Kemal ÖZTÜRK
Haftanın son günü, size gündemin stresli konularından uzak bir yazı yazdım. Gezgin tarafımın aldığı notlardan Latin Amerika izlenimleri…
Yakın dostlarım bilir. Her yıl düzenli olarak sırt çantamı alıp, yurt içinde ya da yurtdışında doğa ve tarihi yerlerde yürüyüşler yaparım tek başıma. Hatırlayanız vardır belki yazmıştım, Likya Yolu bu yürüyüş parkurlarının ilk sırasında gelir.
Bu alışkanlığı 1999 yılında ilk defa geldiğim Amerika'da edinmiştim. İngilizce Backpackers (sırt çantalılar) denen, bizim gezgin (ya da bitli turist) dediğimizin insanların dünyasını ilk tanıdığımda çok etkilenmiştim. Bir sırt çantası alıp dünyayı dolaşan, keşfetmeye, öğrenmeye, yeni yerler ve insanlar tanımaya çalışan insanlar bunlar.
Apolitik, sakin, kültürlü ve arkadaş canlısı hepsi. Dünyanın birçok farklı yerinden olsalar da özellikleri genelde aynı. Bu dünyaya girdiğim ilk yılda, Kanada'dan başlayıp, ABD'yi baştan başa geçmiştim sırt çantamla. Trenle sanırım 6 bin kilometre yol yapmıştım. Hayatımın en ciddi deneyimlerinden biriydi.
KIZILDERİLİLERİN HAYATI
Bu gezide beni en çok etkileyen şeylerden biri, Amerikan yerlilerinin hayatını görmek olmuştu. Arizona ve Utah eyaletlerinde, Kızılderililerin yaşaması için ayrılan yerleşim yerlerinde dramatik bir hayat süren yerlilerin durumu uzun süre aklımdan çıkmadı. Uyuşturucu ve içki onlara adeta bedava veriliyordu. Hayatları bu nedenle perişandı. Dünyanın en büyük kumar şehri Las Vegas yıkılan Kızılderili kampları üzerine kurulmuştu.
O günden bugüne Amerika kıtasındaki yerlilerin hayatları hep ilgimi çekti. Kendi topraklarında esir edilen, öldürülen, sürülen bu insanların hikayesi çok az biliniyor. Oysa beyaz adamın yaptıkları nesiller boyu süren dramlara neden oldu.
İngilizlerin Kuzey Amerika'da yaptıklarının daha kötüsünü İspanyollar Güney Amerika'da yaptı. Milyonlarla ifade edilen sayıda yerli öldürerek, tüm Latin Amerikayı kolonisi haline getirdi. İspanyolları, Portekizler, Fransızlar, Hollandalılar takip etti. Hepsi vahşi canavarlar gibi saldırıp, tüm kıtayı sömürgeleştirdi ve sahiplerini de köle yaptılar. Bu büyük dramın yaşandığı kıtada yürümeyi, geçmişe dair izleri görebilmeyi çok istiyordum.
İNKA MEDENİYETİNİN BAŞKENTİNDE
Amerikaya konferanslar için gideceğim kesinleşince, çok görmek istediğim İnka medeniyetinin merkezi Peru'yu da arkasına eklemeye karar verdim. Dünyanın en eski ve en değerli medeniyetinin izleri UNESCO tarafından koruma altına alınmıştı. Üstelik dünyanın 7 harikasından da biriydi. Bu yüzden çok görmek istiyordum.
Her ne kadar bir gezgin olarak doğa yürüyüşüne ve tarihi mekanlara düşkünsem de, Latin Amerika benim için sömürgeciliğin canlı açık hava müzesiydi. İngilizlerin Amerika'da kızılderililere yaptıklarından sonra, İspanyolların Latin Amerika'da yaptıklarını bizzat görme fırsatım olacaktı.
New York'tan, Peru'nun başkenti Lima'ya giden uçağa binerken insanlarına dikkat kesildim. Irk değişmiş, renkler değişmiş, dil değişmişti. Uçağı beklerken birisiyle sohbet etmeye başladım. “Dünyanın sonunda yaşıyorum” dedi. Çok ilgi çekici bir cümle değil mi? Latin Amerika'nın güneydeki en son ülkesi Şili'de yaşıyormuş. Bu yüzden öyle diyorlarmış.
İlginçtir, onların da benim gibi, topraklarını işgal eden, milyonlarca insanı öldüren, dillerini, dinlerini değiştirip tarihten silen, zorla yeni bir dil, din ve kimlik dayatan sömürgecilere tepkili olmalarını bekliyordum. Sosyolog olan bu yolcuya, ki yerliliğin tüm fiziksel özelliklerini taşıyordu, “Atalarınızın dilini, dinini, kimliğini taşıyamamak üzücü değil mi?” diye sordum. “Uzun yıllar önce yaşanmış, savaşlar, ayrılıklardı onlar. Şimdi İspanyolca konuştuğum için mutluyum” dedi. Ne benim düşündüklerimi, ne de hissetiklerimi gördüm bu sosyologta. İnka medeniyetinin başkenti Cuzco'ya inene kadar uçaktakilerin hepsi bana aynı hislere sahipmiş gibi geldi.
