Fehim TAŞTEKİN
Küresel hegemonya rekabetinin boyutlandırdığı koridor savaşları jeopolitik ve fizibilitenin sınırlarını zorluyor. ABD ve Avrupalı ortakları Çin’in çağdaş İpekyolu girişimi Kuşak ve Yol’a ket vurmak için elinden gelen en iyi hamleyi geçen hafta Yeni Delhi’de G20 zirvesinde yaptı. "Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru" (IMEC) projesi ilan edildi. Mutabakat zaptına ABD, AB, Hindistan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fransa, Almanya ve İtalya imza koydu. Koridorun geçeceği Ürdün ve İsrail imzacı değil. Yunanistan da yok ama AB imzacı olduğu için göze batmayabilir. Çifte telli oynamaları gerekenler nasıl olsa ceptedir diye mi düşünüldü? Yine de koridorun ciddiyetine kuşku konduran bir defo.
Projeye göre Mumbai limanından kalkan gemiler Dubai'ye yanaşacak. Kargo demiryoluyla Suudi Arabistan ve Ürdün’ü geçip İsrail’in Hayfa limanına inecek. Buradan gemilerle Yunanistan'ın Pire limanına taşınacak. Avrupa’da karayoluyla varış limanı Hamburg. İndir-bindirli, çok gümrüklü bir koridor! “Yol yüzde 40 kısalacak deniliyor” ama Süveyş Kanalı’nı bypass etmede ne kadar caziptir, bu bir soru işareti. Demiryolu güzergâhında fiberoptik ağlar, elektrik şebekeleri ve hidrojen boru hatları da olacak. Kuşak ve Yol’a meydan okumak için geliştirildi ama Avrupa ile buluşma noktasındaki Pire limanının işletmecisi 7 yıldır Çin!
***
İşin reklamında Hindistan ve Suudi Arabistan öne çıksa da IMEC, ABD Başkanı Joe Biden'ın 2022'deki G7 zirvesinde temelini attığı Küresel Altyapı ve Yatırım Ortaklığı’nın bir uzantısı. ABD bir taşla birkaç kuş vurmak istiyor: Çin’i çevrelemek en temel hedef. Yanı sıra Suudi Arabistan ve BAE’nin istikametini Çin’den saptırmak istiyor. Riyad ve Abu Dabi birkaç yıldır stratejik ilişkilerini çeşitlendirme konusunda birbiriyle kıran kırana rekabet ediyor. ABD’nin bir diğer hedefi İsrail’in Körfez’le bağlarına stratejik boyut katmak. Suudileri Abraham Anlaşmaları’na henüz alamadılar ama koridorla İsrail’le ekonomik normalleşmenin önünü açıyorlar.
Çin-Rus ikilisi BRICS’i Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Arjantin ve Etiyopya ile genişletirken ABD ve AB buna G-20’de iki hamleyle yanıt vermiş oldu. Biri IMEC’in ilanı, diğeri Afrika Birliği’nin G-20’ye alınması.
ABD ve AB bir çelme de Afrika’da atıyor. Angola, Zambiya ve Demokratik Kongre Cumhuriyeti’ni tren yoluyla birbirine bağlayan Trans Afrika Koridoru’na destek açıkladılar. Buradaki tuhaflık da bu koridorda 2014’ten beri Çinlilerin çalışıyor olması. Geçen yıl Lobito’daki ihaleyi alan Portekiz firması Mota-Engil’ın büyük ortağı Çinliler!
***
Koridor Çin karşısında Hindistan’a çalım atma şansı tanırken Körfez'i jeopolitik rekabetin merkezine oturtuyor. Tabii gerçekleşirse. Çünkü bir düzine kuşku barındırıyor. Şark’ul Evsat yazarı Hüseyin Şubuksi koridoru Ümit Burnu ve ABD’nin keşfine benzetirken işlevsellik açısından Süveyş Kanalı veya Panama Kanalı gibi bir etki yaratacağını savunuyor.
