Ümit Akçay
Almanya’daki erken seçimler önümüzdeki ay yapılacak. O nedenle, bu haftadan itibaren, geçtiğimiz aylarda birkaç kere yazdığım (ilki ve ikincisi) Almanya’daki ekonomik gelişmeleri ve onların arka planı hakkındaki tartışmaları derinleştirmek, okuyucu açısından yararlı olabilir. Bu haftaki yazıda Lucio Baccaro ve Chiara Benassi’nin 2016 tarihli bir makalesinde ele alınan analizi size aktararak, güncel kriz konjonktürünün gerisindeki temel dinamiklere, yani Almanya’daki ekonomik dönüşüme değineceğim.
Baccaro ve Benassi, Almanya’daki ekonomik modelin yüksek kaliteli ürünlerin ihracatına dayandığı mitini eleştiriyor. Yazarlar, dikkat çekici bir şekilde, Almanya’nın büyüme modelinin, yüksek kaliteli ürünlere dayanan ihracat yapısından, fiyat rekabetçiliğine dayanan bir ihracat yapısına geçtiğini ileri sürüyor. Bu analiz, Almanya’nın ekonomik başarısının ve de krizinin arka planındaki temel dinamikleri anlamamız için önemli bir rehber olarak görülebilir. Daha fazla uzatmadan detaylara girelim.
‘ALMAN MODELİ’NİN BAŞARISI: ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ KALİTE ÜRETİMİ MODELİ
Alman ekonomik sosyolog Wolfgang Streeck’e göre, 1970’ler ve 1980’lerde Almanya’nın ekonomik başarısının temeli, Çeşitlendirilmiş Kalite Üretimi (Diversified Quality Production – DQP) modeline dayanıyordu. Bu model, yüksek kaliteli ve özelleştirilmiş üretimi destekleyen güçlü kurumsal mekanizmalarla işliyordu. Mesleki eğitim sistemi, işgücünü yüksek vasıflı hale getirirken, sektörel toplu iş sözleşmeleri ücretlerin adil dağılımını sağlıyor ve iç talebin büyümeye katkısını güçlendiriyordu.
Esasında DQP modelinin temelinde, emeğin kurumsal gücü yatıyor. Bir başka ifadeyle, firmalar güçlü sendikalar karşısında ücretleri baskılayamadıkları için, uluslararası piyasalarda rekabetçi olabilmek amacıyla farklı yollar aramak zorunda kaldılar. Bu yolların başında da daha fazla teknoloji yatırımı ve bu yeni teknolojileri kullanabilmeleri için işçilere vasıf kazandırıcı eğitim programlarının fonlanması geliyordu. Yani neoliberaller tarafından ‘emek piyasasındaki katılıklar’ olarak görülen kurumsal düzenlemeler, esasında ihracatın fiyat rekabetçiliğine değil, DQP modeline dayanmasına yol açmıştı.
Ancak 1990’lardan itibaren uluslararası rekabetin sertleşmesi, Almanya’yı maliyetleri düşürmeye ve fiyat rekabetine daha fazla odaklanmaya zorladı. DQP’nin kurumsal yapısı giderek aşındı ve Almanya, büyüme için neredeyse tamamen ihracata bağımlı bir modele geçti.
AKADEMİK TARTIŞMA: KOORDİNASYONCULAR VE LİBERALLEŞMECİLER
Baccaro ve Benassi, bu geçiş sürecinin nasıl anlaşılması gerektiğiyle ilgili akademik tartışmada iki temel pozisyon tespit ediyor.
Koordinasyoncular, Almanya’nın ihracat başarısının hâlâ koordineli piyasa ekonomisinin güçlü kurumsal yapısına dayandığını savunuyor. Onlara göre, liberalleşme daha çok düşük ücretli hizmet sektöründe yoğunlaştı ve imalat sektörü hâlâ güçlü koordinasyon mekanizmalarına sahip. Bir başka ifadeyle Koordinasyoncular’a göre hizmet sektörü neoliberalleşmiş olabilir ancak imalat sektörü neoliberal dalgalara karşı ‘bağışık’ durumdadır.
Bu görüşe karşın, Liberalleşmeciler, tüm sektörlerdeki kurumsal mekanizmaların aşındığını ve ihracat başarısının artık maliyet düşürme ve fiyat rekabetine dayalı olduğunu öne sürüyorlar. Dolayısıyla Liberalleşmeciler, neoliberal reformların imalat sektöründe de görüldüğünü ve bunun Almanya’nın büyüme modelinin ihracat çekişli merkantalist bir modele doğru dönüşümüne eşlik ettiğini ileri sürüyorlar.
