Hasan CEMAL
2004’te kâğıt üstünde kalan MGK kararı şimdi mi ya da son birkaç yıldır mı uygulanmaya başladı? Bu soruya hayır diyebilir mi bugünün muktedirleri? Peki dün Cemaat’e dokunmayanlar bugün niye Cemaat’i 2004'teki asker gibi bitirmek için kolları sıvadılar?
Asker Cemaat’i bitirmek istiyordu, çünkü bu hareketin irtica peşinde olduğunu düşünüyordu, çünkü Fethullah Gülen Hocaefendi’nin de, İran’da Ayetullah Humeyni’ninki gibi İslam Devrimi yapacağına inanıyordu. Peki ya Erdoğan ne düşündüğü için kolları sıvadı Gülen Cemaati’ne karşı?

Sayın Başbakan;
Bir zamanlar Cemaat’le birlik olup ‘asker’i temizlediniz; yoksa şimdi de “darbeci” olduğu için mi Gülen Cemaati’ni bitirmeye karar verdiniz?
Bilemiyorum.
Mehmet Baransu’nun Taraf’ta patlayan haberi bende böylesine duygu ve düşünceler uyandırdığı için yazıma bu satırlarla başladım.
Bu konuya sonra yine döneceğim.
Ama şimdi yazıma farklı bir giriş yapmak istiyorum.
Bu köşede sık değindiğim bir konu vardır:
İstikrar!
Bazen ‘yüzde 50 oy’la da gelmez, her şeyin başı olan siyasi istikrar. Memleket gitgide istikrarsızlaşır, yönetilmesi zorlaşır.
Oyların yarısını almak istikrarı getirmez!
Seçime katılan ve oyu geçerli sayılan her iki seçmenden birinin oyunu da alsan, değişmez bu. Çünkü, böyle bir istikrar gerçek istikrar değildir. Çünkü, gerçek istikrar gücünü ‘demokrasi’den alan istikrardır.
Serseri mayın gibi demokrasiden başka sulara doğru açıldıkça, çalkantı büyür, ülke istikrarsızlaşır.
Bu konu, Türkiye için her geçen gün öne çıkıyor. Tayyip Erdoğan’ın muhtemel yüzde 45-50 oyunun istikrar getirip getirmeyeceği ciddi olarak tartışılan bir konu.
Bu konu içeride, Erdoğan korkusu nedeniyle daha çok kapalı kapılar arkasında tartışılıyor.
Örneğin, iş dünyasının Tayyip Erdoğan’ı gönülden desteklemiş olan çevrelerinde bile tedirginlik her geçen gün yaygınlaşıyor.
Özellikle dış borç yükü ağır olan iş dünyasının bu taraflarında, Erdoğan’ın yalnız içte değil, özellikle dış politikadaki savruluşlarından da kaygı duyuluyor.
Dış sermaye akımının, Başbakan Erdoğan’ın kavgacı söyleminden dolayı olumsuz etkilendiği, böyle giderse cari açık finansmanının daha da güçleşeceği belirtiliyor.
Güç nasıl istikrarsızlığın kaynağına dönüşür?
Bu istikrar konusu dışarıda da güncel.
Özellikle dış yatırımcılar, finans odakları, Erdoğan’ın seçimleri yine rahat kazanacağını görüyorlar.
Ama rahat değiller.
Çünkü kafalarında istikrar meselesi var.
Tayyip Erdoğan’ın gitgide otoriterleşmesi ve tek adam olma yolunda yürümek istemesi, istikrar açısından kafalarda kaygı yaratıyor.
Bir başka deyişle:
“Ya Türkiye’nin cari açık sorunu istikrarsızlıkla derinleşir de, paralarımızı geri almakta zorlanır mıyız?” sorusunun gündemdeki ağırlığı artıyor.
Bu istikrar öyle bir mesele ki, oyların yarısını da alsan fark etmiyor. Yüzde 50 oydan kaynaklanan güç, Nilüfer Göle’nin deyişiyle, bir sınırın ötesinde güçsüzlük haline dönüşmeye başlıyor.
