Mustafa ARMAGAN
Hem Orta Asya, hem İran, hem de Anadolu'nun kaderini etkileyen bir hadisenin yıldönümündeyiz; Çaldıran Meydan Savaşı'nın 501. sene-i devriyesinde.Nükleer anlaşma sonrası yeniden dünyaya açılan ve Ortadoğu'yu himaye ve kontrolüne almaya kararlı bir İran karşısında sık sık hatırlanması gereken bir hadise iken Çaldıran nedense sessiz sedasız geçiştiriliyor. Oysa o günlerde Safevilerin Osmanlı engelini devirmesine ramak kalmıştır.
Safevi Devleti'nin başındaki Şah İsmail, Oniki İmam Şiiliğini Tebriz'den başlayarak zorla, Sünni katliamlarıyla resmi mezhep haline getirmiş, siyasî ve dinî başbuğluğu şahsında merkezileştirmişti. Akkoyunluların taht kavgaları ile II. Bayezid'in mütereddit politikasını avantaja çevirmiş ve Kızılbaşlığı/Şiiliği Anadolu sathına yaymak için müsait bir zemin yakalamıştı. “Dâî” veya “halife” adlarını taşıyan davetçileri Erdebil ocağına bağlı olan Anadolu Türkmenleri tarafından coşkuyla karşılanıyor, kabileler arasına sokulan emirleri kutsal telakki ediliyor, aynı zamanda Osmanlı hanedanına “gâsıp” nazarıyla bakan bir akım boy veriyordu.
Tamamen Sünni Müslüman devletlerle (Akkoyunlular, Şeybaniler, Timurlular, Osmanlılar vs.) savaşmış olması Şah İsmail'in cihad gibi bir gayesi bulunmadığını, Müslüman halklar arasında Kızılbaşlığı/Şiiliği yaymaya ve kendini ecdadına yapılan haksızlıkların intikamını almaya adadığını gösterir.
Çaldıran öncesinde Safeviler mi daha büyük bir devletti yoksa Osmanlılar mı? Aklınıza “Osmanlılar” cevabı geldiyse ona mukayyed olun, zira Şah İsmail'in 12 yıllık bir yangını andıran seri fütuhatıyla Safevi Devleti Osmanlı'dan daha geniş bir yüzölçümüne hükmeder hale gelmişti. Düşünün: Osmanlı Devleti Balkanlar ve Anadolu'nun bir kısmına hükmederken Safeviler Kandehar, Herat ve Horasan'dan Erzincan'a, Hazar Denizi'nden Basra Körfezi'ne kadar uzanan muazzam bir coğrafyanın hakimiydi.
Şaşırtıcı ama Çaldıran öncesinde Memluklarla birlikte bölgedeki üç Müslüman imparatorluktan en küçüğü Osmanlı idi. Yavuz, her ne kadar nevzuhur bir devlet ise de kendisinden daha geniş sınırlara sahip bu iki büyük devletle boğuşacaktı.
Üstelik Anadolu'da Osmanlı Devleti'nin itibarı hissedilir derecede sarsılmıştı. Hatta eğer bir savaş olursa içeriden çökecek hale geldiği bile konuşuluyordu. Bu söylentilere nihayet verecek darbe, bizzat Yavuz komutasındaki güçlü topçu birlikleri tarafından Çaldıran meydanında indirilecekti.
II. Bayezid'in son zamanlarında Osmanlı kaynaklarında “Şeytankulu” da denilen Şahkulu'nun asi kuvvetleri Antalya'dan İran sınırına kadarki yerleri kan ve ateş içinde bırakmıştı. Antalya ve Bodrum'a girmiş, Karagöz Paşa'yı yenip idam ettirmişti. Karaman'a ulaşmış, Şehzade Korkut'un kuvvetlerine saldırıp perişan etmiş, Şehzade canını güçlükle kurtarabilmişti.
Ekonomik abluka
Ardından Bursa üzerine yürümüştü Şahkulu. Direnen Bursa halkını bozgun bekliyordu. Alaşehir muharebesi de onun zaferiyle sonuçlandı. Nihayet Padişahın ordunun başında gelmekte olduğunu duyunca Konya'ya çekildi. İlginçtir, burada da Veziriazam Ali Paşa'yı yendi. Ancak ağır kayıplar verince İran'a sığındı. Gariptir, Şah İsmail onu pek de hoş karşılamamış, adamlarını işkenceden geçirttikten sonra öldürtmüştü.
Bütün bu üzücü olayları şehzadeliğinden beri yakından takip eden Sultan Selim, Batı'dan ziyade Doğu'ya yönelmek mecburiyetini hissetmişti. Zira Doğu'daki tehlike, devletinin istikbali için daha büyük bir tehditti. Tahta geçtikten sonra ilk fırsatta Doğu meselesini halle yönelmesi bundandı.
Yavuz sefere çıkmadan önce Kızılbaşları sıkı sıkıya takip ettirdi. 40 bin Kızılbaş fişlendi, idam edilmek, tutuklanmak ve sürgün edilmek suretiyle “etkisiz” hale getirildi. Hepsinin öldürülmediği ve bir katliam uygulanmadığı halde bu konu sık sık kaşınmaktadır. (Bu iddiaya daha önce cevap verdiğimiz için üzerinde durmuyoruz.)