YENİ GERÇEKLİK: FİYAT REKABETİNE DAYANAN İHRACAT
Baccaro ve Benassi’ye göre bugün Almanya’nın büyüme modeli, ihracat sektörünün fiyat rekabetine artan bağımlılığıyla şekilleniyor. Geleneksel olarak, Almanya’nın ihracat başarısının kalite ve yenilik odaklı olduğu düşünülüyordu. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, özellikle makine ve taşıma ekipmanları gibi ihracatın ana sektörlerinin fiyat duyarlılığının önemli ölçüde arttığını ortaya koyuyor.
Baccaro ve Benassi’nin bulgularına göre, 1990’lardan itibaren Alman ihracatının fiyat duyarlılığı belirgin şekilde yükseldi. Örneğin, makine ve taşıma ekipmanları sektöründe fiyatların yüzde 1 artması, ihracat büyümesini yüzde 1,3 oranında azaltabiliyor. Dolayısıyla değişen ekonomik model, Almanya’yı maliyet rekabetine daha fazla bağımlı hale getiriyor. Bu bağımlılık ise, emek piyasalarının kurumsallaşma biçimindeki değişimin (yani liberalleşme ve esnekleştirmenin) gerisindeki temek dinamik olarak görülebilir.
EMEK PİYASASINDAKİ KUTUPLAŞMA
Büyüme modelindeki bu değişim, yani büyümeye iç talebin katkısının sınırlanması ve büyümenin neredeyse tamamen net ihracat sayesinde gerçekleşiyor olması, ihracatın sürekliliğini yaşamsal bir konu haline getirmiştir. Bu ise, DQP modelinin giderek çözülmesine ve ihracatın daha fazla fiyat rekabetine bağımlı hale gelmesine neden olmuştur.
Fiyat rekabetine bağımlılık, Almanya’nın emek piyasasında belirgin bir ayrışmaya yol açtı. İmalat sektörü, güçlü sendikalar ve toplu iş sözleşmeleri sayesinde göreceli olarak daha iyi koşullara sahip. Ancak, bu sektörde bile ücret artışları verimlilik artışlarının gerisinde kalıyor ve atipik istihdam biçimleri giderek yaygınlaşıyor. Hizmet sektörü ise düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşullarıyla mücadele ediyor.
2000’lerin başındaki Hartz Reformları, bu sektördeki sorunları daha da derinleştirerek düşük ücretli ve güvencesiz işlerin yaygınlaşmasına yol açtı. ‘Mini-jobs’ düşük ücretli ve esnek istihdam modelleri, hizmet sektörü çalışanlarını yoksulluğa mahkum etti. Bu durum, yalnızca bireylerin yaşam standartlarını değil, iç talebi de boğarak, büyüme modelinin ihracat bağımlı yapısını daha da konsolide etti.
KRİZ
Almanya’nın ekonomik dönüşümü, iç talebe dayalı bir büyüme modelinden neredeyse tamamen ihracata bağımlı bir yapıya geçişi ifade etmektedir. Bu değişim, ihracat sektörlerinde fiyat duyarlılığının artmasıyla belirginleşmiştir. Eskiden fiyatlara karşı daha az hassas olan DQP modeli, yerini ihracatın maliyet rekabetine dayandığı daha kırılgan bir yapıya bırakmıştır. Bu kırılganlığın bir yanında, artan enerji fiyatları nedeniyle ihracatta maliyet avantajının azalması dururken, diğer yanında Çin gibi ülkelerin kritik sektörlerde Alman firmaları zorlaması durmaktadır. Dahası, ihracatın maliyet rekabetine dayanması, yurtiçi tüketim ve ihracat arasında bir karşıtlık yaratmıştır. İç talebi artıran politikalar, rekabet gücünü zayıflatacak ve ihracatı baltalayacak politikalar olarak görülmektedir. Bu ise, büyüme modelinin dayandığı büyüme koalisyonunun toplumsal zeminini giderek daha da aşındırmaktadır.
Baccaro ve Benassi’ye göre ihracat odaklı firmaların maliyet azaltma baskısı, Almanya’daki endüstriyel ilişkilerin dönüşümünü tetiklemiş, toplu iş sözleşmelerini zayıflatmış ve firma düzeyinde esnekliği artırmıştır. Bu durum, yalnızca hizmet sektöründe değil, imalat sektöründe de ücretlerin verimlilik artışından kopmasına yol açmıştır. Hizmet sektöründeki ücret durgunluğu ve atipik istihdam biçimlerinin yaygınlaşması, emek piyasasında eşitsizliği derinleştirmiştir.
Tüm bu değişim, Covid-19 salgını, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi ve Çin’den gelen rekabet baskısının giderek artması gibi etkenlerle birleşince Almanya’nın büyüme modeli tıkanmış ve iki yıldır süren ekonomik kriz, sonunda bir siyasi krize dönüşerek erken seçimleri getirmiştir. Önümüzdeki haftalara, bu sürece ‘iktidar bloku’ perspektifinden bakıldığında nasıl bir değerlendirme yapılabileceğini ele alacağım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
17.01.2026
5.01.2026
21.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
3.12.2025
26.11.2025
17.11.2025
2.11.2025