İbrahim Karagül
Türkiye için yol açıktır ve nettir: Dünyanın hangi ülkesi, hangi güçler cephesi karşı çıkarsa çıksın, Afrin’le başlatılan savunma planı tamamlanacaktır, Afrin’den İran sınırına kadar bir Türkiye Kalkanı inşa edilecektir.
Bundan sonra içeriden terörle vurma, sınırların hemen dışından terörle çevreleme, “terör” görünümü altında çokuluslu işgal planları hiçbir siyasi söylemle pazarlanamayacak, hiçbir ikili ve çok taraflı teklif ve uzlaşma ile kamufle edilemeyecektir.
ABD ile ilişkilerimiz, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerle ilişkilerimiz (AB demiyorum çünkü yakın gelecekte o olmayacak), bölgedeki bazı Arap ülkeleriyle ilişkilerimiz tamamen Türkiye’nin güvenlik önceliklerine göre, siyasi ve ekonomik önceliklerine göre, stratejik gelecek hesaplarına göre biçim alacaktır.
Afrin sadece bir başlangıçtır: İran sınırına kadar gidilecek..
Eski müttefiklerimize, “Tek yanlı bağımlılığa mahkûm Türkiye” beklentilerini ebediyen unutmalarını öneriyoruz. Türkiye’yi yeniden “Atlantik eksenine hapsetme”, bir kez daha “stratejik ortak” palavralarıyla oyalama, 20. Yüzyıl boyunca devam eden vesayet mekanizmasını bir kez daha işletme dönemi kapanmıştır. Çünkü Türkiye için 20. Yüzyıl defteri kapanmış, 21. Yüzyıl Türkiye’sinin büyük yükseliş dönemi başlamıştır.
Afrin operasyonu, bu ülkeyi yeniden rehin almaya dönük en büyük çokuluslu komploya karşı yapılmıştır. Çevreleyerek, kuşatarak, tehdit ederek, korkutarak, sindirerek ele geçirme planları suya düşmüştür. Ve bu daha bir başlangıçtır. Hemen ardından Münbiç, doğuya doğru Ayn el Arab, Tel Abyad, Irak’ın kuzeyine doğru Sincar, Kandil gibi daha bir çok bölge, bu temizlik harekâtının, bu savunma hattı inşasının hedefinde olacaktır.
Bizim için stratejik hedef, Akdeniz’den İran sınırına kadar olan bütün kuzey hattıdır. Bu kuşak, ülkemiz için tehdit olmaktan çıkacaktır.
“İçeriden” kırk yıl oyaladılar. O “kuşak”la vakit geçirmeyeceğiz
Bu çok çabuk yapılmalıdır çünkü Türkiye’nin bir yüzyılını daha bu kuşağa ayıracak vakti de, sabrı da yoktur. Çünkü çok daha büyük küresel hesaplaşmalar başlayacaktır, yeni bir coğrafya inşa edilecektir, bölgedeki bazı ülkeler siyasi haritadan silinecektir, Türkiye yeni oluşacak küresel iktidar alanının tam merkezine yerleşmek için çok daha büyük mücadelelere girişecektir.
Bizi kırk yıl terörle içeriden vurup, ülkenin bütün enerjisini içeride tüketmelerinden ve içeride durdurmalarından sonra bir on yıl daha sınırımızın hemen dışından vurup, çevreleyip o kuşakla meşgul ederek durdurmalarına izin vermeyeceğiz.
Bizi içeriden de çevremizden de durdurma fırsatlarını ellerinden alacağız. Selçuklu’dan beri devam eden siyasi genetiğin, içeriden veya yakın çevre operasyonlarıyla dizginlenemeyeceği bütün dünyaya gösterilmelidir.
Artık “terörle mücadele” yoktur, içeride savunma seçeneği yoktur
Türkiye, Afrin’de terörle mücadele etmedi. Bu bir terör meselesi değil. Artık içeride de çevremizde de meselemiz terör değil. Mücadele stratejimiz de terörle mücadele olmayacak. Biz, eski müttefiklerimizin saldırılarına karşı ülkemizi savunuyoruz. Coğrafyamızdan bize yönelen tehlikeleri ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.
Bu, bir vatan savunması olduğu kadar coğrafya ölçeğinde güç mücadelesidir, küresel ölçekte güç hesaplaşmasının parçasıdır. Türkiye bu mücadeleyi vermeden 21. Yüzyılın yükseliş tarihini yapması mümkün olmayacaktır. Bu mücadelenin, bu hedefin tersi intihardır, imhadır, Türkiye’nin parçalanmasıdır. Yani başka bir seçenek söz konusu değildir.
Gezi’de, 17-25 Aralık’ta ve 15 Temmuz’daki çokuluslu saldırılar bize bunu öğretmiştir. Yine deneyeceklerini biliyoruz. ABD, Avrupa, İsrail ve bazı bölge ülkeleri doğrudan bu saldırıların içinde yer almıştır, yine yer alacaktır. Bu yüzden de asla savunma, içeride durdurma gibi bir seçeneğe sığınamayacağımızı biliyoruz. Bu yüzden tehdit bize gelmeden, biz tehdidin olduğu yere, hem de kendi kurallarımız ve oyun planlarımızla gideceğiz ve orada yüzleşeceğiz.
