Murat AKSOY
Cumhuriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül, gerçekliği her gün daha açık ortaya çıkan MİT tırlarıyla ilgili haberi yayınladıkları nedeniyle açılan soruşturma kapsamında, “casusluk ve silahlı örgüte yardım” suçlamasıyla tutuklandılar.
Dündar Erdem’in tutuklanmasına karar veren hukuk değil Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Erdoğan’ın özel bir TV kanalında Cumhuriyet'i özellikle de Dündar'ı hedef göstererek; “Bu casusluk faaliyetinin içine o gazete de girmiştir. Bu haberi özel haber olarak yapan kişi de öyle zannediyorum ki bunun bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmam onu.” dediğini hatırlatalım.
Bu tutuklama o “ağır bedelin” ödenmeye başlama noktasıdır. Bu açıdan Dündar ve Erdem, bireysel bir hırsın, intikamın bedelini hukuk eliyle ödemek durumunda kalmışlardır.
GAZETECİ DEĞİL MEMUR İSTİYOR
Erdoğan ve onu destekleyenler toplumsal çoğulculuk yerine çoğunlukçuluğa savrulmuş ve kendi kültürel kimliklerini, siyasetlerini sorgusuz, eleştirisiz biçimde sahip oldukları devlet imkanlarıyla tüm topluma empoze etmek istiyorlar. Bunun en önemli aracının ise medya olduğunun farkındalar.
Basın ve ifade özgürlüğü konusunda yaşadığımız temel sıkıntının nedeni bu hedef.
Muhalif hiç bir ses, görüş istemiyorlar. Medyada gazeteci değil devlet memuru istiyorlar.
Bugün, medyanın büyük bir kesimi, halkın bilgi almasını yani kamusal işlevini, onu var eden, onu ekonomik olarak besleyen siyasi çizgiye feda etmiş durumda. Bunun için bu medya organları, birer siyasi bültene dönüşmüş durumda. Hedef, herkesi sindirmek, bastırmak istiyor. Bunun için işinden ediyor, tazminat ve ceza davaları açıyor. Yetmiyor bir de tutuklatıyor.
SIRRI KORUMAK DEVLETİN İŞİ
Dündar ve Erdem’in tutuklanmasına neden olan MİT Tırları ile ilgili belgelerin yayınlanmasını “devlet sırrı”nın ifşası yani casusluk. Toplumun neyi bilip bilmeyeceğine devletin karar vermesi ancak otoriter yönetimlerde olur.
O belgeleri elde etme ve yayınlama, dünyanın her yerinde gazeteciliktir. Daha önemlisi devlet sırlarını saklamak gazetecinin değil, devletin görevidir. Neyin haber olup olmayacağını, kamu yararının ne olduğuna devlet ya da onun komiseri belirleyecekse bu, gazetecilik değil devlet memurluğu olur.
Gazetecinin görevi, devlet içinde de olsa yasa dışı olanı öğrendiğinde bunu belgeleriyle haberleşmektir. Cumhuriyet’in, Can Dündar'ın, Erdem Gül’ün yaptığı budur.
BİTEN ÖZGÜRLÜĞÜN SONU
Yayınlanan belgelerin devlet sırrı kapsamına sokularak soruşturma açılması, gazeteciliğin ve basın özgürlüğünün sonu anlamına geliyordu. Tutuklanmaları ise keyfilikte yeni bir sınırın geçilmesidir.
Nitekim bir kaç gün önce Erdoğan, MİT Tırlarıyla ilgili, “silah olsa ne olur, olmasa ne olur?” diyerek artık haberin içeriğinin, doğruluğunun bir önemi olmadığını ifade etmiştir.
Hukukun, Türkiye’nin bağlı olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları yok sayılarak alınan kararlar nedeniyle evrensel standartlardan uzaklaşarak keyfi yönetimin ideolojik bir aracı haline geliyor.
Evrensel araştırmalarda “yarı demokratik” arasında yer alan Türkiye’de basın da özgür ülkeler kategorisinde değil. Nitekim Freedom House tarafından dünyada “basının özgür olmadığı ülkeler” arasında gösterilen Türkiye, 10 yılda bu alanda en hızlı gerileyen ülkeler arasında. Son bir yılın sonuçlarına göre Türkiye, AİHM’de 47 Avrupa ülkesi arasında ifade özgürlüğünü en fazla ihlal eden ülke.
Basın özgürlüğü ifade özgürlüğünün keyfiliğe, bireysel intikama feda edilmesi ülkenin demokrasiden uzaklaşması anlamına geliyor.
Türkiye’de de olan bu.
MURAT AKSOY / HABERDAR
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- 43 günün kısa hikâyesi
8.02.2019 - Siz bu satırları okurken ben…
23.11.2018 - Hangi devlet sivilleri sever?
20.11.2018 - Yerel seçim sadece yerel seçim değil
16.11.2018 - Sosyal medya politik bir mezarlık mı?
13.11.2018 - Hatırladınız mı geçen ay ne olmuştu?
10.11.2018 - Şimdi değilse ne zaman?
6.01.2018 - Dini dinbazlardan* kim kurtaracak?
3.01.2018 - Kılıçdaroğlu: 'Dünyanın tüm demokratları birleşmeli'
30.10.2018 - Laik Türk’ten Sünni Türk’e üst kimlik
26.10.2018
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları



















































Ad Soyad Giriniz...
Yorumunuzu Giriniz...
SALİH SAĞLAM
BAHRİ BEY SOSYAL PAYLAŞIM AĞLARINDA PARTI BAŞKANINI TANRIYA BENZETMENİZ SİZE YAKIŞIYOR MU ? CAHİL BİR İNSAN BİLE BU KADAR PERVASIZCA KONUŞAMAZ VE İTHAM EDEMEZ. KALDI Kİ, İTHAM ETTİĞİNİZ KİŞİLER VE GÖNÜLDAŞLARI EHL-İ İMAN KİŞİLER. SİZE YAKIŞAN KIRDIĞINIZ GÖNÜLLERİ TAMİR ETMEKTİR.