanat ve gündelik hayat açısından üstünlüğünün geniş 16. Yüzyılda değil ancak Yeniçağ’da ortaya çıkmış olması, 4) 1300’lü yıllarda Osmanlının Batı’dan geri olmaması, ve de 5) kapitalizm ile emperyalizmin de dünyanın geri kalanında Batı hegemonyasına katkı sunmuş olduğu…
Yani temeldeki esas itiraz bir tarihsel olgunun (Batı’nın Doğu üzerindeki bilim, sanat ve gündelik hayat hegemonyasının) gerçekte yaşandığından çok daha önce ortaya çıkmış olduğunu öne sürmem. Berktay bunun tehlikesine de işaret ediyor: Eğer bu olgunun başlangıcını yeterince önceye alırsanız doğrudan oryantalizmin kucağına düşersiniz, çünkü Doğu’nun atfedilen ‘geriliği’ bir doğal durum haline gelir.
Eğer tarih disiplini içinden bakıyorsak Berktay’ın tepkisini anlaşılır buluyorum ve hatta bazılarına katılıyorum. Tersten başlarsak kapitalizm ve emperyalizmin de kültürel etkinin yayılmasında etkili olduğu apaçık. Ama mesele kültürel hegemonya olduğunda bu fazlasıyla can simidi gibi sarılınmış bir tez. Nitekim Müslüman-Türk ruh hali de buna yatkın ve tersinin de geçerli olduğuna inanmak istemiyor.
Batı’nın hegemonik etkisinin 16. Yüzyılda değil de Yeniçağ’da ortaya çıkması da (eleştiri madde 3) bu etkinin nasıl ölçüldüğüne bağlı olarak kabul edeceğim bir tespit. Değişimin hayata yansıması, yaygın ve kitlesel şekilde benimsenme durumunda kalınması, Osmanlı’nın söz konusu değişim karşısında bir arayışa girmesi tabii ki daha geç olgular. Ama önceki yüzyıllarda neyin nasıl algılanıp sorunsallaştırıldığına, Batı’ya giderek artan yabancılaşmaya, çözüm üretme gayretinin getirdiği sıkıntılara baktığımızda mesele biraz daha farklı ve işin bu yönü beni daha çok ilgilendiriyor. Kendimizle ilgili gerçekten soru sormak istiyorsak da meseleye bu noktadan bakmanın daha öğretici olduğunu düşünüyorum.
Berktay’ın eleştirisindeki diğer üç madde birbirini tamamlar nitelikte: Batı’daki zihniyet farklılaşması 11. Yüzyıla geri götürülemez, bu nedenle Batı ile Doğu arasında o tarihte bir ayrışma olamaz ve 1300’lerde Osmanlı’nın Batı’dan geri olması söz konusu değildir…
Tarih olmuş olanla, yaşanan ve gözlemlenen olgularla, onların nedenleriyle ilgilenir, zihniyet çalışmaları ise anlamlandırmayla ve bunun neden olduğu zihinsel arayışlarla… Bu, zihniyet çalışmalarının ‘olmuş olan’dan bağımsız olduğunu ima etmez. Ama söz konusu olayların gerçekleşmesinin ardında genellikle çok uzun bir zihinsel dönüşümün yatma ihtimaline dikkat çeker.
11. Yüzyıl iyi eğitimli, az çok paralı, sanattan anlayan, merakları olan bir ‘serseri’ genç feodal kuşağın kentlere yöneldiği, ticarete ve següzeştçiliğe soyunduğu dönemin başı. İlk kez boş zamanı olan özgür ve üst sınıftan insanların kendilerine hiyerarşik yapılar dışında hayat aradığı bir tarihsel dönemeç… Bu ortam relativist zihniyetin adım adım tedrici şekilde toplumsallaşmasına neden oluyor. Üniversite bir sorgulama ortamı olarak şekilleniyor. Bireysel farklılaşmanın, eş düzeyli kamusal etkileşimin nüveleri atılıyor. Birkaç yüzyıl içinde bilimsel merakın ve sanatsal yeteneğin sıradan insanların gündelik hayatlarına yedirildiğine tanık oluyoruz. Temsili heyetlerin, seçim yoluyla karar organlarının oluşmasını, ‘parlamento’ kavramının literatüre girmesini, sivilliğin otorite karşısında kurumsallaşma çabalarını görüyoruz…
Zihniyet değişimleri, hele böylesine devrimselse, yüzyıllar sürebiliyor. Bu değişimi bilim ve sanat tarihinde rahatlıkla izleyebiliyoruz. Rönesans ve sonrası tabii ki birtakım maddi koşullara muhtaç. Ama o maddi koşulların belirli bir şekilde anlamlandırılması ancak çok önceden gelen zihniyet değişimi ile mümkün. Nitekim bu zihniyet değişimini Rönesans’tan geriye doğru bakıp ‘olsa olsa zihniyet değişimi olmuştur’ diye varsaymak gerekmiyor. Öncesindeki dört yüzyıl henüz hegemonya oluşturmamış, ama başlamış olan bir zihni değişimin sayısız belirtisini taşıyor.
