Kemal CAN
Diyarbakır’daki “içine çocuk girmiş karpuz heykeli” günlerdir konuşuluyor. Harcanan paradan yarattığı görsel gürültüye, estetik tercihlerden ulaşılmak istenen anlaşılmaz faydaya kadar, her tarafı tartışmaya müsait. Kayyım Vali, önemli bir icraat yapmış olmanın yanı sıra “iki dişli” heykeli pek sevimli buluyor anlaşılan. Bir taraftan “bu çocuk biraz garip görünüyor” diyenlere “bebekleri ayırmayın” cevabını veriyor; diğer taraftan da “reklamın iyisi, kötüsü olmaz” diyor. Karpuzun içinden Türkiye’ye bakan o çocuk, belki de bir ayna tutuyor bize.
Türkiye’yi dolaşınca şehir girişlerine konmuş -birbirinden acayip- benzer “heykellere” rastlamak mümkün. Çeşit çeşit meyve sebze, çanak çömlek, halı kilim, çalgı çengi, ekmek pide, yiyecek içecek artık ne bulunduysa “heykel” formunda dikiliyor karşımıza. O beldenin meşhur ettiği veya böyle olması istenen bir ürünü ya da bir durumu simgelediği iddiasındaki ucube figürler. Bunların, “yerli kıymetler” olarak övünçle sergilenebileceği, birilerinin dikkatini çekeceği düşünülüyor. Ancak yerlilikle pek ilişkisi kurulamayacak, dünyanın en pahalı dinozor ve goril heykelleri de bu ülke belediyeleri tarafından yapıldı.
“Vatan toprağını arsaya çevirmenin” normal, “tarihi eser” yapmanın mümkün olduğunu düşünen bir aklın, yukarıdan aşağıya doğru nasıl bir zihniyet transferi yaptığını, bunu nasıl tabana yaydığını gösteriyor durum. Bir kasaba girişindeki refüjlere yerleştirilmiş alçı heykelden geçiş garantili pahalı köprülere, dünya kültür mirasına girmiş eserlerin kötü kopyalarından kendine yeni “boğaz" yapmaya kadar geniş bir hareket alanı var bu zihniyetin. Üstelik önceki rejimin (eski Türkiye’nin) “heykellerden” ibaret eserleri ve sadece sembollere abandığı iddiası eşliğinde yapılıyor bütün bunlar.
“Sadece heykel yaptılar” dediklerine, daha bol betonlu “anıtlarla” cevap verilmeye çalışılıyor. En kaba faydacılığın, milli dava diye pazarlanmasına imkan veren fonksiyonel akıl, “itibardan” ve nasıl olursa olsun kendinden bahsettirmekten tasarrufu aklına bile getirmiyor. Ormanları taş ocağına, madene; kıyıları beton havuzlara, kanalizasyon borularına benzetirken herhangi bir sorun görmüyor. Kültürel-fikri hegemonyanın anıtlarının sakaletine değil azametine bakılıyor. Övüncü, yaptığında değil yapabilmesinde arıyor.
Şehirlerin, kıyıların, ormanların tahrip edilmesiyle, yetmezmiş gibi herkesin cebinden çıkan paralarla bedeli ödenen iktidar alametleri, sadece fiziki dünyamızı biçimlemiyor aslında. Bir yolda karşımıza çıkıveren bir “heykelin” yarattığı şaşkınlıktan ibaret olmuyor yaşananlar. İktidarın 20 yılının çıktısı diye sunduğu, Bahçeli’nin daha da eski bir misyona bağladığı, kadim davanın hedefi sayılan yönetim sistemi de karpuzun içinden çıkan çocuk heykeli kadar acayip ve ürkütücü. Hemen her alanda, sadece yöneticilerin düştüğü abes durumlarla sınırlı kalmayıp memleketin topluca taşıdığı yükte herkes ortaklaşıyor.
Dozu değişse bile kimsenin kendisini dışında tutamayacağı bir ortak vebal var. Öncelikle akıl edenler, yapanlar ve destekleyenler; ardından seyredenler, karşı durmayı ve itiraz etmeyi beceremeyenler diye gidiyor vebal zinciri. Bazen alay ederek bazen öfke duyarak izlemek zorunda kalınan, yapılırken müdahale edilemeyenler, yapıldıktan sonra hesabı sorulamayanların oluşturduğu yığın büyüyor. Deprem parası olarak veya İBAN adresinden toplanan; Merkez Bankası rezervi ya da belediyenin bütçesinden harcanan her kuruş ve yasa tanımaz keyfiliğin attığı her adım için geçerli bu.
