Ali Türer
2002 yılından bu yana 13 yıl kesintisiz süren AKP iktidarları döneminde eğitim sisteminde anlayışta, program, örgütlenme, yönetim ve okullaşma boyutlarında önemli dönüşümler yaşadık. Bu hafta eğitim anlayışı ve program boyutunda yaşadığımız değişim dönüşümler, yaşanan sorunlar üzerinde duracağım.
Türkiye’de modernleşme süreci Tanzimat’ta Batıcılık-İslamcılık, II. Meşrutiyette Türkçülük-İslamcılık; Cumhuriyetin tek parti döneminde Türkçülük- Batıcılık, 1950’lerden sonra Türkçülük, İslamcılık ve Batıcılık, 2000’li yıllar sonrasında ise İslamcılık- Türkçülük arasında yaşanan çatışma-uzlaşma arayışları içinde gelişti. Türkiye’de eğitime yön veren ideolojik-politik doğrultuyu bu kavramlar belirledi. 1950’lere kadar süre gelen Türk kültürü temelinde siyasi birlik arayışı, çok partili siyasi yaşama geçişle biraz yumuşadı; Türklük bir üst kimlik olarak vaaz edilmeye, Atatürk İlke ve İlkeleri, Atatürk Milliyetçiliği ortak paydalar olarak kullanılmaya çalışıldı. 2000’li yıllardan sonra Türkçülük inisiyatifi İslamcılığa kaptırınca Atatürk Milliyetçiliği, Atatürk İlkeleri yerlerini Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı’na bırakmaya; “vatandaşlık” kavramının içi de yavaş yavaş İslami değerlerle dolmaya başladı.
Eğitim Sistemi bu ideolojik politik bükülmeden 2000’li yıllardan itibaren payına düşeni aldı, almaya da devam ediyor.
2000 yılına kadar Eğitim Fakültelerinin Eğitim bilimleri bölümlerinde olsun, MEB bünyesinde bilim kurulu olarak iş gören Talim Terbiye’de, o güne kadar geliştirilmiş programlarda olsun adı konulmasa da hâkim anlayış Davranışçılıktı. 2001’den itibaren MEB’in Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı (EARGED)bünyesinde bu anlayıştan köklü kopuşun ilk adımları atılmaya başlandı. Müfredat Laboratuar okulları içinde denenmek üzere “Yapılandırmacı” anlayış temele alınarak Öğrenci Merkezli Eğitim Uygulama Modeli geliştirildi. AKP 2002’de iktidara geldiğinde bu çalışmayı elinin altında buldu. Bu, eğitim sisteminde Türkçülüğün tasfiyesi için kullanılabilecek elverişli bir model olabilirdi. İslamcı içerik Yapılandırmacılık gibi çağdaş bir model içinde daha kolay servis edilebilir; 1960’lı yıllarda geçerli Davranışçılıkla mücadele ise sürece meşruiyet kazandırabilirdi. Bulanık suda balık avlamaya fırsat verecek “içe bakış” gibi yöntemler monte edilerek modele son şekli verildi.
Geliştirilen yeni programlar 2004’de 23 kadar ilköğretim okulu ve lisede denendi. Son şekli verilen yeni ilköğretim programları 2005-2006 yılından, yeni orta öğretim programları ise 2011’den itibaren okullarda uygulanmaya başlandı.
Yeni programların ara disiplinleri tanımlama, öğrenme alanları arasında ilişkiler kurma, program hedeflerine daha esnek yaklaşma, öğrenci becerilerine, öğrenci etkinliğine ağırlık verme, öğrenme sonucu ile birlikte öğrenme sürecini de değerlendirme gibi eğitime önemli, yeni kazanımlar getirdiğini kabul etmek gerekir. Yapılandırmacılık gibi çağdaş bir kuramın referans alınması, bunun açıkça savunulması program boyutunda son derece önemlidir, değerlidir.
