Hasan CEMAL
Tüzükte iki dönemle sınırlandırılan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı'nda Murat Karayılan için, tabii Öcalan'ın onayıyla, ek bir dönemlik istisna yapılmıştı. Karayılan, bu istisnai durumu Kandil'de bana söylemişti. PKK'nın askeri kanadı HPG'nin başına döndüğü belirtilen Karayılan, gelen haberlere bakılırsa, başkanlığını Bayık'a bıraktığı KCK Yürütme Konseyi'nde üyeliğini sürdürecek.
Abdullah Öcalan'ı oybirliği ile tekrar KCK Genel Başkanlığı'na seçen örgüt, 30 Haziran – 5 Temmuz günleri arasındaki kongresinde eş başkanlık sistemine de geçti. Cemil Bayık’la birlikte eş başkanlığa seçilen DersimliBese Hozat’ın 20 yıldır dağda olduğu, kendisi gibi gerilla olan bir kız kardeşini dağda yitirdiği ve örgütün genç kuşağından olduğu belirtiliyor.
Çözüm sürecinde yeni bir yapılanmaya gideceği konuşulsa da, örgüt beklenenden erken mi adım attı? Öcalan'a rağmen bir görev değişiminden söz edilebilir mi? Bayık örgütte nasıl biliniyor, çözüm süreci için ne düşünüyor, 'şahin' kanadı temsil ettiği ve 'İran yanlısı' olduğu iddialarına ne diyor? Kandil'de görüştüğüm Bayık'ın sözlerini de hatırlatarak vermeye çalıştığım cevaplar aşağıda.

Sözü fazla uzatmadan ya da basite indirgeyerek şöyle denebilir:
Kandil’de görev değişimi oldu; Murat Karayılan’ın yerine Cemil Bayık geldi PKK’nın tepesine...
Devamı şöyle gelebilir:
Murat Karayılan üç dönemdir KCK Yürütme Konseyi Başkanı’ydı. Tüzük uyarınca en çok iki dönem yapılan bu görev, Karayılan için -tabii Öcalan’ın onayıyla- istisnai olarak uzatılmıştı. Bu istisnai durumu da, Murat Karayılan Kandil’deki görüşmelerimizden birinde bana söylemişti.
Örgütün 30 Haziran-5 Temmuz günleri arasındaki genel kurulunda alınan bir başka kararla, KCK’da Karayılan sonrası eş başkanlık sistemine geçilmiş.
Cemil Bayık’la birlikte eş başkanlığa seçilen Dersimli Bese Hozat’ın 20 yıldır dağda olduğu, yine gerilla olan bir kız kardeşini dağda yitirdiği ve örgütün genç kuşağından olduğu belirtiliyor.
Gelen bazı haberler öyle ki, Murat Karayılan yine altı üyeden oluşan KCK Yürütme Konseyi'nde üye olarak kalırken, aynı zamanda daha önce yaptığı bir görevi devralıyor ve PKK’nın askeri kolu olan HPG’nin başına geçiyor.
‘KCK Genel Başkanlığı’na da yine örgütün diliyle “Önder Apo”, yani Öcalan oybirliği ile seçiliyor.
PKK'daki seçime ilişkin izlenimler
Önce PKK’da gelinmiş olan bu noktaya ilişkin bazı izlenimlerim şöyle özetlenebilir:
(1) Öcalan’ın geçen 21 Mart’ta, Newroz’da yaptığı “Artık silahlar değil fikirler konuşsun!” çağrısıyla birlikte ivme kazanan ‘çözüm süreci’nin, yaniyeni dönemin PKK’da da ‘yeni bir yapılanma’ya yol açabileceği kulislerde kulaklara çalınıyordu. Ama yeniden yapılanma kongresi, anlaşılan o ki, beklenenden erken geldi.
(2) Cemal kod isimli Murat Karayılan’ın yerine, kod adı Cuma olan Cemil Bayık’ın örgütün tepesine seçilmesi Öcalan’a rağmen olabilir mi? Buna ihtimal verilmiyor. Seçimin İmralı’nın onayıyla yapıldığı konusunda herhangi bir kuşku yok. Değişikliğin daha çok bir nöbet değişimi olarak nitelendiği genel kabul görüyor.
(3) Cemil Bayık, PKK’nın kurucu çekirdek kadrosu içinde yer alan bir isim ve Öcalan’la birlikte örgütün en eskilerinden. PKK’nın Öcalan’la birlikte Ankara grubu diye anılan kurucu kadrosunda Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun’la ismi bir arada anılan Cemil Bayık'ın, Öcalan’dan sonra PKK’nın en etkili, en ağırlıklı iki üç isminden biri olduğu tespiti genel kabul görüyor.
