Hasan CEMAL
Bir zamanlar 27 Mayıs ‘iyi darbe’ydi, 12 Mart’la 12 Eylül de ‘kötü darbe.’ Sovyetler Arjantin’de faşist cuntaya arka çıkar, ABD Şili’de Başkan Allende’ye karşı Pinochet’nin kanlı darbesini desteklerdi. Darbeler bugün de Doğu’da ve Batı’da, Avrupa’yla Amerika’da ‘çifte standarda' tabi.
Tony Blair darbe öncesi Tahrir 'de toplanan milyonları, darbe savunusuna dayanak yapmış. Mursi’nin yüzde 51 oy aldığını gözardı etmiş... Observer not düşmüş: "Aynı Tony Blair, Britanya’yı Irak Savaşı’na sürüklerken milyonların muhalefetini hiç umursamamıştı.”
El Baradey 2011'de bana "Mübarek'in Müslüman Kardeşler'i şeytanlaştırarak propaganda yaptığını, ordunun Mübarek’siz bir Mübarek rejimi kurmak isteyebileceğini" anlatmış, "Barış ancak demokrasiyle yakalanır" demişti. Ama aynı El Baradey, 2,5 yıl sonra darbeyi onayladı.
Bugün siz seçim sandığından çıkanı darbeyle alaşağı ederseniz, demokrasinin geleceğine ölümcül bir darbe indirmiş olursunuz. Çünkü, “Seçimi kazansak da, nasıl olsa iktidar bize verilmez” diyen güçler, daha radikalleşir, siyaseti namlunun ucunda görmeye başlar.

Sabah vakti erken Tony Blair’in Mısır’daki darbeyi savunan Observer’daki yazısını okurken, bizde bir zamanlar epey revaçta olan iyi darbe-kötü darbe ayrımı aklıma takılıyor.
Bir zamanlar 27 Mayıs ‘iyi darbe’ydi, 12 Mart’la 12 Eylül de ‘kötü darbe.’ Hatta 27 Mayıs ‘iyi darbe’den de öte bir ‘devrim’di.
1980’li yıllar...
Cumhuriyet’te Genel Yayın Müdürü’ydüm. Önce 27 Mayıs’tan devrim sözcüğünü atmış, yazılarımda sadece 27 Mayıs demeye başlamıştım. Bir süre sonra da bir yazımda 27 Mayıs darbesi deyince bizim mahallede kızılca kıyamet kopmuştu. Eski 27 Mayısçılar, bazı Tabii Senatörler* gazeteye baskın yaparak beni İlhan Selçuk’a şikayet etmişlerdi.
Türkiye’de eskisi kadar olmasa da, bugün hala darbeleri iyi-kötü diye sınıflandırabilen darbe özlemcileri elbette var.
Darbelere karşı çifte standart sürüyor
Demokrasi ve darbelere ilişkin bu konu Doğu’da ve Batı’da, Avrupa’yla Amerika’da da ‘çifte standarda' tabi. Özellikle bugünlerde fazlasıyla sırıtan bir durum bu.

Hangi devletin, kimin işine nasıl geliyorsa, darbe karşısında ona göre tavır alınıyor. Kimi darbeye darbe diyemiyor, kimi son derece mahcup tutum sergiliyor, kimi açıktan savunuyor, kimi de kafadan karşı çıkıyor.
Soğuk Savaş döneminin iki kutuplu dünyasında da böyleydi. Her devlet, her rejim darbeye kendi meşrebine uygun, kendi çıkarlarının ışığında yaklaşırdı.
Sovyetler Birliği, Arjantin’de General Videla’nın faşist cuntasına arka çıkar, Amerika Şili’de, seçim sandığından çıkan Başkan Allende’ye karşı General Pinochet’nin kanlı darbesini desteklerdi.
Blair, Irak için umursamadığı milyonlarla
Mısır'da darbeyi savunuyor
Bu açılardan Mısır’daki darbe de tam bir turnusol kağıdı oldu. İyi darbe-kötü darbe ayrımları ve demokratik değerlere ilişkin çifte standartlar her yerde sahneyi kapladı.
