İbrahim Karagül
ABD ve Avrupa’nın tek yanlı küresel saltanatı bitti. ABD’nin küresel jandarma rolü tarihe karıştı. Yeryüzünün her köşesine müdahale gücü kırıldı. Ülkelere ayar verme, iktidar/rejim değiştirme alanı daraldı.
Dünya ekonomisini yönetme becerisi, milletler ve devletler üzerinde itibar ve nüfuzetkisi çöktü. Küresel ölçekte sistematik sömürge politikaları yerini kaba yağmacılığa bıraktı. Bu da ABD varlığının basit yağmacılığa dönüştüğünü ve tükenişini ifade ediyor.
ABD’ye uzak olan güçlenir, yakın olan ülkeler zayıflar.
Kendi içinde boğuşan bir imparatorluğun yavaş yavaş çöküşünü izliyoruz. Kendileri bile “artık dünyanın tamamına hükmetme becerimiz ve gücümüz kalmadı” diyorlar. “En azından bir bölümünde etkimizi sürdürelim” diyorlar. Öyle bir dünya oluştu ki, ABD’ye uzak olan güç kazanıyor, yakın olan zayıflıyor.
Avrupa Birliği düşüncesi öldü. AB’nin “Tek Avrupa” cazibesi çöktü. Geriye bir Alman imparatorluk düşüncesi kaldı. Doğu ve Güney Avrupa, bu düşünceye her geçen gün daha da mesafeli hâle geliyor. Birkaç ülke dışında Avrupa ekonomik gücü zayıflamaya başladı.
“Atlantik Perestroykası…” Büyük güçler zayıflıyor, yıldız ülkeler yükseliyor.
Dünya, kısa süreli değil, konjonktürel değil, yüzyılların dönüşümünü yaşıyor. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ya da Soğuk Savaş dönemi güç yapılanmasının çok ötesinde bir sarsılma yaşanıyor. Büyük güçler, refah ülkeleri gerilerken yeni yıldızlar, eskinin imparatorlukları, iddialı milletler sahne alıyor.
ABD ve Avrupa, yüzyıllardır ilk kez bu kadar büyük bir meydan okuma ile karşı karşıya. Daha şimdiden, bu meydan okumanın üstesinden gelemeyeceğini kabul etmiş görünüyor.
Bu yüzden de, kendisine tek yanlı küresel iktidar alanı sunan iddiaların önemli bir bölümünden vazgeçmeye, daha dar bir alanda gücünü ayakta tutmaya dönük bir tür “Atlantik Perestroykası” uygulamaya başladı.
Doğu’nun ve Batı’nın sürprizi Türkiye’nin akıl sıçraması, Batı dünyasını alarma geçirdi.
Türkiye; işte bu yüzyılların dönüşüne öncülük eden, iddialarıyla ve sürpriz bir akılla sahne alan birkaç ülkeden biri. 21. yüzyılın ilk yıllarında yaşadığı tereddüdü ve belirsizliği üzerinden atıp, çok hızlı, dinamik bir şekilde güçler sahnesine atıldı.
Doğu’nun ve Batı’nın dikkatle takip edilen, merakla tartışılan sürpriz ülkesi oldu. Türkiye’nin akıl sıçraması, güç sıçraması en çok da Batılı müttefiklerini telâşlandırdı.
Onlar, Osmanlı’nın çöküşü, Cumhuriyet’in kuruluşu ve 20. yüzyıl boyunca devam eden Batılı vesayet refleksleriyle alarma geçti. Eski sözleriyle, eski güç gösterileriyle Türkiye’ye müdahale etmeye, onu tehdit etmeye, etrafında cepheler kurup çevrelemeye, içeride cepheler kurup içeriden vurmaya girişti.
Türkiye fırtınası: Batı bize karşı bütün silâhlarını harekete geçirdi.
20. yüzyıl boyunca dizayn ettikleri bütün siyasi kimlikleri, çevreleri, kendilerine bağlı güç yapılarını harekete geçirdi, cepheye sürdü.
Bunu Irak’ın kuzeyinde gördük. Suriye’de gördük, Doğu Akdeniz’de gördük, Ege’de gördük. Libya’da ve Karabağ’da gördük. En çok da “içeride” gördük ve o içeriden müdahale girişimi hâlâ devam ediyor.
Batı, Atlantik İttifakı, ABD ve Avrupa, tek yanlı küresel iktidar alanından zorunlu olarak çekilirken “elinde tutmaya çalıştığı” bizim coğrafyada karşısında yepyeni bir gücün çıkmasının hazımsızlığını yaşıyor. Ortaya çıkan tehdidi görüyor.
Bu coğrafyada Batılı nüfuz alanlarını daraltan bir gücün yükselmesi, yeryüzünün ana ekseninde Batı’nın bütün varlığını silip süpürecek bir fırtınaya dönüşebilir, bunu görüyorlar. Bir Türkiye fırtınasının yükselişini görüyorlar.
Batı siyasi aklı Türkiye’ye yenildi. Hiçbir müdahale başarılı olamadı.
Ama bu, engellenebilir bir şey değil. Türkiye’nin dönüşü, durdurulabilir bir siyasi dalga değil. Bugüne kadar denedikleri hiçbir müdahale, tehdit, şantaj, baskı, çevreleme, içeriden kuşatma sonuç doğurmadı, etkili olamadı.