(4) Türkiye’nin ana akım medyasında Cemil Bayık adı genellikle PKK’nın şahin kanadından veİran yanlısı olarak geçer. Öyle midir? Bu iddiaların PKK içinde çatlak yaratmak için ortaya atıldığını, gerçekle ilgisini olmadığını, bunlara gülüp geçtiğini Cemil Bayık’ın kendi ağzından dinledim Kandil’de, geçen 23 Mayıs’ta...
(5) Cemil Bayık da, Murat Karayılan gibi, ‘çözüm süreci’ne bağlı olduğunu, bu açıdan Öcalan’ın çizmiş olduğu yol haritasını benimsediklerini söylerken, demokrasi açısından topun Ankara’da olduğunun altını çizmişti.
(6) Kandil’deki sohbetler sırasında Cemil Bayık bir ara kendi çocukluğundan da söz etmişti. Babasının çocukken kendisini gönderdiği Kuran kursunda Nurcu olmuş. Ankara’daki üniversite döneminde ‘devrimci’ oluncaya kadar Nurculuğu devam etmiş. Hatta Ramazan’da yemek yiyenleri engelleyici ‘eylemleri’ de olmuş. Devrimci olarak ilk eylemini ise 1973’te koymuş...
KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı’na geçen hafta seçilen Cemil Bayık’la geçen 23 Mayıs 2013 tarihinde Kandil’de ilk defa tanışmış ve görüşmüştüm.
O tarihte, KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, KCK Yürütme Konseyi üyeleri ve Başkan yardımcıları Cemil Bayık ve Sabri Ok, ilk kez üçü birlikte Türk medyasında T24’e konuştular. Kandil'de bana verdikleri ilk ortak mesaj şu cümlede düğümlenmişti:
“Türk analarının acılarını paylaşıyoruz.”
Toplam beş saat süren görüşmeye KCK Yürütme Konseyi Üyesi ve Başkan Yardımcısı Ronahi Serhat ve PKK’nın kadın hareketi olan KJD’nin Koordinasyon ÜyesiSozdar Avesta da katılmışlardı.
Kandil’de, dağların tepesinde, bir uçurumun kıyısında, adı Şehit Sara (Paris suikastında hayatını kaybeden Sakine Cansız) konan akademide beş saat sürmüştü bu görüşme. 23 yılını hapiste geçirmiş olan Sabri Ok ve Sozdar Avesta, PKK temsilcileri olarak ‘Oslo süreci’nde Ankara’nın, Başbakan Erdoğan’ın temsilsilcileriyle müzakerelere katılan isimlerdi.
Türk anaları ve Bayık…
Cemil Bayık, 23 Mayıs 2013’deki görüşmemiz sırasında şunları söylemişti:
“Tabii ki Türk analarının da acılarını paylaşıyoruz. Biz savaşmak zorunda kaldık. Kimse isteyerek savaşmaz. Savaşta istenmeyen durumlar da yaşandı. Barış tesis edilmeden, acıları da tam olarak paylaşmak mümkün değildir. Barışı esas analar gerçekleştirecektir. Türk anaları da bunun için, barış için mücadelede öncülük etmeliler.”
Bayık ve çözüm…
“Hükümet kısa zamanda bir yol temizliği yapabilirdi. Bunların arasında KCK’lıların serbest bırakılması var. Çıkanlar henüz çok az. Ayrıca hapiste hasta olanlar var. Onlar bırakılabilirdi. Ama nedense devlet kendini sıkmış bekliyor. Neden acaba? Yine Terörle Mücadele Kanunu öne alınabilirdi. Çünkü bu kanun Kürtler için bir tür sıkıyönetimdir. Paketler açıldı, örneğin 4. yargı paketi. Ama bunlar yetersiz. Sonra Seçim Kanunu değiştirilebilir, barajdüşürülebilirdi. Yine Siyasi Partiler Kanunu değiştirilebilir, örneğin hâlâ ceza konusu olan, Kürtçe siyasi propaganda yasağı kaldırılabilirdi. Bunların hiçbiri yapılmadı şimdiye kadar.”