CUSCO, BÜYÜK MEDENİYETİN AÇIK MÜZESİ
İnka imparatorluğu, Latin Amerika'nın en baskın ve en güçlü medeniyeti olarak kıtanın batı şeridinde yüzyıllarca var olmuş. Perunun Cuzco şehri de başkentleriymiş. Şehre indiğimde ilk hissettiğim şey şiddetli bir baş ağrısı ve yorgunluktu. Zira rakım 3400 metreydi ve ben rakımın sıfır olduğu New York'tan buraya uçakla gelmiştim. Bu ani rakım değişikliğine vücut hemen adapte olamaz. Yükseklik ve oksijen azlığı nedeniyle kan basıncım ve kalp ritmim değişmişti. Yürümeye dayanıklı biri olmama rağmen, on basamaklı merdiveni bile çıktığımda yorgun düşüyordum. Koko çayı içerek ve dinlenerek vücudumun yüksek rakıma alışmasını bekledim. İkinci gün biraz kendime gelince şehri ve İnka medeniyetinden geride kalan alanları dolaşmaya başladım.
Kafamda sömürgecilik ve soykırım hakkında bir sürü soru vardı. Tarihi mekanları gezdiren rehbere her fırsatta bunları soruyordum. Adam biraz şaşırmış ama sorulardan da rahatsız olmamıştı. Ortada karmakarışık bir nesil, birbirine karışmış kültürler vardı. Hem Katoliklerdi, hem de atalarının dinlerine inanıyorlardı hala. Yerel dilleri yaşatmak istiyor ama resmi dil olan İspanyolcanın baskın hakimiyetine ses çıkarmıyorlardı.
“İnka medeniyeti, teknoloji, bilim, sanat ve fikirde en zirve medeniyetlerden biriydi. Tapınakları ve kutsal yerlerinde mimaride nasıl bir deha olduklarını görebilirsiniz. Buralarda altın ve gümüş çokça kullanılırdı.” Rehber bunları anlatırken, yüzünde bir hüzün belirdi. Sonra devam etti: “İnkalıların ordusu yoktu. Barışçı bir toplumdu. Buraları işgal eden İspanyollar, altından yapılmış tapınakları yağmalayıp götürdü. Bir kısmını bu gördüğünüz kiliselerde kullandı.” Nedense çok fazla yüklenmedi İspanyollara. Sanırım içine attı bir kısmını.
SÖMÜRGE HAYATLARIN DRAMI
Şehrin sokaklarını dolaştıkça, turizmden başka gelirlerinin olmadığını anlıyorsunuz. 500 bin insanın yaşadığı Cuzco'da halkın %80'i turizm sektöründe çalışıyor. Her şey turistik aktiviteye dönüşmüş. Bu nedenle çok pahalı bir şehir. Sokaklarda ellerinde yerel ürünler, herkes bir şeyler satmaya çalışıyor. Bir zamanlar altından yapılmış şehirleri varmış bu insanların düşünün.
Tarihi ve çok güzel olmasına rağmen, Cuzco başkent değil. Rehbere sordum hemen: “İspanyollar denize yakın olduğu için Limayı başkent yaptı. İspanyol gemileri daha rahat gelsin diye” dedi. Nasıl ama?
Sömürge olmuş, köleleştirilmiş milletlerin hayatları başka türlü olur. Afrika'da, Asya'da bir zamanlar sömürge olan ülkelerin tamamında aynı şeyi gördüm. Özgüvenlerini kaybetmiş, kimliklerini yitirmiş, hayatları karmaşık ve mutsuz hale gelmiş hepsinin.
Malezya'dan, Peru'ya kadar, tüm sömürgeleştirilen ülkelerde ilk yapılan şey dillerini, dinlerini ve kültürlerini yasaklamak ve değiştirmek olmuş. Bunun neden olduğu travmaların kuşaktan kuşağa, bugüne kadar devam edip geldiğini hepimiz görüyoruz.
Bu nedenle sömürge olmamış toplumlarla, sömürgeleştirilmiş toplumlar arasında, iki yüz yıl geçse bile farklar görürsünüz.
MACHU PİCCHU EFSANESİ
Dünyanın 7 harikasından biri olan, efsane Machu Picchu bölgesi aynı zamanda benim yürüyüş parkurum. Orası Cuzço'dan daha çok İnka medeniyetlerinin izlerini ve yapılarını barındırıyor. Çünkü İspanyollar, dağların arasında olan bu yere ulaşıp, tam olarak talan edememiş.
Siz bu yazıyı okuduğunuz esnada, ben o dağlarda yürüyor olacağım. Başka bir yazıda da orayı anlatırım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları



















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021