Oya BAYDAR
Seçim de kaybettirse -ki tam tersi olacaktır-, partisi içindeki ulusalcı vesayetçi kesimi huzursuz da etse, Kılıçdaroğlu’nun helalleşme önerisinin sadece CHP tarihinde değil ülkemizin yakın siyasî tarihinde de önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Hatalarıyla yüzleşmeyi, suçunu kabul etmeyi, özür dilemeyi bilmeyen; kin ve nefret söyleminin neredeyse resmî dil haline geldiği kötücülleştirilmiş, cepheleşmiş bir toplumda Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çıkışı siyasî bir hamle olmanın ötesinde anlam taşıyor. Birkaç gündür gündemin baş sıralarına oturması, hararetle tartışılması da bu yüzden.
Kimileri anlamakta güçlük çekiyor
TV kanallarındaki tartışmaları, medyadaki yazışmaları, olumlu olumsuz tepkileri izliyorum. CHP Genel Başkanı’nın helalleşme derken ne demek istediğini, -bırakın sıradan vatandaşı- TV programlarının kimi gedikli konuklarının, bazı anlı şanlı televizyon yorumcularının, özellikle ulusalcı sol muhaliflerin anlamadıklarını düşünüyorum. Helalleşmeyi, bugün içinde debelendiğimiz toplumsal ortamın müsebbipi iktidarla uzlaşmak olarak anlayıp karşı çıkanlar, Kılıçdaroğlu’nun ülkeyi bu hâle getirenlerden hesap soracağını her fırsatta tekrarladığını unutuyorlar mı, yoksa başka bir hesapları mı var, bilmiyorum.
Helalleşme önerisini; iktidarın, hukuksuzluğunun, adaletsizliğinin, yarattığı devasa mağduriyetlerin, suça varan uygulamalarının üzerine sünger çekilmesi, hesap sorulmaması olarak anlamak mümkün değil. Böyle yansıtılmasının veya anlaşılmasının toplumsal barıştan huzursuz olan çatışmacı zihniyetin çarpıtması olduğu kadar, özellikle ulusalcı kesimlerden gelen tepkinin bilinçli ya ta bilinçsiz olarak işin ucunun devletin suçlarına dayanacağı kaygısından kaynaklandığını düşünüyorum.
Konunun anlaşılamamasının bir başka nedeni, biraz da Kılıçdaroğlu’nun helalleşmeyi amaçladı kesimleri sayarken verdiği örneklerin bazılarının tam yerine oturmaması. Örneğin: helalleşilecek kesimler arasında Soma işçilerinin de sayılması sapla samanı birbirine karıştırıyor. CHP’nin Soma işçileri ile helalleşeceği bir şey, onlara karşı bir hatası yok, çünkü baştan beri onlara her anlamda destek verdi. Bu konuda, “yaralarını saracağız; sermayeden, işverenden, iktidardan yana adaletsiz hukuk düzenini değiştireceğiz,” denebilir ki bunun gibi binlerce olay, binlerce mağduriyet var.
Devletler de halklara karşı suç işlerler
Dünya tarihi, ulus-devletlerin insanlığa, halklara, çeşitli toplum kesimlerine karşı işledikleri suçlarla doludur. Sömürgeci ülkelerin sömürgelerde işledikleri korkunç suçlar, Amerika’da Kızılderililere, Avusturalya’da Aborjinlere karşı soykırım, Fransa’nın Cezayir’de işlediği insanlık suçları, Almanya’da Yahudi soykırımı, daha niceleri… Bu konuda temiz devlet yoktur.
Yüz yaşına gelen Türkiye Cumhuriyeti devletinin de halklara karşı işlenmiş suçlardan münezzeh (arınmış) olduğunu, belli kesimlerde toplu mağduriyetler yaratmadığını düşünmek olsa olsa MHP ideolojisi misali Türkçü devletçi şoven milliyetçilik ve devlet tapıncı gözlükleri takarak mümkündür.
Bizim tarihimizde de, yakın zamana kadar konuşulması bile tabu olan, resmî tarihte çarpıtılarak anlatılan, şu veya bu kesimin sinir uçlarına dokunan, kabullenmek istenmeyen olaylar, uygulamalar, kitlesel mağduriyetler var. Hadi diyelim ki 1915 Ermeni tehciri cumhuriyet öncesindedir. 1937-38 Dersim harekâtı (ki ona Dersimliler tertele ya da kırım derler), 40’lı yıllardaki Varlık Vergisi, 6-7 Eylül olayları, Alevilere, Süryanilere, Ezidilere karşı sürüp giden baskılar, sindirmeler. Ve tabii her daim kanayan yara: Kürt meselesi…
Bir de cumhuriyetin katı ve ayrımcı laiklik anlayışının, darbeci-vesayetçi zihniyetin ikinci sınıf vatandaş derecesine indirgediği, toplum ve siyaset sahnesine çıkmalarını engellediği Müslüman muhafazakâr kesimler var. Kılıçdaroğlu 28 Şubat mağduriyetinden söz ederken, örtülü kızlarımızın üniversite kapılarından döndürüldüğünü, ikna odalarını hatırlatırken bu kesimin mağduriyetini kastediyor.
Bizim de eksiklerimiz, yanlışlarımız oldu, deme cesareti
CHP Genel Başkanı daha önceki bir konuşmasında “Bizim de eksiklerimiz yanlışlarımız oldu,” demişti. Bunu öncelikle kendi partisi için ama CHP’li olsun olmasın ulusalcı laik kesimleri kastederek söylediğini düşünüyorum.
