Sezin ÖNEY
Yok; konu kapanmadı ve kapatmayalım da...
Çünkü, bu "Dünya'nın düz olduğunu" iddia eden yazı, Türkiye'de hızla yayılmakta olan çok ciddi bir psikolojik rahatsızlığın çok açık, gözden kaçamayacak belirtilerinden... Sanrısal bozukluk (delusional disorder) adlı psikiyatrik hastalığın yani.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Fatih Gençlik Kolları'ndan, imzasını "Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı" titriyle atan Tolgay Demir, "Düz Dünya Teorisi" başlıklı yazısında, "Dünya'nın yuvarlak olduğu tezinin, Vatikan, Masonlar, Cizvitler ve Yahudiler'in komplosu" olduğunu iddia etmişti . Yazı sadece, "AK Gençlik Fatih"in internet sitesinden nedense kaldırılmakla kalmadı. (Arşivlenmiş kopyası şu adreste)
Demir, yazının kendisine ait olmadığını öne sürdü ve şöyle de bir açıklama yaptı:
“Flat Earth Society adlı bir grubun düz dünya teorisi başlıklı yazısını okudum, ilginç geldiği için paylaştım. İnandığım için değil; bana ilginç geldi, paylaşmak istedim. Benim böyle bir söylemim yok. Buna inananlar var."
Şimdi, bu; özrü kabahatinden beter bir durum: demek ki, bu yazı bir intihal örneği... Çünkü yazının hiçbir yerinde, altıntı olduğuna dair bir atıf yok. Tersine "yazar" (artık Demir'in kendisi değilse tabii), çok net biçimde kendi görüşlerini ortaya koyduğunu ifade ediyordu.
Türkiye'de akademik dünya, KHK'lar, meslekten toplu ihraçlarla sarsıntı yaşamadan da önce, çok ciddi sorunlarla boğuşuyordu: Örneğin, Haziran 2016'da, Kemal Göktaş imzalı, Cumhuriyet'te yayınlanan şu haberde yer aldığı üzere, Türkiye genelinde üniversitelerde yazılan tezlerin üçte birinin intihal, yani "çalıntı" olduğu kanıtlanmıştı:
"Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, yüksek lisans ve doktora tezlerinin yüzde 34’ünde “ağır intihal” yani bilimsel hırsızlık yapıldığını ortaya koydu. Vakıf üniversitelerinde intihal oranı yüzde 46 seviyesine çıkarken kamu üniversitelerinde bu oran yüzde 31 oldu. Bilimsel çalışmaların “orjinal” olup olmadığını gösteren benzerlik indeksinde de dünya ortalaması yüzde 15 iken Türkiye’de bu oran yüzde 28.5 çıktı.
“Akademik yazı kalitesi” ile ilgili bir çalışma yürüten Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Politikaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (BEPAM) bu kapsamda 2007-2016 yılları arasında yazılmış 470’i yüksek lisans ve 130’u doktora tezi olmak üzere 600 tezin incelenmesini tamamladı. Bu tezlerin 477’si kamu, 123’ü vakıf üniversitelerinde yazılmıştı ve 89’u İngilizce ve 511’i de Türkçe idi. Tezlerin incelemesinde “turnitin intihal programı” kullanıldı ve programın her bir çalışma için ayrı ayrı belirlediği benzerlik indeksi kullanıldı."
Bu veriler, akademisyen Ziya Toprak'ın "Türkiye'de Akademik Yazının Durumu" başlıklı çalışmadan alıntılanmıştı. 2016'da tablo böyleydi; ama mevzunun kökü derin. 2007'de, Nature dergisinde yayınlanan bir yazıda, "çalıntı" oldukları iddiasıyla Türkiye'den 15 fizikçinin 70 makalesinin, "uluslararası literatürden geri çekildiği" belirtilmişti.
2017'ye gelindiğinde ise, Habertürk'ten Yusuf Doğan'ın, "Naylon Tez Pazarı" başlıklı haberindebelirttildiği üzere, "para karşılığı tez yazan" bir sektör ortaya çıkmış ve intihal profesyonelleşmiş ve akademinin bir yan sanayii koluna dönüşmüştü.
Doğan'ın haberine göre: "‘Naylon’ lisans tezinin fiyatı 2-3 bin, yüksek lisans tezinin ise 3-10 bin TL arasında değişiyor. Fiyat doktora ve doçentlik tezlerinde 5 binden başlayıp 20 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Özel bir üniversitenin dekan yardımcısı, “YÖK işin farkında! Naylon tez yazdırıp doktor, avukat oluyorlar” diye isyan ediyor" idi. Üstelik de, tıp alanında bile sahte tez yazdıran vardı; yani doğrudan insan hayatını elinde tutan bir konuda...
Demir'in "kendisine ait olmayan", "Düz Dünya" yazısına dönecek olursak, bu yazı bir yandan intihal(miş demek ki)!
Öte yandan da, özellikle Arap ülkelerinde tartışma konusu olan bir "akademik buhranın" örneklerinden.
Ne mi bu "buhran"?
Sırf Batı'ya karşı çıkıyor olmak için, yüzlerce yılda oluşan evrensel akademik değerler ve bilgilere karşı çıkan, bilimsel tüm gelişmeleri de, "İslam âlemine karşı bir komplo" diye niteleyen bir akımın yayılması... Üstelik de, bu akımın "Müslümanlara komplo" diye nitelediği "Düz Dünya" gibi tezlerin kaynağı kim dersiniz? Hiç öyle, Orta Çağ'a falan gitmeye gerek yok, çünkü "Düz Dünya" tezini o dönemlerde de savunan hiçbir topluluk yoktu.
