Akın ÖZÇER
İlişkilerin gergin, çatışmaların yoğun olduğu günümüz uluslararası arenasında İspanya ile Venezuela arasında da bir diplomatik kriz patlak verdi. Bu krizi ateşleyen, partisi (PSUV) genel seçimlerde bozguna uğrayarak Milli Meclis’te azınlığa düşen ama bunun faturasını “ülkesinin içişlerine karıştığı” gerekçesiyle İspanya Başbakanı ve Halkçı Parti (PP) Genel Başkanı Mariano Rajoy ‘a çıkaran Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro oldu.
Konuyla ilgili haber ve analizlerimizi izleyenler açısından pek şaşırtıcı olmayan bu kriz Venezuela Dışişleri Bakanlığı’nın geçen Cuma yayımladığı “İspanya ile ilişkilerin köklü biçimde gözden geçirileceğine” ilişkin bildiri ile doruk noktasına çıkmış bulunuyor.
Bildiride özetle, Mariano Rajoy ‘un sürekli olarak Venezuela’nın içişlerine karıştığı, bunun başta uluslararası hukuka aykırı olduğu, ayrıca Venezuela halkının onurunu ve ikili ilişkilerin dayandığı karşılıklı güveni zedelediği vurgulanıyor.
Bildiride altı çizilmesi gereken üç husus var. Birincisi, ikili ilişkilerin gözden geçirileceğinden söz ediliyor olsa da, bildirinin doğrudan Halkçı Parti (PP) Genel Başkanı Rajoy’ u hedef alıyor olması. PP, 20 Aralık genel seçimlerinden yüzde 28,7 oyla açık ara birinci çıktığı ve en azından bir siyasi partinin (Ciutadans) desteğine sahip olduğu halde, bildiride Mariano Rajoy, “İspanyol seçmeninin yüzde 75’i tarafından reddedilmiş” bir siyasetçi olarak takdim ediliyor. Bildirinin Venezuela Milli Meclisi’nin üçte iki çoğunluğunu muhalefete kaptırmış bir Başkan’ın hükümeti tarafından yayımlanmış olması ise oldukça ilginç kuşkusuz.
Bildiride yer alan ikinci husus, Serbestiyet’te “Maduro İspanya’nın altını oyuyor” başlıklı haber analizde değerlendirilen Chavist yönetimin İspanyol radikal solcuları ve Bask ve Katalan ayrılıkçılarla yakın ilişkileri. Bildiri, İspanyol özel televizyonlarından Antenna 3tarafından kamuoyuna duyurulan, aralarında Podemos ve ayrılıkçı Katalan temsilcilerinin de bulunduğu 13 İspanyol siyasetçinin 2014 sonunda özel bir uçakla Madrid’den aldırılmasına da yanıt veriyor. “400 gün önce” İspanyol sivil havacılık yetkililerinin de izniyle gerçekleştiği vurgulanan bu olayın medyaya yansıması Rajoy’a mal ediliyor. İspanya Başbakanı “Simón Bolívar’ın vatanına karşı yapılan bu ucuz şovdanvazgeçmeye ve “sözde saygı gösterdiği yurttaşlarının ifade özgürlüğü” konusunda tutarlı davranmaya davet olunuyor.
Bildiride yer alan üçüncü husus, İspanyol yetkililerin Venezuela’ya uluslararası bir müdahale yapılmasına dayanak oluşturmak amacıyla ülkede insan hakları ihlallerinin yaygın olduğuna ilişkin iddiada bulunmaları. Bildiri bu iddialarla ilgili ayrıntı vermiyor ama bunun uluslararası müdahale senaryosunun bir parçası ve konvansiyonel olmayan savaş olduğunu öne sürüyor ve İspanya ile ikili ilişkilerin bu çerçevede köklü biçimde gözden geçirileceğini vurguluyor.
Chavist yönetimin Rajoy’a yönelttiği içişlerine karışma suçlaması, 6 Aralık genel seçimleri öncesinde beş uluslararası şahsiyetin Venezuela muhalefetine yönelik baskıları kınayan bir bildiriye imza atmış olmaları. Bu beş şahsiyetten biri Mariano Rajoy. Ancak Rajoy tek İspanyol değil, bildiride demokrasiye geçiş döneminin 3. Adamı, eski Başbakan sosyalist Felipe González’in de imzası bulunuyor. Diğer imzacılar, Büyük Britanya Başbakanı David Cameron, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland ve Şili’nin eski Başbakanı Ricardo Lagos.
Bu bildirinin yayımlanmasının gerekçesini, Chavist hükümet tarafından bazı muhalif şahsiyetlerin 6 Aralık seçimlerine katılmalarının yasaklanması ve uluslararası gözlemcilerin çalışmasına izin verilmemesi oluşturmuştu. Bildiride Başkan Maduro’nun, Anayasa’nın garantörü olarak, genel seçimlerin barış içinde, şeffaf biçimde ve serbestçe yapılmasını sağlaması ve sonuçlarına saygı göstermesi gerektiği vurgulanmıştı.
Muhalefetin ısrarlı talepleri karşısında sessiz kalmanın da taraf olmak demek olduğunun dile getirildiği bildiride “özgürlük, demokrasi ve insan haklarına saygı talep etmeninbir ülkenin içişlerine karışma anlamına gelmeyeceğinin” özellikle altı çizilmişti. Demokratlar olarak bu değerleri sadece kendileri için değil, herkes için savundukları belirtilmiş ve tüm demokratlar bildiriye katılmaya davet olunmuştu.
