Uğur Gürses
18 Mart gününden bu yana Merkez Bankası merkezinde esen sert fırtına, mali piyasalardaki çalkantı, görevden almalar ve atamaların arka planında ne olduğuna dair merakı kaşıyor.
6 Kasım sonrasında Merkez Bankası’na Naci Ağbal, Hazine ve Maliye Bakanlığına Lütfi Elvan atandığında iki nokta vardı; birincisi bu ikili halihazırda yükselen krize bir mola verdireceklerdi. İkincisi de bu ikilinin ne kadar uzun süre soluklu kalabilecekleri idi.
Olamadı tabi ki. Naci Ağbal, 20 Mart sabahı görevden alındı, yerine Şahap Kavcıoğlu atandı. Belli ki ne Ağbal ne de birlikte iyi bir uyum yakaladıkları Bakan Elvan bunu beklemiyordu.
Ağbal görev yaptığı 133 gün boyunca epey bir kredibilite oluşturdu. Mali piyasalara güven verdi. Nitekim, görevden alınmadan önce Para Politikası Kurulu’nun yapılan toplantısında faizleri yüzde 19’a çekmesinin ardından, uzun vadeli faizlerde düşüş görülmüştü.
Soru şu: Ağbal 133. günde neden görevden alındı?
İlk kulis bilgileri iki ana konuda idi; biri, Ağbal’ın Merkez Bankası bünyesinde bir inceleme-soruşturma başlattığı, son 2 yılda 130 milyar dolara yakın döviz rezervlerinin nasıl, hangi yöntemlerle eritildiğini araştırdığı, bunun da Beştepe’de rahatsızlık yarattığı yönündeydi. İkincisi ise Ağbal’ın faizleri 18 Mart günü yüzde 17’den yüzde 19’a çıkarması.
Acaba Beştepe için faiz miydi temel sorun?
Beştepe’de faiz alerjisi olduğu bilinen bir durum. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki stratejisi her zaman şöyle oldu; eğer döviz kuru toplumda, ekonomik birimlerde genel bir ‘uçurumdan düşüş’ eşiği yaratıyorsa Merkez Bankası’nca faizin 5-6 puan bile yükseltilmesine ses çıkarmıyor. Geçmişte bunun sayısız örneği var.
Bu yüzden 18 Mart tarihinde faiz artışı “vitrinde” Beştepe’yi kızdıran bir adım gibi görünse de geçmiş örnekler bunun böyle olmayabileceğini düşündürüyor.
Naci Ağbal göreve atandığı 7 Kasım gününden bir gün öncesinde yani 6 Kasım günü durum şöyleydi: Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 10.25, ama piyasaya verdiği paranın ortalama faizi yüzde 14.69 idi.
İlk Para Politikası Kurulu toplantısında yüzde 15’e çekti. Yani fiili olanı resmi hale getirdi. Burada “faizi 4.75 puan arttıran başkan” unvanı verilemez. Ağbal’ın ilk iradi faiz artışı 24 Aralık 2020’de kısa vadeli faizleri yüzde 15’ten yüzde 17’ye çekmesidir. Tam üç ay sonra da yüzde 17’den yüzde 19’a çekti ve görevden alındı. Oysa anımsayalım; Brunson krizi sonrasında faizler yüzde 17.75’ten (ortalama fonlama faizi yüzde 19.25’te idi) yüzde 24’e yükseltilmişti. Erdoğan’ın ise tepkisi olmamıştı.
Yine soralım; Erdoğan, Ağbal gibi mali piyasalara güven vererek ekonomiyi, yokuş aşağı uçurumun kenarına gelen ‘aracın kontrolünü’ sağlayan bir sürücüyü neden oyun dışı bırakır? Neden başa dönülür?
İtibar sağlamış bir Merkez Bankası başkanının görevden alınmasının mali piyasada yaratacağı sonuçlar hesaplanmamış olamaz. Hem de onca danışman, başdanışmanın olduğu yerde. Topu topu toplam 4 puanlık faiz artışı gerekçe edilerek?
Durum ortada: Döviz kuru yüzde 14 yukarıda, uzun vadeli faizler 2.8 puanla 4.8 puan aralığında yükseldi. Türkiye’nin risk priminin göstergesi olan 5 yıllık CDS primi 280-310 seviyesine seyrederken 465 seviyesine fırladı.
