Berrin Sönmez
Bağırma, aşağılama, hakaret, paranı keserim tehdidi ve paranın kesilmesi ev içi şiddette eril zihniyetin sistematik şiddet yönteminin adımları. Ve sistematik şiddetin bu yöntemi bugün iktidar tarafından ülkenin bütün kadınları üzerinde uygulanıyor.
Yerel seçim gündeme hakim ve hemen her önemli toplumsal konu seçim sonrasına ertelenmiş halde. İktidar, sandıktan ibaret demokrasi algısı nedeniyle, halkın huzuruna giderken toplumun, yerel gündemler dışındaki sorunları tartışmasından rahatsız muhtemelen. 100 günlük eylem planında yer almasına rağmen yapay nafaka sorununu “olgunlaştırma” görünür gerekçesiyle ertelemesi, doğruysa ancak böyle izah edilebilir kanaatimce. Nuray Babacan imzalı hürriyet.com haberinde yer alan bilgiler, partide ve AKP MYK toplantılarında geçen tartışmalara dair ayrıntılar içerdiğinden dikkate almaya değer. Aslında haber metni, iktidar çevrelerindeki nafaka karşıtlarının söylemine uygun düzenlenmiş olsa da haberin spotunda yer alan cümleyi önemli buluyorum: “Bir süredir kamuoyu oluşturulmaya çalışılan ‘adil nafaka’ konusu, AK Parti’deki görüş ayrılığı nedeniyle seçim sonrasına bırakıldı.” Evet, bir süredir kamuoyu oluşturulmaya çalışılan ifadesi gerçeği yansıtıyor. Yukarıda “yapay nafaka sorunu” tanımlamamla da örtüşüyor. Üstelik “adil nafaka” tanımını tırnak içine alması da mevcut nafaka düzenlemesinin adil olmadığı yolundaki ve adalet bakanının söylemlerine bile giren ön yargıdan azade kılmış haberi.
Daha önce kasım ayı içerisinde apar topar bir düzenleme ihtimalinin kuvvetli olduğu düşüncesiyle bu ayın zor geçeceğini yazmıştım. Şimdi yanılmaktan kısmen memnun olduğumu söyleyebilirim. Tıpkı nafaka gibi yapay bir sorun olarak toplum gündemine sokulan af tartışmalarının da soğumaya bırakılması, iktidarın tabandaki bölünme endişesini yansıtmakta. MHP’nin kanun teklifi olarak Meclis Başkanlığına sunmasına rağmen önce af sonra kısmi ceza indirimine dönüştürerek gündeme taşıdığı konu da yerel seçimlerden sonraya mı bırakılmıştır şimdilik belli değil. MHP taslağı sözlü ve fiziksel tacizi de içerdiğinden gerek af gerek nafaka tartışmalarının varlığı bile kadınlara yönelik psikolojik şiddet niteliğinde. Af ve nafaka düzenlemesinin ertelenmesine dair memnuniyetimin sınırlı olması da biraz bu şiddet söyleminin devam edecek olmasından. Seçim sonrasına kaldığında ne şekilde karşımıza çıkacağına dair belirsizlik, hatta tehlike baki… Dolayısıyla bu konuların ertelenmesi sevindirici görünebilir. Ancak 2019 yerel seçiminin kritik önemini hatırlamak sevinmeye engel.
Seçim sonrası nafaka tartışmalarının evrilebileceği ürkütücü boyuta geçmeden önce o zamana kadar yapılması gerekenlere değinmek istiyorum. Konu şimdilik yarı uyutulmuş olsa da iktidar çevrelerinden, parti tabanından, camiadan diyelim hadi BoşanMA Komisyonu’nu kurduran kesim şüphesiz geri adım atmayacak. Hiç yoktan var edilip ilk defa bu komisyonla dile getirilerek soruna dönüştürülen nafaka konusu, muhtemelen bu komisyonun halen taslak halindeki raporuna yansıdığı biçimiyle değiştirilmek istenecek. Bir türlü aslı yayınlanarak TBMM arşivinde resmi yerini alamayan (bildiğim kadarıyla böyle ancak yanıldığım ispat edilirse tereddütsüz sözümü geri alırım) bu taslak rapor, kadın, çocuk ve aile konularında hükümetin gizli programı gibi kullanıldığı için hatırdan çıkarmak mümkün değil. Komisyon görüşmelerine dayanarak 10 Ekim tarihli çalıştayda görüş belirten Ayşe Keşir’in ifade ettiği doğrultuda değişiklik için seçim sonrasında hükümet ve meclis üzerindeki baskılarını arttırabilirler. Şu halde bizler de nafakaya ilişkin bu muhtemel değişiklik beklentilerine yönelik karşı argüman geliştirmek durumundayız.
Komisyon sonuçlarından biri olarak AKP Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in anılan çalıştayda dile getirdiği üç değişiklik eklentisi şöyle: 1- Fiilî birliktelik gerçekleşmemiş evliliklerde; 2- Çocuksuz evliliklerde; 3- Kısa süreli evliliklerde yoksulluk nafakasının yeniden düzenlenebileceği görüşünü paylaşmıştı. İktidar ve Ayşe Keşir, kurdukları bu komisyonla, uyuyan ataerki yılanını uyandırdıklarının hâlâ farkına varmamış olacaklar ki yoksulluk nafakasında değişiklik yapmaya giriştiklerinde bu üç şartla sınırlı tutabileceklerini sanıyorlar. Ya da bizleri, toplumu buna inandırmaya çalışıyorlar.
