DOĞAN ÖZGÜDEN
Muhalif bir gazetenin tütün deposundan bozma yazı işleri odasında genç yaşta ciğerlerimi esir alan müzmin bronşit yüzünden iki gündür yoğun hava kirliliğine esir düşen Brüksel’de içeri kapanıp kalmıştım… Bu sabah güneş ortalığı aydınlatmaya başlayınca kendimi önce Voltaire Caddesi’ne, ardından da Josaphat Parkı’na atıyorum.
Cadde boylarındaki ve de parkın dört bir yanındaki manolya ağaçları beyaz, altınçanak çalıları sarı çiçeklerini çoktan dökmüş, japon kirazlarının renk cümbüşü başlamış…
Josaphat Parkı’nın bir köşesinde benim gibi yaşını başını almış dostlarımla buluşup sohbete koyuluyorum… Hepsi yıllarca Belçika madenlerinde, ağır inşaatlarda çalıştıktan sonra emekli olmuş emekçiler… Belçikalı ya da göçmen… Önce kaçınılmaz sağlık dertleşmeleri… Ardından kaçınılmaz soru: “Ne olacak bu memleketin hali?”
Yani Belçika’nın hali?
Sarı Yelekliler direnişi, ardından genç kuşakların iklim direnişi… Seçimlere nerdeyse bir buçuk ay kalmış. Siyasal partilerin hepsi sokağın haykırışına doğru dürüst yanıt verememenin aczi içinde…
“Memleket” deyince sadece Belçika mı? Her birinin göçmen olarak kopup arkada bıraktıkları, ama yürekleri onun topraklarında atmaya devam eden kendi ana vatanları…
Cezayir’de kitlesel protestolarla Buteflika’nın cumhurbaşkanlığından istifaya zorlanışını konuşuyoruz, ardından Fas’ı, Yunanistan’ı…
Ve de Türkiye’deki seçimleri soruyorlar…
Erdoğan’ın büyük kentlerde ağır yenilgiye uğradığını, bunu hazmedemeyip uydurma itirazlarla zaman kazanmaya çalıştığını anlatıyorum…
Takılıyorlar… “Sizin memlekette belki bir şeyler sahiden değişir, ama buradaki Emirdağ’lılar? Erdoğan’sız edebilir mi?”
Emirdağ çıkışlıların, yakında bir seçim olsa, yine çoğunlukla “Reis”e oy vereceklerinden pek kuşku yok… Nasıl olsun ki, 2018 genel seçimlerinde AKP+MHP ittifakının Belçika’daki oy oranı yüzde 74,0, son yerel seçimlerde ise aynı ittifakın Emirdağ’daki oy oranı yüzde 73,3. Gurbet’le Sıla tam uyum halinde…
Ama, her şeye rağmen, Belçika’da Erdoğan’a nicel olmasa da nitel olarak hayli güçlü bir muhalefet var… Muhalefetin güçlü partisi ise yüzde 10’a yakın oy almış olan HDP…
Türk devlet lobisinin basılı ve sözlü propaganda araçları HDP’yi, Türkiye’de olduğu gibi, Belçika’da da “terör örgütünün legal uzantısı” gibi göstermeye çalışsa da, parti bu ülkede, Belçikalı olsun, göçmen olsun, demokrasiden ve insan haklarından yana herkesin dayanışmasına sahip…
Geçen yazılarımdan birinde İran’daki Halkın Mücahitleri Örgütü’nün ABD ve AB’nin terör örgütleri listesinden çıkartılmış olduğunu anımsatarak sormuştum:
“Suriye’nin IŞİD teröründen arınmasında en büyük rolü oynayanlar, PKK’nın verdiği ilhamla seferber olup kendi bağımsız örgütleri PYD’yi, ardından diğer halklarla birlikte demokratik ittifak kuran, İslamcı katillere karşı doğrudan mücadeleye girerek canlarını tehlikeye atan Rojava Kürtleridir.
“Kürt halkı sadece Rojava’yı değil, tüm Suriye’yi ve de tüm Avrupa ülkelerini IŞİD belasından kurtarmak için kadınıyla erkeğiyle seferber olmuş, ülkenin en güneyine kadar Suriye’yi bir afetten kurtarmıştır. Bunun ödülü kara listede tutulmak mı olmalıdır?”
