Kemal BURKAY
Ortadoğu’da değişim, 2. Bölüm; Radikal İslam’ın ortaya çıkış süreci, Soğuk Savaş Dönemi ve Yeşil Kuşak Politikası
Ortadoğu’da değişim süreci
2. Bölüm
Radikal İslam’ın ortaya çıkış süreci
Soğuk Savaş Dönemi ve Yeşil Kuşak Politikası
IŞİD El Kaidenin bir ürünü ya da parçası olarak Irak’taki terör ortamında sahneye çıktı, sonra, Suriye’deki iç savaş kızışınca oradaki Sünni bölgelerine yayıldı. Ardından Irak’ta Musul’u ele geçirdi ve Sünni nüfusun yoğun olduğu diğer bazı kent ve kasabalara ilerledi ve buralardan Bağdat merkezi hükümetinin güçlerini kovdu.
Siyah giysiler örtünen ve ABD’nin Ku Kluks Klan tarikatı gibi yüzlerini siyah maskeyle gizleyen; kafa kesme, toplu infaz ve benzeri şiddet eylemleriyle korku ve dehşet salan bu örgüt, tüm bunları İslam adına yaptığını ileri sürmektedir. Bu haliyle, Taliban ve El Kaide de dahil, mevcut İslamcı örgütler arasında en radikali görünümündedir.
IŞİD’in ne olup olmadığına değinmeden önce onu ortaya çıkaran koşullara ve sürece değinmekte yarar var. Kanımca bu süreç, geçen yüzyılın ortalarından, özellikle 2. Dünya Savaşı’nın ardından, ABD ve yandaşlarının Sovyetler Birliği’ni ve bir bütün olarak Doğu Avrupa’daki sosyalist sistemi, İslam ülkelerinden oluşan bir yeşil kuşakla çevirme, kuşatma politikasıyla başlıyor.
ABD ve öteki emperyalist, kapitalist güçler dini, özellikle de İslam’ı, komünizme ve demokratik hareketlere, hatta ulusal kurtuluş hareketlerine karşı bir panzehir olarak gördüler. Bu anlayışla Cezayir’den Pakistan’a kadar olan Arap ve İslam coğrafyasında –Türkiye dahil- İslami hareketi sola ve ilerici demokratik hareketlere karşı örgütleyip eğitme çabasına giriştiler. Türkiye’de bu dönemde Ülkü Ocakları’nın yanı sıra Komünizmle Mücadele Dernekleri, İlim Yayma Cemiyetleri kuruldu. İnsanlar ırkçı-şoven ve bağnaz dinsel söylemlerle kışkırtıldı. 1960’lı yıllar Türkiye’de ve Kürdistan’da sol hareketin, işçi hareketinin ve Kürt ulusal hareketinin barışçı biçimlerde gelişmeye başladığı yıllardı. Ama çok geçmeden, sola ve Kürt hareketine karşı devletin baskı mekanizmasının yanı sıra, yine devlet tarafından yönlendirilen sivil görünümlü ırkçı-dinci güçler devreye girdi. Bir sağ-sol kavgasının yanı sıra, şurda burda Alevi-Sünni kavgası biçiminde bir mezhep kavgası boy verdi ve çeşitli provokasyonlarla kışkırtılan bağnaz kesimler Alevilere, solculara, Kürt yurtseverlerine saldırtıldı. Maraş, Malatya, Çorum ve Sivas olayları bunun tipik örnekleri idi. Bu eylemlerin arkasında 1950’li yıllarda, bütün NATO ülkelerinde oluşturulan Kontrgerilla’nın eli vardı.