Oysa yapılan basın açıklamaları, sosyal medya performansı, akademik toplantılar ve bakanlık çalıştayı nafaka karşıtlarının, vekilin maddelerinin çok ötesine geçtiğini açıkça ortaya koyuyor. Eylem planına da girmiş olmasından aldıkları cesaretle pervasızlaşarak iştirak nafakasına da itiraz ediyorlar. Karısından boşanan erkek babalıktan da istifa etmek istiyor gibi. Çocuklarına nafaka ödemek istemediklerini de velayet hakkına itirazla dile getiriyorlar. “Velayeti alan çocuğa baksın” sloganıyla perdeledikleri iştirak nafakası kaçkınlığı, sonuçta kadınların velayet hakkını tehdit ediyor.
Tedbir nafakasına da boşanma davalarının uzun(?) sürmesi gerekçesiyle karşı çıkıyor ve boşanmaların kolaylaştırılmasını istiyorlar. Boşanmaların toplumu, ailenin dağılması nedeniyle tehdit ettiği kabulüyle, boşanma olaylarını araştırmak için kurulan komisyon, sonuçta boşanmaların kolaylaştırılması taleplerine yeşil ışık yakmış oldu. İlk bakışta çelişki gibi görülse de çelişkili değil erkek egemen zihniyetin gayet tutarlı bir talebi. Zira kolaylaştırılmasını istedikleri boşanmalar erkek tarafından açılan boşanma davaları. Kadın ise hem velayeti alamayarak çocuğundan ayrı düşeceği, hem nafaka hakkı kısıtlanarak yoksulluğa düşeceği endişesiyle, boşanma hakkını kullanmaktan caydırılmış olacak.
Uzun yıllar süren kadın mücadelesinin elde ettiği kazanımlar sayesinde geri adım attırıldığı için uyuyan yılan dediğim ataerki, bu komisyon ve iktidar tarafından yeniden güçlendirildiği için nafaka kilit öneme sahip. Konuşmaya ve yazmaya devam ederken yerel seçimlere kadar bıkıp usanmadan özellikle Vekil Keşir’in dile getirdiği üç madde başta olmak üzere yoksulluk nafakasının sınırlandırılmasına ve tedbir, iştirak nafakalarıyla velayet hakkı dahil olmak üzere kadınlar üzerinde kurulmak istenen baskılara karşı argümanlarımızı sürekli geliştirmek şart. Zira yerel seçimden sonra konu tekrar gündeme geldiğinde artık uzun süre sandık endişesi taşımayacak olan iktidar, nafakadan öteye geçecek değişiklikler yapabilir Medeni Kanu’nda. Yukarıda bağlantısını verdiği habere göre MYK toplantılarında ortak görüş çıkmadığı için alınan karar şöyleymiş:
“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, konunun olgunlaştırılmadan kamuoyunun önüne getirilmemesini istedi. AK Parti kurmayları, ‘boşanmaya’ ilişkin tüm maddeler üzerinde bütüncül bir çalışma yaptıktan sonra konu yeniden gündeme gelecek.”
Görüldüğü gibi icat edilen bir sorun olarak nafaka, boşanma bahsi adı altında Medeni Kanun ile ilgili bütüncül bir değişiklik tehdidi haline dönüştü. Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Haftası yaklaşırken psikolojik şiddet altındayız, kısacası. Nafaka, ekonomik eşitlikle ilişkili ve eşitlik sağlanıncaya kadar gerekli bir düzenleme olduğu için nafakaya yönelik değişiklik çalışmaları doğrudan doğruya bu ülke kadınları üzerinde bir ekonomik şiddet tehdidiydi. Şimdi bu tehdit aylar sonraya ötelenmekle iktidar tarafından, bütün kadınlar üzerinde apaçık bir psikolojik şiddet uygulandığını söylemek gerek. Nafaka karşıtlığıyla eş zamanlı ve eşgüdümlü görünen, Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’ne itiraz edilirken en çok psikolojik ve ekonomik şiddet kavramlarına saldırmaları tesadüf değil. Sistematik şiddetle kadınları sindirmenin, şiddete itiraz edemez hale getirmenin ilk adımı psikolojik şiddet uygulamak. İlkin aşağılayarak, zaaflarını yüzüne vurarak, bu eylemi toplum içinde de sürdürerek kadınları çaresizliğe iterler. Ardından ekonomik şiddetle kadının gücünü iyice kırarak karşı koyamaz hale getirirler. Karşı koymak istese bile herhangi bir yardım başvurusuna erişecek maddi güçten yoksun bırakırlar. Bağırma, aşağılama, hakaret, paranı keserim tehdidi ve paranın kesilmesi ev içi şiddette eril zihniyetin sistematik şiddet yönteminin adımları. Ve sistematik şiddetin bu yöntemi bugün iktidar tarafından ülkenin bütün kadınları üzerinde uygulanıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları

















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025