Yıldıray OĞUR
Çelebi… Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba ardından söylenen sözlerden en çok akılda kalan bu olmuş olabilir. En yakışanı. 1926 doğumlu, kareli ceketleri, kravat iğneleri, İttihatçı bıyıkları, İstanbul ağzı ile bir İstanbul efendisini anlatacak daha iyi bir kelime bulunamazdı.
Belki ardından “Kıymetli rakiplerimiz”, “şerefli ikincilikler” gelir.
Böyle bir çelebiyi en son Survivor adasına düşmüş huysuz bir futbolcu uğruna “Ahmet Dursun, Seba Gitsin” diyerek başkanlıktan göndermiş taraftarlar herhalde pişmandır.
Biraz da bu pişmanlıktan olsa gerek eğer tepkilerden çekinilmezse İnönü Stadı’nın adının Süleyman Seba olarak değiştirilmesi bile teklif edildi ki bu gerçekleşirse memleketin saçma tabularından biri de yıkılmış olacak.
Bu nefret-aşk arasındaki gelgitlerin bir sebebi var; Türkiye bir mesafesizlikler ülkesi. Biz buna samimiyet, muhabbet, hasbilik deyip övünüyoruz. Haklıyız da. Ama modern dünyanın bütün formal ilişkilerini, en başta gazeteciliği, siyaseti öldüren bir hasletimiz bu mesafesizlik.
İlişki ağları öylesine girift ki, hiçbir ideolojik, siyasi, sosyal sınıflandırmayla çözülemiyor, içine nüfuz etmek imkansız. Bütün bunlar sonuçta gelip biyografi okurlarını vuruyor.
Çünkü kimse avcı hikayelerine benzer bir anı kitabı olarak bile, çoğunlukla da başkalarına ayıp olur diye kendi hikayesini bile açık yüreklilikle yazmaya cesaret edemiyor. Ölünün arkasından konuşulmaz, kör olur badem gözlü olur biyografilerin diğer düşmanları. Tabii pek çokları için bitmeyen hassasiyetler, devletimizin bir türlü henüz hazır olmadığımız sırları da cabası…
Böyle bir ortamda unauthorized biyografinin bir tür olarak gelişmemesi de hiç şaşırtıcı değil. Yani hayatı anlatılan kişinin onayından geçmemiş, gayriresmi biyografilerin. Tabii bir sürü kavgaya, dedikoduculuk suçlamalarına hazır değilseniz.
O yüzden Türkiye’nin geride bıraktığı yüzyılının en sembolik isimlerinden biri olan Süleyman Seba’nın hikayesinden de geriye pek bir şey kalmadı. Arkasından yazılan yazılar içinde en ilginci Atilla Gökçe’ninkiydi. Hiç evlenmeyen Seba’nın Enver Paşa’nın kızı Leyla Enver’le olan aşkını anlattığı ama yine bir sus işaretiyle biten birkaç satır o da…
İyi bir Beşiktaşlı, usta bir televizyoncu olan Rıdvan Akar’ın iyi Beşiktaşlılığının ağır bastığı Seba belgeseli ve kitabında daha fazlasını bulmayı düşünenleri de hayal kırıklığı bekliyor.
Mesela Süleyman Seba’nın MİT mensubu olması hakkında o kitapta ve diğer kaynaklarda wikipedia’daki “Seba, spor yaşamının dışında Milli İstihbarat Teşkilatı İstanbul Bölge Müdürlüğünde görev yaptı”dan fazlası yok. Birkaç gündür okuduğumuz, dinlediğimiz Seba biyografilerinde kurumun adının zikredilmesi de zaten nadirattan. Genelde yine Rıdvan Akar’ın veda yazısındaki şifreli “Süleyman Seba bir devlet memuruydu. Beşiktaş’ta “devlet memurları geleneğinin” son temsilcisiydi” gibi cümleler daha saygılı ve vefaya uygun bulunuyor.
Halbuki bu hikayenin dünyanın her yerinde gazeteciler ve okurlar tarafından en ilginç bulunacak tarafı tam da üzerinden atlanan o kısmı. Aynı semtte bulunan bir futbol kulübüyle bir istihbarat teşkilatı arasında geçmiş bir ömür. Yakışıklı, bekâr bir istihbaratçının bir kulübün efsane başkanlığına uzanan hikayesi…. Mevzunun üzerinden atlanmasının sebeplerinden biri belki de solcu, anarşist, muhalif en son Gezici taraftarıyla övünen bir kulübün en efsane başkanının 70, 80’li yıllarda MİT mensubu olması…
Ama sadece bir hayatı anlamak için değil, eski Türkiye denen heyhulayı, devlet, sermaye, spor arasındaki ilişki ağlarını anlamak için de Seba’nın Milli İstihbarat Teşkilatı bağlantıları üzerinde durulmayı hak ediyor.