Yavuz ekonomik tedbirler almayı ihmal etmedi. İran'la her türlü ticareti yasaklattı. Tam bir ekonomik abluka uygulattı. Hatta İranlı tacirlerin mallarına el koyduğunu ve tacirleri idam ettirmek istediğini ama Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi'nin itirazı üzerine affettiğini biliyoruz.
Yavuz 20 Mart 1514 günü Edirne'den yola çıktı. 10 günde İstanbul'a ulaştı. Eyüp yakınlarında karargâhını kurdu. Kuvvetlerini Anadolu yakasına geçirirken Eyüb Sultan ile babası Bayezid ve dedesi Fatih'in türbelerini ziyaret etti. “Kalem-i fetva ve alem-i takva” ile tanınmış ulemanın katıldığı divanda İran'a sefer açılmasının çok önemli ve en acil bir mesele olduğuna dair fetva almayı başardı.
Derken Şah İsmail'e bir mektup yazdı ve ele geçirdiği toprakları bıraktığı ve Şii mezhebini terk ettiği takdirde üzerine yürümekten vazgeçeceğini bildirdi. Gönderdiği elçi Şah İsmail tarafından öldürüldü ve karşılığında Yavuz'a bir kadın elbisesi gönderildi. Yavuz bu hakarete “Uzun yolları kat'edip topraklarına girdik, meydanda görünmüyorsun. Padişahların ellerindeki memleket onların nikâhlısı gibidir; erkek ve yiğit olanlar başkasının elini ona dokundurtmazlar” diye açıkça meydan okudu.
Efsane bitti
Yavuz Doğuya doğru ilerliyor, Şah İsmail ise Venedik Devleti'yle ittifak kurmaya çalışıyordu. Yavuz buna Şeybani Özbek Devleti'ni onun aleyhine kışkırtarak cevap verecekti.
Yavuz'un ordusu Kayseri'ye ulaştı. Dulkadiroğlu Alaüddevle'yi sefere katılmaya çağırdı ama o çok yaşlı olduğu gerekçesiyle katılmadı. Bu davranış, karnesine eksi not olarak düşüldü ve onunla da günün birinde hesaplaşmak gerektiğini gösterdi.
Bu sırada Osmanlı donanması Trabzon'a erzak ve mühimmat taşımakla meşguldü. Oradan Erzincan'a kervanlarla orduya lojistik destek sağlanıyordu. Erzincan'da yeniçerilerin seferin uzamasından ve yeterli yiyecek olmayışından şikayete başladıkları haber alındı. Ne var ki padişahın çok sevdiği Hemdem Paşa “ileri gidilmemesi” yönündeki ordu mütalaasını arzetmenin bedelini kellesiyle ödedi.
Yavuz kararlıydı. Mızıldanmalara pabuç bırakacak biri olmadığını gösterdi.
Nihayet İran Azerbaycan'ında bulunan Urmiye Gölü ile Tebriz arasındaki Çaldıran ovasında savaş düzeni alındı (burası zannedildiği gibi bugünkü Van'ın Çaldıran ilçesi değildir).
2 Receb 920'yi gösteriyordu takvimler. Şah İsmail komutasındaki sağ cenahtan yapılan Kızılbaş hücumu Osmanlı'nın sol cenahını bozmuştu. Azep askerleri zamanında önünden çekilmeyince toplar bir türlü ateşlenememişti. Ancak Osmanlı'nın sağ cenahını emanet ettiği Hadım Sinan Paşa tam zamanında topları ateşleyerek bu defa Safevilerin sol cenahını bozmuş ve dengeyi sağlamıştı. Bundan sonra bozulan sağ cenaha yardıma koşan yeniçerilerin tüfek ateşleri ilerleyen Safevi kuvvetlerini durduracak ve Şah İsmail'in namağlup unvanına son veren hezimet başlayacaktı.
Yaralanan Şah İsmail savaş meydanından çekilirken attan düştü, canını bir adamının fedakârlığı sayesinde kurtardı. Haremi Taçlı Hanım esir alındı. Önce Tebriz'e, ardından da Dergüzin'e çekildi. Çaldıran'dan sonra 10 yıl daha yaşadı yaşamasına ama bir daha sefere çıkmaya tövbe etti, o saray senin, bu saray benim gezdi, eğlendi, sefahat âlemlerine daldı.
Şah İsmail'in büyüsünü Yavuz bozmuş, Osmanlı Devleti 400 yıl boyunca Ortadoğu'nun hamisi olmuştu. Yavuz'un Çaldıran'da kazandığı zafer İstanbul dahil Anadolu ve Balkanları sıcak bir tehlikeden kurtarmış ve tüfeğin neticesini belirlediği ilk savaş olarak tarihe geçmişti.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları





































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2017
9.02.2017
26.03.2017
19.03.2017
12.03.2017
26.02.2017
5.02.2017
29.01.2017
22.01.2017
15.01.2017