Aydın Selcen
11 Eylül 2001’de New York’taki intihar saldırısıyla açılan dönem, yirmi yıl sonra 27 Ağustos 2021’de Kabil’deki intihar saldırısıyla (uluslararası ilişkiler bağlamında) kapandı. Kabaca aynı dönem ulusal zeminde ülkemizde de AKP iktidarıyla örtüşüyor. Öyleyse sözkonusu patlamanın Vaşington’un dış politikası ve küresel stratejisi üzerinde olduğu denli, Ankara’nın da dış politikası ve (geniş-derin) bölgesel stratejisi üzerinde de dönüştürücü etkisi olması beklenir. Aynı doğrultuda, Ankara’nın gizemli Kabil Havalimanı’nın işletmesinin ve güvenliğinin üstlenme ısrarı ve o dolayımla, Türkiye-ABD ikili ilişkileri üzerinde de.
Sözkonusu ikinci saldırıyı “Irak Şam İslâm Devleti” (IŞİD veya DAEŞ) Orta Asya kolu “İslâm Devleti-Horasan” (İD-H) üstlendi. IŞİD, Irak ve Suriye arasındaki Sykes-Picot (+Sazonov) hattını kaldırmakla kendi egemenlik alanını kurmaya girişmişti. Horasan’dan kastedilen de İran-Pakistan-Afganistan ve hatta Afganistan’ın kuzey komşuları Türkmenistan-Özbekistan- Tacikistan. ABD’nin o yirmi yılda 83 milyar dolar harcayarak eğitip-donattığı Afgan ordusu 11 günde derme çatma Taliban milis gücünün devleti teslim alması karşısında yok oldu. ABD’nin çekilme ya da düpedüz teslim kararı küresel terörle mücadele, devlet inşası ve sonsuza dek süren yerel savaşçıklar dönemini de kapattı.
Şimdi, Afganistan özelinde, Taliban’ın İD-H ile tutuşacağı iç savaş ve ABD’nin bir tür vekiline dönüşmesini izleyeceğiz. CIA Direktörü deneyimli büyükelçi Burns’ün Kabil ziyareti bu durumu da gösteriyor. Selefi cihatçıların kendi aralarında tutuştuğu en bağnaz gericilik ve en vahşi idare savaşımı, El Kaide, IŞİD, Taliban ve irili ufaklı diğer yerel örgütler arasında bir iç savaşı da anlatıyor. Afgan halkı kırk yıllık istikrasızlıktan, dış yardım bağımlısı yolsuz enkaz devletten, savaş ağalarının eroin ticaretine dayalı kara düzeninden yılgın. Şeriat da, etnik töre “Peştunvali” ile karşılaştırıldığında kötünün iyisi görülebiliyor.
Havalimanına İD-H’nın yaptığı intihar saldırısı Taliban’ın devletleşmesinin temellerinden olacak şiddet tekelini yerleştirmek iddiasını sınıyor. Ülkeyi ortak bir yönetim altında birleştirecekse Taliban da dış yardıma muhtaç. Birleştirmeyip, değişken geometrili yerel uzlaşılar ve belirli oranda özerklik tanıyarak “dağınık” yönetecekse, o devlet-altı yapılanmanın da yine güvenlik sorunu olacak. Taliban, küresel istikrarsızlık ihraç etme iddiasında değil. Milliyetçi oluşu onun yararına. Ancak kavmiyetçilik ve başta ABD Batı’yla ilişki kurmak İD-H gibi daha koyu renkli islâmcı yapılar için kabul edilemez günahlar.
Böylece, ABD’nin küresel terörizm ve AB’nin düzensiz göç odaklı (takıntılı, saplantılı?) tek boyutlu dış politika yaklaşımlarının, Taliban’dan (bile) pekâlâ bir perakende işbirliği ortağı çıkarabileceği anlaşılıyor. İslâmcılığın herhangi bir tonundan neden “müslüman demokrat” çıkamayacağı ve neden islâmcılığın hiçbir suretiyle demokrasinin bağdaşamayacağı gibi temel sorunlar ise politikanın ötesine, neredeyse epistemoloji alanına taşınıyor. Bir yanda “intikal ve tahliye” diyerek, “ricat” kavramından kaçınan Akar’ın ve Bosna’da ani bir zihin berraklığıyla “biz de bir NATO üyesiyiz” açıklaması yapan Erdoğan’ın Türkiye’si, diğer yanda hangi başkan başa gelirse gelsin geniş Ortadoğu’dan çekilen ve askeri müdahale iştahını yitirmiş bir ABD var.
Ayrıca daha önce nükleer silâh teknolojisi paylaşımı ve Osama bin Ladin’i barındırmak gibi “herzeleri” yemiş bir Pakistan’ın ABD ile bölgesel ortaklık ilişkisini sürdürmesi boyutu da var. Taliban’ı yaratan da aynı Pakistan’ın istihbarat teşkilatı ISI ve ISI için Pakistan’ın gerçek yöneticisi olduğunu ileri sürmek yanıltıcı olmaz. ISI, Afganistan’ı “stratejik derinlik” olarak görüyor. Hem Peştun nüfustan ve o nüfusun uyandırdığı birleşme/bölünme korkusundan, hem Hindistan’la husumetten ötürü. Afganistan’dan çekilmenin tamamlanmasının ardından bu defa Pakistan’ın ABD yaptırımlarının hedefi olacağını öngörebiliriz. Yaptırımlar, Taliban olduğu denli onun baş destekçisi Pakistan için de ciddi tehdit.
