Vahap COŞKUN
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran öncesinde birçok defa seçmenlerini partisi ile kendisi arasında bir ayrım yapmamaları konusunda uyardı. Erdoğan’a göre, yeni sistemin sağlıklı işleyebilmesi için sadece yürütmeyi kazanmaları yetmezdi; aynı zamanda yasamada da çoğunluk kendi ellerinde olmalıydı. Seçmen hem kendisine hem de partisine oy vermede bir tereddüde düşmemeli, güçlü bir yönetim için her iki mührünü de aynı yere basmalıydı.
Lâkin seçim sonuçları, seçmenin Erdoğan’ın arzusu hilâfına davrandığını ve Erdoğan ile partisi arasında net bir ayrım yaptığını gösterdi. Dolayısıyla 24 Haziran’a bakarken Erdoğan’ı ve AK Parti’yi ayrı ayrı değerlendirmek daha doğru ve faydalı olabilir.
24 Haziran’ın birçok kazananı var ama en büyük kazananın Erdoğan olduğuna şüphe yok. Türkiye’de eşine rastlanmayan, dünyada da benzeri çok az olan başarılı bir siyasi kariyerin üzerine oturuyor Erdoğan. Partisini kurduğu 2001’den bu yana girdiği bütün yerel ve genel seçimler ile halk oylamalarında ipi en önde göğüsledi.
Bu seçimler içinde 2014 ve 2018 cumhurbaşkanlığı seçimleri ayrı bir öneme sahipti. Çünkü 2014’te halk ilk defa cumhurbaşkanını doğrudan seçmek için sandık başına gitti ve Erdoğan % 52 ile halkın oyuyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı sıfatını kazandı. 2018’de ise Türkiye’nin bir asra varan yönetim yapısı değişti ve Erdoğan % 53 ile yeni sistemin de ilk cumhurbaşkanı olmaya hak kazandı.
Karizmatik ve pragmatist
Erdoğan’ın Türkiye tarihine damga vuran bir siyasi aktör olmasında çeşitli faktörlerin altı çizilebilir. Örneğin Türkiye’nin kimlik yapısı bunların başında gelir. Türkiye’de muhafazakâr-mütedeyyin kimliğin ağır basması, o kimliğin içinden gelen Erdoğan’ı rakipleri karşısında avantajlı kılar. Ancak salt sosyolojik bünye Erdoğan olgusunu açıklamaya yetmez; çünkü bu, “Neden bir başkası değil de Erdoğan?” sorusuna bir yanıt vermez.
Sanrım cevap için Erdoğan’ın hem kişisel özelliklerine, hem de iktidar performansına bakmak gerekir. Karizmatik bir lider Erdoğan; kitleleri arkasına toplamakta, onları peşinden sürüklemekte mahir. Ve hâlihazırda siyaset arenasında onunla bu kulvarda baş edebilecek bir başka isim de yok.
Erdoğan, risk almaktan çekinmiyor. Karar vermekten kaçınmıyor, içerdiği tehlikeleri üstlenmekten geri durmuyor. Erdoğan’ı muhafazakâr camiada liderlik potansiyeli olduğu düşünülen diğer politik şahsiyetlerinden farklı kılan ve onun hep bir adım önde olması sonucunu doğuran en önemli hususiyet de bu.
Erdoğan aynı zamanda son derece pragmatist; yürüttüğü siyasetin kendisine ve partisine zarar verdiğini gördüğü anda bahse konu siyaseti radikal bir değişikliğe tabi tutmaktan imtina etmiyor. Söylem katılığının altında, aslında oldukça esnek bir hareket tarzı var Erdoğan’ın. Bu nedenle onun aynı konuda birbirine taban tabana zıt tercihlerde bulunduğuna ve buna bağlı olarak da ittifaklarını sürekli güncellediğine tanık olunabiliyor.
Meselâ Kürt meselesinde bir dönem müzakereye, bir başka dönemde ise güvenlik tedbirlerine bel bağlayabiliyor. Çözüm sürecinde HDP ile yol yürüyüp MHP’yi karşısına alıyor ama hava tersine döndüğünde bu kez MHP ile kol kola girip HDP’yi minderin dışına atabiliyor. Ve bütün bu yaptıklarını kendi tabanına kabul ettirebiliyor.
Muhafazakâr kimliğin taşıyıcısı
Tüm bunların yanında, bana göre Erdoğan’ın başarı öyküsünün atında yatan temel etken, onun destekçileriyle arasında kurduğu güçlü bağdır. İçinden geldiği kesimin dilini kullanmakta ve onların hissiyatını siyasal alana taşımakta büyük bir becerisi var Erdoğan’ın. Erdoğan’a destek verenler onu kendilerinden biri olarak görüyorlar ve Erdoğan’ın geleceğini kendi gelecekleri ile özdeşleştiriyorlar.