6 Kasım’a kadar olan dönemde hızla eriyen döviz rezervlerinin toparlanması ise Ağbal sonrası oldukça yavaş seyretmişti. Ağbal döneminde gerçekleşen artış yaklaşık 8 milyar dolar olurken, görevden alınmasını izleyen 10 günde 6.8 milyar dolar eridi.
Yeni atanan Şahap Kavcıoğlu ise önceki görüşleri bilindiğinden, “hemen faiz indirimi yok” mealindeki açıklamayı 2 kez yapmak zorunda kaldı.
Tüm bu olanları kestirmek için uzman olunması gerekmiyordu.

Peki neden?
Reuters’ın üst düzey hükümet ve Merkez Bankası yetkililere dayandırdığı 31 Mart günlü haberine göre, Ağbal’ın görevden alınmasının temel nedeni ekonomi politikalarında farklı bir tutum takınması ve 130 milyar dolarlık rezerv kaybına dair inceleme başlatması oldu.
Hem Ağbal hem de Elvan, Albayrak’ın politikalarını hızla tersine çevirerek mali piyasaların sakinleşmesini sağlamışlardı. Bunun da Albayrak cephesinde alerji yarattığı, muhalefetin eriyen döviz rezervleri konusunu sürekli gündemde tutması ve bununla damadına işaret etmesi nedeniyle politik olarak da Cumhurbaşkanını rahatsız etmeye başladığı gözleniyordu.
Nitekim partisinin İzmir İl kongresi’nde “iade-i itibar” sözleri ile Albayrak’a sahip çıkmıştı.
Reuters’ın kaynakları, Merkez Bankası’ndaki bu inceleme konusunun belli bir aşamaya gelmesi ve bunun dışarıda Berat Albayrak’a yönelik soruşturma konusu olma riskinin Beştepe tarafından bir tehdit olarak değerlendirildiğini aktarıyor. Faiz artışı ise sadece “bardağı taşıran son damla” olarak tanımlanıyor.
Peki yapılan atamalar bize bir şey söylüyor mu? Bence işin sırrı burada. Atamalar bize çok şey söylüyor. Sırasıyla bakalım.
Yeni atanan başkan Şahap Kavcıoğlu bankacı kökenli bir eski milletvekili. Milletvekilliği ise kısa sadece 26. Dönemle sınırlı. Bankacılığı ise 2001 öncesi fona devredilen Esbank’ta teftiş kurulu ile başlıyor.
1991-2000 yılları arasında müfettiş yardımcılığı ile başlayıp genel müdür yardımcılığına uzanıyor. Esbank kapanınca, 2000-2003 arasında MNG Bank’ta şube müdürlüğü yapıyor. 2003- 2005 arası Halk Bank’ta koordinatör, 2005-2015 arasında ise genel müdür yardımcısı olarak görev yapıyor.
Ağbal’ın görevden alınıp Kavcıoğlu’nun atandığı karar aynı kararnamede aynı metinde yer aldı.
29 Mart günü de bu defa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Murat Çetinkaya görevden alınarak yerine Morgan Stanley Türkiye Genel Müdürü Mustafa Duman getirildi.
Ankara kulisleri, Çetinkaya’nın ailevi gerekçelerle görevden ayrılma talebini ilettiğini, bu görevden alma ve atamanın da bu biçimde ortaya çıktığını aktarıyorlar.
Yeni atanan Mustafa Duman da Esbank teftiş kurulunda başlamış mesleğine. 1994-2002 arasında Esbank’ta teftişte müfettiş olarak çalışıyor, hazine ve ekonomik araştırmalar bölümü de yer alıyor öz geçmişinde.