Tabii bunun için yapılacak şey, kenarda köşede unutulmuş bilgi kırıntılarını toparlamaktan fazlası değil.
MİT konusunda kaynak çok az. MİT raporları, Mehmet Eymür ve birkaç kitap dışında. Eymür, hemen herkes hakkında yazdığı atin.org sitesinde bu konuda ketum davranmış. Alaattin Çakıcı’nın Beşiktaş antetli belgelerle vize alıp yurt dışına kaçması üzerine yazdığı yazıda şöyle demiş:
“Bu konuya hiç girmek istemiyordum ama mecbur kaldım. Konuya girmek istemeyiş sebebim, Beşiktaş gibi köklü bir kulübün mevzubahis olmasından ve özellikle de bu spor kulübünü çok sevdiğim ve saydığım Süleyman Seba ağabeyimizle bütünleştirmem...”
Bu kadar. En fazla bilgi MİT konusunda içerden bilgilerle yazılmış Tuncay Özkan’ın MİT’in Gizli Tarihi kitabından. Süleyman Seba’nın MİT İstanbul Bölge Başkanlığı’nda personel işlerine baktığını da ondan öğreniyoruz. Hangi tarihler arasında çalıştığını o da yazmamış. 1984’te Beşiktaş Başkanı seçilince görevi bıraktığı doğruysa, 1977 ile 1984 arasında MİT İstanbul Bölge Başkanlığı yapan Nuri Gündeş’le birlikte çalışmış olması gerekir.
Nuri Gündeş kim peki? Hani yıllar önce bir canlı yayın sırasında Alaattin Çakıcı sorulunca “Dinliyorsa gözlerinden öperim” diyen meşhur MİT’çi. Mehmet Eymür’ün 1987’de basına sız(dırıl)an Birinci MİT Raporu’nda mafya ile ilişkileri, yolsuzlukları anlatılan, Susurluk Komisyonu’na verdiği ifade çok konuşulan ünlü istihbarat şefi.
Tuncay Özkan’ın kitabına göre Süleyman Seba’yı 1984’te Beşiktaş başkanı yapan da Nuri Gündeş. Kitapta bu “MİT’in BJK Operasyonu” diye geçiyor.
Süleyman Seba İnönü Stadı’nın açılışında ilk golü atmış, Milli Takım’a kadar yükselmiş, kısa süre de oynasa futbolculuktan gelme bir Beşiktaşlı. 28 yaşında menisküs yüzünden futbolu bırakmış. 1963’ten sonra kulüpte yöneticilik, futbol takımının idareciliğini yapmış. Muhalif İdealist Grup içinde yer almış. Takıma fazla karıştığı için eleştirilmiş.
İlk başkanlık adaylığı 1981 yılındaki kongrede.
Rakibi ünlü iş adamı Mehmet Üstünkaya. Bir ara adı Tansu Çiller’le Yeniköy’de yalı komşusu oldukları için yalı çetesine çıkmıştı. Silah ticaretinden, free shop mağazalara uzanan, Türkbank meselesinde adı geçen zengin, karanlık bir iş adamı. 2000 yılında Monoko’da hayatını kaybetti.
Bir memur olan Seba’nın, böyle bir iş adamının karşısındaki adaylığının sırrı arkasındaki iş adamlarında gizli. 81’deki kongrede arkasında Erdoğan Demirören var. Ama sonra Demirören ve Üstünkaya Beşiktaş’ın borçlarını ödemek üzere anlaşınca Seba ve grubu adaylıktan çekilmiş.
Rövanş 1984 kongresinde. Tuncay Özkan’ın MİT’in Beşiktaş Operasyonu dediği o kongre.
Biraz ondan okuyalım: “MİT ilginç bir teşkilat. Spordan siyasete kadar örgütlü. Eski alışkanlıklarının kötülüğüne bir örnek de kendi mensubu Süleyman Seba’nın Beşiktaş kulübüne başkan yapılması olayıdır. Bugüne kadar Seba’nın kulüplerde başlattığı dönemin tahlili tam olarak yapılmadı. O hep tonton, babacan bir MİT’çi olarak tanındı. Peki ama perde arkasında olanlar?”
