Celal BAŞLANGIÇ
Türkiye’nin doğusundan, güneydoğusundan mevsimlik tarım işçileri trenlerle katar katar Karadeniz’in batısına taşınıyordu. Fındık toplama mevsimi başlamıştı.
Adapazarı istasyonunda inen mevsimlik tarım işçileri gar binasından dışarı çıkartılmıyordu. Kentin valisi “kamu güvenliği” nedeniyle böyle bir emir vermişti. Çünkü gelenler Kürt’tü.
Neredeyse boğaz tokluğuna çalışan Kürt tarım işçileri çoluk çocuk günlerdir istasyonda bekletiliyordu.
1999 yılıydı. Radikal için röportaj yapmak üzere Adapazarı’na gelip tarım işçilerinin bekletildiği toplama kampına benzeyen istasyona gittim.
Mevsimlik tarım işçileriyle konuşuyorduk. Sorunlarını, sıkıntılarını, ne denli zor koşullarda çalıştıklarını, ellerine üç kuruş para kalsın diye çocuklarının okula geç başladığını anlatıyorlardı.
Konuştuklarımdan birisi Bismil’den gelmişti.
“Geçinemiyoruz beyim” diyordu, “Gündelikler çok düşük. Günde 10 saat, 12 saat güneşin altındayız. Mevsim bitip evimize döndüğümüzde ancak boğaz tokluğuna çalıştığımızı anlıyoruz. Elimize üç kuruş para kalmıyor.”
Ancak Bismilli işçiyi dinlerken bir ayrıntı dikkatimi çekmişti. Bütün dişleri silme sarı metaldi. “Altın olmalı” diye aklımdan geçirmiştim. Düşündüğümü soruyla karışık bir hükme dönüştürdüm:
“Yoksulluktan yakınıyorsun ama bütün dişlerini de altından yaptırmışsın…”
Acı bir gülümseme belirdi dudaklarında. “Yok beyim” dedi “Bunlar altın değil, top mermisinin kovanı. Kırıkhanlı diş teknisyenleri kış aylarında köy köy dolaşıp diş yapıyorlar. Parası olanlar porselenden, altından yaptırıyor. Bizim gibi yoksullar da ancak top mermisinin sarı kovanından diş yaptırıyor. Savaş ağzımızın içine kadar girdi anlayacağın.”
Hayatımda hiç bu kadar utandığımı hatırlamıyorum.
Ertesi gün Radikal’de çıkacak röportajın başlığı o an atılmıştı:
“Savaş ağzımızın içine kadar girdi”
Tam 20 yıl önce yapılan röportajın başlığıydı bu. Üzerinden koca bir 20 yıl geçmiş. İktidarlar değişmiş. Ancak Türkiye’nin “savaş hali” daha da azgınlaşarak sürüyor. Ağzımızdan giren savaşın neremizden çıktığına biraz daha yakından bakalım.
31 Mart seçimleri öncesi Erdoğan, Sivas mitinginde kendisinden kadro isteyen bir taşeron işçiye haddini bildiriyordu:
“Biz KİT’lere filan herkese kadrosunu verdik. Bizden bir şey beklemeyin. Bu toplantıyı provoke etmeyin. Bizler Cudi’de, Tendürek’te mücadeleyi verirken sizin söylediklerinize bakın. Ne diyorlar domates, ne diyorlar patates, düşünün ya düşünün bir merminin fiyatı nedir? Bizi George, Hans bir yerlerden vurmak istiyor. Bunlar da ona ön ayak oluyorlar.”
Gerçekten nedir bir merminin fiyatı, hiç düşündünüz mü?... Neyse devam edelim.
Birkaç gün önce Amasya’da konuşan AKP iktidarının küçük ortağı MHP’nin lideri Devlet Bahçeli “savaş aşkına” gelmişti:
“Fırat’ın doğusunda F-16 olup uçacaksak, obüs olup patlayacaksak, bomba olup yağacaksak, ateş olup yakacaksak bunun icazetini de hiçbir yerden almayız, hiç kimseye de sormayız, sormayacağız.”
Ama elbette obüs olup patlamanın, bomba olup yağmanın da bir bedeli vardı. Ama bu bedelin yanında yağmur gibi yağan zamların esamesi okunmamalıydı Bahçeli’ye göre:
“Sarımsağın yüzde 89, salçanın yüzde 90, çocuk bezinin yüzde 40 zamlandığını söylüyorsanız da, terörle mücadelenin artan maliyetlerini, bombaya, mermiye, askerî operasyonlara harcanan paraları hiç duydunuz, hiç hesap ettiniz mi?”
AKP-MHP iktidarının liderleri sıkıştıkça “Bir merminin, bir bombanın fiyatını biliyor musunuz?” diye soruyorlar ama 1983’ten bu yana yaşanan savaşların Türkiye’ye direkt ve dolaylı maliyetlerini hesaplamak neredeyse imkânsız.
Cumhur İttifakı’nın liderleri “Fiyatını biliyor musunuz?” diye soruyorlar ama bir yıl içersinde savaşa ne kadar harcadıklarını bir milletvekili çıkıp önerge vererek sorsa inanın yanıtlamazlar. Bir anda “ulusal güvenlik” mazeretinin arkasına saklanıp “devlet sırrı” yapabilirler. Fonların belirsizliğinden, örtülü ödeneklerin gizliliğinden geriye sisler içerisinde, ulaşılamayan bir “savaş maliyeti” kalır.
Bu memlekette de o kadar az insan var ki “Bombayı alan sizsiniz, mermiyi alan sizsiniz, bize soracağınıza önce siz söyleyin bakalım bu malzemelere harcadığınız paranın ne kadar olduğunu” diyecek.
