Yıldıray OĞUR
Korkunç. New York Times editörleri 7 Haziran seçimleri için bu kelimeyi kullanmış. Türkiye tarihindeki en korkunç seçimmiş bu. Neden korkunçmuş peki? Fazla bir ayrıntı yok. Ama herhalde Gezi’den bu yana Türkiye hakkında laiklerin bütün vızıldanmalarını sayfalarına taşıyan, 17 Aralık’tan sonra cemaatin propaganda makinesinden çıkan her zırvalığı sayfalarına taşıyan gazete için zaten her şeyin korkunç olduğu bir ülkede seçimlerin korkunç olmaması mümkün değil.
Aslında 30 Mart 2014 seçimlerinden bu yana Türkiye’de artık alay konusu olan bütün seçimlerde hile zırvalıkları dünya medyasında da rağbet görmekte.
Şaibe iddiaları o kadar rağbet görüyor ki AGİT temsilcileri bile sanki Kazakistan’a seçim izlemeye gitmiş gibi davranıyorlar artık.
10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Yüksek Seçim Kurulu’nda parti temsilcileriyle buluşan uzun dönemli AGİT seçim gözlemcileri, HDP temsilcisine kimlik sormuşlar, gösterdiği kimlikten ikna olmayıp parti genel merkezini arayarak teyit bile almışlar.
Halbuki Türkiye’de demokrasinin pek çok hasarlı tarafı olsa da en iyi yapılan iş seçimler. 1950’den beri 65 yıldır seçimler yapılıyor Türkiye’de.
Yüksek Seçim Kurulu, CHP tek parti iktidarı tarafından 1946 seçimlerindeki usulsüzlüklerin tekrarlanmamasının güvencesi olarak 1950 seçimlerinden birkaç ay önce 16 Şubat 1950’de kuruldu.
4 ay sonraki ilk sınavı olan 14 Mayıs 1950 seçimlerinde de rüştünü ispat etti. Adil bir seçimle 27 yıllık tek parti rejimi iktidarı devretti.
YSK’nın rüştünü ispat ettiği seçimlerden biri de 27 Mayıs darbesinden sonra yapılan 1961 seçimleri. Eğer seçimlerde hile yapılabilseydi, herhalde o seçimlerde askerin kabusu gerçek olmaz, DP’nin devamı olan Adalet Partisi ve Yeni Türkiye Partisi’ne, CHP’den daha fazla oyla çıkmazdı. Yine hile mümkün olsaydı 1983 seçimlerinde de Devlet Başkanı Kenan Evren’in kurdurup, işaret ettiği Milliyetçi Demokrasi Partisi üçüncü parti olarak hezimete uğramazdı. Liste uzatılabilir. 1987 referandumunu iktidardaki Özal kazanır, 1989 belediye seçimlerinde üç büyük şehri SHP’ye vermezdi.
1991 seçimlerinde DYP-SHP iktidarı çıkmaz, HEP’li vekillerin seçilememesinin bir yolu bulunurdu. 1995 seçimlerinde rejimin iki baş belası Refah Partisi birinci olmaz, HADEP 1 milyon 200 bin oy alamazdı. 2002 seçimlerini de AK Parti kazanamazdı.
Çünkü Türkiye’de, seçim barajı ve D’hont sisteminin adaletsizlikleri bir tarafa, oturmuş, sağlam ve her aşamasında partilerin bulunduğu bir seçim sistemi var.
YSK’dan sandık kurullarına kadar piramit şeklinde örgütlenen sisteme kısaca bakalım.
