Hasan CEMAL
Kendi mesleklerini başbakanlardan, patronlardan gelecek her türlü baskıya rağmen savunacak ahlak ve cesarete sahip gazetecilere Türkiye’de bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

Evet, Türkiye'de baskı karşısında gazeteciliği boşlayan, kendi mesleğine ihanet eden 'medya elitleri'nin sorunu öteden beri vardır.
Evet, o elitler bugüne kadar editoryal bağımsızlık konusunda hiç de iyi bir sicile sahip olmamışlar, iyi sınav da vermemişlerdir.
Bir tarafta iktidardan ve medya patronlarından gelen baskı varsa, diğer tarafta da bu baskıyı gazetelerde, televizyon kanallarında uygulayan yöneticiler de vardır.
Dün de vardı, bugün de var!
Ama şunu söylemeliyim.
CNN Türk’te, 5N1K’daCüneyt Özdemir’leFatih Altaylı’yı izlerken, uzun zamandır ilk kez kendi mesleğimin geleceği adına az da olsa umutlandığımı söyleyebilirim.
Kimileri bu umutsözcüğüne takılabilir.
Bazı bakımlardan Fatih Altaylı’yı, geçmişini düşünerek eleştirebilirsiniz.
Hatta Fatih Altaylı'nın 'fena yakalandıktan' sonra böyle konuştuğunu belirtir, o açıdan kendisini rahatça sorgulayabilirsiniz. Bunda da haklılık payı vardır.
Ama yılların ötesinden tanıdığım iki meslektaşım o programda ‘sahici’ydiler.
Lafı hiç eğip bükmeden birbirlerini de sorguladılar, medya düzeninin utanç verici yanlarını da eleştirdiler.
Ne dedi HaberTürk’ün Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı:
“Evet, iktidar baskısı vardır. Dün de vardı, bugün de var.”
Fatih Altaylı, Başbakan Erdoğan’dan kendi grubuna çekilmiş olan ‘Alo Fatih Hattı’nı (Alo Fatih Saraç hattı) hiç inkâra ve çarpıtmaya yönelmedi.
Bu ‘hat’tın yeni olmadığını, yalnız kendi grubuna çekilmediğini, Tayyip Erdoğan’ın başka medya gruplarında da böyle bir hatta sahip olduğunu belirtti.
Haksız mıydı?
Elbette değildi.
Yandaş medyadan gelen telefonlar
Tayyip Erdoğan’ın bazen bizzat kendisi devreye girerek, bazen ‘siyasal komiserleri’ni araya sokarak ve ‘Alo Fatih Hattı’nı kullanarak, gazete ve televizyonları kontrol altında tutmaya çalıştığı konusunda herhangi bir kuşku yok.
Bu çıplak gerçeği bugün -yandaş medya dahil- büyük medyada bilmeyen patron, genel yayın yönetmeni, Ankara temsilcisi ve de önde gelen köşe yazarı yoktur.
Herkes bal gibi bilir.
Daha birkaç yıl öncesine kadar, medya konusunda Başbakan Erdoğan’ı eleştirdiğimde, ‘yandaş medya’dan bana telefon açıp, “Aman devam et, bu bize de yarıyor; zira Tayyip Erdoğan o kadar çok müdahale ediyor ki, bizi de bezdiriyor” diye yakınan yönetici meslektaşlarımı hatırlıyorum.
Erdoğan gibisine rastlamamıştık
Alo Fatih hattı yeni değil elbette.
Her devirde vardı.
Ama bugünkü kadar ayyuka çıkmamıştı.
Bugünkü kadar utanç verici hale gelmemişti.
Bugünkü kadar boğucu olmamıştı.
Bugünkü kadar aleni yapılmamıştı.
Bugünkü kadar özgürlükler ayaklar altına alınmamıştı.
Ve başbakanlar hiç bugünkü kadar fütursuz olmamışlardı.
“Evet, telefon açıp o haberi attırdım!” diyebilen Başbakan Erdoğan gibisine bugüne kadar hiç rastlamamıştık.
Cici gazetecilerle biat eden medya düzeni
Erdoğan, kurduğu ‘ihale düzeni’yle bir yandan patronları Ankara’ya, kendine tabi kılarken, aynı zamanda ‘yeni medya düzeni’ni de oluşturdu.
O düzen içinde hoşlanmadığı, fazla bağımsız bulduğu gazetecileri zamana yayarak, nokta atışları ile saf dışı etmeye, etkisiz kılmaya çalıştı.
Tayyip Erdoğan’ın bütün hedefi, çatlak ses çıkarmayan, kendisine rahatsız edici sorular sormayacak ‘cici gazeteciler’den oluşan, dolayısıyla kendisine biat etmiş bir medya düzeniydi, ‘Rockefeller gazeteleri’ydi.
Bütün istediği buydu Erdoğan’ın.
Başarılı da oldu tabii, demokrasi ve özgürlüklerin canına okurken, otoriterlik ve tek adamlıkyolunda merdivenleri üçer beşer atlarken...
'Alo Fatih, medya üzerindeki baskıların kaydıdır'
Cengiz Çandar’ın isabetle altını çizdiği gibi:
“Alo Fatih, aslında ‘hesap vermekten kaçmak ve kurtulmak’ için kurulan tezgâhın ‘kodu’dur, ‘şifresi’dir.
