Kemal CAN
15 Temmuz’un üçüncü yılını idrak ettik. Hem meclisteki toplantıda, hem Atatürk Havalimanı’ndaki mitingde, hem de aslında her yerde, zaten malum olan bir tablo yine son derece net biçimde ortaya çıktı. Ne kadar aksi iddia edilirse edilsin, “olması gereken” faslından ne kadar ‘mış gibi’ yapılırsa yapılsın, bu tarih bütün ülke insanlarının hafızasında ortak duygu ve düşünce kodlarıyla asla yer almayacak. Herkesin tamamıyla buluştuğu geniş bir ortak paydadan değil, asgari bir benzeşmeden bile bahsetmek zaten yoktu, artık iyice zor. Olayı Allah’ın lütfu olarak görenden kontrollü olduğuna inanana, bir demokrasi dönemeci diye değerlendirenden her şeyi açıklayan sicil varakası haline getirene kadar onlarca farklı pozisyon var ama hiçbiri aynı zemini kullanmıyor. Yaşananın adlandırılması ve anlamlandırılması kadar, nasıl kullanıldığı ve araçsallaştırıldığı da yeni açılar veya mesafeler oluşturuyor. Vakanın kendisi gibi, sonrası da acayipliklerle dolu olduğu için çapaklarından arınmış bir ortalama çerçeve oluşmuyor. Türkiye tarihinin pek çok siyasi vakasında olduğu gibi 15 Temmuz da, resmi ve gayri resmi olarak birbirinden çok farklı yazımlarla kayıtlara girdi.
15 Temmuz vesilesiyle yapılan törenlerdeki iki konuşma, medya ve sosyal medya üzerinden çok tartışıldı. Biri meclisteki oturumda CHP adına konuşan Engin Özkoç’un, yaşananlarda iktidarın payı meselesine özel bir ağırlık vermesi, diğeri de Erdoğan’ın İstanbul’daki toplantıda Kemal Kılıçdaroğlu’nu yuhalatması. Her iki olay da farklı kesimlerce “günün anlamına” pek aykırı bulundu, eleştirildi. Aslında kimsenin fazlaca inanmadığı ortak duygu ve düşünce çerçevesi illüzyonu bir kenara bırakılırsa, olup biten günün anlam ve önemine ters olmak şöyle dursun son derece uygun. Ne olduğu, neden olduğu bir yana, olandan nasıl sonuç çıkartıldığı farklı olunca “günün anlamı” da bambaşka hale geliyor. Dolayısıyla, günün ortak bir anlamı olmadığı için kimse bu anlamın dışına çıkmakla eleştirilemez veya herkes birbirini anlam dışında olmakla kolayca suçlayabilir. Pek çok vakada tekrar edilen zorlama birlik beraberlik görüntüleri, son yılların ikliminde daha kolay dikiş atıyor. Çünkü ne davet edenler, ne de katılanlar sahiden bir arada olmanın gereğine inanıyor, zorlama ve zorlanma bu resimlerin her noktasından sırıtarak bakıyor.
Erdoğan için 15 Temmuz’u Allah’ın lütfu haline getiren kuşkusuz sağlayacağı imkanlardı. Çok eleştirilmesine rağmen bazen başka konularda da yaptığı gibi açık sözlü biçimde olayın ne işe yarayacağını söylemekte sakınca görmemişti. Çok kuvvetli bir mağduriyet kalkanıyla içeride yüksek bir destek konsolidasyonu, dışarıda da ciddi saldırılara dirençli, güçlü liderlik görüntüsü. Pek çok yan faydanın yanında, muhalefetin hareket alanını sınırlama ve kendi tarihinin bir çok negatif kalıntısını temizleyecek bir sıfırlama da, diğer önemli başlıkları oluşturdu. Kağıt üzerinde kolay işleyecek bu avantajların yanında, OHAL ve KHK düzeniyle eşi görülmemiş ve çok zayıf bir dirençle uygulanabilen bir karşı saldırı imkanı da cabası. Çok hızlı ve etkili biçimde bu avantajlar ve hamle fırsatları da devreye girdi. Uzatılmış OHAL zemininde büyük bir tasfiye ve abluka uygulandı, o şartlarda yapılan bir referandumla da kalıcı bir sistem değişikliğine girişildi. Fiili uygulamalarla ilerleyen baskıların alanı genişletilirken, Bahçeli’nin girişimiyle bunlara yasal alt yapı sağlayacak büyük bir adım atıldı. Ancak bu hız ve şiddetle ilerlemek beklenen faydaların hepsini yaratmadı, Allah’ın lütfuyla gelen imkanların etkileri aynı hızda zayıfladı.