Piramidin tepesinde idari ve yargısal görevleri olan Yüksek Seçim Kurulu bulunuyor. Ama Danıştay ve Yargıtay’dan seçilen 11 hakim kurulda yalnız değil. Meclis’te grubu bulunan partiler ve bir öneki seçimde en çok oyu alan 5 partinin temsilcileri de kurulun bütün toplantılarına katılıyor. Oy verme dışında diğer üyelerinin bütün haklarına sahipler. Kararları müzakere etme, itiraz etme, delil sunma, üyelerin ulaştığı bütün belgelere, bilgilere ulaşma…
Piramidin ikinci basamağında İl Seçim Kurulları bulunur. İldeki en kıdemli hakimin başkanlığında, ondan sonra gelen diğer iki kıdemli hakim tarafından oluşturulur. Ama İl seçim kurullarında da hakimler yalnız değildir. YSK’daki gibi o ilde teşkilatı bulunan ve önceki seçimde en çok oyu almış beş siyasi partinin temsilcileri de İl Seçim Kurulu’nda bulunur, oy vermek dışında diğer üyelerin haklarını kullanır. Toplantılara katılır, itiraz eder, müzakere ederler.
Piramidin en kritik halkası ise İlçe Seçim Kurullarıdır. 7 asil üyesi vardır. İlçenin en kıdemli hakimi başkanlığında kurulur. İlçede en kıdemli iki memur (yasaya göre kurayla seçilir). Diğer dört üye ise o ilçede bir önceki seçimde en çok oy almış dört parti temsilcisinden oluşur. Bütün üyelerin eşit oy ve müzakere hakkı vardır. Yani çoğunluk siyasi partilerdedir.
Seçim dönemlerinde piramidin ilk basamağında ise sandık kurulları bulunur. Sandık Kurulları 7 kişiden oluşur. Biri sandık başkanı iki memur ve diğer beş üye bir önceki seçimde en çok oy alan beş partinin temsilcisi. Hepsinin oy hakkı eşittir.
Kanuna göre sandık başkanları İlçe Seçim Kurulu’ndaki partilerin gösterdiği adaylar arasından kurayla seçilir. Partiler çoğunlukla anlaşarak bu sandık başkanlarını belirlerler. Örneği bu seçimde partilerin talebi üzerine İstanbul’da beş ilçede sandık başkanları kurayla seçilmiş, diğerlerinde partiler uzlaşmayla sandık başkanlarını belirlemiştir.
Oy kullanırken, kimliklerimizi kontrol eden, oy kullandıran, oyları tasnif eden, tutanağı tutan sandıklardaki siyasi parti temsilcileridir.
Ama sandık kurullarında bu yedi üye de yalnız değildir. Seçime katılan partiler ve bağımsız adayların tamamı o sandıkta önceden isimlerini seçim kuruluna bildirdikleri sayıda müşahit bulundururlar. Sandığın 15 metre etrafında dolaşabilen, gerekli gördüğü her durumda sandık kuruluna itiraz etmek, polis çağrılmasını talep etmek, eğer sandık kurulu itirazı kabul etmezse tutanak tutup anında ilçe seçim kuruluna itirazını götürmek, görevli hakime telefonla itirazını bildirmek hakkı vardır müşahitlerin.
Oylar verildi. Sandıklar kapandı. Tasnife geçildi. Bütün oylar sandık kurulu üyelerinin, müşahitlerin ve izleyen vatandaşların göreceği şekilde tek tek tutularak sayılır. Hatalı oylar, mührün yanlış basıldığı pusulalara müşahitler itiraz eder, sandık kurulu oyun geçerli olup olmadığına karar verir. Sandık kurulunda iktidar partisinin tek üyesi bulunurken, muhalefetin dört üyesi bulunduğunu hatırlatalım, sandık kurulunda kabul görmeyen bütün itirazların üst mercilere taşınabildiğini, seçimden sonraki Salı gününe kadar itiraz hakkı bulunduğunu da hatırlatalım.
Sayım bitti. Sonuçlar sandık sonuç tutanağına girilir. Ve sandık kurulu üyesi bütün siyasi partilerin temsilcileri tutanağı imzalar. Tutanağa itirazlar yine silsile yoluyla Yüksek Seçim Kurulu’na kadar götürülebilir. Tutanaklardan sekiz nüsha hazırlanır, imzalanır. Seçime giren her partiye ıslak imzalı tutanak teslim edilir. Yani geçen seçimlerde Twitter’da tutanak arayanlar kendi partilerine sorsalar o kadar zahmete girmelerine gerek kalmazdı.
