Ümit KIVANÇ
Gerek Türkiye içinde gerekse etrafta meydana gelen onca değişim, herkesin kendini ayarlamasını gerektiren onca gelişme, çok hayatî iki düzlemde ufacık taşı bile yerinden oynatmadı. İlkin devlet katında, “Kürtler” lafı geçer geçmez devreye giren refleksler değişmedi. İkincisi, toplumun gerek dindar gerek seküler “çoğunluk”unda hissedilenler, -daha doğrusu, korkulanlar- onyıllar öncesindekinden pek farklı değil.
Oysa “Kürtler” diye bir başlık atarsanız bunun altını otuz sene önce yazdığınız metinle dolduramazsınız. On yıl önceki de uymaz; yetersiz ve ömrü dolmuş kalır. Suriye iç savaşı ve DAİŞ sonrası Ortadoğu koşullarında “Kürtler” başlığının altı bambaşka ölçütler, veriler, bilgiler ve öngörülerle doldurulmak zorunda. Hattâ, DAİŞ'in Kobanê'den püskürtülmesi ve Tel Ebyad'ın -Kürt-Arap müttefik kuvvetlerince- yeniden ele geçirilmesi sonrasında yazacaklarınız dahi öncesine göre farklı ifadeler, ilave bilgi ve öngörüler içermeli. Hele HDP'nin yüzde 13'ünden sonra!
Devlet politikasının değişen koşullara, güç dengelerine, somut verilere göre değil de komplekslere, takıntılara göre şekillendirilmesi, sadece o ülkeyi yönetenlerin akıl-fikir ve zeka seviyesini gösteren berbat bir ilkellik durumu değil, ülkenin başına büyük belalar getirebilecek bir aymazlık ve şuursuzluk halidir. Ne yazık ki, kompleks, takıntı, aymazlık ve şuursuzluk, hasbelkader ülke yönetimine gelmiş düzeysiz yöneticilere özgü zaaflar değil. Ha deyince birbirinin gırtlağına sarılmaya hazır olan toplum kesimlerinde, yöneticilerin şuursuzluğunu besleyen, derin bir haleti ruhiye beraberliği var. Kaynağı ırkçılık mıdır, “Osmanlı'dan sonra elimizde ezecek sadece Kürtler kaldı, onları da kaybetmeyelim” cinsinden bir millet–i hakime derdi midir? Bu derdin bazen kimleri bir anda yanyana getiriverdiğini baştan belirtmeyi unutmadan, ciddî bir muayeneden geçirilsek iyiydi. Toplum olarak.
Patoloji alanından gündelik siyaset alanına. Bu yazıyı Ankara'da Millî Güvenlik Kurulu toplantısı sürerken yazıyorum. Toplantı sonucunu bilmeden. Bu yüzden, sonuç ne çıkarsa çıksın değişmeyecek olan şeyden, komplekslerin devletin ayağına taktığı prangadan sözediyorum.
Pranganın yapıldığı maddeyi, işlevini şusunu busunu sanırım şöyle özetleyebiliriz: TC'nin karşısındaki asıl tehlike Kürtlerdir. Çünkü Kürtler esas olarak “iç tehdit”tir. Suriye veya herhangi bir komşu ülkede, Ankara'nın dümensuyuna girmeyeceği kestirilebilen bir Kürt inisiyatifi etkin olursa, bu “millî” çıkarlara aykırıdır, önlenmesi gerekir.
2015 yılının yaz aylarında artık düpedüz salakça diyebileceğimiz bu sözde düşünce, Türkiye'nin sadece şu karmakarışık dönemi hayırlısıyla atlatmasının değil, yakın gelecekte doğru düzgün, insanca bir toplum hayatına sahip olmasının da önündeki en büyük engeldir.
Zira, basitçe, “Kürtler”, bu ülke nüfusunun önemli bölümü, siyasette temsil bakımından gayet güçlü ve örgütlü, siyasî inisiyatifi birkaç ülke sınırlarını birden aşan, bir nevi geçersiz bırakan, Türkiye'de kurulacak her türlü siyasî-toplumsal hayat için kendileriyle toplumsal sözleşme yapılması gereken bir “unsur”dur.
Üstelik, işin pek abes tarafı, Kürtler'le barışık bir Türk varlığı, anında, Ortadoğu'da en ciddiye alınmaya değer, en cezbedici siyasî bünyenin aslî unsuru haline gelebilir. Fakat bizatihi kendi zaafları nedeniyle böyle bir ihtimali, istikbali görebilmekten acizdir.