Nitekim “stratejik derinlik” denilen çakma kavrama biz de Davutoğlu’nun AKP dış politikasına yön verdiği dönemden aşinayız. 1947’de Hindistan’dan koparak kurulan Pakistan’ın dönüşümüne veya içten çürümesine bakarak AKP döneminde ama özellikle 15 Temmuz sonrasında “Türkiye’nin Pakistanlaşması” yönelimini de gözlemleyebiliriz. “Dost ve kardeş” Pakistan, Türkiye’nin Katar’la elele Taliban yönetimindeki Afganistan’da varlık göstermesinin de önündeki başat engel. Gelecek seçimde iktidara hazırlanan CHP-İYİP’in Türkiye’nin Afganistan’da hangi ulusal çıkarı olduğunu sürekli sorgulaması denli, ivmelenen biçimde Pakistanlaşan Türkiye’de hariciye, istihbarat, emniyet, yargı ve silâhlı kuvvetler kadrolarına salt “liyakat” merceğinden bakıp bakamayacağını da kendine sorması gerekiyor.
Güncel örneklerle savımızı sınayalım. Komşumuz Irak’ı Fransa Cumhurbaşkanı Macron dün ziyaret ediyor. Masada milyarlarca dolarlık Total petrol sözleşmesi ve Fransa’nın eş-düzenleyici olduğu Bağdat merkezli arabuluculuk veya bölgesel işbirliği konferansı bulunuyor. Bağdat’taki uluslararası toplantının katılımcılardan “darbeci” Sisi’nin de, “dostumuz” Putin ile geçenlerde güvenlik işbirliği imzaladığını da anımsayalım. Biz ise Irak deyince PKK gördük. TPIC ve TEC’i “kağıttan kaplan” olmaktan çıkarmak yerine SİHA’lara yatırım yapmayı yeğledik. Sınırötesi harekâtlarla sınırı “düzeltmeye”, önde basmaya, ağaç kesmeye ve yakmaya, askeri varlığımızı genişleterek, yerleşik kılmaya, suikastlere yöneldik. Irak’ta ve onun federe bölgesi Kürdistan’da gözümüzün önünde bir tren daha istasyondan ayrıldı. Biz de ardından bakakaldık.
15 Temmuz sonrasında islâmcıların, milliyetçilerin, ulusalcıların ve gölgedeki yerli “ISI’cilerin” diyelim tüm ergenlik hülyaları gerçekleşti. Erdoğan da “Türk tipi” başkanlık rejimiyle kendini sağlama aldı. İçeride yapılanları saymıyorum, dışarıda Irak, Suriye, Libya, Sudan, Somali, Katar derken ilk çivi Afganistan’dan söküldü. Rusya’dan S-400 alıp, kendini F-35 programından attırmak sonucuna katlanmak gibi zırvalığa yönelen Türkiye, eş zamanlı olarak NATO’nun Karadeniz, Polonya ve Baltıklar cephelerini Rusya’ya karşı savunmak görevine en ciddi katkı sağlayan müttefiklerden. Kırım Zirvesi’ne de “Türk dünyasından” katılan biricik ülke. Özcesi bunun tanımı “çokboyutlu” değil “tutarsız” hatta “kimlik sorunu yaşayan” dış politika.
Kurallara dayalı uluslararası ilişkilerden söz edilen bir dünyada Rusya, Avrupa Konseyi ve AGİT üyesi Ukrayna’nın Kırım’ını ilhak ve doğu bölgelerini işgal etti. Bu durum, AB’nin lokomotiflerinden Almanya’nın aynı Rusya ile Kuzey Akım-2 anlaşmasını yürütmesini engellemedi. Yeni ABD Başkanı Biden Çin’i hür dünyanın küresel hasmı olarak belirlerken, o daha koltuğuna oturamadan AB Çin ile karşılıklı yatırım anlaşması imzaladı. Bu ve benzeri durumların da dış politikada “tutarsızlık” yarattığı belirtilebilir. Ancak, bu ülkelerin hiçbirinde bizdeki temel yönelim ve kimlik sorunu yok. Batı içinde özellikle ABD’de kimlikçi siyasetin ve toplumsal kutuplaşmanın aklıbaşında dış politika önüne zorluk çıkardığı söylenebilir. Buna karşılık oralardaki bağımsız yargı, eşit anayasal yurttaşlık, ifade özgürlüğü, erkler ayrılığı vb. bizde yok.
Sonuç olarak, CHP-İYİP’in artık yapması gereken, Afganistan’dan çekilme ve Erdoğan’ın NATO müttefikliğini anımsamasından da hareketle, yeni dış politika üzerine gündelik atar-gidere kapılmadan, soğukkanlı biçimde kafa yorması. Yaklaşan seçimlerde düzensiz göç konusunu pek çok dosyayı dikine kesen bir sorun olarak CHP-İYİP’in araçsallaştırılması anlaşılır. İşin güç kısmı, semptoma bakarak hastalığa doğru tanı koymak. Uygulanacak tedaviyi belirlemek için ise belki buzdolabından hekim çıkarmak olası değil ama en azından hastane müdürlerini doğru seçmek ve hastalığın yanlış tedavisinde “emeği geçen” bazı hekimlerin önüne yönetsel fatura koymak da o denli kaçınılmaz. Mantar gibi misyon açmakla Dışişleri güçlenmeyeceği gibi, Dışişleri’nin yanı sıra TSK, MİT ve hatta TRT gibi kurumlarla ne yapacağını, nereye varmak, hangi yöne gitmek istediğini CHP-İYİP iyi belirlemeli. Tercihan, mümkünü makulde arayarak ve her koşulda laik cumhuriyeti savunmayı önceleyerek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları




















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024