Yalçın ERGÜNDOĞAN
Ekim Devrimi’nin 100. yıldönümünün, ezilen, sömürülen ‘aşağı sınıflar’ ayaklanmasının ya da o sınıflar adına hareket ettiğini söyleyen “öncü” “parti” hareketinin yeniden değerlendirilmesine vesile olması sevindirici.
“Her şey doğruydu ama, emperyalistler bırakmadı” ya da “Stalin olmasaydı, her şey daha iyi olacaktı”, “Troçkidüşmanlaştırılıp imha edilmeseydi durum farklı olurdu” türünden hamaset yüklü yaklaşımlar dışında yapılan soğukkanlı değerlendirme ve tartışmalar “başka bir dünya mümkün” arayışına katkı koyabilir ve ilerletici olabilir.
***
Şöyle yeniden bir hatırlayalım. “Devrim”, Marx ve Engels’in tüm beklenti ve öngörüsünün aksine sermaye birikimine sahip olmayan, dolayısı ile kapitalizmin sınıfsal konumlanışının dışında bir ülkede gerçekleşti. Aslında devrim, Birinci Dünya Savaşı yıllarında savaşmaktan bitap düşmüş bir ordu, Çarlık Rusyası’nda açlık ve sefalet içinde kıvranan bir halkın isyanını kendiliğinden ayaklanmasını fırsata çevirerek hayat buldu. Petrograd’daki özel yetişmiş askeri birliklerin de isyan eden asker ve köylü yığınlara destek vermesi ile Çarlık rejimi yıkıldı.
Sonradan, 1918 yılında Komünist Partisi adını alacak olan Bolşevik Partisi örgütlü yapısı ile kucağında bulduğu bu toplumsal patlamayı sonuçlandırmayı başardı ve “devleti ele geçirdi.” Komünist Partisi de böylelikle, bütün gücü, yetkileri, karar alma mekanizmalarını, her şeyi elinde tutan bir yapı olarak SSCB yıkılana dek konumunu sürdürdü…
Oysa, Lenin o yıllarda bu ‘devleti ele geçirme’ meselesine Marx’ı referans göstererek bakalım nasıl yaklaşıyordu.
“DEVLETİ ELE GEÇİRMEK YETMEZ…”
“…Marx ayrıca kendi deyimiyle “göğe hücuma kalkan” komüncülerin kahramanlığına hayranlıkla da yetinmedi. Ereğine ulaşamamış da olsa, yığınların devrimci hareketinde, Marx çok önemli bir tarihsel deney, dünya proleter devriminde ileriye doğru kesin bir adım, yüzlerce program ve uslamlamadan çok daha önemli gerçek bir ilerleme görüyordu. Bu deneyi çözümlemek, ondan taktik dersleri çıkarmak, teorisini sıkı bir eleştiriden geçirmek için ondan yararlanmak: Marx’ın kendi için saptadığı görev, işte budur.
Marx Komünist Manifesto’da yapılmasını zorunlu gördüğü tek “düzeltme”yi, Parisli komüncülerin devrimci deneyinden esinlenerek yapmıştır.
Komünist Manifesto’nun yeni bir Almanca baskısı için, iki yazarı tarafından imzalanmış son Önsöz 24 Haziran 1872 tarihini taşır. Karl Marx ve Friedrich Engels bu önsözde, Komünist Manifesto’da ortaya konmuş programın “bazı ayrıntılarının artık eskimiş” olduğunu açıklarlar. Ve devam ederler ki:
“Paris Komünü, özellikle bir şeyi ‘işçi sınıfının hazır bir devlet mekanizmasını ele geçirip onu kendi hesabına kullanmakla yetinemeyeceğini’ tanıtlamıştır.”
Bu alıntıda tırnak içine alınmış son sözler, yazarları tarafından Marx’ın Fransa’da İç Savaş adlı yapıtından alınmıştır.
Öyleyse Marx ve Engels Paris Komünü’nün belli başlı temel prensiplerinden birine o kadar büyük bir önem veriyorlardı ki, onu özsel bir düzeltme olarak Komünist Manifesto’ya sokmuşlardır.” (Devlet ve İhtilal, V. I. U Lenin, Bilim ve Sosyalizm Yayınları, Mart 1976, Sayfa, 43, 44, 45)
Lenin, 17 Aralık 1918 tarihinde ikinci baskısı yayınlanan ‘Devlet ve İhtilal’ kitabına aldığı, Marx ve Engels’in K.Manifesto’nun son baskısına yaptıkları yukarda aktardığım tek düzeltmeye ilişkin kendi yorumunu da aynı kitapta şöyle ifade ediyor:
“Marx’ın düşünü, işçi sınıfının ‘hazır devlet makinasını’ kırmak, parçalamak ve onu ele geçirmekle yetinmemek zorunda olduğu yolundadır…”
Lenin böyle diyordu ama, hayat ve pratik gösterdi ki, pek çok kurum ve işleyiş bir önceki rejimden devralınanları ya da benzerlerini var etti. Muhaliflerin sürüldüğü “çalışma kampları” adı verilen uygulama bile bu devralınanlar arasında yerini korudu.