Neyse ki, “terör örgütü” suçlamaları Belçika ve Lüksemburg’ta alınmış olan son mahkeme kararlarıyla artık Türkiyeliler arasında da, Belçika kamuoyunda da inanırlığını büyük ölçüde yitirmiş durumda…
Kongra Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal dün ANF ajansına verdiği demeçte “Artık Kürt hareketi, PKK, Avrupa’daki Kürt kurumları, siyasetçileri açısından hukuki anlamda, yeni bir sürecin başladığını söyleyebiliriz” diyor.
Kartal’ın saptamaları çok önemli:
“Ortadoğu’daki gelişmeler, özellikle Kürtlerin Suriye eksenli geliştirdiği mücadele, özgürlükçü kadın mücadelesinin bütün dünyaya yansıması, DAİŞ’e karşı yürütülen mücadele, halkların Rojava’da demokrasi, eşitlik, özgürlük temelindeki devrimi ve onun Kuzey ve Doğu Suriye çerçevesinde bir formülasyona kavuşması, Kürt sorununa yönelik yürütülen politikalarda bir değişiklik dayattı. Türkiye uluslararası sisteme, özelikle uluslararası topluma hâlâ eski politikalarını dayatıyor. Fakat bu, şu anda Ortadoğu’daki tabloya uygun gelmiyor. Onun için Kürtleri terörize eden, terör listelerine alan politikalarda bir değişiklik gerektiriyor. Nasıl ki, PKK’nin terör örgütleri listesine alınması siyasi bir karar ise, bugün mahkemelerin aldığı kararın da özünde bir siyasi irade olduğunu bilmek gerekiyor. Gelişen siyasal süreç, böyle bir gelişmeyi dayatmıştır.”
KCK Yürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar da, aynı ajansa verdiği demeçte, “terörist örgütler” listesinin hukuken çöktüğüne vurgu yaparak şöyle diyor:
“Hareketimizin güçlenmesi ve uluslararası alana daha fazla açılmasıyla bizim diplomasi ve kendimizi anlatma imkânlarımız da süreç içerisinde fazlalaştı. Bir de özellikle Arap Baharı ve sonrası Ortadoğu’da, Suriye ve Irak’ta yaşanan gelişmeler, orada başta DAİŞ ve El Nusra olmak üzere selefi güçlerin güçlenmesi ve bu güçlere Türkiye’nin destek vermesi, bizim büyük bedellerle buna karşı durmamız, bugün DAİŞ’in bitiyor olması, Erdoğan’ın gerçek yüzünün ortaya çıkması, Türkiye’nin farklı bir siyaset izleyerek Batılıların çıkarlarıyla çelişmesi, Rusya ile ilişkileri, İslamcıları desteklemesi bize uluslararası alanda bir açılım sağladı. Bu haklılık süreci, bu yeni konjonktür kamuoyunu etkilediği gibi, mahkemeleri, hükümetleri de etkiliyor. Dünya artık gerçeği daha rahat görüyor.”
Erdoğan diktasını uluslararası planda ve Belçika’da giderek “vazgeçilemez ortak” konumundan uzaklaştıran gelişmelerden biri de, hiç kuşkusuz, dünya kamuoyunun soykırımlar konusunda giderek daha duyarlı hale gelmesi…
Bundan iki ay önce Fransa’da, Ermeni Örgütleri Koordinasyon Konseyi’nin (CCAF) geleneksel yemeğine katılan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 24 Nisan gününü resmen Ermeni Soykırımı anma günü ilan ettiğini açıklamıştı.
Macron konuşmasında, "Fransa, her şeyden önce tarihe doğru bakmasını bilen bir ülke. Fransa, 1915 olaylarını o dönemde soykırım olarak tanıyan ve uzun bir mücadeleden sonra 2001'de bunu yasayla tanıyan ilk ülkelerden biri oldu” diyerek Fransız vatandaşlarına geçmişle ilgili bütün gerçekleri öğrenmesi ve her türlü inkârcılığa karşı çıkması çağrısında bulunmuştu. Ayrıca, bu kararı almadan önce Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da bilgilendirdiğini özellikle vurgulamıştı.
Soykırım inkârcısı Türk lobisinin uluslararası merkezi olan Belçika ise, 104. yıldönümünde 1915 Ermeni Soykırımı’nı anmaya hazırlanırken, doğrudan sorumluluğunu taşıdığı bir başka insanlık suçundan, Ruanda Soykırımı’ndan ötürü günah çıkarmakla meşguldü. Bu soykırımın 25. yıldönümü dolayısıyla 7 Nisan günü Brüksel ve Kigali’de düzenlenen anma törenlerinde Belçika’nın sorumluluğundan ötürü başbakan Charles Michel Ruanda halkından resmen özür diledi.