Bayık ve hükümetin dili…
“Bir taraftan barış geliyor ama Kürtlerin inkârına dayanan algı, üslup ve dil hâlâ değişmiyor. Bülent Arınç’ın 'Kürtçe medeniyet dili değildir' demesi… 'Cehennemin dibine gitsinler' deyişi… 'Eşkıya', 'terörist' bütün bunlar yaratılmış Kürt algısıdır. Kürtlere bakışın yanlışlığını ve bakışın düşmanlığını yaratan bugüne kadar izlenmiş olan devlet politikasıdır… Ulus-devlet çözüm olmadı Türkiye'de. Kürtleri asimile etmek olmadı, bu dikişler tutmadı. Bugüne kadar yaşanan çatışma ve acılar da bu inattan kaynaklandı. Yeni bir anayasa ile işte bunlara son vermek gerekir ve bu anayasada sadece bir etnisiteyi değil, sadece Türklüğü değil, toplum içindeki bütün çeşitliliği görmek gerekir. Bunun için de hem anayasanın, hem yalnız anayasanın ve yasaların değil, zihniyetin de değişmesi şart.”
Bayık ve Öcalan’ın özgürlüğü…
Kandil’deki uzun sohbet sırasındaCemil Bayık, yol haritasının ikinci aşamasıyla ilgili olarak değerlendirme yaparken, bu çerçevede “önderliğin özgürlük konusu”nun ele alınması gerektiğini söylemişti. Karayılan “önderliğin özgürlük konusu”nun kendi içinde aşamalı olarak ele alınmasının doğru olacağını belirttikten sonra, “Önderliğin hapishane koşullarının düzeltilmesi ve dışarıyla daha rahat ilişki kurması, çözüm sürecinin derinleştirilmesi açısından önem taşıyor. Önderlik bizlerle daha kolay ilişki kurabilmeli” deyince, bu noktada Cemil Bayık, Öcalan’ın sadece Kandil’le değil, çözüm için tüm ilgili kesimlerle görüşebilmesi gerektiğini söylemiş ve “Güney Kürdistan'dan da bir heyetin, Alevilerin de İmralı’ya gidebilmesinin” taşıdığı öneme işaret etmişti.
Bayık ve başkanlık sistemi
Cemil Bayık, başkanlık sistemi konusunda da şunları söylemişti:
“Türkiye madem yeniden yapılandırılacak, o zaman neden başkanlık sistemi de tartışılmasın ki?Bu ülkede parlamenter sistemle sanki demokrasi mi oldu? Şimdi başkanlık sistemi gelince mi demokrasi gidecek? Türkiye yeniden yapılandırılırken, demokrasi açısından tüm alternatifler tartışılabilir. Nihai karar ise halkın olacak tabii...”
Bayık ve silahlı alternatif…
Şehit Sara Akademisi’ndeki sohbet sırasında şu soruyu ortaya atmıştım:
“Öngördüğünüz ‘yol haritası’nın ikinci aşaması yeni anayasa ve demokratik düzenlemelerden, sizin deyişinizle ‘yol temizliği’nden oluşuyor. Ama aynı zamanda yakınıyorsunuz hükümetin bugünkü hareketsizliğinden... Ya böyle devam ederse, Ankara sizin asgari beklentilerinizi de yapmaktan geri kalırsa, geç kalırsa ne olacak?”
Ve sorumu açmıştım:
“Alternatif yine silah mı olacak? Çatışma dönemi geri mi gelecek?”
Karayılan, Bayık ve Ok yine birbirleriyle bakışmışlardı, önce kim sözü alacak gibisinden. Önce Murat Karayılan konuşmuştu:
“Ankara’da hiçbir şey olmaması ihtimalini de gözardı etmeden yürüyoruz. Çünkü PKK tecrübeli bir örgüttür. Şunu iyi biliriz: Tarihin her döneminde devletler Kürtleri kandırmıştır. Onun için yeterince tecrübeliyiz. Böyle bir oyuna imkân vermeyecek kadar tecrübeli...”
Sonra Cemil Bayık söz almıştı:
“Amaç Kürt sorununu çözmekse, buna uygun davranmak zorunluluğu vardır. Gereken ciddiyeti ve sorumluluğu göstermek gerekiyor. İcap eden riskleri almak gerekiyor.”
Bayık ve Erdoğan’ın cesareti
Şöyle devam etmişti Bayık:
“Biz çözüm için riskleri alıyoruz. AKP çok daha cesur davranmalı, eğer hakikaten sorunu çözmek ve helalleşmek istiyorsa Erdoğan... Önder Apo, cesur adımlar attı. Askerlerin bırakılması... Ateşkes... En cesuru da, geri çekilme süreci... Erdoğan da cesur davranmalı! Cesur davrandığı takdirde, geriye dönüş olmaz!”
