Ali BAYRAMOĞLU
Türkiye çözüm sürecinin sona erdiği 2015 Temmuz’undan itibaren Kürt meselesinde içte ve dışta kuvvet ve asayiş politikalarıyla yol alıyor. Devlet ve hükümet bu politikalar ve kopuşun doğru, başarılı, sonuç verici olduğu kanaatinde.
Peki öyle mi?
İktidarın hedeflerine ve yöntemlerine oranla, en azından kendi beklentileri açısından sahaya bakıldığında ortada askeri bir başarı bulunduğu söylenebilir. Yeni teknolojik imkanlar, araçlar ve silahlar, hendek siyasetinin Kürtlerde ve kentlerde ters tepen sonuçları son üç yılda PKK’yı Türkiye’de iyice sıkıştırdı ve geriletti. Bunun yanında yasal Kürt temsilinin üzerine her düzeyde uygulanan baskıyla, yasal Kürt siyasi alanı daraltıldı, Kürt sorununun toplumsal algıda marjinalleşmesine yol açıldı. Görece bir başarı da Suriye’de elde edildi. Türkiye Zeytin Dalı ve Afrin askeri harekatlarıyla Suriye topraklarına girdi, Akdeniz’e ulaşacak Kürt kuşağının oluşmasını engelledi, PYD’yi Fırat’ın batısından doğusuna sürükledi.
Ne var ki, bu durum madalyonun sadece bir yüzünü oluşturuyor.
Diğer yüzde ise “öteki”nin başarısı var.
PYD Suriye’de 2011 öncesi hayal bile edemeyeceği bir konuma ulaşmış bulunuyor, bugün Suriye’nin beşte birini kontrol altında tutuyor. Bu alanda ABD’yle kurduğu ilişki ve ortaklıkla meşruluk kazanma ve kökleşme istikametinde ilerliyor. PYD’nin PKK’yla ilişkisinin ise mutlak olduğu tartışılmaz bir gerçek. Gelinen noktaya bakıldığında PKK’nın Türkiye topraklarında hareket alanı daraltılmış, askerlerin deyimiyle alan hakimiyeti sağlanmıştır. Bunu karşılık aynı PKK, PYD üzerinden Türkiye’nin hemen güneyinde, Fırat’ın doğusunda ABD’nin koruması altında geniş bir alanın hakimiyetini ele geçirmiştir. Türkiye merkezli Kürt hareketi, Türkiye’nin yanı başında, ABD-Fransız üsleriyle kaynaması bakımından Ankara’nın askeri girişimini müşkül kılan bir egemenlik sahası kurmuştur. Bu saha, ileriye dönük olarak statü kazabilecek, Türkiye’nin Kürtleriyle ilişki içinde bir çekim merkezi oluşturacak, Türkiye’nin Kürt bölgelerini etkileyebilecek bir niteliktedir.
''Yeni dönemin ‘tek doğru merkezli siyaset karşıtı’ duruşu, farklı bakan herkesi kriminalize etme eğilimi Kürt meselesi üzerinden zirve yapıyor.''
Türkiye’de hakim siyasi ittifakın beka tehdidi olarak gördüğü mesele de budur. PYD/PKK’nın Suriye’de Fırat’ın doğusunda kazandığı yarı yerleşik hale gelen alan Türk siyasal sistemi tarafından ana tehdit olarak tanımlanıyor, öncelikli sorun olarak ele alınıyor.
Bu durumda görmek gerekir ki, “başarı”, “askeri başarı” marjinalize etme iddialarının karşılığı sınırlıdır. Kimlik endeksli siyasi sorun ve talepler kendi kendilerine buharlaşmazlar. Nitekim akışkan sıvı, akan su kendine uygun bir yatak bulmuş, kuzeyden güneye akmıştır. Türkiye’de sıkışan örgüt Suriye’de güçlenmekte, Türkiye’nin Kürt sorunu bölgesel bir nitelik kazanmaktadır. Türkiye suyun yönünü kendi havuzuna çevirip bünyesine katmadıkça, suyun kaynağıyla ilgili çözümler bulmadıkça Kürt sorunu varlığını, Türkler, Kürtler, Türkiye ve siyasi düzen üzerinde etkilerini sürdürecektir.
Nitekim, Kürt meselesi dün olduğu gibi bugün de siyasi düzen, dengeler ve gidişin belirleyici unsurudur.
1- Kürt sorunu dış politikaya egemendir: Uzunca bir süredir dış politik ilişkiler, önemli ölçüde bu sorun etrafında şekilleniyor. Türkiye’nin Esad konusundaki tutumunu gözden geçirmesinden Rusya’yla kurduğu ilişkilere, İran’la yaşadığı yumuşamadan ABD’yle iplerin gerilmesine kadar dış politik dengelere ilişkin pek çok kritik gelişmenin arkasında esasen bu mesele yatıyor.