TC'nin -belki de bugün (şimdi yazıyı okuyan size göre dün), ben bu satırları yazarken şekillendirilmekte olan- çok yakın vade Suriye politikasını rayından çıkartacağı, olmadık başka yollara saptıracağı, kirleteceği, bozacağı aşağı yukarı belli ikinci bir etken daha var: Bu dış politika sorunu, özellikle cumhurbaşkanı tarafından, düpedüz iç politika aracı, hattâ silahı olarak ele alınıyor. Dış politika, birilerinin iktidarı kaybetmemesi, ülke yönetimindeki güç ve inisiyatifinin korunması hedefine göre şekillendirilmek isteniyor.
İçeride taraftarını gazlamak, şovenlik kamçılayıp desteğini artırmak veya insanları seçeneksiz bırakmak, bu yolla muhalefeti güçsüzleştirmek üzere dış politika oluşturursanız, varacağınız nokta aşağı yukarı bellidir: Savaş. Başka bir zamanda, başka bir diyarda, bu iş hamasî nutuklarla, şovenist kampanyalarla, gözdağı vermelerle, bundan elde edilecek kirli siyasî kazançlarla sınırlı kalabilirdi belki. Ancak şu günlerin Ortadoğu'sunda ve hele Suriye sınırında, bu tarz politikalarla er ya da geç varılacak nokta, savaştır. Daha çok kan, daha çok ölüm, geleceğe taşınacak daha çok düşmanlıktır, Türkiye içinde de barışın, demokrasinin bir defa daha ertelenmesidir.
Türkiye'de bariz ve kararlı şekilde “silahsız siyaset”i seçen Kürt hareketinin, memleketin genel eşitsizlik-adaletsizlik sorunlarına sahip çıktığı anda Kürtlerin dışındaki ahaliyle de temasa geçebildiği, böyle bir yolda ilerlerse önünün açık olduğu görüldü. Bunun devamına meydan vermemek için, seçim kampanyası boyunca HDP'ye sayısız saldırı düzenlendi. Yetmedi, özel ayarlanmış JİTEM'vari cinayet, bombalı katliam, sokak savaşı kışkırtma, her yol denendi. “Savaş yok” dediğimiz dönemde devletin öldürdüğü Kürt sayısı yüz mü, iki yüz mü?
Gerçi ortaya çıkan veriler, Kobanê'de 240 kişiyi katleden DAİŞ militanlarının oraya Türkiye'den geçmiş olması ihtimalini henüz kesin kanıtlayamıyor ancak katliam derhal Ankara ile ilişkilendirildiyse buna şaşılabilir mi? Zira Ankara'nın halihazırdaki Kürt politikasının düsturu belli: Size rahat yok! Türkiye'de de yok, Rojava'da da yok!
“PYD DEAŞ'tan tehlikeli” manşetini kimse sadece militan gazetecilik eseri veya sorumsuzca veya şuursuzca diye sunamaz. Bu tam da operasyonel bir bildiriydi. “Susturun bu şirreti” başlığı da bu anlamda “masumane” değil. Star denen propaganda aygıtındakiler çok kızıp da Figen Yüksekdağ'a hakaret etmiş falan değiller. Twitter'da birisi çok doğru bir yanyana getirişle, Hürriyet'in zamanında Ahmet Kaya için attığı, “Vay şerefsiz” manşetini hatırlatmıştı. “Vazifeli” gazetelerin attığı bu tarz başlıklar, operasyonların parçasıdır. İlk aşamadaki işlevleri “hedef”i tanımlamak ve göstermektir. Bir de mesaj taşırlar: “Hedef”, artık hepimizin bulunduğu ve belli haklardan yararlandığı meşru alanın dışındadır; birbirimize yapamayacaklarımız ona yapılabilir. (Zaten herhangi birine yönelik toplu saldırıyı kışkırtmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken, bu “meşruiyet sınırı dışına sürme” işlemidir.)
Özetle, Rojava Kürtlerine ve onlar üzerinden Kandil'e, “size rahat yok” mesajı verilirken, içeride de bir toplu seferberlikle seçimin bariz sonucunu gürültüye getirme ve iktidara yeni koşullarda yeniden yerleşme amaçlanıyor. Bu, çok kısa zamanda başarısızlığa uğramaya mahkum bir politikadır. Ancak amacına ulaşamayacağı ortaya çıkıp da kenara atılana, sahipleri yerin dibine batana kadar, kimbilir ne acılara yolaçacaktır.
MGK toplantısından manyakça bir sonucun çıkmamış olması dileğiyle.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024