Öncesi de var… Charles Michel ondan üç gün önce de, 4 Nisan’da, Kongo’nun Belçika sömürgesi olduğu dönemde yaşanmış olan “melez çocuklar” faciasından ötürü de Kongo halkından özür dilemek zorunda kaldı.
Belçikalı erkeklerin, Kongolu kadınlarla ilişkisinden dünyaya gelen çocuklara Fransızcada melez anlamına gelen "métis" denmişti. Onbinlerce melez çocuk, 1960'da Kongo'nun bağımsızlık ilanının hemen öncesinde zorla anne kucağından kopartılıp Belçika'ya götürülerek katolik kilisesine bağlı yetimhanelere yerleştirilmiş ya da Belçikalı ailelere evlatlık verilmişti.
Hem Kongo hem de Ruanda halkından arka arkaya özür dilenmesi üzerine 7 Nisan günü Belçika kamuoyuna hitaben yazdığım bir yazıda “6-7 Nisan, 1 milyona yakın insanın alçakça katledildiği Ruanda Soykırımı'nın başlangıcının 25. yıldönümü... Tüm dünyada bu kara yıldönümü anılıyor, başta Belçika ve Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin ve de Birleşmiş Milletler'in sorumluluğu enine boyuna tartışılıyor. Ne yazık ki, 20. yüzyılın ilk soykırımına, 1915 Ermeni ve Asuri soykırımına sahne olan Türkiye'de ses seda yok...” demiştim.
İki gün önce Mahmut Alınak’ın çok önemli bir mesajı geldi, hemen paylaştım. 2014’te başlayan Êzidi soykırımında IŞİD ve AKP’nin yol arkadaşlığını belgeleriyle ortaya koyduktan sonra soruyordu: “Bunlar mezarlarında nasıl rahat uyuyacaklar?”
Alınak’ın açıklamaları gerçekten dehşet vericiydi:
“Binlerce Êzidi erkeği din değiştirmeyi kabul etmedikleri için canavarca katledildiler. Katiller yaklaşık 5 bin Êzidi kadın ve çocuğa da savaş ganimeti diye el koydular. Orta yaş ve üzerindeki kadınları katlederken, aralarında on yaşındaki kız çocuklarının da olduğu genç yaştaki kadınlarla kızlara topluca tecavüz ettiler.
“Kadınlar bir hücre evinden diğer hücre evine gönderilirken, her evde ayrıca tecavüze uğradılar. Birçok kadın tecavüze uğradıkları o hücre evlerinde intihar ettiler. Tecavüz edilen Êzidi kadınları daha sonra Musul ve Rakka’da kurulan köle pazarlarında ve internette açık arttırmayla satışa çıkardılar."
“Arap dünyasına ve şeyhlere ‘cazibeli kâfirler’ diye satılan kadınların fiyatları 50 ile 500 Dolar arasında değişiyordu. Bu canice saldırı, apaçık bir etnik temizlikti.”
Anadolu topraklarında katledilen Ermeniler, Asuriler, Grekler, Kürtler, Aleviler…
Şimdilerde komşu ülke topraklarında katledilen Êzidiler.
Onların hayatta kalabilen, vahşet ve dehşetin izlerini taşıyan çocukları… Ve onların da acı anılarını paylaşıp yüreklerinde bir kor gibi taşıyan ya da paylaşma olanağına dahi sahip olamadan, aile geçmişini ve gerçek kimliğini tanıyamamanın acısıyla büyüyen çocukları…
Brüksel’deki Güneş Atölyeleri’nde İnci de ben de 40 yıla yakın süredir onların farklı coğrafyalardan gelenleriyle beraber olduk, acılarını paylaştık. Belçika toplumuna eşit haklarla entegre olmanın mücadelesini birlikte verdik.
İlk gelenlerin çocukları Brüksel’in çok kültürlü ortamında doğup büyüdüler, sonra da onların çocukları… İçlerinde artık atölyelerde sorumluluk üstlenenler, mücadelelerde baş çekenler var… Onlarla iftihar ediyoruz.
Soykırımların her on, on beş yılda bir yenilenen kuşakları… Onlardan kim ve ne zaman özür dileyecek?
Belki bunu görmeye bizim ömrümüz yetmeyecek, ama eminim ki bu özür dilendiği gün, evet ancak o gün, Türkiye’de çok şey gerçekten değişmeye başlayacak…
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024