O nedenle Batı ile Doğu arasında 11. Yüzyıldan itibaren bariz bir farklılık var. Daha birkaç yüzyıl o süreci yaşayan birçok kişinin göremeyeceği, görse de anlamlandıramayacağı bir farklılık… ama Rönesans ve sonrasını mümkün, kendiliğinden ve doğal kılan bir farklılık.
Dolayısıyla tarihsel analizlerde kullanılan birçok ölçütün ışığında baktığımızda 1300’lerde Osmanlı hiç de Batı’dan geri gibi durmuyor. Hatta bazı ölçütlerde ileri olduğunu bile söyleyenler çıkacaktır. Ama zihniyet açısından baktığımızda Batı’da Osmanlı’nın uzun süre anlamlandıramayacağı ve sonrasında da pek hoşlanmayacağı bir dip dalga çoktan başlamış durumda.
Bu söylediklerime karşı şu eleştiri getirilebilir: Bu yine de ex-post, yani geriye doğru ‘delil arayan’ bir yaklaşım. Batı’da söz konusu değişim olsa bile bunun bir hegemonya üreteceğini nereden biliyorsun? Bilmiyorum… Kuramsal olarak herhangi bir zihniyetin diğerine muhakkak galebe çalacağı söylenemez. Hangi zihniyetin üstün geleceği ve hegemonya kuracağı somut koşullara bağlıdır. Batı da relativizme adım atmasına rağmen Osmanlı üzerinde hegemonya kuramayabilirdi… Ancak (başka bir yazının konusu olacak olan) zihniyetler arasındaki gerilime baktığımızda bu hegemonyanın ters yönde gerçekleşmesinin son derece düşük bir ihtimal olduğunu teslim etmek durumundayız.
Öte yandan hegemonyayı tespit ettiğiniz anda bilimsel olarak sormamız gereken bir soru var: Baktığım olgunun nedenlerini ararken kullanmam gereken doğru ölçek nedir? Eğer tarihçiyseniz daha dar bir ölçekle bakarsınız. Zihniyet çalışıyorsanız daha geniş ölçekle… Tarih disiplini açısından ex-post gözüken bir çıkarsama, zihniyet analizi açısından tam tersine meselenin köküne gitme arayışını ifade edebilir.
Şununla bitireyim… Tarihçiler olmasa, zihniyet çalışmaları için gerekli malzemeyi de bulamazdık. Ama zihniyet çalışmaları salt tarihe değil, nörobilime, sosyal psikolojiye ve bilgi kuramına da yaslanıyor. Çünkü anlamaya çalıştığımız şey, olguların varoluş halleri değil, nasıl anlam kazandığı, nasıl doğal ve normal hale gelebildiği…
Eğer kendimizle ilgili bir şeyleri ‘gerçekten’ öğrenmek istiyorsak, tarih disiplininin sunduğu güç dengesizliklerine dayanan açıklamaların ötesine geçmemizde, zihniyet olarak neredeyiz ve niye böyleyiz diye sormakta yarar var. Nitekim Türkiyelilerin büyük çoğunluğu tarihi Berktay’ın anladığı gibi anlamıyor. Kolaya kaçıyor ve o güç dengesizliğine yaslanarak kendi gerçek zaafının üzerini örtüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları


































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024