Atilla YAYLA
Dolar başta olmak üzere bazı yabancı paralar Türk lirasına karşı istikrarlı bir yükseliş hâlinde. Ekonomi gündeminin en önemli meselesi, haklı olarak, bu. Dünya ticaretine entegre olmuş Türkiye'de döviz kurlarının yukarı fırlaması hayatımızın her alanını -hem de derinlemesine- etkiliyor. Çünkü Türkiye gıda ürünlerinden sanayinin ara mallarına, enerjiden silah teminine kadar birçok kalemde ithalat yapmak zorunda. Dünya parası olan doların lira olarak değeri yükseldikçe ithal edilen şeylerin –benzin gibi- ve ithal edilen ara mallar kullanılarak üretilen şeylerin –araba gibi- fiyatı da devamlı yükseliyor. Dolayısıyla ya cebimizden aynı şeyler için daha fazla para çıkıyor ya da bazı tüketim maddelerinden tamamen veya kısmen vazgeçmek zorunda kalıyoruz. Herkesi ilgilendiren çok önemli bir mesele olduğu için döviz kuru tartışmaları 24 Haziran seçimleri kampanyasında da hem cumhurbaşkanı adaylarının hem de partilerin siyasî söylemlerinde önemli bir yer yer işgal ediyor.
Para var para var
Günümüzde -altın para, gümüş para gibi- mal para sistemleri yok. Para bir dönem olduğu gibi altına bağlı da değil. Paralar kendi başlarına bir değer taşımaz. Günümüzdeki paralara itibari para (veya fiat para) denmektedir. Değerleri insanlar tarafından para olarak kabul edilmelerine ve ülkelerin paralarının arkasında duracakları yolundaki taahhütlerine dayanıyor. Bunlar olmazsa para dediğimiz şeyler kıymeti olmayan kâğıtlar ve madenler olmanın ötesine geçemez.
Mal para sistemi mi yoksa itibari para sistemi mi daha iyidir?Bu, sonu gelmeyen bir tartışma. Serbest piyasacı iktisatçılar genellikle mal-para sistemine yakın durur ama liberal iktisatçılar arasında bile itibari para sisteminin birçok fayda sağladığını düşünenler var.
Para doğuşu itibariyle özel bir beşerî kurumdu. Daha sonra her yerde devletleştirildi. Bugün ortalama insan para ile devlet arasında kopartılamaz bir bağ olduğunu zanneder. İkisinin birbirinden ayırılmasıfikri insanlara çok tuhaf görünür. Devletler parayı devletleştirmenin gerekçesi olarak piyasanın –yani özel firmaların- para çıkarmasının yaratacağı muhayyel bir takım tehlikeleri kullandı. Ama ilginçtir bu tehlikelerin tamamı devlet para sisteminde -hem de daha fazlasıyla- doğdu.
Dolar niye yükselir?
Yerli-millî paranın yabancı paralar karşısında değer kaybetmesi çoğu zaman insanları tedirgin eder, üzer. Çünkü bu, yukarda da işaret ettiğim üzere, pahalılığa sebep olur ve refah seviyemizi düşürür. Paranın değer kaybetmesi aynı zamanda o paranın kaynağı ülkelerin insanlarının diğer paralar cinsinden fakirleştiğine işaret eder. İktisatçılara göre global ekonomide yerli paraların değer kaybının ülkelere getireceği bazı faydalar da vardır. İhracat artışını teşvik etmesi, vazgeçilmesi mülkün kalemlerde ithalatı caydırması, ülkeyi yabancı turistler için cazip bir tatil menzili hâline getirmesi gibi. Ancak, şahit olduğumuz türden hızlı bir döviz kuru yükselmesinin birçok sorunu beraberinde getireceği ve üstelik bunun söz konusu ülkelerin insanlarına psikolojik bir maliyet te yükleyeceği açık.
Türk lirası dolar karşısında niçin değer kaybediyor? Parayı bir tür mal ise, onun fiyatının oluşmasıile diğer malların fiyatının oluşması arasında bir fark yoktur. Bir dövizin piyasadaki miktarı sabitken ona olan talep artarsa o dövizin fiyatı yükselir, tersi olursa düşer. Türkiye’de dolar fiyatı yükseldiğine göre dolara olan talep artmış olmalı.