İkide bir Alo Fatih diye başlayan otoriter sese, Emredersiniz efendim, Başüstüne efendimdiye düşük tonda, titrek bir sesle cevap veren ‘Fatih’in, daha sonra kendi altlarıyla konuşurken efelenen ve gürleşen sesiyle devam eden telefon konuşmalarının tapelerini dinleyerek çok şey öğrendik.
Mahkeme kararıyla yasal biçimde elde edilmiş tapeleri yayımlayan Haramzadeler, 50 bin izleyiciyi geçince engellendi. Cuma günü tekrar yayına başladı. Pazartesi günü yine 50 bini geçmişti izleyici sayısı.
Tapelerde, Roboski (Uludere) Katliamı’na nasıl hem televizyonda hem de gazetede (Habertürk) yer verilmediğini, bunun -kendi ifadesiyle- ‘Büyüğü’nü, yani Tayyip Erdoğan’ı nasıl mutlu ettiğini pişkin biçimde Enerji Bakanı’na anlatıyor ‘Fatih’, yani ‘Alo Fatih’.
Alo Fatih, Tayyip Erdoğan iktidarının medya üzerindeki çirkin baskılarının ‘ses kayıtları’dır, ama aynı zamanda medyanın ne hale geldiğinin hazin bir ‘kayıtı’dır."
Yolsuzluk kanıtlarına karşı penguenleşen medya
"Salı günü öğle saatlerinde Tayyip Erdoğan'ın tüm haber kanallarında saat 13 haber saatini aşma pahasına canlı yayınlarda konuşmasını naklen yayımlayabilirken, ana muhalefet lideriKemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması, ‘Sabah/ATV’nin ‘havuz’ marifetiyle nasıl ele geçirildiğine ilişkin tapeleri TBMM çatısı altında okumaya başlandığında kesiliverdi.
Konu, Rüşvet ve Yolsuzluk kanıtlarına gelince, ‘canlı yayın’ın kesilmesi ve penguenleşme hali, Türk medyasının her bir biriminin değişik düzeylerde Alo Fatih halinde olduğunun çarpıcı bir kanıtıydı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının kesildiği bölüm, 17 Aralık sabahı İçişleri Bakanı bir baba ile operasyon sonucunda gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan oğlu arasında, yani bir baba-oğul arasında geçen ibret verici konuşmanın kaydıydı."
'Evde üç-beş kuruş param var, 1 trilyon civarı!'
"Barış Güler: 6 buçukta geldiler. Celal Kara diye bir savcı arama kararı çıkarmış.
Muammer Güler: Ne var oğlum senin evinde?
Barış Güler: Hiçbir şey yok baba.
Muammer Güler: Para ne var?
Barış Güler: Kendi param, üç-beş kuruş kalan param.
Muammer Güler: Kaç para?
Barış Güler: Sen biliyorsun!
Muammer Güler: Kaç lira oğlum?
Barış Güler: 1 trilyon civarı param var, o kadar.
Muammer Güler: Evet, evet. Tamam oğlum. El koydular mı paraya?
Barış Güler: Yok. Arama yapıyorlar.
Muammer Güler: Şimdi anladığım kadarıyla, akıllarıyla Rıza Zarrab’la bir rüşvet ilişkisinden bahsediyorlar. Diyeceksin ki, bir danışmanlık işim var. Gayri resmi yapıyorum. Benim alacaklı olduğum dayımın oğlu bunların yanında çalışıyor.”
Başdanışman Yalçın Akdoğan'ın sansür itirafı
"İşte bu gibi ilişkilerin üstünün örtülmesi içinAlo Fatih dönemi gerekliydi. Adaletsizliğin, zulmün, haksızlığın, hukuksuzluğun,Roboski’lerin, yolsuzlukların, rüşvetin örtülmesi için Alo Fatihdöneminden başka çare yoktu.
Öte yandan, Yalçın Akdoğan (Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı, Star ve Yeni Şafak gazetelerinin köşe yazarı) ile Fatih Saraç’ın arasında geçen konuşma. Akdoğan, adeta bir itirafta bulunuyor:
“Biz Meclis TV'yi kapattırıyoruz kimse görmesin diye, siz canlı olarak Meclis'i veriyorsunuz.”
Fatih Saraç açıklamaya çalışıyor:
“İçişleri Bakanı'nın konuşmasını verelim dedik, arkadan devam ettiler ya.”
Yalçın Akdoğan:
“Ne şuursuz adamlar bunlar.”
Fatih Saraç:
“Çok alçak herifler bunlar...”
Herhalde yayını yapan gazetecileri kastediyorlar.” (Cengiz Çandar’ın dün Radikal’de çıkan yazısından)
Sevgili Cengiz’in bu satırlarına daha başka ne eklenir ki?
Türkiye'nin gerçek gazetecilere ihtiyacı var
Bugün her şey çok açık oynanıyor.
Her şey orta yerde.
Türkiye, Tayyip Erdoğan iktidarıyla her geçen gün karanlık sulara doğru çekiliyor.
Kendi mesleklerine ihanet içinde olmayan, kendi mesleklerine ihanet etmeyecek olan gazetecilere Türkiye’nin bugün her zamankinden daha çok ihtiyacı var.
Kendi mesleklerini başbakanlardan, patronlardan gelecek her türlü baskıya rağmen savunacak ahlak ve cesarete sahip gazetecilere Türkiye’de bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç var.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024