Bu dönemde iki sistemin (kapitalizmin ve sosyalizmin) önemli kapışma noktalarından biri Afganistan oldu. Yıllarca krallık rejimi altında nispeten istikrarlı, ama feodal-gelenekçi bir sistemle yönetilmiş olan Afganistan da, 2. Dünya Savaşı’nın ardından Asya, Afrika ve Latin Amerika’yı saran devrim dalgasından etkilendi. 1973’te krallık askerler tarafından devrildi ve cumhuriyet kuruldu. Kurucular Sovyetlere yakın bir politika izlediler. Ancak 1979’da Hafızullah Amin adında sol sekter biri darbe yaptı ve işçi sınıfının henüz dişe dokunur bir varlığından söz edilemeyecek bu köylü ülkesinde, feodal toplumu sosyalizme dönüştürme iddiasıyla, koşullara denk düşmeyen bir maceraya girişti. Bu zamansız ve maceracı girişim kırsal kesimde yönetim karşıtı yoğun tepkilere yol açtı. ABD, Suudi Arabistan, Pakistan ve İran’ın büyük parasal ve askeri desteğiyle örgütlenen ve “mücahit” diye adlandırılan savaşçı grupların direnişi önce Hafızullah Amin’i, ardından yerine gelen ve Sovyetlerce desteklenen Babrak Karmal yönetimini götürdü. Tam da bu yıllarda bir çöküntünün eşiğine gelmiş olan Sovyetler, 1989’da askerlerini Afganistan’dan çekti. Sovyet yanlısı Afganistan yönetimi 1992’de çöktü ve ardından radikal İslamcı Taliban, yönetimi tümden ele geçirdi.
Taliban örgütü, söz konusu direniş yıllarında doğdu ve güçlendi, en büyük müttefiki ise El Kaide idi. Bu ikisi de ABD tarafından örgütlenip eğitilmiş, Suudi Arabistan ve diğer anti komünist güçler tarafından desteklenmiş, zaman içinde güçlenmişlerdi.
Ne var ki soğuk savaş döneminin ürünü olan, özellikle de sosyalist ve ilerici değerlere karşı bilenmiş bu örgütler, Sovyetler Birliği ve sosyalist sistem bir bütün olarak çöküp dağılınca işsiz kaldılar. İslam adına sözde “dinsizler ve kâfirlerle” savaşa koşullanmış oldukları için yeni düşmanlar aradılar; buna en uygun düşen ise İslam’a yabancı yaşam tarzları ve İslam ülkelerini acımasızca sömüren sistemleriyle kapitalist-emperyalist ülkeler oldu ve terör işinde uzmanlaşmış, bu arada çeşitli ülkelere dal-budak salmış olan El Kaide, kendisini yaratana, efendisine döndü. Suudi Arabistan’da, Beyrut’ta, bazı Afrika ülkelerinde ABD siyasi misyonlarını ve kurumlarını vurdu. 2002’de bizzat ABD’nin kalbinde Pentagon’a ve İkiz Kuleler’e saldırdı. Daha sonra İstanbul da bu tür eylemlere sahne oldu.
ABD ve yandaşlarında şafak attı, ama artık iş işten geçmişti. Akrep besleyip başkalarının evine salanlar bu akreplerin bir gün çoğalıp yayılıp kendilerini de sokabileceğini hesap etmemişlerdi…
Güçlüler ve kurnazlar böyledir, onlar her şeyi gönüllerince dizayn edebileceklerini sanır, başkalarına tuzak kurar, sonra da bizzat kendileri bu tuzaklara takılır, kendi kazdıkları kuyulara düşerler. Dünyada ve tarihte bunun örnekleri çoktur.
ABD kendi eliyle yarattığı El Kaide’nin belasına böyle uğradı. Yine aynı ABD ve yandaşları, kendi elleriyle yaratıp iktidara getirdikleri Taliban’ın, Afgan toplumuna ve bizzat kendilerine yarattığı belalardan kurtulmak için, günü geldi Afganistan’ı işgal edip Taliban ve El Kaide ile sonu gelmez savaşlara giriştiler. Hâlâ da beladan kurtulmuş değiller.
Terör örgütlerinin arkasında çoğu zaman, onların eylemlerinden yarar bekleyen, bu nedenle onları besleyip yönlendiren devletler vardır. Ama terör iki yanı keskin kılıç gibidir ve günü gelir sahibini vurur. Bazen de işleri bittiğinde efendileri onları yalnız bırakır.