İstikrarsızlığın beslendiği yer burası.
Güç zehirlenmesi!
“Oyların yarısı benim, ben her şeyi yaparım” ya da “Ben artık her şeye kadirim” diye tarif edilebilecek ‘iktidar şımarıklığı’dır bundan böyle istikrarsızlığın kaynağı...
Yıl 2004: Cemaat'le birlikte askeri vesayeti bitirme planı
İşte, Türkiye’de siyasi istikrarsızlığa yol açan dershane kavgası da Tayyip Erdoğan’ın yaşamakta olduğu ‘güç zehirlenmesi’nin bir ürünüdür.
Gelin, Mehmet Baransu’nun Taraf’ta patlayan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararına ilişkin önemli haberine yine istikrar penceresinden bakalım.
Haber önemli, çünkü en başta bu memlekette asker ve siyaset ilişkisini, asker ve demokrasi meselesini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yıl 2004.
Kurul’da asker bastırıyor.
(Bu arada nasıl bastırdığı, devrin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in günlüklerinde ayrıntılı ve renkli olarak anlatılır.)
Konu, Gülen Cemaati.
Asker diyor ki:
Cemaat’i bitirin.
Okulları takip altına alın.
Öğrenci evlerini kapatın.
Bağış yapanları izleyin.
MGK’nın asker kanadından gelen bu taleplerin altına Başbakan Erdoğan ve AK Partili bakanları istemeye istemeye imza atıyorlar.
Ama karar uygulanmıyor.
Kâğıt üstünde kalıyor MGK kararı.
Tayyip Erdoğan, Cemaat’i bitirmek bir yana, tam tersine onunla birlik olup Türkiye’de askeri vesayeti bitirme yolunda adımlar atıyor.
Bu manşet neden 9 yıl sonra patladı?
2003’ten 2008’deki AK Parti’yi kapatma davasına kadar uzanan dönem çok çalkantılı bir dönem. Askersel ve de yargısal darbe tertiplerinin tezgâhlandığı yıllar...
Bu dönemde Erdoğan’la Cemaat işbirliğinin belirleyici olduğu söylenebilir.
Peki ama bu MGK belgesi, neden ola ki, aradan tam 9 yıl geçtikten sonra Taraf’ın manşetinde patladı?
Bu da bir meşru sorudur.
2004'teki MGK kararı şimdi mi uygulanmaya başlandı?
Elbette iki taraf arasında keskinleşen kavgadır, bu kritik belgeyi bunca yıl sonra gün yüzüne çıkartan.
Bir haklı soru da şudur:
2004’te kâğıt üstünde kalan, uygulanmayan MGK kararı şimdi mi ya da son birkaç yıldır mı uygulanmaya başladı?
Bu soruya hayır diyebilir mi bugünün muktedirleri?
Sanmıyorum.
Son birkaç yıldır emniyet başta olmak üzere - tabii yargı dahil - sivil bürokraside Gülen Cemaati’ne yönelik temizlik operasyonları sır değil.
Dün göğsünü MGK kararına siper edenler herhalde bugün bu gerçeği inkâr etmeyeceklerdir.
Erdoğan iktidarı için değişen ne oldu?
Peki değişen ne oldu?
Dün Cemaat’e dokunmayanlar bugün neden dokundular?
Niçin 2004’teki asker gibi düşünmeye başladılar?
Niye Cemaat’i asker gibi bitirmek için kollarını sıvadılar?
Asker, Cemaat’i bitirmek istiyordu, çünkü bu hareketin irtica peşinde olduğunu düşünüyordu.
Asker, Cemaat’i bitirmek istiyordu, çünkü Fethullah Gülen Hocaefendi’nin de, İran’da Ayetullah Humeyni’nin Paris’ten gelip yaptığı gibi, bir gün Amerika’dan gelip İslam Devrimi yapacağına inanıyordu.
