DOĞAN ÖZGÜDEN
Belçika’da yasama seçimlerinin üzerinden dört ayı aşkın bir süre geçti… Federal yapıdaki çok milliyetli ülkenin beş federe biriminde bölge hükümetlerinin kurulması tamamlandı ama, Belçika’nın genelini yönetecek olan federal hükümetin kurulması için henüz doğru dürüst masaya bile oturulmadı.
Siyasal partiler öylesine kutuplaşmışlar ki, federal planda el enseye başlayabilmek için topluluklar ve bölgeler planında beş farklı hükümetin kurulması bekleniyordu. Bu konuda en atik davranan Almanya sınırındaki Almanca Konuşanlar Topluluğu oldu. Onu sırasıyla Brüksel ve Valonya bölge hükümetleriyle, Fransızca Konuşanlar Topluluğu hükümetinin kuruluşu izledi. Son olarak da pazartesi günü Flaman Hükümeti kurulabildi.
Şimdi dikkatler federal hükümetin nasıl ve hangi partilerden oluşturulacağına yoğunlaşmış bulunuyor. Hükümet kurma çalışmalarına başlanabilmesi için her şeyden önce seçimlerden sayısal olarak en güçlü çıkan iki partinin, güneyde sosyalist PS ile kuzeyde milliyetçi N-VA’nın, seçim kampanyası sırasında birbirleri aleyhindeki hasmane ve uzlaşma tanımaz beyanlarına bir sünger çekerek birlikte pazarlık masasına oturmayı kabullenmeleri gerekiyor.
Ancak milliyetçi N-VA’nın başını çektiği, hristiyan demokrat CD&V ile liberal Open Vld’nin ortak olduğu yeni Flaman Hükümeti’nin milliyetçilik ve sağcılık dozu hayli yüksek bir program açıklamasından sonra, masaya oturulsa bile, sosyal ve çevresel sorunlara ağırlık veren birer programla işe başlamış olan Valonya ve Brüksel hükümetlerinin de desteğini alacak bir federal hükümetin kısa zamanda kurulması pek mümkün görünmüyor.
Belçika hükümet krizlerine zaten şerbetli… Federal hükümetin kurulabilmesi 2007-2008 yıllarında 194 gün, 2010-2011 yıllarında ise tam 541 gün sürmüştü. Bu kez de aylar alabilir. Ama pazarlıklar ne denli uzun sürerse sürsün, sonunda hiçbir anlaşmaya varılamaması, masanın devrilerek erken seçime gidilmesi olasılığı da pek zayıf değil…
Federal hükümet ne zaman ve nasıl bir kompozisyonla kurulursa kurulsun ortada bir gerçek var. Seçimlerin hemen ertesinde yazdığım yorumda belirttiğim gibi, korkunun ecele faydası yok… Hem federal parlamentoya, hem de bölge meclisleriyle Avrupa Parlamentosu’na girecek milletvekillerini belirlemek üzere 26 Mayıs günü yapılan seçimlerin sonucu Belçika’da federal devlet yapısının sonunu oldukça yakınlaştırmış bulunuyor. Federal Belçika uzatmaları oynuyor…
Napolyon savaşlarının ertesinde süper güçlerin aralarında bir tampon bölge oluşturmak üzere suni olarak kurdukları ve başına da Cermen kökenli Saxe-Coburg ve Gotha Hanedanı’ndan işsiz güçsüz bir asilzadeyi kral olarak oturttukları Belçika devleti, kuruluşundan 189 yıl sonra kelimenin tam anlamıyla ikiye bölünmüş durumda.
Gidişin bu yönde olduğu, Belçika tarihinde ilk kez federal hükümetin kuruluşunun bölge hükümetlerinin kurulmasına endekslenmesinden ve de güneyde Sosyalist Parti lideri Elio Di Rupo’nun, kuzeyde de milliyetçi N-VA’nın en popüler politikacısı Jan Jambon’un federal hükümeti boşlayarak bölge hükümetlerinin başına geçmelerinden belli oluyor.
Kuruluşundan beri Belçika’da federal yapıdan konfederal yapıya geçilmesinin mücadelesini vermiş olan N-VA, Federal Meclis’te bu hedefe ulaşmak için gerekli anayasa değişikliğini onaylayacak bir çoğunluğu sağlayamayacağını bildiğinden yeni kurulan Flaman hükümetinin programına sadece konfederalizmi çağrıştıracak bir takım hedefler koymakla yetinmiş durumda.
Bu anlamda en önemli hedef, en kısa zamanda tüm Flaman ülkesinde ve de Brüksel’in Flaman kesiminde uygulanmak üzere bir Flaman Anayasası’nın hazırlanıp uygulamaya sokulması… Bu amaçla derhal bir uzmanlar kurulu oluşturularak Flaman kimliğinin kültürel, tarihsel ve bilimsel referanslarının bir listesi çıkartılacak. Ardından bu referanslar üzerine yazılıp Flaman Meclisi’ne onaylatılacak olan Flaman Anayasası’nın tüm Flaman okullarında ve yabancıların topluma uyumunu sağlamakla görevli eğitim kurumlarında öğretilmesi zorunlu kılınacak.