Sonra mühürlü oy çuvalları yine siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan İlçe Seçim Kurulu’na gider. Buradaki bütün işlemler de bütün partilerin ve izlemek isteyenlerin gözetiminde yapılır. Son iki seçimdir YSK kurduğu sistemle İlçe Seçim Kurulları’na gelen sandık sonuç tutanaklarını tarayıp aynı anda bütün siyasi parti genel merkezleriyle paylaşıyor. Diyelim sandıkta temsilciniz yok. Ama tutanak YSK tarafından online bir sistemle size ulaştırılıyor.
Ayrıca bu seçimde geçilecek karekod sistemiyle bütün tutanaklara kodlar kondu ve şifreleri siyasi partilere bildirildi. Yani diyelim bu kadar gözlemci, rakip parti temsilcisi arasında el çabukluğuyla sahte tutanak üretmeyi başardınız, artık o da mümkün değil.
İlçe Seçim Kurullarında sandık sonuçları birleştirme tutanaklarıyla bir araya getiriliyor. Yine partilerin temsilcileri tarafından ve huzurunda. En çok hata birleştirme tutanaklarında yanlış toplama ve kaydırmalarda yapılıyor. Ama sandık tutanakları siyasi partilerde hem basılı hem online olarak bulunduğundan ikisini check etmek mümkün, itiraz hakkı Salı gününe kadar mevcut. Birleştirme tutanaklarında da kodlar var, o kadar temsilci arasında el çabukluğuyla sahtesini yaptınız, o da geçerli değil.
Sonra oylar, birleştirme tutanakları için İl Seçim Kurulu’na gidiyor. Orada yine siyasi partilerin temsilcileri, sınırsız sayıda gözlemci huzurunda aynı işlemler yapılıyor.
Partiler genel merkezlerinde bütün bu işlemleri YSK sisteminden anında takip ediyor.
Her aşamada bir üst itiraz merci var. Sandık kurulu, ilçe seçim kurulu, il seçim kurulu, YSK’ya kadar giden bir zincirleme temyiz sistemi mevcut. Seçimden sonraki Salı gününe kadar itiraz yolu açık.
Tabii bu başarılı sistemin hesap edemediği şeyler de var. Silah zoruyla bu sandıktan şu kadar oy çıkacak tehditleri mesela. Ama bir sandıkta herkes hile yapmakta karar kılsa bile o hile muhtemelen ilçe ya da il seçim kurulundan döner bu sistemde.
Yani 65 yıldır kimse oyunu verip gitmiyor. Oy ve ötesi zaten düşünülmüş, seçimleri organize eden siyasi partiler tarafından yıllardır uygulanıyor. Sandık kurulu ve ilçe seçim kurullarında iktidar partisi de azınlık.
Geriye kalıyor, bunca siyasi parti temsilcisi, müşahit bakarken boş pusulaları çalıp kenarı yakılmış olarak bir çöplüğe atıp, gazetelere ihbar telefonu açmak.
Çöplükte bulunan mührün basıldığı parti logosunun her seferinde ''şans'' eseri yanmamasına, aşk mektubu gibi yakılmış oy pusulalarında mührün her zaman “bir ihbar” üzerine çöplüğü karıştıran partililerin partisine ait çıkmasına dikkat ederek tabii.
Yine de bunlara ne gerek var. 12 yılda girdiği dokuz seçimi bu AK Parti nasıl kazandı sorusunun öyle kafa patlatmak gerekmeyen cevabı; hile yaptılar çünkü.
Böylece yenilmeyi bile beceremeyince bir sonraki seçimde mağlubiyet de kaçınılmaz hale geliyor.
Bu arada 7 Haziran 2015 günü Hakkari’de sandıklar 16.00’da kapanıyor, akşam ezanı ise 19.33’de okunuyor. İstanbul’da ise sandıklar 17.00’de kapanıyor. Akşam 20.47’de oluyor.
“Elektrikler kesildi, kazanamadım hocam” da yok.
Şimdi oy ve ötesini kafaya çok takmadan seçimler için çalışmaya devam...
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları





















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026