İran sınırına kadar… Anadolu vatanımızdır, coğrafya gücümüzdür
Bu yüzden “Türkiye bundan sonra ne yapacak, nereye müdahale edecek, Afrin’den sonrası da var mı” gibi bir tartışma anlamsızdır ve yoktur. Hepsi olacak, o kuşak tamamen temizlenene kadar hiçbir tereddüt yaşanmayacaktır. Bunu Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi yönetimi de, ABD de, Avrupa da, İsrail de bilmelidir. En önemlisi de milletimizin, bu ülkenin savunulması için, bedeli ne olursa olsun, hiçbir özverinin esirgenmeyeceğini, hiçbir kararsızlık yaşanmayacağını bilmesi gerekmektedir.
Bu, bizim coğrafyamız. Anadolu nasıl vatanımızsa, nasıl “Acımasız Direniş’le savunuluyorsa coğrafyamız da hafızamızdır, kimliğimizdir, gücümüzdür. Hiç kimse, kendi coğrafyamıza bakışımızı biçimlendiremez.
Hiç kimse kendi coğrafya evimizden bizi tehdit edemez. Bizim tek hareket noktamız kendi siyasal geçmişimizdir. Buradan başlayıp 21. Yüzyıla dönük bir yol haritası oluşturma çabamızdır. Dostlarımız bundan emin olsun ve güven duysun. Düşmanlarımız da bundan emin olsun ve her ne senaryo denerlerse denesinler, bu ülkeyi diz çöktürmenin artık mümkün olmayacağını artık kabul etsinler.
Yola çıkılmış, sefer başlamıştır
Bir kez daha söylüyorum: Kim ne söylerse söylesin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmaları, sadece son bir haftaya bakmak bile yeterli, bundan sonrasının bütün işaretlerini açık biçimde vermektedir. Zaten gizlenecek, saklanacak bir şey de yoktur.
Yola çıkılmış, yüz yıllık sefer başlamıştır. Bu millet hiçbir zaman kolay zafer kazanmamıştır, birilerinin ihsanıyla tarih yapmamıştır. En zor mücadele biçimiyle oluşan bir siyasi tarih kimliği ve genetiği vardır. Dünya bu tarih yükselişine bir kez daha tanık olacaktır.
FETÖ Erdoğan’ı açık denizlere kaçıracaktı
Bugün Yeni Şafak gazetesinin manşetine dikkat edin. 15 Temmuz gecesi Deniz Kuvvetleri’ndeki FETÖ kadrosunun 31 gemi ile Erdoğan’ın gideceği noktalara demirlediği, onu aradığı, savaş uçaklarının Meclis’i ve milletimizi bombaladığı gibi saldırıya hazırlandığı, darbe başarılı olursa Erdoğan ve bütün ekibini savaş gemileriyle açık denizlere taşımaya hazırlandığı, onları aylarca açık denizlerde tutmayı planladığı ortaya çıktı.
Bu senaryo o kadar tanıdık ki..
2003 Irak işgalinden hemen sonra Bağram’da, Ebu Gureyb’de, Tayland’da, İsrail ve Mısır’da, Romanya’da, Afrika çöllerinde, Güneydoğu Asya’nın yağmur ormanlarında işkence merkezleri kuruldu. Paris’te yapılan ve 35 ülkenin imza koyduğu gizli anlaşma ile insanlık tarihinin en ağır insanlık suçları işlendi, insan ırkına savaş açıldı.
Dünyanın her yerinde gençler kaçırılıyor, terörist oldukları gerekçesiyle işkence görüyor ve kendilerinden bir daha haber alınamıyordu. Ardından CIA işkence uçakları ortaya çıktı. Bütün bunları ilk kez duyuranlardan oldum. Şimdi o trafiği yönetenlerden Gina Haspel CIA’nın başına getirildi.
CIA’nın okyanusta kanunsuz hapishane gemilerini hatırlayın
O dönem bir şey daha oldu. Güneydoğu Asya’da tanker gemiler kayboluyordu. “Korsanlık” başlamıştı ve dünya bu deniz korsanlarını tartışıyordu. “Gemileri Amerikan istihbaratı kaçırıyor. Onları düzenleyip hapishane gemilerine dönüştürüyor. Bazı ülkeler hukukunun geçerli olmadığı açık okyanusta gemi hapishaneler kuruyor. ‘Terörist’ diye tanımladığı insanları bu hapishane gemilerinde tutuyor” diye yazılar yazdım. Yıllar sonra bu gerçek ortaya çıktı. Hatta bu gemilerin sinema filmi bile yapıldı. ABD istihbaratı hem korsanlık yapıyor, hem savaş suçundan ve insanlık suçundan kurtulmak için hiçbir ülke hukukunun geçerli olmadığı açık denizlerde hapishane gemileri işletiyordu.
O gece CIA’nın hapishane gemileri nerde bekliyordu?
15 Temmuz gecesi Erdoğan ve ekibini, çevresini açık denizlere götürme fikrinin kimden geldiği belli değil mi? FETÖ’ye böyle bir talimatı kimin verdiği ortada değil mi? Nasıl bir savaşla yüz yüze olduğumuz belli değil mi?
Sadece Erdoğan ve yakınlarını değil, bu siyasal aklı besleyen ve destekleyen her çevreden belki yüzlerce, binlerce kişi aynı şekilde hapishane gemilerine nakledilecekti. Belki CIA hapishane gemileri Hint Okyanusu’na demir atmış, Türkiye’den getirilecekleri bekliyordu.
İşte biz, böyle büyük bir mücadelenin içindeyiz.
Bu yüzden buna “Yüzyıllık Hesaplaşma” diyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021