Yasada açıkça yazılmış ihale kurallarına aykırı bir yolsuzluğun teşekkürle üzerinin kapatılması izleniyor. Sosyal medyadaki video paylaşımlarından devletin ortak olduğu suç organizasyonunun bilinen kavgası seyrediliyor. 128 Milyar dolar nereye ve nasıl gitti bir türlü öğrenilemiyor. Kasa kasa sebzelerin çöpe gitmesine; pedlerin, kitapların, ampullerin satış yasağına neden olan “derin planlamanın” faili bir türlü anlaşılamıyor. “Ramazanda içki mi savunulsun?” denirken, insanların kadehleriyle birlikte belediyelerin elindeki ruhsatın da gideceği anlaşılıyor.
“Aşı nerede sorusu” cevap bulmamışken, “turiste görünme” kriteri ilan ediliyor. Doktorların, bilim insanları, örgütlerin, kurullarının “yapmayın” dediği birer birer yapılıyor ve bunun hesabı yine boşta kalıyor. Mesela, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın salgının başlarında, erkenden kullanıma sokulmasıyla övündüğü ve bolca stok yapıldığını söylediği hidroksiklorokin adlı ilaç tedavi rehberinden çıkarıldı. Kim koydu, kim çıkardı? Kim dedi, neye dayanarak dedi, kim verdi, bedeli ne oldu, şimdi ne değişti? “Yaparken de cevabı gereksiz, dönerken de lüzumsuz.”
İçişleri Bakanı, İmamoğlu’nun ellerini arkasında bağlamasıyla ilgili televizyonda konuşuyor: “Bana göre suç ama soruşturma izni vermem”. Nitekim vermiyor ve yandaş gazetecilerin “İmamoğlu üzülmüştür” değerlendirmeleriyle mesele kapanıyor. Ancak bu kısa cümlenin neredeyse her kelimesi, kanunsuzluk ve keyfilikte gelinen noktayı özetliyor. “Suçu ben belirlerim, istersem de suç sayılmasını durdururum”. Bu ülkenin meydanlarında kimi zaman isim isim, kimi zaman gruplar halinde suçlar ve suçlular ilan eden devlet yetkilileri oldu. İhanetin, seçim çalmanın, camiye içki sokmanın, amirallere bildiri yazdırmanın, döviz operasyonlarının delillerinin açıklanacağı, görüntülerinin verileceği “Cuma”lar geçip gitti.
Suçlu ilan edilenler beraat edince, bu kararların komplo, manevra, darbe olduğu söylendi. Seçimler gibi mahkemeler de istenen sonuca kadar tekrarlanmaya çalışılıyor. Örnek, Gezi Davası. Diğer taraftan, “bu fakir bu görevde oldukça” çıkamayacak olanlar, o fakir istediğinde okyanus ötesine gidiveriyor. Herkesin gözü önünde, “arkadaşıma bir af lazım” denilerek hapisten çıkartılanlar, kaldığı yerden devam ettiğinde “dava arkadaşı” ilan edildi. Kanla duş hülyası fikir özgürlüğü sayıldı. Yolsuzluğunu, usulsüzlüğünü söyleyene, bununla övünene teşekkür edilerek veda edildi.
Karpuzdan çıkan (aslında oraya sokulmuş olan) o garip çocuk, arabayla geçip arkanızda bıraktığınızda unutulabilecek bir şey değil. Hayatın her alanından her an çıkabilecek, fırlayabilecek, üzerinize düşebilecek, sakillik, saçmalık, keyfilik, hesapsızlığın cisimleşmiş hali. Bunlara şaşırıp gülmek, alay edip eğlenmek, öfkelenip küfretmek mümkün elbette. Ancak birilerinin rahatça yapabildiği, en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün bu acayipliklerin kocaman bir zihniyet dünyası var. Tek tek ele alınınca saçma, komik, lüzumsuz görülen; gerekçesi ve anlamı konusunda sürekli sıkıntıya düşülen; arkasından gelecek güçlü bir tehlikeyle ilişkilendirmeyince boşlukta kalmış gibi görünen bir arka plan bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları




































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2026
5.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
15.12.2025
1.12.2025
23.11.2025
16.11.2025
3.11.2025
26.10.2025