Dolaratalep niçin artar? Bunun çeşitli sebepleri olabilir. Birkaçını sayayım: 1)Ülkede kamu sektörü ve özel sektör dolar ile borçlanmışsa bu borçları ödeme zamanı geldiğinde piyasadan dolar toplamak gerekir. Bu durumda dolara olan talep artar ve aynı esnada piyasadaki dolar miktarı artmıyorsa veya aynı hızla artmıyorsa dolar yukarı fırlar. 2) Türkiye’ye yatırım yapmış olan yabancı fonlar daha fazla kâr imkânı görmediği veya risk hissettiği için ülkeden çıkmak isteyebilir. Bu durumda, Türk lirası dolar gibi bir dünya parası olmadığı için “assetlerini” dolara çevirerek çıkmayı tercih eder. Bu da dolara olan talebi ve dolayısıyla doların değerini yükseltir. 3) Ülkede düşmek bilmeyen bir yüksek enflasyon varsa insanlar paralarının durduk yerde erimesini önlemek için çare arar. Bunun üç yolu olabilir. İlki parayı altın gibi aynı zamanda maddî bir varlığı olduğu için daha güvenli sayılan bir mala yatırmaktır. İkincisi vadeli tasarruf mevduatlarına yönelerek enflasyonun üstünde -en azından ona eşdeğer- faiz geliri elde etmeye çalışmaktır. Üçüncüsü paralarını daha istikrarlı ve güvenli olduğunu düşündükleri yabancı bir paraya çevirerek öyle muhafaza etmektir. Üçüncü durumda insanlar yerli paradan kaçmaya çalışacaktır. Lira tasarruflarını dolara çevirerek dolarlarını bankaya yatıracak veya yastık altına atacaktır.
Görebildiğim kadarıyla finans sektöründeki bazı dış yatırımcılar-yani tahvil, hisse senedi gibi şeylere yatırım yapmış olan yabancı fonlar- Türkiye’den çıkmaya çalışıyor. Nitekim dün bir Japon fonu bunu yaptı ve hareketi doları etkiledi. Bunda artık kâr imkanı görmemeleri veya bekledikleri kârın tahakkuk etmiş olması etkili olabilir. Benzer bir etkide bulunacak bir diğer faktör seçim döneminin riskleri ve belirsizliğidir. Siyasetçilerin ekonomiye aşırı müdahaleci olacakları izlenimini vere sözler veya onların ekonomik hayatın doğasını anlama ve yönetme kapasiteleri hakkında doğan şüpheler de yabancı sermayeyi ürkütür ve yatırımcıları daha ihtiyatlı olmaya iter. Sonuçta dövize olan talep artar, dövizlerin lira fiyatları yükselir.
Bu şartlar altında ne yapılabilir? Şüphesiz devletlerin ekonomik hayatın tam göbeğinde yer aldığı sistemlerde yaşıyoruz. Bu yüzden devlet ekonomiden hemen ve tamamen çıksın gibi talepler benim gibi katıksız piyasacı insanların hoşuna gidecek olan ama realize edilebilirliği bulunmayan talepler, daha doğrusu rüyalar. Onu da elbette talep edebilirizama daha yakın vadede yapılması gerekenve daha gerçekçiolan adımlar ekonomide istikrar ve güveni temin etmek ve hem vatandaşlara hem de özellikle yerli ve yabancı müteşebbislere ekonomi yönetiminde –aslında bu da yanlış bir tabir ama neyse- keyfiliğin olmayacağı, piyasalara keyfî müdahalelerde bulunulmayacağı yolunda güven vermektir. Ekonomik hayatın kendine mahsus kanunları vardır. Bu kanunlar siyasi direktiflerle, emirlerle değişmez. Bir başka deyişle bir köşe yazarının tuhaf birşekilde söylediği gibi “Afrin’e dalar gibi piyasalara dal”ınmaz (http://www.star.com.tr/yazar/afrine-nasil-girildiyse-piyasaya-da-oyle-dalinir-yazi-1344873/). Daldığınızı zannedersiniz ama sonunda, tabiri caizse, piyasanın size daldığını görürüsünüz.
Döviz fiyatlarının artmaması isteniyorsa ülkedeki döviz miktarının artmasını sağlamak gerekir. Bunun için piyasalara keyfî müdahaleden ve bunun yapılacağı izlenimini bırakan sözler sarf etmekten kaçınmak, yabancı sermayenin ülkeye girişini ve çıkışını kolaylaştırmak, sermaye üzerindeki vergileri azaltmak, sermayenin meşgul olması gereken mevzuatı basitleştirmek, yerli paranın fiyatı olan faizin siyasî müdahalelerle değil piyasa şartları içimde oluşmasını kabullenmek, enflasyonu düşük tutma hedefinden asla vazgeçmemek gibi tedbirler alınabilir. Dövizdeki yükselme o zaman durur veya bizi korkuya düşürmeyecek kadar az ve yavaş olur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019