Beri taraftan Erdoğan temsilciliğini üstlendiği kesimlere, 16 yıllık iktidar süresinde gerek maddi ve gerek manevi anlamda önemli kazanımlar sağladı. Bu kesimler Erdoğan’ın zamanında elde ettikleri kazanımlarının garantisi olarak yine Erdoğan’ın iktidarını görüyorlar. Onun iktidardan uzaklaşması halinde bütün kazanımlarının berhava olmasından ya da önemli oranda kısıtlanmasından ürküyorlar.
Muhalefetin bu noktadaki söylem ve eylemleri, henüz bu kitleleri ikna edecek seviyede değil. Her seçim döneminde bazı muhalif gruplar Erdoğan taraftarlarını küçümseyen ve aşağılayan bir dil tutturuyorlar. Muhaliflerden daha radikal olanları ise bir “devri sabık” yaratmaktan, intikam almaktan dem vuruyorlar. Bunlar kamusal dolaşıma girdiğinde taraftarları, bazı rahatsızlıkları ve itirazları varsa da bunu paranteze alıp, Erdoğan’ın etrafında daha sıkı kenetleniyorlar. Görünen o ki, muhalefet partileri muhafazakâr tabana sağlam bir güven telkin etmedikçe, Erdoğan karşısında daimi kaybeden olmaktan kurtulamayacaklar.
AK Parti için alarm zilleri
Erdoğan’ın parıltılı zaferi -- ilk başlarda -- AK Parti’nin performansının serinkanlı bir biçimde değerlendirilmesinin önüne perde çekti. Fakat zafer kutlamaları bitip de rakamların soğuk yüzüyle karşılaşıldığında, AK Parti’nin büyük bir oy kaybına uğradığı tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıktı.
Şüphesiz, 16 yıl yönetimde olmanın getirdiği yıpranmaya rağmen yine de % 42 oy almanın azımsanmayacak bir başarı olduğu söylenebilir. Hele Avrupa’da yapılan seçimlerde iktidarıyla muhalefetiyle partilerin bu oranların yanından bile geçemediği düşünüldüğünde, bunu söyleyenlere hakları teslim de edilebilir. Lâkin AK Parti’nin kendi iddiası bağlamında sorgulandığında, 24 Haziran sonuçlarının AK Parti için alarm verici olduğunu da belirtmek gerekir. Çünkü AK Parti bugün, % 41 alıp “felaket” olarak nitelendirdiği 7 Haziran 2015’in düzeyine gerilemiş durumda.
1 Kasım [2015] seçimleri baz alındığında AK Parti % 7 oy kaybetti. 81 ilin 10’unda AK Parti oylarını artırdı (Ağrı, Bitlis, Edirne, Hakkâri, Kars, Mardin, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van). Edirne istisnasıyla Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı bu kentlerdeki oy artışı da genelde % 1’ler seviyesinde gerçekleşti. Sadece Şırnak ve Hakkâri’deki oy artışı % 6’ları budu.
Oyları MHP’ye kaptırmak ve MHP’ye bağımlı olmak
Buna karşılık AK Parti 71 ilde oyunu düşürdü. Bilhassa partinin oy deposu kabul edilen İç Anadolu kentlerinde çok keskin bir oy kaybına uğradı AK Parti. Misal; oy kaybı Kayseri, Aksaray ve Konya’da % 16, Karaman’da % 14, Çankırı’da % 11, Çorum’da % 10, Kırıkkale’de % 20 seviyelerine çıktı. AK Parti’nin oyları yine çok güçlü olduğu Antep’te % 10, Erzurum’da % 15, Elazığ’da % 13, Malatya’da % 9 oranlarında azaldı. Erdoğan’ın memleketi Rize’de bile % 11 oy yitirdi.
Dramatik oy düşüşü, AK Parti’nin seçmenlerinin hatırı sayılır bir kısmını MHP’ye kaptırdığını gösteriyor. Bu meyanda, AK Parti’nin son dönemlerde yoğun bir şekilde müracaat ettiği milliyetçi dilin iki sonuç doğurduğunu söylemek mümkün. Biri, yoğun milliyetçi dilin Erdoğan’a cumhurbaşkanlığının yolunu açsa da, parti düzeyinde MHP’ye can katan bir işlev görmesidir. Diğeri ise, % 7’lik oy yitimiyle Meclis’teki çoğunluğu kaybeden AK Parti’nin bundan sonraki süreçte MHP’ye olan bağımlığının artmasıdır.
(*) Bu yazı ilk defa 04.07.2018’de Kürdistan 24’te yayınlandı. Bkz
http://www.kurdistan24.net/tr/opinion/28cb26bc-b1ff-454b-9476-3c3bdb2cf0b7
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025