Bu noktadan hareketle, Kılıçdaroğlu’nun tavrını seçimler öncesinde Müslüman muhafazakâr oylara yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendirenler var. Oysa sözlerinin devamı okunur ve önyargısız değerlendirilirse bunun ortak yaşamı yeniden kurmaya yönelik bir toplumsal barış çağrısı olduğu anlaşılıyor. Üstelik, stratejik adım olsa bile değerli bence.
Kılıçdaroğlu’nun helallik istediği kesimlerin mağduriyetine yol açan gelişmeler/olaylar hatırlanacak olursa, Dersim gibi, Varlık Vergisi gibi, Doğu isyanları ve Kürt tedipleri gibi gelişmeler sırasında CHP iktidardaydı. Bu yüzden de halkın önemli bir kesiminin gözünde mağduriyetler devlet partisi saydıkları CHP’ye fatura edilmiştir ki, pek de yanlış sayılmaz.
İşte bu yüzden Kılıçdaroğlu’nun hamlesinin cesur olduğunu düşünüyorum. Kimilerine göre yeterli değil, kimi mağdurların yarası bir anda, bir sözle kabuk bağlayamayacak kadar derin. Ama o, helalleşme derken yüzleşmeyi de kastediyor. Zaten yüzleşme olmadan helalleşme olmaz. Ve bazı konularla yüzleşmek hiç de kolay değildir, toplumun hazır olması gerek. Kılıçdaroğlu Kürt halkına karşı işlenen suçlar diyemese de; kendi ulusalcılarını da hesaba katarak Dersim’i ağzına alamasa da, Roboski’ye, Ahmet Kaya’ya, Diyarbakır cezaevine gönderme yaparak niyetini hissettiriyor.
Yüzleşmek kolay değildir
İnsanın kendi hatalarıyla, suçlarıyla, kötülükleriyle yüzleşmesi son derece zordur; kendine güven, cesaret, saldırılara karşı dik durabilme gücü ister. Kişiler gibi halklar, toplumlar, iktidarlar, siyasî-ideolojik odaklar için de böyledir. Hele de “yanlış yaptım” demenin, hatayı kabul edip özür dilemenin küçültücü sayıldığı, “erkekliğe yedirilemediği” bizim toplumumuzda kendi suçuyla, hatasıyla yüzleşmek yerine konuyu sadece dışarıya karşı değil kendi içinde de örtbas etmek, yok saymak yeğlenir. Tıpkı bir yarayı sağaltmak, cerahati akıtmak yerine üstünü örtüp gözlerden saklamak gibi.
Ama deşilmeyen, cerahati akıtılmayan yara için için işler, giderek büyür, kanı zehirler. Yüzleşilmeyen her toplumsal olay/ kötülük/ mağduriyet de böyledir. Bugün insanlarımız böylesine kötücülleşmişse, kin ve nefret söylemi iktidarın en tepelerinden başlayıp dalga dalga en aşağılara kadar yayılmışsa, insanî değerler bu kadar pervasızca ayaklar altına alınıyorsa, hiçbir hatamızla, suçumuzla yüzleşemediğimiz, mağdur ettiklerimizle helalleşemediğimiz içindir. Uzağa gitmeyelim: Dersim suçuyla yüzleşebilseydik Kürt meselesi bu hale gelmezdi; 1943’de Van’ın Özalp ilçesinde 33 zavallı köylünün General Muğlalı’nın emriyle yargısız mahkemesiz kurşuna dizilmesiyle yüzleşilseydi Roboski yaşanmazdı; azınlıklara yönelik Varlık Vergisi ve benzeri uygulamalar açıkça mahkûm edilebilseydi 6/7 Eylül’ler olmazdı; darbelerle daha ilk adımda yüzleşebilseydik, darbecileri kahraman yapmasaydık 12 Eylül’ler, 28 Şubat’lar olmazdı.
Helalleşmek, barışmak kitlelerle olur
“Gelecekte, bu ülkenin çocuklarının ülkeyi barıştırdığımı söylemelerini istiyorum,” diyor Kılıçdaroğlu. Çok zor, bir o kadar da şerefli bir amaç, umarım gerçekleşir. Korkum; kendi partisinden, etnik milliyetçi ve/veya otoriter laikçi çevrelerden, ulusalcı soldan gelecek tepkilerin cesaretini kırması. Bir de helalleşmenin sadece bir kesimle sınırlı kalması.
Toplumsal barış kitlelerle sağlanır. Liderleri de bu yolda kitleler cesaretlendirir. Sağda solda her kesimde, sesleri yüksek çıkan, çatışmacılığı uzlaşmaya, intikamı barışmaya yeğleyenler var ama onlar tuzu kuru azınlıklar. Bu ülkenin insanları yıllardır kavgadan, çatışmadan, cepheleşmeden, düşmanlaşmadan yoruldu. Ezici çoğunluk toplumsal barış, huzur, normalleşme istiyor. Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çağrısı içeriden dışarıdan sabote edilse bile, susturulup hedefine ulaşamasa, geriletilse bile, sadece ülke için değil aynı zamanda kendi partisi için de bir umuttur.
Helalleşme çağrısı kitlelerce duyuldu. Karşı çıkanlar, yetersiz bulanlar, önemsizleştirenler, kulaklarını tıkayanlar olacaktır. Kılıçdaroğlu’nun bu adımı geriletilse bile söz bir kez söylendi. Artık top bizde. Halka halka yayılmasını sağlamak, barış talebini yükseltmek artık bize düşüyor.

Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024