Şan Sineması’nda yapılan kongrede herkesin dikkatini salonun çeşitli yerlerine dağılmış 40 genç adam çekmiş. Gerisini yine Tuncay Özkan’ın kitabından okuyalım:
“Salonda hava oldukça gergindi. İşte o sırada salonda bulunanlar 40 kadar genç adam gördüler. Sağa sola yayılmışlardı. Seba aleyhine bir durum olursa müdahale edeceklerdi. Seba’nın bundan haberi var mıydı bilmem ama MİT içindeki pek çok kişinin bu kırk kişiden haberi vardı. Bunlar Alaattin Çakıcı’nın adamlarıydı. MİT adına salon güvenliğini sağlıyorlardı.”
Kongreyi zengin iş adamı başkan Mehmet Üstünkaya’nın karşısında memur Süleyman Seba açık ara farkla kazandı.
Ona seçim kazandıran vaadlerin başında Beşiktaş’a yeni bir kulüp binası vaadi geliyordu. Yönetim kurulu listesindeki ünlü bir iş adamı Akaretler’deki 182 metrekarelik arsayı Beşiktaş’a bağışlamıştı. O iş adamının adı Turhan Çevik’ti. Süleyman Seba’nın ilk yönetiminde Mali İşler ona verilmişti. Malatyaspor başkanlığı yapmış Çevik, Başak Grubu’nun sahibiydi. Adı 1988’de yapılan operasyonla “hayali ihracat”ın babasına çıktı, kavramla birlikte anıldı. Yurt dışına kaçtı, Yunanistan’da uyuşturucu madde bulundurmaktan tutuklandı. Mehmet Eymür 1. MİT Raporu’nda da adı MİT İstanbul Bölge Başkanı Nuri Gündeş’le ilişkileri içinde şöyle geçmiş: “Başak Grubu sahipleri Ertan SERT ve Turhan ÇEVİK’ten himaye edilmelerine karşı 60 milyon TL aldığı...”
Ortağı Ertan Sert de kongrede Seba’nın listesindeki diğer isimdi. 2. Başkanlığa getirildi. O da ortağıyla hayali ihracattan yargılandı. Tuncay Özkan’a göre dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı’nın şantajlarından bunalıp MİT’e, Nuri Gündeş’e sığınmıştı. Oradan Beşiktaş’a…
Listede sadece hayali ihracatçı iki iş adamı yoktu. Seba’nın MİT’ten arkadaşı Esat İnanç da vardı. MİT mensubu İnanç kulübün veznedarlığına getirildi.
Listedeki isimlerden biri de eski Kocaeli Emniyet Müdürü Affan Keçeci’ydi. Onu da Kutlu Savaş’ın Susurluk Raporu’ndan okuyalım:
“Uyuşturucu trafiğinde geçiş noktası olan Kocaeli’de çetelerin ortaya çıkışı, Jandarma Alay Komutanı Veli Küçük, Emniyet Müdürü Nihat Camadan ve Affan Keçeci’nin adlarının çeşitli olaylara karıştırılmış olması, yorum ve spekülasyonları artırmış, bölgenin ‘şeytan üçgeni’ olarak adlandırılmasına sebep olmuştur.”
Parlak bir liste olduğu kesin. O yıllarda Galatasaray, Fenerbahçe listelerinde de böyle “parlak hikayeli” pek çok isim olduğu da…
Yıllar sonra Alaattin Çakıcı’nın adı Beşiktaş’la bir kez daha anıldı. 2004 yılında Serdar Bilgili’nin başkanlığı döneminde Çakıcı, yurt dışına menajer Sinan Engin’in vasıtasıyla Beşiktaş antetli ve başkanın imzası olan bir belgeyle vize alarak kaçtığı ortaya çıkar. Süleyman Seba, bu durumu kınayan bir açıklama yapar. Çakıcı’yla telefon görüşmeleri çıkan Sinan Engin’se kendini şöyle savunur: “Çakıcı ile bir tek ben mi konuşuyorum? Beşiktaş Kulübü'nden bir tek beni mi tanıyor?”
Süleyman Seba Beşiktaş’ta 16 yıl başkanlık yaptı.
Onu bu eski Türkiye’nin rutin hikayeleriyle değil, centilmenliği, fanatik Beşiktaşlılığı, kibarlığıyla hatırlamakta haklı herkes. Adının İnönü’nün yerine o stada verilmesi de bir hakkın yerine getirilmesi olacaktır.
Bunlar da siyah beyaz bir eski Türkiye filmi olarak kalsın hafızalarda…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları


















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026