Karayılan sözü AKP’nin üslubuna getirmişti:
“AKP’nin üslubu çok rahatsız edici. Barışçı bir dili bir türlü tam benimseyemiyor. 'Teröristler', 'Teröristbaşı', 'Cehenneme kadar…'”
Sabri Ok:
“Evet öyle. AKP hâlâKürt sorunu da diyemiyor doğru dürüst.Tayyip Erdoğan Kürt sorunu demeyi 2005’te, Diyarbakır konuşmasıyla bıraktı gibi... AKP, kendi çözüm projesi nedir Kürt sorunu konusunda, hâlâ net olarak ortaya koyabilmiş değil.”
Cemil Bayık araya girmişti:
“AKP’nin bu tavrı, çözüme direnenleri güçlendiriyor.”
Bayık ve geçmişin yanlışları…
Cemil Bayık’a hatalarla yüzleşmek konusunu da hatırlatmıştım. Şunları söylemişti:
“Hatalarla yüzleşmek gerekiyor! Gerçekten yaşam anlamlı kılınacaksa, hatalarla yaşanamaz. Hatalarla yüzleşmek gerekiyor. Bu konuda biz işi yokuşa sürmeyiz. Yüzleşme açısından bütün Cumhuriyet tarihi farklıdır, PKK’nin 30 yılı farklıdır. Ama tabii bütün Cumhuriyet tarihiyle yüzleşme gündeme gelirse, korkarım, Türkiye altında kalabilir bu yüzleşmenin...”
Şunu da eklemişti Bayık:
“Türkiye’nin kendi ayağına vurulmuş prangalardan kurtulması lazım. Geçmişin hatalarıyla yüzleşmek bunun için de lazım.”
PKK ve örgüt içi demokrasi…
Ronahi Serhat’la Sozdar Avesta birkaç kez erkek egemen zihniyetten yakındıklarını belirtmişlerdi. Ben de konuyu PKK’da,‘örgüt içi demokrasi’ye ve bu konuda PKK’ya dönük eleştirilere getirmiştim.
Cemil Bayık, PKK ile ilgili bu algının devlet tarafından, ‘psikolojik savaş’ın bir ürünü olarak bilinçli bir şekilde yaratıldığını söylemiş, bunun bir çarpıtma olduğunu belirtmiş, biraz duraksadığımı fark edince şöyle devam etmişti:
“PKK totaliter bir örgütmüş, çok katı bir örgütmüş... Bunlar çarpıtmadır.”
Savaş zamanı PKK’sı ile barış zamanı PKK’sı arasında hiç mi fark olmayacak, diye sorunca, Cemil Bayık, “Evet, tabii olacak” yanıtını vermişti.
Bayık ve Aleviler…
Cemil Bayık Aleviler konusunda şöyle konuşmuştu:
“Mazlumlar, ezilenler hareketi olarak Alevileri en iyi biz anlarız, PKK anlar. Alevi sorununa ilk el atan da PKK’dir. Alevi toplumunu da uyandıran bir hareket oldu PKK... Sanki bizimle Aleviler arasında mesele varmış propagandalarını özel savaş mekanizmaları harekete geçiriyor.”
Kandil’de voleybol…
Kandil’deki akademide bir voleybol maçı izlemiştik. Bir tarafı uçuruma bakan ve aşağıya top kaçmaması için ağaçların arasına da ağ gerilmiş sahada sıkı bir maçın izleyicileri arasında Cemil Bayık’la ben de vardım.
Karayılan da fena oynamamıştı. Ama Sabri Ok uzun boyuyla gayet iyi, sayı üstüne sayı alan çıkışlar yapmıştı. “Uzun zaman hapishanede yatanlar iyi oynar voleybolu” demişti Cemil Bayık, “Bunlardan biri 22 yılla Sabri arkadaş... Diğeri de şu gözlüklü olan, Fuat, tam 20 yıl 6 ay 6 gün yattı hapiste...”
Bayık ve çekilen gerilla…
Cemil Bayık, bir sorum üzerine, ‘çekilen gerilla’nın bölgede başka güçlere karşı seferber edilmesi konusunda şunları söylemişti:
“Güçlerimizi savaş alanından çekerken, bir başka güce karşı kullanmak için çekiyor değiliz. Böylesine söylemler yanlış. PKK savaşacak olsa, temel savaş alanından çekilmezdi. Biz barış için çekiyoruz güçlerimizi...”
Cemil Bayık’ın 23 Mayıs 2013 tarihinde bana Kandil’de söylediklerinin özeti böyleydi.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024