Ümit KARDAŞ
İç hukuk yollarından sonuç alamayan birçok kayıp yakını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. AİHM’de görülen davalar sonucu Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin çeşitli maddelerini ihlal ettiği için mahkûm oldu.
AİHM, Türkiye’nin AİHS’nin madde 2 (Yaşam Hakkı), madde 3 (İşkence Yasağı), madde 5 (Özgürlük ve Güvenlik Hakkı), ve madde 13 (Etkili Başvuru Hakkı) gibi düzenlemelerini ihlal ettiğini birden çok davada tespit etti.
Bu davalar yakın geçmişte yaşadığımız bu insanlık suçunun belgelenmesi açısından da önemli bir rol oynuyor.
AİHM, Türkiye’deki gözaltında kayıp davalarına, faillerin devlet kolluğu oluşu, tutuklamanın gizlenmesi, inkârı ve çoğu kez işkence ve öldürmeyle beraber olması, rejim/hükümet muhaliflerinin bazılarını elimine etmek ve bununla diğer muhaliflere gözdağı verip sindirmek gibi özellikleriyle Latin Amerika’daki gözaltında kayıplara benzerliğini göz önüne alarak kararlar verdi.
Kayıp yakınları geçiş dönemi adaletinin unsurlarıyla örtüşen taleplerini şöyle sıralıyorlar:
-BM Sözleşmesi’nin imzalanıp, yürürlüğe sokulması,
-Faillerin tespitiyle yargılanmaları, af, zamanaşımı gibi nedenlerden yararlanmamaları,
-Devletin yaşananlardaki azmettirici rolünü kabul ederek suçunu açıkça ikrar etmesi,
-Devletin kayıp yakınları başta olmak üzere tüm toplumdan özür dilemesi,
-Baştaki koşullar yerine getirildikten sonra maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi.
Zorla kaybedilenlerin acı çığlığı olan Cumartesi Anneleri kendilerinden hoyratça koparılan ve kaybedilen çocukları için adalet istemekteler. Onlardan geride kalan ne varsa onu talep etmekte, kuşkusuz faillerin kendileriyle ve toplumla yüzleşmelerini ve yargılanmalarını beklemekteler.
Arjantin’deki “Kirli Savaş” sırasında da, 1976’dan 1983’e kadar, faşist rejim muhalif insanları kaçırdı, işkence yaptı ve öldürdü. Rejimin kaybettiği bu insanlar için itiraz eden her kadının, hükümetçe ellerinden alınan en az bir çocuğu vardı.
Plaza de Mayo Anneleri'nin başlangıcı, 30 Nisan 1977 tarihinde başkanlık sarayının yakınlarında protesto düzenlemek üzere 14 kadının toplandığı eylem olarak kabul edildi.
Bir aradayken güçlüydüler ve başlarına beyaz eşarplar bağlayarak halkı da yanlarına aldılar; bu eşarplar, zaman içerisinde onların sembolü haline geldi.
Kaybedilen çocukların, gençlerin, aydınların akıbetini askerî cunta ve sonraki sağ iktidarların oluşturduğu faşist rejimden sormaya başladılar.
Arjantin’de de beyaz baş örtüleri ve “Never Forget/Never Forgive” sloganlarıyla bütün dünyanın tanıdığı Plaza Del Mayo Anneleri şiddet içermeyen eylemler yapmak üzere her hafta perşembe günü Mayıs Meydanı'nda toplanıyorlar.
Annelerin bu eylemi, halktan birilerinin, rejimin acımasızlığına karşı ilk defa yapılan bir itirazdı. Kayıp çocuklarının resimlerini taşıyan annelerin bu hareketi giderek büyüdü ve kaybetme yöntemini sistemleştirmiş ülkelerde de yayıldı.
Daha sonraki yıllarda Arjantin suçluları yargı önüne çıkartma ve mahkûm etme basiretini gösterdi. Halen kayıplarını bulamayan 80’li yaşlara gelen annelerin eylemleri aynı şekilde devam etmekte.
İçimi acıtan bu kayıplara 1991’de yayımlanan “Yaşamın Şiirini Yazmalı” isimli şiir kitabımda “Plaza de Mayo’nun Anneleri" başlıklı şiirimle ses verdim.
Bir gece aydınlığı göremedi / Gözleri kapandı sabahlara / Yüreğinde sımsıcak bir korku / Alıp götürdüler / Koymak için karabasanlara / Ve ağladılar / Plaza de Mayo’nun anneleri / Korkuyla /umutla / cesurca--- Yüreğindeki sevginin / Gecelerce dağlanışında / Teninde kanıksadığı/ acılarında / Zorbalığa meydan okuyan / her haykırışında / Ve uyandılar düşlerinden / Plaza de Mayo’nun anneleri / Kaygıyla / kıvançla / onurla---- Yitip gitti sonsuzluğun içinden / Susmayan bir yankı gibi / Karışmıştı ruhu yüzlercesiyle / Artık günah çıkarıyordu / Mezarlıkların bekçileri / Ve dimdik başlarını kaldırdılar / Plaza de Mayo’nun anneleri / Acılardan / özverilerden / uzatarak ellerini
Cumartesi Anneleri eylemi 21 Mart 1995'te gözaltına alınıp 55 gün kendisinden hiçbir haber alınmadıktan sonra, cesedi kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak’ın ailesiyle birlikte Galatasaray Meydanı'nda ortaya koyduğu itirazla başladı.
Rıdvan Karakoç’un işkence edilmiş bedeninin de bulunması üzerine bir grup insan hakları savunucusu ve kayıp yakınının da dahil olmasıyla 27 Mayıs 1995’ten itibaren “Gözaltında kayıpların akıbeti açıklansın, sorumluları yargılansın ve bu topraklarda bir daha hiç kimse kaybedilmesin” talebiyle sürdü. Annelerin mücadelesine İnsan Hakları Derneği de sahip çıktı.