Yukarıda saydığım bütün alanlarda Türkiye aklı, Batılı siyasi aklından, askeri/güvenlik aklından çok daha etkili sonuçlar doğurdu. Batı, bu cephelerde Türkiye karşısında yenildi. Terör konusunda yenildi, Libya’da yenildi, Türkiye’nin büyük savunma atılımlarında yenildi. Arap/İslâm ülkelerinde cepheler kurdular, onlar bile işe yaramadı.
Onlar “iç işgal cephesi” kurarken Türkiye, bütün coğrafyaya açıldı.
İçeride her ne kadar ABD ve Avrupa ezberleriyle, çıkarlarıyla, öncelikleriyle bir tür “iç işgal cephesi” kursalar da, bu cephenin acımasız saldırıları devam etse de, şu ana kadar Türkiye’yi durdurmak mümkün olmadı. Bundan sonra da olması mümkün görünmüyor.
Türkiye; Irak ve Suriye’den Somali’ye, Katar’dan Orta Afrika’ya, Balkanlar’dan Afganistan’a inanılmaz jeopolitik atılımlar yapıyor. Ve buraların tamamında; bazen diplomasi ile bazen askeri güçle, bazen ekonomik ve insani iletişimle üstesinden geldiği her meselede karşısında dünyanın merkez ülkeleri, en büyükleri vardı.
Batılı nüfuzu daralırken Türkiye geleceğin dünyasına genişliyor.
Türkiye; Batılı aklın ve nüfuzun nasıl daraldığını, küresel güç kaymalarının ne yönde seyrettiğini, bu büyük değişimin kendisine ne tür bir hareket alanı oluşturduğunu çok iyi okuyor, ona göre son derece akıllıca ve soğukkanlı adımlar atıyor.
Sadece siyasi, askeri değil, ekonomik alanda da gücün nasıl Batı tekelinden çıktığını, nasıl parçalandığını, ne kadarının Türkiye’ye düştüğünü iyi hesaplıyor.
Kaynaklar, pazarlar, ekonomik koridorlar yer değiştirirken kendini bu koridorların merkezinde konumlandırıyor. Bu alanlarda da dev yatırımlar yapıyor, kendini geleceğin dünyasına hazırlıyor.
Doğu’nun ve Batı’nın dışında yeni bir güç havzası oluşuyor.
Akıl, bilgi, teknoloji, güvenlik, güç inşası gibi hayati konuları önceleyen ve dünyaya sürprizler yaşatan Türkiye, çok geniş coğrafyada bir siyasi çevre, bir ortaklık, bir güç yükselişinin de temellerini atıyor.
Doğu’nun ve Batı’nın dışında yepyeni bir çevre, yepyeni bir güç havzası oluşturuyor.
Kanal İstanbul işte bu hazırlık zincirinin parçalarından biri. Projeyi durdurma talimatı alıp içeriden vuranlar ise, yukarıda anlattığım Türkiye yükselişini durdurmak için sahaya sürülenlerden oluşuyor.
Bu yüzden bunlar “iç işgalciler”dir.
Bunlar; ABD adına, Avrupa adına kendi ülkelerini kurşun yağmuruna tutuyor, merkeze yürüyen Türkiye’yi çevreye savurmaya çalışıyor.
İçeride kurulan cephe, asla masum bir siyasi tavır değildir. Selçuklu’dan, Osmanlı’dan, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, büyük tarih yürüyüşüne karşı duran hep oldu.
Bunlar bazen Vatikan adına, bazen Avrupa adına, bazen Rusya adına, bazen İngiltere adına hareket etti. Şimdi de Avrupa ve ABD adına hareket ediyor. Biz bu damarı çok iyi tanıyoruz.
İşte bu yüzden bunlar “iç işgalciler”dir.
Onlar; tarih yapan, coğrafya inşa eden siyasi genetiğe savaş açtılar.
Türkiye yüzyılların dönüşünü yaparken “iç işgalciler”in yeniden sahne almasının bir iç siyasi gündemle alakası yoktur. Tarih inşa eden, coğrafya biçimlendiren o siyasi genetiğe açılan bir savaştır. İhanetin en büyüğüdür.
Ama o büyük akıl bunları aşacak. Aşacak ve bunlar tarihin yanlış sayfalarında anılacak. Bizim tarihimizin utanç sayfaları da oldukça kalabalıktır.
Türkiye’ye, milletimize, bu topraklara, yüzlerce yılın büyük mücadelesine inanan herkes, iç işgalcilerle mücadele etmelidir. Hangi siyasi kimlikten ve çevreden olursak olalım bu en üst kimliktir.
Gençler, büyük yükseliş için birleşin!
Özellikle genç insanlarımız, ülkemize, size, geleceğinize kurşun sıkanları çok iyi belleyin. Onların yalanlarına, kurgularına, zihin karartmalarına, çirkefliklerine asla yüz vermeyin.
“Türkiye Ekseni” olarak tanımladığımız bu büyük yükselişte birleşin. Adımlarınızı hızlandırın, güçlerinizi birleştirin, yumruklarınızı sıkın.
Unutmayın, dışarıdakiler de, içeridekiler de ne kadar saldırırsa saldırsın, Türkiye’yi durdurmak artık mümkün değil. Bunu asla başaramayacaklar. Bedeli ne olursa olsun!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021