Duman 2007-2009 arasında Türkiye’de kurulu bir aracı kurum niteliği olan Morgan Stanley’de Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyor. Görevi de mesleği ile ilgili; mali işler, operasyon ve mevzuat uyumu. Morgan Stanley 2009’da çalışanları işten çıkarıp 2-3 kişiyi de Londra’ya çekiyor. Duman ayrılmak zorunda kalıyor. Daha sonra ise bir başka kurumda çalıştıktan sonra 2011’de yeniden Genel Müdür Yardımcısı olarak Morgan Stanley’e dönüyor. 2019’a kadar aynı pozisyonda. Genel müdür ayrılınca 2020 Şubat’tan 2021 Mart ayına kadar 6 ayı vekaleten Genel Müdürlük yapıyor. Linkedin’deki öz geçmişine bakılırsa 2011-2021 arası Genel Müdürlük yapmış gibi yazılı. Duman, öyle sanıldığı gibi bir “Londra bankeri” değil. İşine bağlı, dürüst ve çalışkan biri olarak tanımlanıyor.
Kavcıoğlu, görevden ayrılma isteği bulunan Çetinkaya’nın yerine daha önceden tanıdığı, aynı bankada birlikte çalıştığı bir eski müfettiş arkadaşını getirmiş oldu.
Atama hikayesi burada bitmedi.
Merkez Bankası’nın 30 Mart günü yapılan olağan genel kurulunda beklenen gelişme, süresi dolan iki Banka Meclisi üyesi yerine atama yapılması idi. Ya yenilenecek ya da yenileri atanacaktı. Ama öyle olmadı. Banka Meclisi’nde görev süreleri dolan Prof. Dr. Nurullah Genç ve Derya Yücel, Hazine’nin aday göstermesiyle yeniden Banka Meclisi üyeliğine seçildi. Genel kurul toplantısında ayrıca Hazine’nin verdiği önergeyle Banka Meclisi üyesi Ömer Duman görevden alındı. Duman aynı zamanda Para Politikası Kurulu (PPK) üyesiydi. Banka Meclisi’ne Duman’ın yerine Hazine’nin önerisiyle Ertan Aydın seçildi.
Banka Meclisi’nden PPK’na gidecek üyeyi ise Banka Meclisi seçecek.
Böylece 7 kişilik Para Politikası Kurulu’nda iki hafta içinde 3 kişi çıkmış, 2 yeni kişi girmiş oldu. Muhtemelen buna 1 yeni üye daha katılacak.
Ertan Aydın ise çekirdekten bankacı. 2003-2013 arasında Halkbank’ta, en son da Ziraat Bankası’nın eğitim, insan kaynakları gibi bölümlerin Grup Başkanı olarak görev yapmış.
Aydın’ın eşi ise Meltem Taylan Aydın ise Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi.
Tüm bu atamaların verdiği fotoğraf, Beştepe’nin faiz artışından çok, eriyen döviz rezervleri konusundaki incelemeden rahatsız olduğunu düşündürüyor.
Yeni atanan isimlerin, Ağbal’ın başlattığına dair atfedilen döviz rezervi erimesinin inceleme ve araştırılması gibi konunun bir daha gündeme gelmemesi için, ‘duruma vaziyet etmeleri’ ile görevlendirilmiş olabileceklerini düşündürüyor.
Oyun kurucu oyundan çıkarılıyor, teknik direktör ortada yok.
Tüm bu olanlarda bir kişiyi göremedik; Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan. Bu konuda hiç konuşmadı, hiç ortaya çıkmadı. Sadece Ağbal’ın görevden alındığı günü izleyen ilk iş gününde, kaygıya kapılan yurttaşların ‘fısıltı gazetesinden’ akan söylentilere kapılmamaları için yayımladığı “serbest piyasa mekanizmasından herhangi bir taviz kesinlikle söz konusu olmayacak, liberal kambiyo rejiminin uygulanmasına kararlılıkla devam edilecektir” sözleri ile biten yazılı açıklama oldu.
Ertesi günü de (Salı), daha önce açıklanan “ekonomi reformlarının” takvimini akşam saatlerinde 21 gibi Twitter’da ilan etti. Bu kadar geç bir saatte, bir tür ‘bezmişlik protestosu’ muydu bilinmez?
Son 2 haftada yaşadıklarımız, Türkiye’nin bir ekonomik krizden öte bir yönetim krizi yaşadığının nişanesi oldu. Tam da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2001 krizi sırasında krizin niteliğini tanımladığı sözlerle.
Uğur Gürses
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.12.2022
18.07.2022
18.02.2022
13.02.2022
29.01.2022
24.01.2022
17.01.2022
10.01.2022
4.01.2022
2.01.2022