Peki ya Erdoğan iktidarı ne düşündüğü, neye inandığı için kolları sıvadı Gülen Cemaati’ne karşı?..
İrtica nedeniyle mi?
Yoksa darbe tertipleri mi?
Kanunlar yerine Hocaefendi'yi dinledikleri için mi?
Hangisi?..
Yoksa sebep, Erdoğan'a kulak vermemek mi?
Son olarak şu sorulabilir:
Yoksa Tayyip Erdoğan’ın sesine kulak vermedikleri için mi bütün bunlar başına gelmeye başladı Cemaat’in?
Eğer öyleyse -ki öyle olduğuna dair çok kuvvetli emareler var- o zaman demokrasi bunun neresinde Sayın Başbakan?..
Türkiye’yi pusulasız sulara sürüklemek...
Yazımı, Cengiz Çandar’ın dünkü Radikal yazısından bir alıntıyla noktalıyorum.
“Tayyip Erdoğan, zincirleme hata yapıyor. Özellikle dış politika alanındaki hataları gizlenemez halde olanlar.
Mısır’da askeri darbe yapılmış olduğu tartışma götürmez idi. Ancak, Muhammed Mursi’nin ve Müslüman Kardeşler’in de bir yıl geçmeden iktidar sorumluluğunu yüzüne gözüne bulaştırdığı ve kendilerine karşı olmayan milyonlarca kişiyi kendilerine düşman ettiği de bir gerçek idi.
Darbeye karşı olmak anlaşılır bir şey ama Mısır politikasını ‘Müslüman Kardeşler amigoluğu’na çevirip, Türkiye’nin Mısır’la ilişkilerini neredeyse sıfırlamanın anlaşılır bir yanı yok.
Hele Moskova’da Putin’den 'Bizi Şanghay’a alın, AB’den kurtarın' ricası…
Hangi ‘müttefik’ ülke şimdi Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu bir Türkiye’ye ‘stratejik dostluk’ hesaplarıyla yaklaşabilir?
Financial Times’ta yayımlanan Türkiye Özel Raporu çok şey anlatıyor. Okunmaya değer çok sayıda yazıda önemli açılar elde edilebiliyor.
Örneğin, Daniel Dombey’in, -doğrudan çevirisiyle- ‘Büyük Şef’in (doğru çevirisi ‘Büyük Usta’ olmalı) “Türkiye’yi pusulasız sulara sürüklediği”ne dair bir başlık kullandığı çok dikkate değer yazısı, Başbakan’ın Türkiye’yi 2023’te ‘dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri yapma’ ihtirasından söz ediyor.
Bu hedef, yılda yüzde 15 büyümeyi gerektiriyor.
Daha kısa süre önce, büyüme hedefi yüzde 4’ün bile altına çekildi. Ayrıca, Türkiye’nin büyük baş ağrısı olan cari açık geçen yıl gayri safi milli hasılanın yüzde 10’una denk düşerken, büyüme hızı düşen bir ekonomide yüzde 7 civarında.
Yani çok yüksek.
Cari açığın sadece yüzde 15’i doğrudan yabancı yatırımlar ile karşılanıyor ki, doğrudan yabancı yatırım rakamı 2007’nin altına inmiş halde.
FT’nin ‘Özel Türkiye Raporu’nu okuduğunuz vakit, Tayyip Erdoğan’ın kendisi ve Türkiye için ‘ihtirasları’nı -olumsuz anlamda değil- yerine getirilebilmesi için, ‘otoriter’ bir ‘Tek Adam’yönetiminin sağlayacağı istikrardan başka bir yol olmayacağı sonucuna varılabilir.”
Cengiz Çandar’ın yazısı böyle bitiyor.
Ben de şu cümleyi ilave edeyim:
Erdoğan’ın tek adamlığı ve bu yoldaki otoriter adımları, Türkiye’de hem siyasal, hem ekonomik istikrarsızlığı körükler!
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024