Sonunda ortaya çıkan yapı eşitlik, adalet, özgürlük değil; koyu bir totaliter rejimi yarattı. Rejimin bu haliyle çökmekte olduğuna ikna olan M. Gorbaçov’un açıklık ve yeniden yapılanma (‘glasnost’ ve ‘perestroyka’) vaadi ve girişimi ile de SSCB olduğu yere yığılarak; tarih sahnesinden çekiliverdi…
SSCB’NİN TÜRKİYE’YE ETKİSİ
“Soğuk savaş yıllarında solun arkasında SSCB mi vardı?” başlıklı bir önceki yazımda SSCB’nin özünde bir “milli devlet” olduğuna vurgu yapmıştım. Sovyetik siyasi akım içinde geçirdiğim siyasi mücadele yıllarımın önemli katkısının yanı sıra, yıllar içinde yapılan soğukkanlı gözlem ve incelemeler de bu tespiti bende pekiştirir olmuştu.
Ekim devrimiyle dünyada esen rüzgâr ilerleyen yıllardaki pratiklerle azalsa da, yine de kapitalist ülkelerdeki sol/sosyalist hareketler içinde SSCB’yi “enternasyonal dayanışma”nın merkezi kabul edenler azımsanmayacak oranda idi.
Türkiye’de de, sol hareketler içinde Sovyetik siyasi yapılar “Kâbeciler” olarak adlandırılırdı. Zira Sovyetler enternasyonalizmin yıkılmaz kalesi, yönlerini çevirdikleri “sosyalist ve komünistlerin kâbesi” sayılırdı. Ekim Devrimi ve 1922’de oluşan konfederal Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) sonrası, güney komşusunda o dönemin hakim küresel gücü İngiliz emperyalizminden görece bağımsız bir devletin şekillenmesi büyük destek gördü. Bu destek, tarihi Türkiye Komünist Partisi (TKP)’nin yöneticileri Mustafa Suphi’lerin Anadolu’ya ayak basar basmaz, yeni rejimce tuzağa düşürülüp katledilmesine sessiz kalmayı, Ermeni Soykırımı’nı gerçekleştiren kadroların ve devamcılarının pervasızca kıyımlarına devam etmelerini görmemeyi de içerdi.
Avrupa’dan beklenen yeni devrimlerin (ve tabii dünya devriminin) gelmemesi ile geçen, devrimin ilk yıllarında durum böyle iken; ilerleyen yıllarda durum iyice “tek ülkede sosyalizm”in de mümkün olabileceği, görevin onu korumak olduğu yönüne doğru hızla evrildi. İlerleyen yıllarda, “kapitalizmle bir arada yaşanabileceği” tezi hayat bulur oldu. (Daha sonraları bu; “Barış içinde bir arada yaşama” olarak da formüle edildi.)
İkinci Dünya Savaşı ve 20 milyon Sovyet yurttaşının hayatına malolan Hitler faşizminin durdurulması sonrası, yeni küresel güç olarak ABD boy gösterir oldu… Ve, ‘Truman Doktrini’ ile Türkiye ve Yunanistan’ın Komünizm tehlikesine karşı Amerikan şemsiyesi altına alınması bunu izledi. (1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Harry Truman tarafından Sovyet tehdidine karşı hazırlanmış ve yürürlüğe sokulmuş plan.)
Artık fiilen ‘Soğuk Savaş’ başlamıştı. Bu kez de Sovyetler Birliği ‘milli devleti’; ABD şemsiyesi altındaki hiç bir devlete ve o ülkelerdeki “kardeş partilerin” ülkede rejim değişikliği yaratacak herhangi bir faaliyetine ne onay verdi ne de katkı sundu.
Türkiye’de o yıllarda komünist oldukları tescillenmiş bir avuç insana yönelik gerçekleştirilen sözde ‘yıkıcı eylemlilik’ operasyonları, eziyetler, tutuklamalar artık iyice anlaşılır oldu ki; “komünizm tehlikesi”ne karşı ABD’den koparılmak istenen yardımları arttırmakla ilgiliydi.
SSCB’nin Türkiye’deki sol sosyalist hareketlere mesafesi o kadar uzak ve temkinlidir ki, Nazım Hikmet’in “ikinci vatanım” diye adlandırdığı ülke, Nazım’ın Türkiye’yi terk etmek zorunda kalmasından sonra kendisine bir seyahat belgesi ya da pasaport vermesi bile mümkün değildi…
Tarihi TKP ise; faaliyette iken Komintern’in (Kominform’un) , sonraları da SSCB’nin “her ülkede tek komünist partisi” tutumu ve ilkesiyle varlığını korudu, fakat “milli devlet”in dış politikasına uygun olarak uzun yıllar kendini sönümlendirdi.
“Gerçekçi ol, imkansızı iste” sloganı ile Fransa’da başlayan 1968 gençlik isyanı, tüm dünyada ve tabii Türkiye’de de zemin bulduğunda SSCB bu harekete çok mesafeli durdu. Türkiye’de de TKP’nin yansıması elbette farklı olmadı. O yılların aktif gençlik hareketi temsilcilerinden bir bölümünün hapislik yılları sonrası TKP ile buluşmaları ve 1973 atılımı olarak nitelenen memlekette örgütlenme hamlesi, ilk kez TKP’de bir hareketlilik ve ülke içinde ciddi bir varlık yarattı. Yine de bu hareketlilik, hiçbir şekilde SSCB’nin “milli dış politikası”na aykırılık taşımadı. Soğuk Savaş da, en hafif tanım ile Türkiye’nin hiçbir şekilde demokrasi ile tanışmasına, soluk almasına izin vermedi.
* * *
Tarihi TKP’nin son dönemi ve geç kalmış bir yenilenme hareketi olarak Türkiye Birleşik Komünist Partisi(TBKP)’nin ortaya çıkması ise; bir başka yazının konusu…
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.12.2019
3.02.2019
26.11.2019
4.01.2019
29.10.2019
8.07.2019
8.07.2019
3.06.2019
4.02.2019
28.01.2019