1996 Mayıs’ında ilk defa Cumartesi Anneleri’nin ev sahipliğinde, Plaza De Mayo Anneleri’nin de katılımıyla “Gözaltında Kayıplar Kurultayı” yapıldı.
Devletin ideolojik aygıtlarının karşı stratejilerine rağmen eylemin şiddet barındırmadan devam etmesi ve kamuoyunun desteğini almaya başlaması devlet iktidarının daha da sertleştirmesine sebep oldu.
Kayıp yakınlarının ve destekçilerin daha meydana varmadan polis şiddetine maruz kalması meydanda oturma eyleminin şiddet kullanarak engellenmeye çalışılması ve toplam 1093 kişinin gözaltına alınması üzerine 13 Mart 1999’da 200. haftada Galatasaray’daki Cumartesi Anneleri’nin sessiz oturma eylemlerine ara verildi.
Ergenekon davası dosyasında ortaya çıkan belgeler ve JİTEM itirafları üzerine Cumartesi Anneleri eylemlerini, Galatasaray Meydanı’nda eski formatında 31 Ocak 2009’da tekrar başlattılar.
Cumartesi Anneleri, meşru bir taleple, doğrudan ve şiddetsiz bir eylem tarzıyla her Cumartesi, Galatasaray Meydanı'nda insan hakları ve adaletten yana herkesin birlikte oturmasına imkân vererek hak arama alanını genişletti.
Arjantin’deki cunta döneminde kaybedilen yakınları için her hafta Plaza de Mayo meydanında buluşan annelerden esinlenen Cumartesi Anneleri Hareketi nöbet tutma eylem pratiğini başlatarak Türkiye’nin en uzun soluklu eylemi haline geldi.
Cumartesi Anneleri sadece kendi kayıpları için değil, herkes için hakikati aramayı ve bu çabayı varlıklarıyla kamusal alana taşımayı başardılar. Cumartesi Anneleri geleneksel kadınlık hallerini dönüştürüp kamusal alana çıkmanın dışında siyasal özne haline geldiler.
Ancak 23 yıldır mücadele veren Cumartesi Anneleri'nin Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdiği buluşma ve oturma eylemi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla Beyoğlu Kaymakamı tarafından 700. haftasında dağıtıldı ve gözaltına alınanlar oldu. 15 haftadır Galatasaray Meydanı’na yürüyüşler polis zoruyla engelleniyor.
Kaybedilenlerin akıbetinin açığa çıkartılmadığı ve yargısal süreçlerin cezasızlığa dönüştüğü bir yerde şiddet yöntemini kullanmayan bir sivil hareketi engellemek hak ve özgürlüklerin özüne ve demokratik değerlere yönelik bir bastırmadır.
Beyoğlu Kaymakamlığı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun emriyle Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta oturumunu yasakladı. Alanda oturmak isteyenlere biber gazı ve boyalı mermiyle müdahalede bulunarak çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Beyoğlu Kaymakamlığı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun emriyle Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta oturumunu yasakladı. Alanda oturmak isteyenlere biber gazı ve boyalı mermiyle müdahalede bulunarak çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Beyoğlu Kaymakamlığı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun emriyle Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta oturumunu yasakladı. Alanda oturmak isteyenlere biber gazı ve boyalı mermiyle müdahalede bulunarak çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Lübnanlı felsefe yazarı, ressam, şair Halil Cibran’ın dediği gibi “Barış ancak insanlar adil olduğunda mümkündür.” Kendi kişisel tutarlılığını savunan birey adaletsiz olduğunu söylediği bir uygulamayla işbirliği yapamaz.
Hakikat, adalet, özgürlük ve insaniyet en yüksek insani değerlerdir. Bu nedenle bu yüksek insani değerleri savunarak adaleti gerçekleştirmeye çalışırsak ancak geleceği bunun üzerinden inşa edecek süreci başlatabiliriz.
İnsan hakları ihlalleri mağdurlarının acısının bütün toplum tarafından paylaşılması, itibarlarının iade edilmesi ve hakikatin ortaya çıkması sağlanabilirse insanlar ancak yüzlerini geleceğe çevirebilirler.
Barışa yönelik bir gelecek umudu yaratmak geçmişle yüzleşip, acıları azaltacak bir adaletin sağlanmasına bağlı. Yazımı 22 yıl önce 18 Mayıs 1996 tarihinde Cumartesi Anneleri için yazdığım bir şiirle bitirmek istiyorum.
Gri bir sabah / sisler içinde / Gölgelerde hüzün / Islak kaldırımlarla / mezar taşları tanık / Bir bebeğin süt akan memelerden / koparılışı kadar hoyrat / Ya çarmıhında işkencenin / Ya kalleşliğinde kör bir kurşunun / Yaşamdan bir yıldız gibi akıp / sonsuzluklarda kayboldular / Titredi vicdanı evrenin / titredi dağ / Püskürdü volkan / akrep kendini soktu / ısırdı dilini engerek / Utandı ağaç heybetinden /güvercin boynunu büktü / Ve suskun / ve duyarsız / ve yüreğinde nasır / Sustu lider bozuntusu / sustu politika aymazı / para simsarı sustu / Aydınım diyen bilinç / yaşamı savunan sanatçı sustu / Oysa çığlık çığlığaydı / anaların yüreği / Çünkü onlar yaratıcıydılar / Çünkü emeğin ve özverinin / Çünkü onlar yaşamın / Çünkü onlar geleceğin anneleriydiler
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025