Yıldıray OĞUR
Muhtemelen dün İran’ın drone sürüsü kendilerine doğru gelirken İsrailliler bu soruyu düşündüler.
İlk seçimde kararlarını verirken akıllarında bu soru olacak; Bir kere daha tavizsiz, uzlaşmaz, çetin ceviz Netanyahu mu, yoksa ülkenin başına bela açmadan İsraillileri korumayı vaad eden başka biri mi?
Kasım ayında başkan seçecek Amerikalıların tercihinde de bu soru kritik olacak. Ukrayna, Gazze, şimdi İran… Çin’e karşı kim Amerikalıların işlerini koruyacak?
Biden mı, Trump mı?
Macarlar Ukrayna krizi, Brüksel bürokrasisi, göç meselesi yüzünden bu soruya bir kere daha Orban diye cevap vermişlerdi.
Benzer korkular yaşayan İtalyanlar siyasete Mussolini çizgisindeki partide başlamış Meloni’yi seçtiler.
Hollandalılar ülkenin sınırlarını ve kültürünü korumada en sert adam olan Geert Wilders’i tercih ettiler.
Slovaklar da Ukrayna krizinin daha fazla içine girmekten korkup, Rusya yanlısı Pellegrini’yi devlet başkanı yaptı geçen hafta.
2027’de Fransızlar da Macron ve Le Pen arasında karar verirken bu soru en kritik soru olacak. Anketler Le Pen diyor.
Almanların da kafası karışık AfD güçleniyor, Ukrayna için fedakarlık yapmaktan sıkılanlar yeni partilere doğru kayabilir.
Bu hafta sonu sandık başına giden Hindistan’da Modi’de halka bu sorunun doğru cevabının kendisi olduğunu söyleyerek kampanya yaptı.
Haziran ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde bu soru yüzünden aşırı sağ ve Avrupa-septik partiler çoğunluğu ele geçirebilir.
Türkiye’de 14 Mayıs 2023’de yapılan genel seçimin sonucunu da aslında bu soru belirledi.
31 Mart’ta ise seçmene sorulan soru bu değildi.
14 Mayıs ile 31 Mart arasında temel fark bu kadar basitti aslında.
Sorulan soru farklıydı.
( Etyen Mahçupyan Serbestiyet’teki son yazısında bunu detaylı olarak yazdı)
Şimdi soru şu; 2028’de sonucu belirleyecek soru da bu mu olacak?
Bu soruya cevap vermeye çalışmadan önce bir rakama biraz daha yakından bakalım:
271019210019
Son birkaç haftadır Türkiye’yi karıştıran bir kod numarası bu.
Türkiye’nin ihracat kalemleri listesinde Kerosen yani jet yakıtının kod numarası.
Türkiye’nin İsrail’e ihracat kalemleri içinde jet yakıtını da görenler haklı olarak haftalardır buna tepki gösteriyorlar.
Türkiye gibi siyaseten bu kadar kutuplaşmış bir toplumda, üstelik Gazze meselesi yerel seçim tartışmalarının bir parçası olmuşken, Gazze’de olan bitene karşı çaresiz kalmak herkesi gerçek pek de kimsenin umurunda değil.
O yüzden listede bu kod numarasını görenler İsrail’in Türkiye’den aldığı jet yakıtı ile Gazze’yi bombaladığını düşünmüştür.
Halbuki gerçek o kadar acımasız değil.
Ticaret Bakanı’nın açıkladığı gibi yakıt satılan jetler o jetler değil, bunlar yakıt ikmali yapan sivil uçaklar.
Bakanlıktan aldığım biraz daha ayrıntılı bilgilere göre durum şöyle:
7 Ekim 2023 ile 31 Mart 2024 tarihleri arasında İsrail’e 110 bin dolarlık Kerosen yani jet yakıtı ihraç edilmiş.
Bunun %99,2'si 2023 yılında yapılmış.
2024 yılında sadece Mart ayında 918 dolarlık bir ihracat görülüyor.
2023 yılının tamamında yapılan ihracatın toplamı 641 bin dolar.
Bunun %93'ünü SOCAR ve yüzde 7’sini Petrol Ofisi yapmış. İkisi de özel şirketler.
Peki kime ihraç etmişler. Şirket adları: Israir Airlines, Challenge Airlines, Arkia Airlines, Corendon Airlines, Shino Aviation ve El Al İsrael Airlines.
Tamamı sivil havacılık şirketleri. Bazıları yolcu uçağı, bazıları da özel uçaklar işletiyor.
Yani Türkiye havalimanlarına gelen İsrail sivil uçaklarına yakıt ikmali olarak jet yakıtı satılmış.
Ama bu gerçeği Gazze’deki katliam karşısındaki hiçbir şey yapamama hissiyle boğuşurken, en azından kendi ülkemizin daha fazlasını yapmasını isteyen insanlara anlatmak kolay değil.
Çünkü bu konuda çıtayı yükseltmiş olan bizzat iktidarın kendisi.
2009’da One Minute olayı bir tarafa, önce 2010’da sonra 2018’de iki kez İsrail Büyükelçisi’ni geri göndermiş, her Gazze operasyonu sırasında İsrail’deki hükümetlerle açıktan tartışmaya girmiş, Hitler benzetmeleri yapmış, 7 Ekim’den sonra İslam dünyasında Hamas’a kurtuluş örgütü diyerek destek veren tek ülke olmuş, üç çocuğunu İsrail öldürünce Hamas liderlerinden Haniye’yi arayan tek dünya lideri olmuş Erdoğan’ın en azından bu konudaki hassasiyetine herhalde kimse itiraz etmeyecektir.