Ancak program sonuçta öğretmen, yönetici, idareci eliyle uygulanır. Programın kendisi eksiksiz yaşama geçeceğinin garantisi olamaz. İnanç yüklemek için yetiştirilmiş İlahiyat çıkışlı, İmam Hatip çıkışlı, kendi dışındakileri kontrol etme alışkanlığı yerleşmiş, yöneticinin vereceği talimatla harekete geçen öğretmenlerle; 28 haftalık formasyonla yetişmiş öğretmenle öğrenci merkezli, etkinliğe, beceri kazandırmaya dayalı bir eğitimi hayata geçirebilir misiniz? Okullaşmanız buna uygun mu? Amaçları silikleşmiş, mesleğe mi, hayata mı, akademik yaşama mı hazırladığı belli olmayan liselerde, İmam Hatip liselerinde, Açık öğretim Liselerinde ne becerisi kazandıracaksınız? Kuran Dersinde ayetlerin nesini yapılandıracak da beceri kazanacak çocuk?
1963 programlarıyla gelen Atatürk Milliyetçiliği”, Atatürk ilkeleri gibi kavramlar yeni programlarda yerlerini Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı’na bıraktılar. Vatandaşlık kavramının içi bir yandan inanç öğeleri ile doldurmaya çalışılırken diğer yandan yeni programlarda “insanlığın ortak değerlerine saygı”, “Farklı kültürlere karşı hoşgörü”, “koşullanmama hakkı” gibi yeni çağdaş değerler dile getirildi. Eğitim sisteminin amaçlarını ve ölçütlerini bir biri ile tutarlı değerlerden almadığı yerde uygulayıcılar önlerini göremez, ortaya çıkan kavram karmaşası sistem ruhunu zehirler. Bugün sistemde yaşanan tam da budur.
Programlarda geleneksel kültür aktarıcı öğeler, farklı kimliklere ayrımcı yaklaşımlar varlıklarını sürdürmeye devam ediyor. Tarih, İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük gibi derslerin içeriği bunlarla dolu? Üstüne bir deDin ve Ahlak Bilgisi, Kur’an-ı Kerim, Hz Muhammet’in Hayatı, Temel Dini Bilgiler gibi inanç yüklemesini temele alan dersler eklendi. Temel Dini Bilgiler içinde Aleviliğe yer verince bütün inançlara eşit davranmış olunmaz; doğru olan inanç eğitiminin ailelerin tercihine bırakılmasıdır.
Yeni programlarda programa dönük değerlendirme ve geliştirme süreçlerine yeterince yer verilmemiştir. Alt sınıflarda yerleştirmek, seçmek, elemek için değil ama rehberlikte kullanmak için mutlaka izlemeye, tanılamaya dönük değerlendirme yapmak zorundasınız. Bugün eğitim sisteminde temel eğitimin ilk üç dört sınıfında doğru dürüst ölçme değerlendirme yapılmıyor. Program geliştirme süreçleri eğitim sistemi içinde örgütlenmiş değil. Öğretmenler okullarda doğru dürüst zümre toplantıları yapmıyorlar; il ve ilçelerde zümre toplantıları dostlar alış verişte görsün toplantıları haline geldi. Müfettişlerin programların nasıl yürüdüğünü kontrol etme sorumlulukları artık yok, o eskidenmiş. Bu koşullarda olan programlara oluyor. Programlar giderek yukarıdan belirlenmiş katı birer direktif haline geliyorlar. Uygulamadan dönüt alıp kendilerini yenileyemiyorlar; hızla eskimeye başlıyorlar.
Eski alışılmış bakış açılarını, eski değer ve uygulamalarla öğretmen merkezli eğitim anlayışlarını öğretmenler terk edebilmiş değiller. Sistem içinde yol gösterici özellikleriyle değil hala bilgi aktaran rolleriyle öne çıkıyorlar. Öğretmenlere öğrenciyi merkeze alan beceriler, geliştirici ve uygulamalı yöntem ve teknikler kazandırılmıyor; program beklentilerine odaklanacakları hizmet içi eğitimi alamıyorlar. Yeni yaklaşımlara göre öğrenci değerlendirmelerini nasıl yapacaklarını bilmiyorlar.
Durum buysa, Yapılandırmacı eğitim verildiği iddiası züğürt tesellisi olmaktan başka anlam taşımaz. Programın içeriği dogmalarla dolu, program kendini yapılandırmaktan aciz, gelişmeye açık değil; sınıflar kalabalık, birleştirilmiş sınıf uygulamaları devam ediyor; öğretmenimiz gerekli eğitimi almamış, gerekli destekten yoksun, ne yapacağını bilmiyor. Ama biz “Yapılandırmacı” anlayış içinde eğitim veriyoruz. Bu kendini kandırma değilse göz boyamadır, başkada anlam taşımaz.