Eski Britanya Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Tony Blair’in Observer’daki makalesi bu bakımdan tipik bir örnek. Blair, darbe öncesi Kahire’nin Tahrir Meydanı’nda toplanan milyonları kendi darbe savunusuna dayanak yapmış, ya darbe, ya kaos diyerek...
Tony Blair, darbenin yol açabileceği kaosu ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin seçim sandığından yüzde 51 oyla çıktığına dair gerçeği gözardı etmiş... Bu nedenle olacak, Blair’in darbe savunuculuğu yaparken sarıldığı ‘meydanlardaki milyonlar’ gerekçesine, İngiliz Observer’da şöyle bir eleştirel not iliştirilmişti:
“Aynı Tony Blair, Başbakanlığı sırasında Britanya’yı Irak Savaşı’na sürüklerken kamuoyundaki büyük muhalefeti ve Londra’da milyonların katıldığı savaş karşıtı gösteriyi hiç umursamamıştı.”
Siyasette çifte standartlar ne yazık ki bitecek gibi değil. Demokrasi kültürü ya da terbiyesinin yerli yerine oturması hiç kolay değil çünkü…
2011'de 'demokrasi' diyen Baradey darbeyi onayladı!
Asker, darbe ve demokrasi konusunu 2011 yılının Şubat ayında, Hüsnü Mübarek’in devrilmesinden hemen sonra Kahire’de, askerin başbakanı olarak şu sıralar adı geçmiş olan, kendisinin de bunu kabul ettiği anlaşılan El Baradey’le konuşmuştum (19 Şubat 2011 tarihli Milliyet).
El Baradey’in Mısır ordusundan kuşkuları vardı. Ben ‘devrim’in asker tarafından çalınması ihtimalini gündeme getirince, “İşler aceleye getirilip Mübarek’siz bir Mübarek rejimi kurulmak istenebilir, uyanık olmak lazım. Görünüşte birtakım değişikliklerle eski rejimi devam ettirmek isteyenler var perde arkasında” demişti bana. Arkasından eklemişti:
“Barış ancak demokrasiyle yakalanır. Şimdi bütün Arap âlemini ayaklandıran politik tsunami de bir demokrasi hülyasıdır.”
Ama aynı El Baradey, bana Mısır ordusunun nasıl devlet içinde devlet olduğunu çok güzel özetlemiş olan el Baradey, iki yıl sonra ülkesinde askerin darbesini onayladı, hatta askeri idarenin başbakanlık veya Cumhurbaşkanı Yardımcılığı gibi tekliflerini içine sindirebildi. Neden?
Mısır'da Nihat Erim'li 12 Mart modeli
El Baradey’in bu askerci tutumu bana Türkiye’de 12 Mart’ın başbakanı Nihat Erim’i hatırlattı.
Asker, 1971’de bir ‘muhtıra’yla Adalet Partili Başbakan Demirel’i devirdikten sonra başbakan olarak CHP’li Nihat Erim’i seçmişti. Parti içinde herhangi bir liderlik iddiası da olmayan, ‘bürokratik oligarşi’nin mümtaz bir siması olan Nihat Erim de, partilerüstü bir teknokratlar hükümeti kurarak ‘refomculuk’a soyunmuştu Türkiye’de...
Anlaşılan o ki, Mısır’da geçen iki yılda halk içinde herhangi bir oy tabanı olmadığını gören El Baradey de, reformculuk adına yüzünü askere, kışlaya dönmüş durumda... Tony Blair gibi o da, özellikle ekonomiyi bekleyen acil yapısal reformlar konusunda umudunu askeri yönetime bağlamış…
Mübarek'e karşı Müslüman Kardeşler'i savunan Baradey
Muhammed El Baradey’le iki yıl önce Kahire’nin biraz dışında, etrafı yüksek duvarlarla çevrili güzel villalardan oluşan büyük bir sitedeki evinde Zaman gazetesinin Kahire temsilcisi Cumali Önal’la birlikte sohbet etmiştik. Eşi de bizimle birlikteydi. Türkçe bilen büyükannesinin bir tarafı Osmanlı’dan geliyormuş...
