Ayhan ONGUN
1 Kasım seçim sonuçları toplumun büyük kesiminde şok etkisi yarattı.
Öyle sanıyorum AK Partililerin bile çoğu böyle bir sonucu beklemiyordu.
Demokrasinin en temel ve vazgeçilmez kuralı, “halk iradesine saygı” olduğuna göre bizim de yapmamız gereken öncelikle sandıktan çıkan sonucu kabullenmek olmalı.
13 Yıldır ülkeyi yöneten AK Parti iktidarına karşı her fırsatta “toplumun her kesimine eşit davranmak ve tüm görüşlere saygı duymak gerekir” şeklinde eleştiri yapanların, akıl verenlerin 22 milyon seçmenin iradesine saygısızlık yapma hakkı da lüksü de olamaz.
Beğensek de, beğenmesek de AK Parti ve dolayısıyla Davutoğlu ve Erdoğan, tarihi bir seçim zaferi kazanmışlardır.
Bu sonuçtan rahatsız olanlar, endişe duyanlar olacaktır
Ya da kendi desteklediği parti istediği sonucu alamadı diye üzülen, tek parti iktidarlarının olumsuz uygulamalarından yana kaygıları olanlar mutlaka vardır.
Siyasi parti yöneticileriyle, o partiyi destekleyen, oy veren, sempati duyan insanları aynı kefeye koyup, değerlendirenler; bu ülke insanlarını birbirine düşman kılmak, kutuplaştırmak isteyenlerin oyununa gelmiş olmuyorlar mı?
Varsayalım Cumhurbaşkanı Erdoğan kibirli, üstenci tavırları ve iktidar olanaklarını tek yanlı kullanma, kimi zaman sert, kırıcı söylemleriyle toplumun belli bir kesiminin tepkisini çekmiş olsun, Davutoğlu ve ekibi hatalı dış politika izlemiş ve Erdoğan’ın etki alanından çıkamamış olsun.
Ve hatta kimi bakanlar, yolsuzluk, rüşvet gibi akçalı suçlara bulaşmış olsunlar.
Ve tüm bunlara rağmen bu halkın neredeyse yarısı gidip oylarını AK Partiye vermiş iseler;
Kendi dışınızdaki tüm bu insanları cahillikle, basiretsizlikle, gericilikle suçlama hakkını nereden alıyorsunuz?
Çoğunluğun, azınlığın hak ve iradesine saygılı olmasını bekleyenlerin; çoğunluğun iradesini bu tür gerekçe ve bahanelerle yok sayması ne kadar doğru olabilir.
Şimdi eğri oturup, doğru konuşalım.
Bu toplum; “Başkanlık getirecek kelle sayısına ulaşamadılar “ türünden saygısız ve düzeysiz bir dil kullanan, “Türkiye layığını buldu!” diyecek kadar halkı küçümseyen, “yeni liderler lazım” gibi söylemlerle demokrasiyi kişilere indirgeyen sığ ve üstenci yaklaşımlara, bu tür anlayışla politika yaptığını sananlara itibar etmiyor.
7 Haziran seçimlerinde AK Partinin oyları düştüğünde, ne seçim hilelerinden söz edildi, ne de baskılardan.
Aksine halkın sağduyusundan, geleceği ne kadar doğru okuduğundan söz edildi hep.
Oysa 1 Kasımda oy kullananlar da aynı kişiler.
Dün tercihlerine övgüler yağdırdığınız, takdir ettiğiniz halk, nasıl oldu da birden bire “haddini bilmez, doğruyu-yanlışı ayırt edemez, cahil” duruma geldiler.
Bana sorsanız, bir ülkede bir siyasi partinin bu kadar uzun süre iktidarda kalmasını pek doğru bulmam.
Doğal olarak kadrolarında da, savunduğu düşüncelerinde de bir yıpranma, bir kanıksama ve giderek de yönetim kademelerinde bir güç zehirlenmesi olacaktır.
Siyasetin doğasına da pek uygun değildir.
Eğer ülkeyi yönetmek, bir hizmetse ve fedakarlık gerektiriyorsa, bir süre sonra bu fedakarlığı başkalarının yapmasından daha doğru ne olabilir ki!
Ancak hep birlikte görüyoruz ki, dünyadaki siyaset pratiğini de şaşkına çevirecek şekilde; uyguladığı ekonomik ve sosyal politikalar, uluslar arası ilişkilerde izlediği yol, komşularıyla ilişkileri sorgulandı., Üstüne üstlük hukuk ve yargı sistemindeki altüst oluşlar bir yana bir dolu akçalı suç iddialarıyla gündemde olan bir parti, beş ay gibi kısa bir sürede oylarını yüzde 8 oranında artırıp, 5 milyon yeni seçmenin tercihi haline geldi.
Kuşkusuz siyaset bilimciler, sosyologlar seçmenin bu değişken tercihlerini analiz edecek, mutlaka bilimsel gerekçelerini ortaya koyacaklardır.
Sade vatandaş olarak bizim üzerimize düşen görev, sandıktan çıkan iradeye saygı göstermek, anayasal kişilik haklarımızın takipçisi ve savunucusu olmaktır.
Peki! Bu seçimlerden başarısızlıkla çıkan muhalefet partileri ne yapacak?
Öncelikle, mevcut sonucu kabullenecek, AK Partinin bu seçim başarısının ardındaki nedenleri araştıracak, halkın kendi partilerine olan ilgisizliğini, güvensizliğini sorgulayacak.
Aksi halde, başarısızlığa kılıf bulmak kolaydır.
Sahadan yenik ayrılan futbol takımının yöneticisinin, teknik direktörün ve hatta taraftarın yaptığı gibi, suçu hakeme, o hakemi atayan federasyona, rakip takımın sert oyununa, zeminin bozuk oluşuna ya da yağan yağmura yükleyebilir, hocayla oyuncular arasındaki uyumsuzluğu, takım oyunundan uzak yapılan bireysel hataları, yöneticilerin haksız ve yersiz müdahalelerini gizlemeye çalışabilirsiniz.
Ama ne yaparsanız yapın, rakibi yenmeden üç puan alamazsınız.
Şampiyon olamazsınız.
O zaman yapılması gereken, Türkiye’nin normalleşmesi, barış ve diyalog ortamının oluşması, siyaset kurumunun yeniden halkın güvenini kazanabilmesi için; mutlaka geçmişte yaptığınız hatalarla, iki yüzlülüklerle hesaplaşıp, değişim ve yenilenme konusunda bir zihinsel arınmaya gitmeniz gerekiyor.
Geçmişle yüzleşmeden geleceği kuramazsınız.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020