2- Kürt sorunu iç politikayı da yönlendiren ana bir unsurdur: İç siyaset sahasında oluşan yeni ittifak ve yakınlaşmaların temelinde bu sorunun yattığı açıktır. Cumhur ittifakının iki ana direğinden birisini (diğeri FETÖ meselesi) Kürt politikası oluşturuyor. Kürt sorununda özel gelişmeler ve tutumlar söz konusu olunca, AK Parti-MHP arasındaki ittifaka İYİ Parti de katılmakta, CHP ise sınırında dolaşmaktadır. Daha büyük bir ittifak şemsiyesi olan, yeni iktidar bloğunu temsil eden “askeri karargah, ulusalcılar-milliyetçiler-muhafazakâr aktör” halkalarını, hem Suriye üzerinden dış politika hem Kürt sorunu endeksli hukuk sınırlarını zorlayan asayişçi iç politika birbirine bağlıyor.
Bu tablo, sadece “askeri başarı iddiası ve sonuçlarını” görece kılmaz, aynı zamanda Kürt sorunun çözümüyle ilgili iktidar söylemini çelişkiye iterek havada bırakır. Kürt meselesinin çözüldüğünü ima eden, askeri yöntemin bu meselede hedefine varmak üzere olan yegane araç olduğunu söyleyen siyasetçi açıklamalarının karşılığını bulmak oldukça zordur. Sorunu terör eylemlerine, onların yaydığı tehdit ve korku haline indirgeyen bu tür söylemler, Özal öncesi veya Çiller evresi devlet politikalarına geri dönüşü ifade etmektedir.
Nitekim, bugün de o günlerde olduğu gibi iktidar güvenlikçi politikalar vurgusuyla yetinmiyor, aynı zamanda Kürt meselesinde siyaset ima eden her tür işaret bastırma hamlesiyle karşılıyor. Kürt meselesinde siyaset ya da çözüm gibi kelimelerin telaffuzu bile tepkilerle, tehdit kokulu uyarılarla karşılaşıyor. Bir süre önce Oslo’da farklı ülkelerden uzmanların da katıldığı, “Türkiye’deki Akil Heyetler” deneyiminin “çatışma çözümleri ve toplumsal meşruiyet ilişkileri” bakımından kullanılabilecek bir model olup olmadığını ele alan kendi halindeki bir toplantı bile şimşekleri üzerine çekiyordu. Meral Akşener’in dile doladığı, iktidara yakın kalemlerin, ulusalcı gazeteler ve internet sitelerinin, milliyetçi grupların aynı anda ve hep birlikte “muhtemel siyaset tehlikesi” olarak hedef aldıkları bu toplantıyı, MHP lideri grup toplantısında şu sözlerle yerden yere vuruyordu: Çözüm süreci gömüleli çok olmuştur, şansınızı fazla zorlamayın. Milletin şamarını yerseniz Hanya’yı da Konya’yı da öğrenir, Oslo’yu da İmralı’yı da görür, kendinizi mekap giyerek dağda taşta bulursunuz. Akıllı olun, aklınızı başınıza alın, üstünü başınızı yırtmayın, çözüm çığlığı atmayın, zira meydan boş değildir, Milliyetçi Hareket Partisi’nin gözü üzerinizdedir...
Yeni dönemin “tek doğru merkezli siyaset karşıtı” duruşu, farklı bakan herkesi kriminalize etme ve hedef gösterme eğilimi, bu son örnekte de görüldüğü gibi Kürt meselesi üzerinden zirve yapmaktadır. Ülkede Kürt hassasiyetini taşıyan siyasilere, sivil örgütlere, Kürt sorununu tartışmak isteyen düşünce insanlarına ve akademisyenlere yönelik söylem, bakış ve uygulamalar, söylem ülkede otoriterleşmenin önemli taşıyıcılarından birisi haline gelmiş bulunuyor.
Su bu seviyede de birikmektedir. Geçen günlerde katıldığım bir toplantıda, eski bir Diyarbakır Milletvekili, Kürt sorununun meşru ayakları da dahil olmak üzere her yönüyle kriminalize edilmesinin ileriye yönelik öfke biriktirici risklerini hatırlatıyordu. Diyarbakır’dan bir oda başkanı bu şehirde örgütle ilgisi olamayan 800 işadamının yargılandığı söylüyor, bunun ifade ettiği travmanın altını çiziyordu.
Şiddete karşı silahlı tedbir kaçınılmazdır. Ancak dev etnik-politik sorunların çözümü, ancak siyaset üzerinden mümkündür.
Kim ne derse desin, siyasete dönüş Türkiye için bir beka meselesidir.
KARAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026