Yeni proje Kuşak ve Yol’a da yol vermiş olan Suudi-Emirlikler ikilisinin temel yönelimiyle çelişkili değil. Petrol dışı ekonomilerini büyütmek için agresif bir yarışa tutuşurken Çin-Hindistan rekabetine takılmıyorlar. İkisi de Pakistan’ın geleneksel müttefiki ama bunun Hindistan’la kurulan köprüleri uçurmasına izin vermiyorlar. IMEC’in imzacılarından İtalya, Kuşak ve Yol Projesi’nden çekilmeye niyet etmişken BAE ve Suudi Arabistan her iki koridorda yürümeye kararlı. Yani Biden’ın zafer çığlığı bu noktada yarıda kesiliyor. Aralıkta Çin lideri Şi Cinping’i ağırlayıp bir dizi alanda ‘kapsamlı stratejik ortaklık’ anlaşması imzalayan Riyad, Hindistan’la ilişkilere yatırım yaparak ABD-Çin arasındaki rekabetin cenderesinden sıyrılıyor. Aynı şey Hindistan’la ticaret hacmi daha fazla olan BAE için de geçerli. Suudi Yatırım Bakanı Halid el Falih, “Koridor İpek Yolu ve Baharat Yolu'na eşdeğer" demiş. Suudi kaynaklar koridorun 2030 Vizyonu çerçevesindeki alt yapı projeleriyle uyumlu olduğunu vurguluyor. Suudi Arabistan’da mevcut 3 bin 650 kilometrelik demiryolu ağını 8 bin kilometreye çıkarmayı planlıyor. Halihazırda Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri arasında 15 milyar dolarlık proje çerçevesinde 2 bin 100 kilometrelik bir ağ inşa ediliyor. Ayrıca koridorun yeşil hidrojen transferini içermesi de Riyad’ın hevesleriyle örtüşüyor. Suudi Arabistan 2026’ya dek günlük 600 ton kapasiteli yeşil hidrojen üretim tesisi kurmayı planlıyor. BAE de ülkede 11 kenti birbirine bağlayan ve Suudi sınırına ulaşan 1200 kilometre uzunluğunda İttihad Demiryolu projesini hayata geçiriyor. Ülke içi örülen ağlar, koridora eklemlenmekte zorlanmayacakları anlamına geliyor.
***
Hindistan ise sert rekabet içinde olduğu Çin’in Körfez ülkelerine açılımının çok gerisinde kalmak istemiyor. Koridor hamlesini Başbakanı Narendra Modi’nin 2024'teki seçimlerine yatırım olarak görenler de az değil. Modi G20 zirvesini kendi liderliği için bir kaldıraç olarak kullandı. İslam dünyasındaki kötü imajını da gidermeye çalışıyor. Suudi Arabistan’la ilişkileri “en önemli stratejik ortaklardan biri” olarak niteliyor. İki ülke arasındaki Stratejik Ortaklık Konseyi 2019’da kurulmuştu. Ticaret hacmi 53 milyar doları buldu. 3.5 milyar dolarlık 50 anlaşmaya imza atıldı. Hindistan’da rafineri kurulmasını içeren 100 milyar dolarlık ortak yatırım projeleri için bir çalışma grubu oluşturuluyor.
***
Bu koridorun mutsuz ettiklerinin başında Türkiye ve Mısır geliyor. Türkiye Kuşak ve Yol’un orta koridorunda yer alıyor. Çelmeyi yiyen Çin, koşullu desteği açıklarken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan duygularını gizlemedi:
"Türkiye’siz bir koridor olmaz. Doğudan batıya trafik için en uygun hat Türkiye üzerinden geçmek durumunda."
Süveyş Kanalı’nın önemini düşüreceği için de Mısır sızlanabilir. Kaybedenler kulübünde Erdoğan ve Mısırlı mevkidaşı Abdulfettah el Sisi’nin Yeni Delhi’de buluşması da zamanlama açısından manidardı.
Körfez medyasında koridor güzellemesinden geçilmezken itirazlar “ideolojik” olarak yeriliyor. Şark’ul Evsat yazarı Tarık el Humayed Erdoğan’ın sözlerini çelişkili bulduğunu belirterek, “Ankara'nın, terörle mücadele bahanesiyle bombaladığı Irak üzerinden ekonomik koridor talep etmesi garip… Bir ülkeyi hem bombalayıp hem de ekonomik ittifak kuramazsınız!” diyor. Haksız sayılmaz. Koridor güvenli geçiş ister; o da Irak’ta yok. Potansiyel rota olarak Suriye’nin hali de malum. Burada da Erdoğan’ın rolü büyük. Bununla birlikte “Türkiye teğet geçildi, bu yüzden proje önemsizdir, uygulanabilir değildir” diyenler de “Erdoğan’ın dış politikaları yüzünden Türkiye dışlanıyor” diyenler de bir şeyleri ıskalıyor. Bütün koridorlar Türkiye’ye çıkmak zorunda değil. Jeopolitiğin dayatmaları ortada.
Beri tarafta Irak, Körfez’i kara ve demiryollarıyla Mersin limanına bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi’ni gündemde tutmaya çalışıyor. Erdoğan’a bakılırsa Suudi Arabistan, BAE ve Katar bu projenin hayata geçirilmesi için sabırsızlanıyor. Proje Erdoğan’ın Kürdistan’ı bypass eden Ovaköy-Musul hattı önerisini karşılıyor. Ama önce Ankara’nın Bağdat ve Erbil’le gerilimli ilişkiden çıkması lazım.
Hem Çin hem Hindistan’la iyi ilişkiler geliştiren İran’ın dışarda kalması da normal. Ama Çin’in İran ile Suudi Arabistan’ı barıştıran girişiminin koridor için gereken güvenli ortamı sağladığı gerçeğini de teslim etmek lazım. Koridorun potansiyel açmazlarından biri burada. Olası İran-Körfez ya da ABD-İran gerilimi Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişi etkileyebilir. IMEC projesine göre gemiler Hürmüz’ü kullanacak.