Birkaç sınırlı kaynaktan iktidarların açıklamadığı mermi fiyatlarını ve yaklaşık 35 yıllık savaşın Türkiye’ye maliyetini çıkarmaya çalışalım.
Örneğin ekonomi yazarı Cüneyt Akman geçen yıl yayınlanan Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet adlı kitabında Bahçeli’nin kastettiği “obüs olup patlama”nın maliyetini çıkartmaya çalışmış.
Akman’ın hesabına göre Fırtına obüsü dakikada altı-sekiz mermi atma kapasitesine sahip. Sadece dört mermi kadar atıldığı varsayılırsa bir saatlik bir salvo tek bir obüs 240-250 mermi anlamına geliyor. İki saatlik bir salvo için gereken obüs mermisi tam 500 adet.
Akman’ın yabancı kaynaklardan ulaştığı verilere göre bu tür mermileri 300-500 dolara da, üç bin – beş bin dolara da bulmak mümkün. Akman ortalama bir obüs mermisi fiyatını bin dolar var saymış. Buna göre bir obüsün iki saat salvosunun maliyeti 500 bin dolar/gün ediyor.
10 ay süren Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarında sadece üç ay günde iki saat salvo yapan bir Fırtına obüsünün mermi maliyeti 45-50 milyon dolar. Türkiye’nin elinde tahminen 300 kadar Fırtına var. Bunların sadece 100 kadarının Fırat ve Afrin operasyonlarında kullanıldığı varsayılsa bile bu obüslerin mermi maliyeti beş milyar doları buluyor.
Tek bir F-16’nın sadece bir saatlik uçuş maliyetini 22 bin 500 dolar olarak saptayan Akman şöyle bir hesap yapıyor:
“F-16 Viper, muhtemelen bizim F-16’lar gibi saatte ortalama yedi bin galon jet yakıtı yakıyormuş. Bunun da galonu zaman içinde değişmekle birlikte ortalama iki dolar olduğunu düşünürsek sadece şöyle bir saat dolaşması, hiç ateş açmasa bile 14 bin dolara mal olur. Böylece Afrin Harekâtı'nın ilk gün 72 uçakla yapıldığı bildirilen ilk sortilerinin sadece yakıt bedeli bile minimum bir milyon dolardır.”
(Daha ayrıntılı bilgi için bkz. Cüneyt Akman / Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet/ Tekin Yayınevi/ Haziran 2018)
Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Tutan “Türkiye ekonomisine son 30 yıllık terörün toplam maliyeti resmi açıklamaya göre 1,2 trilyon ABD doları; diğer bir deyişle yıllık maliyeti 40 milyar ABD doları yapıyor. Bu da son yıllarda verdiğimiz yıllık cari açık tutarına denk gelen bir meblağ ediyor” diyor. (16.03. 2016/Milli Gazete)
Cengiz Kapmaz ise Serbestiyet’teki 06.12.2016 tarihli makalesinde başka bir hesaplama yapmış:
“Türkiye otuz yıl boyunca çatışmalı bir süreç yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Bunun Türkiye’ye maliyeti 1,2 trilyon dolar oldu. Üçüncü Boğaz Köprüsü’nün ise Türkiye’ye maliyeti üç milyar dolar. Yani biz kaynaklarımızı savaşa harcamasaydık tam 400 adet üçüncü köprü inşa edebilecektik. Tam teşekküllü, modern tıbbi cihazlarla donatılmış bir hastanenin maliyet 5,6 milyon dolar. Eğer biz bu parayı hastanelere yatırmış olsaydık tam 214 bin 285 adet hastane inşa edebilecektik. Bir kişiye iş ve aş bulmak için gerekli yatırım maliyeti kişi başına 400 bin TL. Eğer biz bu 1,2 trilyonu savaşa değil iş ve aş hacmini arttırmaya harcasaydık tam 10 milyon 526 bin 315 kişiye istihdam sağlamış olurduk. Bunlar inanılmaz rakamlar. Biz bu rakamları hiçbir getirisi olmayan bir savaşta berhava ettik. Alın bu 30 yılı, bakın ekonomik göstergelere! Her iki yılda bir, her üç veya dört yılda bir ciddi kriz çıktığını göreceksiniz.”
Önce Türkiye’nin içinde başlayan, sonra Irak’ın Kuzey’ine yayılan, şimdi de Suriye’de gırtlağımıza kadar gömüldüğümüz savaşın tek nedeni Kürt sorununu barışçıl ve demokratik temelde çözmek istemeyen Türkiye’nin “savaş iktidarları”dır.
Sadece ekonomik maliyeti değil, bir de her şeyden daha önemli olan insan kaybı var bu savaşın. Bu çatışmalı süreç hangi taraftan olursa olsun yoksul aile çocuklarının birbirlerini, komşuları öldürmelerine yol açıyor. Toplumda gerginliği, ayrıştırmayı, düşmanlığı arttırıyor. Göçler nedeniyle kentlerin dokusu bozuluyor.
Bu savaş sürdükçe her emekçinin, her yoksul ailenin evinden bir genç, sofrasından değil bir dilim ekmek, artık bir tencere yemek eksilecek.
Türkiye’yi yöneten AKP-MHP “savaşçı” bloğu ise gözümüzün içine baka baka “soğan bulamazsanız bomba yiyin” diyor.
Anlaşılmıştır herhalde 20 yıl önce ağımızın içine kadar giren savaşın bugün neremizden çıktığı!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları

















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021