Buna paralel olarak bir Flaman Tarihi ve Kültürü Müzesi kurulacak ve Flaman Televizyonu VRT Flaman kimliğini öne çıkartan bir yayın politikası izlemeye mecbur edilecek.
Programda, Flaman bölgesine mülteci akımını frenlemek ve Flaman nüfusunun safiyetini korumak amacıyla bir dizi sert önlemler de öngörülüyor. Örneğin, Belçika’ya yerleşmek üzere göç etmiş yabancılar, siyasal mülteci de olsalar, sürekli oturum alabilmek için 180 Euro ödeyerek Zorunlu Entegrasyon Eğitimi’ne yazılacaklar, eğitim sonunda ne denli entegre olduklarını saptayacak olan sınava girmek için de bir 180 Euro daha ödemek zorunda kalacaklar. Bununla da bitmiyor, sınavı kazandıkları takdirde de, bir “Flaman Ülkesi’ne katılım” taahhütnamesi imzalamak zorunda olacaklar. Program sosyal yardımlardan yararlanma konusunda da yeni gelen yabancılar için bir dizi sınırlamalar getiriyor.
Yeni Flaman Hükümeti, ayrımcılığa karşı mücadele ve şans eşitliği sağlama amacıyla federal planda kurulmuş olan Unia adlı kuruluşu da artık tanımadığını, bunun yerine sadece Flaman bölgesine özgü yeni bir kurum oluşturacağını duyuruyor.
Belçika’da yasama, bölge ve belediye seçimleri dahil tüm seçimlerde oy kullanmak mecburi olduğu, oy kullanmayanlara ceza öngörüldüğü halde, yeni hükümet bundan böyle Flaman bölgesindeki yerel seçimlerde bu mecburiyeti kaldıracağını bildiriyor. Böylece genellikle düzen karşıtı olanların ve de siyasette Belçika siyasal yaşamından çok geldikleri ülkenin siyasal yaşamıyla ilgilenen seçmenler sandık başına gitmeyecekleri varsayılarak milliyetçi partilerin oy oranlarının artırılması amaçlanıyor.
Belçika’da mevcut düzene göre, bölge ve topluluk yönetimleri birçok konuda yetki sahibi olmakla birlikte, maliye, ordu, dış ilişkiler, iç işleri ve adalet konularında yetki hâlâ federal yönetimde…
Yeni Flaman Hükümeti bu konularda anayasa değişikliğine gerek görmeden kendi bölgesi için ayrı bir Adalet Bakanlığı kuracağını da açıklamış bulunuyor.
Böylesi bir programı Flaman bölgesinin sağdaki en eski düzen partilerinden hristiyan demokrat CD&V ile liberal Open Vld’ye de başarıyla kabul ettirmiş olan N-VA’nın karşısında sol muhalif olarak çevrecilerin partisi GROEN, sosyalist parti SP ve radikal sol PTB/PVDA var… Ne ki, bu üç parti 124 üyeli Flaman Parlamentosu’nda toplam olarak sadece 31 üyeye sahip.
Muhalefette bir de son seçimde 23 milletvekiliyle ikinci büyük parti durumuna yükselmiş olan aşırı sağcı Flaman Çıkarı (VB) var. Ama unutmamak gerekir ki, son kamuoyu yoklamalarına göre de yeni bir seçimde birinci parti durumuna yükseleceği tahmin edilen VB’nin Flaman Meclisi’nde hükümet programına yapacağı muhalefet, “dozajı düşük bulma” muhalefeti olacaktır.
Gerçekten de, son seçimlerde birinci parti konumunu korumakla beraber VB’ye hayli oy kaptırmış bulunan N-VA’nın, bu oyları geri alabilmek kaygısıyla, hükümet programına VB seçmeninin hoşuna gidecek vaadler koyduğunda hiç kuşku yok. VB’nin mevcut hükümete muhalefeti, olsa olsa, telif hakkı kendisine ait olan anti-demokratik önlemleri ve önerileri tamamen hayata geçiremediği noktasında olabilir. Özünde çoğuna destek verir.
Flaman cephesindeki bu milliyetçi radikalleşme ve utangaç da olsa konfederalizme yönelme karşısında Frankofon partileri şimdiden kıyameti kopartmaya başladılar. Bu nedenle de, federal hükümet kurmak için N-VA ile hemen masaya oturmalarını, otursalar bile kısa zamanda ortak bir program üzerinde uzlaşmaya varmalarını beklemek herhalde mümkün değil…
Hele hele N-VA Flaman hükümetinin başbakanlığına geçen yasama döneminde Sosyalist Parti tarafından “aşırı sağcı” diye Meclis’te protesto edilen Jan Jambon’u getirdikten, federal hükümet pazarlıklarını yürütmek üzere de yine geçen dönemde sürelkli yuhalanan, hattâ Nazi askeri üniforması giydirilmiş bir karikatürü yayınlanarak protesto edilen Theo Francken’i görevlendirdikten sonra diyalog ve uzlaşma ihtimali daha da zayıf görünüyor.