Darbe girişimiyle aynı yılda ve hemen ertesi sene referandum öncesinde yapılan kamuoyu yoklamaları, seçmen üzerindeki 15 Temmuz etkisinin beklendiği kadar güçlü ve kalıcı olmayacağının işaretlerini verdi. Bu yüzden, 15 Temmuz rüzgârının dolduracağı yelkenlerin, gelmekte olan seri krizlere yetecek direnci sağlamasından duyulan endişe, aceleyle referandum ve koşarak bir erken seçim gerektirdi. Her iki yoklamada da ortaya çıkan sonuçlar Allah’ın lütfuyla gelen dalganın çok mesafe aldırmadığını gösterdi. 2011 yılında tek başına yüzde 50 oranına çıkan iktidar, ittifakla bile bu seviyeden çok yukarı gidemedi. Abartılı medya taarruzu ve siyasi baskılara rağmen sağlam bir iktidar kalkanı imal edilemedi. Bir grup ulusalcı, Avrasyacı ile muhatap alınmayı kariyer haline getiren bazı simalar dışında taze destek üretilemedi. Yerel seçim sonuçlarıyla da artık destek katılaşmasından değil, hızlı bir çözülmeden bahsedilmesinin zamanı geldiği görüldü. 15 Temmuz iktidar için kuvvetli bir kaldıraç haline gelemedi, etrafında üretilen hikayeden de ne demokrasi bayramı, ne herkesi etkileyen anma günü çıktı.
Erdoğan yaptığı konuşmada, ekonomik krizden dış politikaya kadar bütün sıkışma alanlarından çıkış ve büyüyen çözülme tehlikesi için çekirdek tabanı sıkı tutma işini öne aldığının işaretlerini vermeye devam etti. Yerel seçimden sonra, özellikle de yeni parti girişimleri dolayısıyla hasarın çekirdek tabana bulaşması riski karşısında, bu ihtiyaç daha acil hale gelmiş görünüyor. Destek tabanını genişletme ve muhalefetin bir kısmını bloke etme konusunda hesap edildiği kadar fayda getirmeyen 15 Temmuz, bir milli gün havasından çok, iç motivasyon konusu olarak tazeleniyor. Bu yüzden de, Kılıçdaroğlu’nu yuhalatmak, sahte bir Türkiye ittifakı görüntüsünden daha işlevli, “ümmet” vurgusuyla daha uyumlu duruyor. Türkiye’nin hep birlikte sağladığı demokrasi direncini ve birlik fikrini öne çıkartmak yerine, yedi düvele karşı savaşan iktidara nankörlük edenlerden söz açmak daha işe yarar bulunuyor. 15 Temmuz’un uluslararası alanda dirençli ve sarsılmaz güç görüntüsü yaratma konusundaki etkisinin zayıflaması da, yeni bir meydan okuma görüntüsüyle dengelenmeye çalışılıyor. S-400 lobisinin etkili tazyiki ile geri dönüşü iyice zorlaşmış pozisyon, destek alanını genişleterek değil safları sıklaştırarak, hacmi değil yoğunluğu artırarak sağlanmak isteniyor.
İktidar ve Erdoğan için, “birlik ve beraberliğe çok ihtiyaç olan günler” değil, zayıflamayı dengeleyecek toparlanma zamanı. Muhalefet açısından da, “bize ne derler” baskısının nispeten azaldığı, endişelerin daha az abartıldığı bir dönem açılmış gibi. Bu durumda, kimsenin ortak bir 15 Temmuz’a ihtiyacı yok, aksine herkese kendi 15 Temmuz’u gerekiyor. Oluşması, yaşanması ve sonrası ortak olamayan bir vakanın birleştirici olması da mümkün değil ama ona yüklenen anlamla hala kullanışlı olabileceğini düşünenler var. Ancak daha üçüncü yılında güçlü bir ritüel olma vasfını kaybetmiş ve bütün resmi desteğe rağmen cılız bir etki yaratmış, zaten ilk etkisi de sınırlı ve kısa olan 15 Temmuz’dan yeni bir motivasyon çıkma olasılığının çok yüksek olmadığını gösteriyor. Artık sembolik çıkışlarla, retorik hamlelerle büyük etkiler ve yeni dalgalar üretmek, gidişatı tersine çevirmek o kadar kolay değil. Aynı şekilde pek çok alanda olduğu gibi bu konuda da, geçmişe referanslı ifşa muhalefetinin yaratabileceği yeni bir heyecan bulunmuyor. Aradan geçen üç yılın ardından 15 Temmuz, tarihin en kritik olayı veya asıl meseleyi saklayan mizansen diyenlere de fazla bir şey vadetmiyor
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları









































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2026
5.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
15.12.2025
1.12.2025
23.11.2025
16.11.2025
3.11.2025
26.10.2025