Akın ÖZÇER
Gerilimli Türk-Alman ilişkilerinde son tartışma Almanya’da yaşayan 1 milyon çifte uyruklu Türkün 24 Eylül’de yapılacak Bundestag seçimlerinde hangi partiye oy verecekleri/ vermeleri gerektiği konusunda patlak verdi. Şansölyer Merkel başkanlığındaki Büyük Koalisyon (CDU-CSU/ SDP) hükümetinin kimilerinin ancak komplo teorileriyle açıklamaya çalıştığı anlamsız Erdoğan ve AK Parti karşıtlığına dayanan ve son dönemde FETÖ ve PKK’ya kol kanat gerdiğinin ortaya çıkmasıyla “Türkiye düşmanlığı” olarak da nitelenebilecek politikasının bu seçmenlerin oylarını çoğunlukla koalisyon ortaklarından özellikle biri aleyhine etkileyeceği kimse için sır değil aslında. Çifte uyrukluların yaşadıkları ülkede kökenlerinin/ bağlarının bulunduğu ülkeye karşı düşmanlık politikası izleyen ya da politikaları bu izlenimi veren siyasi partilere oy vermezler doğal olarak.
Büyük koalisyon ortaklarının, bu sosyolojik gerçeği bilmemeleri mümkün olmadığına göre, çifte uyruklu vatandaşlarımızın 60 milyon üzerindeki toplam seçmen içinde ağırlık taşımadığı sonucuna varmış olduklarını söylemek mümkün. Çifte vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı bölgelerde adayları seçimi kaybetse de bu kaybı göze aldıklarını varsaymak gerekiyor. Öyle olmasaydı sadece iktidar partileri Hristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ve Sosyal Demokratlar (SDP) değil, aynı zamanda muhalefette yer alan Yeşiller İttifakı (Bündnis 90 / Die Grünen) ve Sol Parti (Die Linke) de çifte uyruklu Türklerin tepkisini çekecek politikalar üretmezdi.
Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı medyasına geniş biçimde yansıyan çifte uyruklu vatandaşlarımıza 24 Eylül’de Hristiyan Demokratlara, Sosyal Demokratlara ve Yeşiller’e oy vermemeleri çağrısı öncelikle Alman siyasetçilerin izleyegeldiği Türkiye karşıtı politikalarına ve özellikle Merkel’in Türkiye ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesine karşı sözlerine “tepki” niteliği taşıyor. El País’in “Erdoğan Almanya’daki Türklerden Merkel, SDP ve Yeşiller’e oy vermemelerini istedi” başlıklı, Andrés Mourenza imzalı haber analizinde de bu hususun altı çiziliyor. (https://elpais.com/internacional/2017/08/18/actualidad/1503065146_715678.html)
Mourenza analizinde yapılan çeşitli araştırmaların SDP’nin Türk seçmenlerin bugüne kadar yoğun olarak oy verdikleri parti olduğunu da vurguluyor ki bu doğru. Dolayısıyla Erdoğan’ın çağrısının olumsuz bir etkisi olacaksa bunu en çok yaşayacak parti de SDP olacak. Bu çağrıya en sert tepkiyi gösterenin SDP’li Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel olması de tesadüf değil. Ama Dışişleri Bakanı’nın RedaktionsNetzwerk’e yaptığı “bu, ulusal egemenliğimize yapılan görülmemiş bir müdahale (karışma)”ve “Erdoğan’ın bu müdahalesi Almanları birbirleriyle çatıştırma arzusunu gösteriyor” açıklamaları akla “Alman hükümetinin, siyasi partileri ve medyasının Türkiye’deki son seçimlere ve 16 Nisan referandumuna açık müdahalesinin ardındaki niyetin itirafı mı acaba?” sorusunu getiriyor doğrusu.
Mourenza bu soruyu sormuyor ama Erdoğan’ın “diaspora milliyetçiliğini” körüklemesinin bir karşılığı olduğunu, çifte uyruklu Türklerden birçoğunun Almanya’da ayrımcılığa uğradığını, buna tepki olarak Türkiye’de AK Parti’ye oy verdiklerini söylüyor. Alman yetkililerin 16 Nisan referandumunda birçok Türk bakanın “evet” için propaganda yapmasına, Erdoğan’ın video konferansla bile onlara hitap etmesine yasak getirmesinin sonuçta 4 milyonu bulan Türk nüfusun tepkisine yol açtığına işaret eden Mourenza, Merkel’in kendisinin bile referandumda “hayır” cephesinde yer aldığını hatırlatıyor. Bu bağlamda, Angela Merkel’in daha bu hafta “Türkiye’nin Erdoğan ve hükümetinden ibaret olmadığını, halkın yarısına yakınının anayasa değişikliğine hayır dediğini ve umutlarını bize (Almanya’ya) bağladığını” dile getirdiğine dikkat çekiyor.