Bugün, Demir'in yazısında olduğu gibi yansımalarını gördüğümüz "Düz Dünya" tezinin ilham kaynağı, 19. yüzyıl sonunda, Amerika Birleşik Devletleri'nde Illinois Eyaleti'nin Zion (Siyon) adlı kasabasında kurulan, Evanjelist "Hıristiyan Katolik Kilisesi"nden (Christian Catholic Church) başkası değil.
Kendilerini "Evanjelist Siyonistler" olarak niteleyen bu grubun mensupları, bugünkü "Düz Dünya Topluluğu" (Flat Earth Society) gibi radikal grupların köklerini ve tezlerinin temelini aldığı kişiler.
"Hıristiyan Katolik Kilisesi," 1896'da "ruhani lideri" John Alexander Dowie tarafından kuruldu. Aslında, Kilise'nin kurulduğu Siyon kasabası, Dowie tarafından bu Evanjelist grup için kuruldu desek daha doğru.
Bu cemaatin hikâyesi de şöyle: Kurucu Dowie, iddialara göre, İngiltere'de kurduğu Evanjelist cemaat ciddi biçimde borca girince, sigortadan yararlanmak için kendi kurduğu kiliseyi kundakladı. Hakkındaki şaibeler ayyuka çıkınca da, Amerika'ya kaçtı ve "Uluslararası İlahî Şifalandırma Derneği"ni kurdu. Dowie, hastaları "ilahî yollarla" iyileştirdiği iddia ediyor ve kendisine inananların da bol bol parasını alıyordu. Dahası, iflas etmekte olan şirketleri ucuza kapatıp, hisselerini de müritlerine satıyordu. Foyası meydana çıkınca kendisini dava edenler oluyor, hukukla başı belaya girince de bir eyaletten diğerine geçerek izini kaybettiriyordu.
Dowie, sonunda Şikago'da, kalabalık izleyici kitlelerinin önünde gerçekleştirdiği "şifalandırma ayinleri" sayesinde, tam manasıyla voleyi vurdu. Yaklaşık 6 bin kişilik bir mürit kitlesine kavuştu ve bu müritlerin tüm mal varlıklarını, kurduğu "Siyon Bankası"na (Zion Bank) bağışlamasını sağladı. Bu sadık mürit kitlesi, "Siyon Tarikatı'nı" oluşturuyordu. Bu banka aracılığıyla da, Şikago'nun kuzeyinde büyükçe bir arazi aldı ve Siyon kasabasını kurdu. Burada da, teokratik bir "kasaba-devlet" kurdu. Siyon'da, alkol, sigara, domuz eti ve modern tıp yasaktı. Dowie, sadece Amerika değil, dünya genelinden de takipçileri, Siyon'a çekti ve hepsinin de malını mülkünü üzerine geçirdi.
En sonunda, Dowie'nin kendisi bunamaya başladı ve üzerine bir de felç geçirdi; tedavi için de 1905'te Jamaika'ya gitti. Bu seyahati fırsat bilen Dowie'nin "sağ kolu" (ve işin ironik yanı, "Genelkurmay Başkanı" sıfatını verdiği) Wilbur G. Voliva, kendisine "darbe yaptı" ve Siyon'un yönetimini ele geçirdi.

Voliva, müritlere "kandırıldıklarını" ve yaklaşık 4 milyon dolarlık bir servetin "kayıp" olduğunu duyurdu. Karalar bağlayan müritlere, "Siyon'u kurtaracağı" sözünü verdi ve gerçekten allem edip kallem edip, 6 bin kişilik kasaba nüfusunun ekonomik durumlarını, yeni yatırımlarla düzeltti de. Jamaika'da kalakalan Dowie ise, "yasal yollara başvuracağı" tehditlerini savurduysa da, sonunda kendisine bağlanan 2 bin dolarlık aylığa razı gelip sustu.
Voliva, Siyon'da çikolata ve çörek, dantel dokuma fabrikaları gibi endüstriyel yatırımlar yaparak "ekonomik kalkınma" sağlarken, bir yandan da, yeni bir inanç doktrini oluşturdu. Bu doktrinin temelinde de, "Düz Dünya Teorisi" vardı. Voliva'ya göre, "Dünya'nın bir küre olduğu" iddiası, "Evrim Teorisi" ile beraber "inançlı insanlara karşı bir komplo" idi. Siyon Kasabası da Dünya'nın merkeziydi.
Voliva, 1923'te kendi radyo istasyonunu kurarak dünya geneline yayın yapan ilk Evanjelist vaiz de oldu. Ancak, Voliva da, selefi Dowie gibi, lüks yaşama çok meraklıydı ve aşırılıkları Siyon'un iflas etmesine neden oldu.
20. yüzyıl başında, Dowie, Voliva ve büyük bir inatla, Siyon Cemaati'ne inananlar... Şimdi, 21. yüzyılda aynı inatla, fantaziler âleminde kaybolan, modern bilimi inkâr ederek hidayete ereceğini düşünen müritler, "Sanrısal Bozukluk"tan muzdarip bana kalırsa... İllüzyonlar, kendilerini inandırdıkları yalanlar ve komplolarla tatmin bulan "kurban psikolojileri" içinde dönenip duruyorlar.
Şimdi, Türkiye'de de, kendi uydurduğu yalanlara inanan, sanrıları içinde kaybolanlar var. Elbette, başka ülkelerde de bu tip kişiler var. Ama, Arap ülkeleri (ve şimdi de Türkiye'de), akademik gerçeklerin yerini sanrıların almasına çalışan, bunu hayat gailesi haline getirenler var; hem de bir akım halinde. Bu durumun Arap ülkelerindeki tezahürü de, gelecek yazıya kaldı artık.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024