Bir yandan da İran kendi koridorunu geliştirmekle meşgul: 13 yıldır Hindistan bağlantılı Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru’nda ilerlemeye çalışıyor. Rusya da Ukrayna savaşından sonra bu koridorla yakından ilgileniyor. Planın orijinal hedefinde Körfez’i Rusya üzerinden Avrupa’ya bağlamak vardı. Rusya tersten bakmaya başladı. Bu koridorun Türkiye’ye bağlanma potansiyeli de önemli.
İran, Irak’la sınırdaki Şalamca’yı Basra’ya bağlayan bir demiryolu projesi için de Bağdat’la el sıkıştı. Tahran bunu İran’ı Suriye’ye bağlayacak demiryolunun bir adımı olarak da görüyor. İranlılar bu konuda Suriye ile anlaştıklarını söylüyor. Fakat ABD’nin öfkesini çekeceği için Irak tarafı bu hattın türbe ziyaretleri kapsamında dini turizmle sınırlı olduğunu savunuyor. İran özellikle Akdeniz’deki Lazkiye limanına erişmek için can atıyor. ABD bölgeden çekilip de Suriye’nin üzerindeki kara bulutlar dağılmadan bu projenin şansı yok.
***
Yeni girişim Çin’in geliştirdiği ağların altını oyabilir mi? Biden’ın “Büyük bir anlaşma. Gerçekten büyük bir anlaşma” dediği şey şimdilik bir mutabakat zaptından ibaret. Oldukça zayıf bir metnin altında imzası olan ülkelerin finansman dahil herhangi bir taahhüt vermediği, uluslararası hak ve yükümlülüklerin belirlenmediği bir niyet beyanı. Amerikalılar Kuşak ve Yol’a kredi karşılığı anlaşmayı imzalayan ülkeler için “borç tuzağına” dönüştüğü iddiasıyla kara çalıyor. Çin ekonomisindeki yavaşlamadan dolayı Kuşak ve Yol’un tökezleyeceği öngörülüyor. Ama dünyayı heyecana sürükledikleri alternatif koridor da şimdilik kağıt üzerinde; detaysız, özensiz ve sıradan. Kuşak ve Yol iş hacmi ve ağ genişliği olarak çok ileride. 2013’te ilan edildiğinden beri 150’nin üzerinde ülke ve 30’un üzerinde uluslararası örgütle anlaşmalar yapıldı. 1 trilyon doların üzerinde finansmanla 3 bin proje geliştirildi. 2027 itibariyle yatırımların 1.3 trilyon doları bulması bekleniyor. Tamamlanması için öngörülen tarih 2049. Ekonomideki yavaşlamaya bağlı olarak takviminde sapma olabilir. Amerikalılar bunun için duacı.
Yeni koridorun finansmanı hakkında konuşmak için çok erken. Mayısta Japonya'daki G7 zirvesinde Kuşak ve Yol’a karşı koymak için 2027’ye kadar 600 milyar dolar kaynak yaratma sözü verilmişti. Suudi Arabistan ve BAE projenin kendi sınırlarına düşen kısmını halleder ama Ürdün-İsrail tarafında yükü üslenecek Çin gibi lokomotif bir güç yok. IMEC yapısı gereği çok patronlu olmak zorunda. Bu da bir sürü hengâme demek. Pek çok şey IMEC’e imza atan ülkelerin ne kadar istekli olduklarına ve ne kadar kaynak ayıracaklarına bağlı. Koridorun İsrail ve Ürdün ayağında ciddi belirsizlikler var. Burada rotanın nereden geçirileceğine bağlı olarak Filistin’le bağlantılı sorunlar da çıkabilir.
Koridorun çelme attığı Çin’in tepkisi ise pek stratejik. Türkiye’ye benzemiyor. Çin Dışişleri jeopolitik araç haline getirilmediği sürece IMEC’i desteklediklerini açıkladı. Pekin’in beklentisi koridorun farklı bağlantı girişimlerine açık olması ve sinerji yaratması. Bu “Kuşak ve Yol’a yol döşüyorsanız eyvallah” diye tercüme edilebilir. Çin ekimde Kuşak ve Yol forumunun üçüncüsünü düzenleyecek. Foruma 90 ülke katılacak. Bakalım rövanşa benzer bir şey çıkacak mı?
Biraz da naiflik yaparak cümleyi bağlayalım: Pek olası değil ama hegemonya savaşları geriletilirse IMEC ve Kuşak ve Yol birbirini besleyebilir. Koridor savaşlarından koridor buluşmalarına bir yol bulunabilir. İstenirse! “Kazan kazan” lafının kıymetini en fazla koridorda yükü olanlar bilir.
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları














































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025