Valon Hükümetini kuran üç partiden ECOLO’nun eşbaşkanı Jean-Marc Nollet zaten seçim sırasında da, seçim sonrasında da da N-VA’yı protokolde bile muhatap almayacağını kesinlikle açıklamış, hattâ Kral’ın görevlendirdiği iki görüşmecinin federal hükümet konusunda yaptığı nabız yoklamasına katılmayı dahi açıkça reddetmişti.
En büyük ortak Sosyalist Parti’de ise, önümüzdeki günlerde yapılacak kongrede, Valon Hükümeti’nde başbakanlık görevini üstlenen Elio Di Ripo’nun yerine parti başkanlığına seçilmesi beklenen Paul Magnette, N-VA ile bırakın işbirliğine, diyaloga dahi karşı olduğunu sık sık tekrarlamıştı.
Yine de Belçika bir sürprizler ülkesi… Uzlaşma Belçika siyasetinin fıtratında var…
N-VA’nın başını çektiği Flaman Hükümeti’nin getireceği her türlü anti-demokratik önlem ve uygulamaya karşı çıkmak sadece Valon’uyla, Flaman’ıyla, Alman’ıyla tüm demokrat Belçikalıların değil, bu ülkeyi ikinci vatan edinmiş tüm yabancı kökenli vatandaşların da görevi…
Ancak bunu yaparken, Flaman toplumunun neden bunca radikalleştiğini de, Valon’uyla, Brüksel’lisiyle tüm Fransızca konuşanların kendi tarihlerine yeniden daha serinkanlı ve objektif şekilde göz atarak araştırmaları gerekir.
Evet bugün Flaman ülkesinde egemen duruma geçen milliyetçiliğin kökeninde, 19. yüzyılda süper güçler tarafından tampon bir devlet olarak kurulan Belçika’da Fransızca konuşan güney kesiminin yüzyıla yakın Flaman ülkesini sömürge gibi kullanması, Flaman okullarında, toplum yaşamında Flamanca’nın yasaklanıp tek iletişim ve öğrenim dili olarak Fransızca’nın dayatılması, Birinci Dünya Savaşı’nda Flaman askerlerin subaylar tarafından verilen Fransızca emirleri anlayamadıkları için göz göre göre telef olması gibi gerçekler yatıyor.
Kıssadan hisse…
Ezilen halklar gün gelip özgürlüklerine kavuştuklarında geçmişte maruz kaldıkları haksızlıkların acısını çıkartmak için milliyetçiliğe daha fazla sarılabilir, aşırılıklara da gidebilir.
Bugün insan hakları ve özgürlüklerin kalesi diye tüm dünyaya ders veren Avrupa Birliği içerisinde bile ezilen birçok halk özgürlük ve eşitlik mücadelesi veriyor. İki yıldır Franko özentili Madrid yönetimine karşı mücadele yürüten, liderlerinin bir kısmı zindana atılan, bir kısmı sürgüne gitmek zorunda bırakılan Katalan halkının Brüksel’deki direniş gösterilerinin tanığıyım.
Sadece İspanya’daki Katalanlar mı? Yine aynı ülkedeki Basklar, Fransa’daki Korsikalılar, İtalya'nın kuzeyinde Padanya, Bosna Hersek'te Sırp bölgesi, Sırbistan'da Voyvodin, Romanya'da Macarlar...
Ya Avrupa Konseyi ve NATO’nun asli, Avrupa Birliği’nin aday üyesi Türkiye?
Kürt ulusunun kentleri, köyleri işgal altında, liderleri, gazetecileri, sanatçıları ya zindanda ya da sürgünde, Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyindeki kardeşleri sürekli Türk Ordusu’nun işgal tehdidi altında…
Cumhuriyet tarihi boyunca yaşattırılanlar, 1925’ler, Dersim’ler unutulmadı… 1980 darbesinden bu yana 40 yıla yakındır tam dört Kürt kuşağı devlet terörü altında doğdu, tüm yaşamında devlet teröründen başka bir şey tanımadı.
Bittabi diğer halkların Kürt ulusuyla dayanışmada olan çocukları da…
Türkçede yerleşmiş bir söz vardır:
Alma mazlumun ahını, çıkar acısı aheste aheste!
İşte Belçika’daki Flaman halkı, zamanında Frankofon baskısı altındayken çektiklerinin acısını çıkartmakta… Aheste aheste!
Kaldı ki, her zaman aheste aheste de olmayabilir!
Birilerine ders olsun!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024