Seçim kampanyası sırasında bildiriden haberdar olan Başkan Maduro, altında Rajoy ’un da imzasını görünce seçim kampanyası sırasında İspanya Başbakanı hakkında ağza alınmayacak şu sözleri sarf etmişti: “Rajoy hazırlan, Rajoy gidiyorsun, ciao, ciao, good bye. Venezuela ile uğraştın, yok oldun Rajoy. Defol Rajoy, Venezuela halkı sana go home Rajoy diyor. “( Rajoy, prepárate. Ay, Rajoy, te vas, ciao, ciao, good bye. Te metiste con Venezuela y te secaste, Rajoy. ¡Afuera Rajoy! El pueblo de Venezuela te dice: ¡Go home Rajoy) Maduro bu sözlerle Rajoy’ un 20 Aralık seçimleriyle iktidardan gitmekte olduğunu ima ederken, 6 Aralıkta kendi başına neler geleceğini hesap edememişti anlaşılan.
Bildirinin altında González’in de imzası bulunmasına ve Sosyalist İşçi Partisi PSOE’nin de bu konudaki politikasının farklı olmamasına karşın Maduro’nun sadece Rajoy’u hedef alması üzerine Başbakan Rajoy da, “15 günde bir benden söz ediyor, herhalde ona sempatik gelmiyorum” demiş ve kendisinin sadece “özgürlükler, demokrasi ve insan haklarından yana olduğunu” belirtmişti.
Aslında Maduro’nun PP alerjisi olasılıkla Başkan Hugo Chávez’in PP’nin eski Başbakanı José Maria Aznar’a, 2002'de kendisine yönelik başarısız darbe girişimini desteklediğini düşündüğü için nefret duymasından kaynaklanıyor. 2008’de Santiago’daki İber Amerika Zirvesi sırasında Chávez’in Aznar için “Aznar gerçek bir faşist. Faşistler insan değildir. Bir yılan daha insanidir” sözlerini sarf etmesine halefi sosyalist José Luis Rodríguez Zapatero tepki göstermişti. Ardından aynı toplantıda bulunan Kral Juan Carlos da Chávez’e “neden çeneni kapatmıyorsun” (¿por qué no te callas?) diye çıkışmıştı.
Chávez Kral’ın bu çıkışına toplantıda değil ama daha sonra medya önünde cevap vermiş ve “Kral da Devlet Başkanı, ama ben seçilmiş bir başkanım, o değil. Üç kez arka arkaya yüzde 70'in üzerinde oyla seçildim. Bana 'Kes sesini' deme hakkı yok" demişti. Venezuela Devlet Başkanı ardından “Sayın Kral. 2002'de Venezuela'nın seçilmiş, demokratik hükümetine karşı darbe hazırlandığının farkında mıydınız" diye sormuştu.
Nicolás Maduro, İspanya’yı, eskiden sömürgeci bir devlet olduğu gerekçesiyle ABD’den sonra Venezuela’nın ikinci baş düşmanı olarak görme eğiliminde. Bu ikiliye sorunlu olduğu komşusu Kolombiya’yı da katarak, Chavist rejimin üçlü bir kıskaç altında olduğu kanısında. Maduro’ ya göre, Venezuela’yı destabilize etmek isteyenler Madrid-Bogota-Miami ekseninde. Miami, bilindiği gibi, Venezuela muhalefetinin yoğun olarak yaşadığı bir eyalet.
Chavist yönetim, İspanya’yı içişlerine karışmakla suçluyor ama insan hakları ihlallerine tepkiyi içişlerine karışma olarak görüyorsa, kendisinin Katalan ve Bask bağımsızlıkçılara ve radikal Sol Podemos’a desteğinin bu tanıma çok daha uygun olduğunu kabul etmesi gerekir. Chavist rejim açısından konu son tahlilde muhalefete destek boyutunda “sen yapıyorsun, ben de ondan yapıyorum” mantığıyla karşılıklılık düzeyine indirgenebilir belki ama ikili ilişkilerin gözden geçirilerek kendi sorunlarını çözmek mümkün değil.
Başkanlık rejimiyle yönetilen Venezuela’da bugün seçilmiş Başkan ile seçilmiş Milli Meclis farklı çoğunluklara dayanıyor. Güçler ayrılığının keskin olduğu bu sistemde yürütme ile yasama arasında uzlaşma sağlanmadan ülkenin yönetilebilmesinin imkânı yok. Uzlaşma bir yerde karşılıklı ödün vermeyi gerektiriyor.
Ne var ki Maduro açısından bakıldığında Milli Meclis’te karşı devrimci bir çoğunluk, bu sonuncular açısından değerlendirildiğinde ise, kendisini devrimci ilân etmiş, iktidarda kalmak için anayasayı bile ihlal etmekten çekinmeyen totaliter bir zihniyet bulunuyor. Birileri için devrimi sulandırıp yok edecek, ötekiler için demokrasiyi ayaklar altına alacak gruplar arasında nasıl bir uzlaşma olur sorusunun cevabını İspanya ya da başka bir ülkeyle ilişkileri askıya alarak bulmak ne kadar mümkün acaba?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları




















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025