Şöyle demiştim Muhammed el Baradey’e:
"Türkiye’de asker darbe ve müdahalelerle rejimin çerçevesini çizdi, kendi ‘kırmızı çizgileri’ni anayasalara yerleştirdi, sonra geri çekilerek sivillere, buyurun yönetin, dedi. Şimdi Mısır ordusu da buna mı hazırlanıyor?”
El Baradey onaylar gibi gülümsemiş, hayır dememiş, şöyle konuşmuştu:
“Ama artık bu bakımdan Türkiye’de işler değişti, değişiyor, iyiye gidiyor. Ekonominiz de öyle, çok iyi gidiyor.”
El Baradey, bunları söylerken Mısır’da bir askeri vesayet sistemi kurulabileceği konusunda kuşkularını belirtmişti. Askerin ‘devrimi yolundan saptırabileceği’ ihtimalini gözardı etmemişti.
Müslüman Kardeşler’i de konuşmuştuk El Baradey’le.
Bu konunun politik olarak içte ve dışta öteden beri istismar edildiğini söylemişti. Mübarek’in, Batı’da bazı odaklarda olduğu gibi, yıllar yılı Müslümanlar Kardeşleri ‘şeytanlaştırdığı’nın, “Ben gidersem, bu radikaller gelir” propagandasını yaptığının altını çizmişti.
Tek bir Müslüman Kardeşler olmadığını, örgütün kendi içinde farklı çizgiler bulunduğunu, uzun yıllardır şiddetten yana olmadıklarını belirttikten sonra da eklemişti:
“En iyisi onların, yani İhvan’ın da demokratik sistemin içinde yer almalarıdır. Oyunun kuralını herkes gibi onların da benimsemeleri tek çaredir.”
Sandıkta kazanan darbeyle devrilirse radikalleşir
Bunları söyleyen El Baradey bugün Müslüman Kardeşleri iktidardan alaşağı eden askerle işbirliği yapıyor. Mısır’ı kaçınılmaz olarak daha beter cephelere bölecek, keskin kutuplara ayıracak askeri bir darbenin yanında yer alabiliyor.
Evet, demokrasi kolay değil. Zaman alıyor, sabır istiyor.
Ama denize girmeden nasıl yüzme öğrenilemezse, demokrasi de öyledir, hayatın içinde artılarıyla eksileriyle denenmeden olmaz, taşlar yerli yerine oturmaz.
Bugün siz seçim sandığından çıkanı darbeyle alaşağı ederseniz, demokrasinin geleceğine ölümcül bir darbe indirmiş olursunuz.
Çünkü, “Seçimi kazansak da, nasıl olsa iktidar bize verilmez” diyen güçler, daha radikalleşir, siyaseti namlunun ucunda görmeye başlar.
Nitekim İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt de, AB’ye ve ABD’ye benzer bir uyarı yaptı. “Mısır’da herkes demokratik ilkelere ve anayasal düzene saygı göstermeli. AB’nin daha kapsamlı bir açıklama yapmasına ihtiyaç var” diyen Bildt, Twitter hesabından da "Batı eğer Arap dünyasında herkese açık demokrasiyi engelliyor görülürse gelecek için felaket olur. Şiddeti besler" dedi.
Kısaca, Mısır’daki darbe, Arap ülkeleri ve İslam alemi açısından demokrasi konusunda gerçekten çok kötü bir örnek oldu.
_____________________________________________________________________________
(*) 27 Mayıs darbesini yapan askerler daha sonra 1961 Anayasası’yla o zaman iki meclisten oluşan parlamentoda ömür boyu Senato üyesi yapılmışlardı.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024