Peki bu kez neden Türkiye daha temkinli davrandı? İsrail’den elçisini çekmedi, yakıt ikmali yapıldığına göre uçak seferleri sürüyor ve ticareti kesmek gibi bir yaptırıma başvurulmadı?
Dünyada bölgedeki İslam ülkeleri dahil İsrail’le tüm ticareti kesmiş tek ülke Malezya. Malezya uzakta ve İsrail ile ticareti zaten kısıtlı.
Türkiye, ticareti kısıtlayan ikinci ülke oldu. Diğer Batılı ülkeler İsrail’e silah satışının yasaklanmasını henüz tartışıyor.
Bütün İslam ülkeleri içinde bu kararı sadece Türkiye ile Malezya’nın vermiş olması tabii ki tesadüf değil.
Pakistan’ı dışarıda tutarsak İslam dünyasının iki seçimli demokrasisi Türkiye ve Malezya. İktidarların üzerinde hala toplumun baskısı var.
Nihayet devlete adım attıran sivil toplumun baskısı oldu.
Tekrar sorunun cevabını arayalım. Neden Türkiye’de daha önce daha küçük ölçekteki İsrail’in Gazze saldırılarında yaptığını bu kez yapmadı?
Çünkü Gazze faciasından çok önce iktidarın dış politikasında radikal bir değişiklik oldu.
Türkiye, vites küçülttü. Ekonomik sorunların da tetiklemesiyle kavgalı olduğu Körfez ülkeleri ve Mısır’la barıştı. İsrail’le de yeniden ilişkiler kurulmuştu.
Ve hemen ardından Gazze geldi. Bütün dünyayı sarstı. Yakın tarihin en büyük katliamı.
Türkiye’deki iktidarın önünde iki yol vardı; Ya eski dış politika reflekslerine geri dönülüp, elçi çekilecekti ve bütün ilişkiler dondurulacaktı ya da..
İkincisi tercih edildi.
Gözetilen dengelerin başında da yeniden ekonomik-siyasi ilişkilerin kurulduğu Arap ülkelerini Gazze meselesinde gölgede bırakmamak, onları kendi toplumları nezdinde mahcup etmemek, en öne zıplamamak.
Çünkü Körfez ülkeleri ve Mısır, Gazze konusunda sessiz, aşırı temkinli, İsrail ile kötü olmadan bu krizi atlatmak ve Gazze’deki savaşı bitirmek istiyorlar.
Ticareti kesmek diye bir seçenek bile yok masada.
Türkiye’nin Gazze meselesinde politikası da buna uyumlu ilerliyor.
28 Mayıs’tan bu yana Erdoğan ekonomide dümeni Mehmet Şimşek’e verdiği gibi dış politikada da dümen Hakan Fidan’da.
O da kapalı kapılar ardında müzakereyle iş yapmaya alışkanlığı sürdürüyor ve diplomatik yöntemlerle, Dışişleri Bakanlığı vasıtsasıyla dışişlerini götürüyor.
Bu da Gazze gibi bir katliam karşısında toplumu tabir caizse kesmiyor. Çizgi bilindiği için ticaretin sürmesi çelişki olarak görülüyor.
Hem Gazze konusunda hassas olanlar hem de muhalefet bu çelişkiyi kullanıyor.
Peki, bu tekinsiz dünyada Türkiye nasıl davranmalı?
İktidar heyecanlı, yayılmacı, atak, tepkisel, siyasi dış politikasını değiştirmeye çalışıyor.
Çünkü artık ne bunu kaldırabilecek bir dünya var, ne de Türkiye’nin bunu taşıyabilecek ekonomik ve politik gücü.
Tarafsızlık, mesafe, olaylara fazla karışmama yeni dış politikanın esas oluyor.
Mesela İran-İsrail meselesinde Cumhurbaşkanı henüz hiçbirşey söylemedi, bütün dış politik açıklamalar Dışişleri Bakanı’na bırakıldı.
İktidar bunu ne kadar sürdürülebilir, tam tersine alıştırılmış iktidarın tabanı bundan ne kadar memnun ve tatmin olur gibi sorular var ortada.
Ama muhalefetin dış politikadaki rengi çok daha belirsiz.
Örneğin CHP’de iki birbirine zıt renk görünüyor.
İdeolojik olarak daha solcu bir anti-Amerika, anti-NATO renk baskın. Ama dış politika söylemi emekli büyükelçilerde ve onların dünyayla ilişkileri ise aman olaylara karışmayalım, Batı ittifakından asla ayrı düşmeyelimden ibaret görünüyor.
Peki, Türkiye gibi bir ülkeyi böyle bir pasif vizyonla yönetmen ve tekinsiz bir dünyada Türkiye’nin çıkarlarını böyle korumak mümkün mü?
Bu sorular üzerinde Türkiye siyasetinde nedense çok fazla durulmuyor.
Siyasi sömürü için kullanılmaktan bıkkınlık veren “beka kaygısı” derken kaşınanın gerçek bir kaygı olabileceği ihtimali pek düşünülmüyor.
Halbuki bütün dünyada hissedilen tekinsizlik duygusu tabii ki Türkiye’de de hissediliyor.
Evet 2028’e kadar daha çok var.
Ama önümüzdeki dört yılda dünyanın düzene kavuşacağını herhalde kimse iddia edemez.
Belli ki krizler derinleşecek, çok başlı dünya daha da tekinsiz hale gelecek.
Peki, 2028’de daha da tekinsiz dünyada Türkiye’yi kim koruyabilir?
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026