Özetlersek, El kaide adlı terör örgütü Bizzat ABD ve yandaşlarının 20. Yüzyılın ortalarından itibaren sosyalizme karşı izledikleri “Yeşil Kuşak Politikası”nın ürünüdür. Ayrıca El Kaide bu işte yalnız da değil; onun yanı sıra, bu dönemde beslenip büyütülen bir dizi terör örgütü yıllardır Ortadoğu’da, Kafkaslar’da, Afrika’nın çeşitli ülkelerinde eylem halindeler.
Onlar bunu sosyalist sistemi yıkma, solu dizginleme ve ilerici hareketleri engelleme adına yaptılar. Böylece bu ülkelerde yıllar içinde küllenmiş din ve mezhep savaşlarını da yeniden ateşlediler, bu ülkelerin dengelerini bozdular. Bizzat kendi ülkemizden de biliyoruz ki, 1960’lı yıllara gelinceye kadar bir Alevi-Sünni çatışması yoktu. Kent ve kasabalarda her iki inançtan insanlarımız evlerinde, iş yerlerinde komşu idiler ve belli bir hoşgörü oluşmuştu. Ama CIA’nın MİT’le paralel biçimde ve Kontrgerilla örgütü eliyle tezgahladığı provokasyonlar sonucu kısa sürede iki kesim arasında gergin bir ortam oluştu ve kanlı çatışmalar yaşandı.
Oysa ne sosyalist sistemin, ne kendi ülkelerindeki solun, ne de diğer ilerici demokrat güçlerin -insanlığı bir yana bırakın, ona zaten zararları olmazdı- kendilerine, yani kapitalist baylara bile bu kadar zararı olmazdı. Dünya sosyalist olsa onların bireysel kasaları elbet bu kadar dolmaz, ama canları da tehlikede olmazdı. Dünyamızda barışın huzurunu yaşar, başka insanlarla eşit olmanın bir felaket değil, tersine mutluluk olduğunu belki zamanla anlarlardı.
Ne yazık ki sosyalizm de sistemi sağlam temeller üzerine kuracak ve karşıdevrimi engelleyecek güce ulaşmamıştı; yenilgide karşı tarafın açtığı acımasız savaşın yanı sıra, kendi iç zaaflarının, kusurlarının da payı az değildi.
Evet, radikal İslam’ın son 50 yılda bu denli güçlenmesinin bir nedeni, soğuk savaş döneminde iki sistem arasında yaşanan bu amansız çekişmedir. Hem bu çekişme sırasında emperyalist güçler ve yandaşları dini radikal akımları bir panzehir gibi görüp alabildiğine kışkırttılar, hem de bu amansız mücadelenin sonunda sosyalist sistemin yenik düşmesi, eski sosyalist ülkeler dahil, dünyanın pek çok yerinde dini değerlerin yükselişine, din ve mezhep kavgalarına, ulusal çekişmelere yol açtı veya bu tür eğilimleri güçlendirdi. Diğer bir deyişle, ileriye yönelik değişim dalgası durunca, artık aşılmış sanılan, ama pusuda bekleyen eskiye ait değerler, geçmişin kiri-pası ve bunun yol açtığı çekişmeler öne çıktı. Bunların Yugoslavya’da, Kafkasya’da ve dünyanın başka yerlerinde nasıl kanlı kavgalara yol açtığını gördük. Şu anda Ukrayna’da bile yaşanan budur.
Öte yandan bugün Ortadoğu’da ve genel olarak Arap-İslam dünyasında yaşananları salt bununla açıklayamayız. Söz konusu çalkantılar, aynı zamanda 1. Dünya Savaşı’nın ardından bölgede kurulan sistemin çökmesi, statükonun yıkılmasıdır.
Buna da yazımın 3. Bölümünde değineceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.02.2022
28.08.2021
16.05.2020
12.05.2020
8.05.2020
4.05.2020
29.01.2020
18.10.2019
10.10.2019
24.03.2020