AKP iktidarları döneminde program boyutunda yaşanan önemli bir değişiklik de 2005’den itibaren Ses Temelli okuma yazma yöntemine geçilmesiydi.
Cümle yöntemi ile okuma yazmanın serüveni 1936 ilkokul programı ile başladı, 1948 programıyla devam etti. 1968, 1982 programları yöntemi daha da geliştirdiler. Cümleden hareket (analiz) yöntemi gözün doğal fizyolojik yapısına, sıçramalı hareketine uygundu. 5-7 yaş aralığındaki çocuğun nesneleri genel hatlar içinde algılama özelliğine, dil becerilerine bu yöntem uygun düşüyordu. Anlamı yakalama güdüsü okuma ve anlamaya hız katıyor; elde ettiği kök ve eklerle çocuk Türkçenin yapısına uygun yeni sözcükler üretebiliyordu.
Bu yönteme en önemli eleştiri okuma yazmanın uzun zaman alıyor olmasından geldi. Bu ise aslında öğrenciden çok öğretmen ile aileyi sıkıntıya sokan, karşı karşıya getiren bir durumdu. Öte yandan ses temelli cümle yöntemi Türkçenin fonetik özelliğine, yapısına, benimsenen yapılandırıcı anlayışa da daha uygun düşüyordu şüphesiz. Burada yöntemin kendisi kadar, belki yöntemden de çok nasıl uygulandığı önem taşıyor.
Ses Temelli okuma yazma yöntemine geçilmesi üzerinden on yıl geçti. On yıl önce bu yöntemle okuma yazma öğrenen ilk öğrenciler bugün üniversite birinci sınıftalar. Peki, ne sonuç aldık?
Ağırlıklı olarak içinde bu çocukların olduğu 2015 YGS’ye girenlerin %6,5’ğunun (139 bin) sınavı geçersiz sayıldı. Sınavı geçerli sayılanlar ortalama 160 sorudan sadece 35 soruya doğru cevap verebildiler. Yani 100 üzerinden 22 alan bu çocuklar bugün Eğitim Fakültelerinin Türkçe bölümünde, Matematik bölümünde okuyorlar. Derslerine giriyoruz, önemli kısmı okuduğunu anlamakta güçlük çekiyor, yazılı anlatımda cümle kurmakta sıkıntı çekiyorlar.
Bunun Ses Temelli yöntemin kendisinden kaynaklandığını iddia edemeyiz. Bu konuda elimizde yeterince araştırma, veri yok. Ama bu uygulamanın eğitim sistemine nasıl girdiğini hepimiz biliyoruz, tanıklık ettik. Bu değişiklikle çocuğun düşünme ve algılama biçimine müdahale edildi. Böylesine köklü değişik yaparken ince eleyip sık dokunduğunu söyleyemeyiz. Gerekli araştırma, analiz, pilot uygulama, değerlendirme, arkasından düzeltme, sistemi hazırlama, öğretmeni hazırlama, öğretmeni yetiştirme, uygulamayı denetleme, iyileştirme bunlar yapılmadı. Yöntemi sitemde doğru dürüst tartışmadık, araştırmadık, öğretmeni hazırlamadık ve yetiştirilmedik. Asıl eleştirilmesi gereken bu, sonuç da ortada. MEB, bu yöntemin bugün sistemde programda yer aldığı gibi uygulandığını söyleyebilir mi?
Merak ediyorum, 10 yıl önce okuma yazma yöntemini paldır kültür değiştirenler, 2015 YGS sonuçlarını görünce ne hissettiler; ya da bir şey hissettiler mi?
KAYNAKLAR:
Ali Türer, “1948-1968-1995 İlkokul ve 2004 İlköğretim okulu programlarının Bu Programlara Yansıyan Eğitim Düşüncesi Açısından Değerlendirilmesi”,1. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi, Balıkesir: 13-15 Mayıs 2010.
Eğitim Reformu Girişimi,Öğretim programları İnceleme ve Değerlendirme 2005. http://erg.sabanciuniv.edu/tr/ogretimprogramlariincelemevedegerlendirme
Orhan Akınoğlu. Türkiyede Uygulanan ve Değişen Eğitim Programlarının Psikolojik Temelleri Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi Yıl : 2005, Sayı 22, Sayfa: 31-46
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları









































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024