Alman uyruklu Türklerin Merkel’e ve hükümetine tepkisinin PKK sempatizanlarının Erdoğan aleyhine yaptığı gösterilere gösterilen hoşgörüyle had safhaya ulaştığına değinen Mourenza, Ankara’nın Berlin’i ayrıca geçen yılki darbe girişimine katılanlara koruma sağlamak ve AB ile ilişkileri tırpanlamakla suçladığını, Berlin’in ise Erdoğan’ı “otoriter sapma” içinde olduğu gerekçesiyle eleştirdiğini, ayrıca Türkiye’de tutuklu vatandaşlarını kurtarmak için mücadele ettiğini vurguluyor.
Mourenza Almanya ile Türkiye’yi bunlar gibi birçok sorunun karşı karşıya ama aynı zamanda ortak ekonomik çıkarların da bir araya getirdiğinin altını çiziyor. Analizinin son paragrafında, Almanya’nın Türkiye’ye son olarak ekonomi alanında darbe vurmayı denediğini belirtiyor ve Gabriel’in bu alanda geçen ay başlattığı krizi hikâye ediyor. Krizin Türkiye’yi alttan almaya ve ilişkileri yumuşatmaya zorladığına işaret eden Mourenza yazısına Gabriel’in “Türkiye’ye ekonomik baskı sonuç veriyor” sözleriyle noktalıyor.
Ayrı bir tartışma konusu ama Mourenza’nın yukarıda özetlediğim haber analizi yakın geçmişe kadar uluslararası medyanın Türkiye aleyhine algı operasyonuna aktif olarak katılmış olan El País’te son dönemde gördüğüm en objektif yazılardan biri. En azından AB dayanışması çerçevesinde Berlin’den yana bir tutum almıyor. Aksine Alman hükümetinin Türkiye aleyhine söylem ve eylemlerini sıralamak suretiyle Berlin’den kaynaklanan bazı sorunlar da olduğuna dikkat çekiyor. Bu olumlu bir gelişme.
Konunun özüne, çifte vatandaşlarımızın kime oy vereceği tartışmasına dönersek, Şansölyer Merkel’in Herford’daki parti mitinginde dediği gibi, “Türkiye kökenliler de dahil tüm Alman vatandaşlarının özgür seçim hakkı var” elbette. Ama ardından söylediği “hiçbir müdahaleye müsamaha göstermiyoruz” cümlesi pek bir şey ifade etmiyor. Kastettiği, Erdoğan’ın sözleri ise, 16 Nisan referandumuna müdahale etmiş olan Merkel’in bunu söylemeye hiç hakkı yok.
Kaldı ki çifte uyrukluların çoğunluğunun, yukarıda belirttiğim gibi, gerilim politikalarına oy vermeyeceği ve bu doğal eğilimin bu sefer hangi partiyi vuracağı da belli. Bunu İspanyollara kadar Avrupa’da herkes bilebiliyor. O partinin lideri Martin Schulz “Erdoğan ölçüyü kaçırdı” çıkışını yapıyorsa demek ki iktidar partisi ile arasındaki 15 puanlık farkı kapatmak için ya Türk kökenli seçmeni aptal yerine koyuyor ya da başta altını çizdiğim gibi onların oylarına hiç ihtiyaç duymuyor ki buna pek ihtimal vermiyorum doğrusu. Çünkü siyasi partilerin doğal seçmenlerini ne kadar oy getireceğini bilmedikleri politikalar uğruna harcamaları akılcı bir yaklaşım değil. Ama ok yaydan çıkmış ve bu oylar hükümetin koalisyon ortağına getirisi olan politikasıyla uçmuş görünüyor. Erdoğan’ın oy çağrısı bu durumun nedeni değil, ilanı aslında.
Sonuç olarak, çifte vatandaşlarımızın Bundestag seçimlerinde kime oy verecekleri/ vermeleri gerektiği tartışmasının iki ülke ilişkilerindeki gerilimden kaynaklanan ikincil bir sorun olduğu gerçeğini kabul etmek gerekir. Asıl sorun, Almanya’nın 15 Temmuz’dan sonra neye hizmet ettiği bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilen mevcut Türkiye politikasından kaynaklanıyor. Ayrı bir tartışma konusu ama bu politikanın başarıya ulaşması söz konusu olmadığı gibi, iki ülke arasındaki tarihi ilişkilere de giderek onarılması güç zararlar veriyor ne yazık ki.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025