İbrahim Karagül
Türkiye’nin milli dayanışma hattı, milli mutabakat girişimleri, adına Cumhur İttifakı dediğimiz şey, sadece bir seçim ittifakı, sadece il ve ilçelere yönelik oy hesabı, sadece CHP’ye karşı bir ortaklık değildir. Sadece bir AK Parti-MHP ittifakı değildir.
Bugün bu görüntüde olsa bile, kapıları açık, bu ülkeyi vatan bilenlere, bölgesel ve çokuluslu saldırılara karşı milli ekseni tahkim etmek isteyenlere açık bir ana omurga inşasıdır. Yerli olan, yüzlerce yıllık siyasi tarih ve genetiğe sahip olan, Selcuklular’dan beri devam eden devletler sürekliliği için seferber olan herkesin bu omurganın içinde yer alması gerektiğine inanıyorum.
Mesele muhafazakârlıkla, milliyetçilikle sınırlı değil
Bir Selçuklu kuruluşu, bir Osmanlı kuruluşu, bir İstiklal mücadelesi duruşu, bir tarih yapıcı Anadolu feraseti düşüncesine sahip olanların, yüz yıl sonra yeniden yükseliş dönemi için kendini kuranların başlattığı büyük yürüyüş olarak görüyorum. Bu toprakların, bölgesel ve küresel her türlü saldırıya direnmesinin, bırakın kendini savunmayı, yeni bir tarih inşası mücadelesinin parçası olarak görüyorum.
Kişisel olarak bu çabayı dar anlamda muhafazakârlık ya da milliyetçilik kavramlarına sıkıştırılmış biçimde de algılamıyorum. Nitekim coğrafyamızda ve ülkemizde, “muhafazakârlık” ya da milliyetçilik” kimliğinin, bazı zamanlarda çokuluslu müdahaleler için operasyonlara açık olduğunu, bu yönde kullanılabildiğini gördük.
Bir yeni siyasal dil, bir yeni siyasi kimlik, bir yeni duruş üretmek zorundayız
Özellikle Irak, Suriye gibi bölge ülkelerinde muhafazakâr/İslâmî kimliğe sahip çevrelerin nasıl çokuluslu müdahalelerin aparatı haline getirilebildiğini gördük. Bu kimliklerin, istila ve iç savaşlar için birer örtü olarak, savaşı pazarlama aracı olarak kullanıldığını gördük. Bu bölgelerde yaşananların ülkemiz içinde ne tür etkilere yol açabildiğini gördük. Coğrafyada yaşanan, küresel ölçekte planlanan birçok müdahalenin içerideki açık ve örtülü ortaklarını gördük.
Öyleyse bu kavramların daha ötesinde bir yeni siyasal dil, bir yeni siyasi kimlik, bir yeni duruş, bir eksen üretmek zorundayız. Bu ülkenin geleceğini biçimlendirirken de, coğrafya inşa etme çabamız için de, çokuluslu müdahalelere karşı koyuş tarzımızı biçimlendirirken de böyle bir eksen üzerinden hareket etmek zorundayız. Tam burada, işte tam burada bazı söylemlerin tükendiğini, bazı cephelerin anlamsızlaştığını, bazı kimliklerin belirsizleştiğini fark etmek zorundayız.
Türkiye’nin çok büyük hesapları var
Türkiye’nin çok büyük bir hesabı vardır. Mahalli seçimlerin sonrasına yönelik, karşımıza çıkacak yeni tehditlere yönelik, ülkemizin meydan okumalarına yönelik, coğrafya ve küresel ölçekte güç arayışlarına yönelik büyük bir hazırlık vardır. Tarihin bu kırılgan döneminde, büyük iddiaların, büyük hesaplaşmaların olduğu bir dönemde, hiçbir şey, sadece iç politik, hiçbir şey dar alana sıkıştırılmış, konjonktürel değildir.
Bunları son on yılda en çarpıcı, sarsıcı haliyle gördük. İçeride çok büyük mücadeleler verdik, “içeriden operasyon” planlarının neredeyse her çeşidine maruz bırakıldık. Güney’den terör örgütleri ve “geleneksel müttefikler” üzerinden saldırılarına uğradık ve bunlar hâlâ devam ediyor. İçinde bulunduğumuz coğrafya yeniden tanımlanıyor, haritalar yeniden çiziliyor.
Ülkeler parçalanıyor, tamamen yabancı garnizon haritaları çiziliyor. Türkiye için de benzer haritalar masaya sürülüyor. Yeni tehditler yakınlaşıyor, Türkiye bu tehditlere karşı hazırlıklar yapıyor. Savunma hazırlıkları kadar, iç güvenlik hazırlıkları kadar, sınırlarımızın ötesinde büyüyen tehditleri ortadan kaldırma operasyonları kadar çok güçlü bir toplumsal dayanışmanın temelleri atılıyor.
İki net cephe var: Ya Türkiye Ekseni ya çokuluslu müdahale..
Sadece bölgemiz değil, dünyanın tamamı çok sert bir siyasi iklime girdi. Sadece Ortadoğu değil, Baltıklar/Doğu Avrupa’dan Asya Pasifik bölgesine kadar bütün fay hatları hareketleniyor. Bu yüzden, böyle bir dünyada güçlü Türkiye olma dışında hiçbir seçeneğimiz yok, olmayacak. Hiçbir ittifak ilişkisi, hiçbir tek yanlı ortaklık bizi geleceğe taşımayacak.
Bu yüzden, içerideki ideolojik/siyasi cepheleşmelerin hiçbir anlamı kalmadı. Artık iki seçenekle karşı karşıyayız. Ya “Türkiye Ekseni”nde demir atacağız ya da ülkemize ve bölgeye dışarıdan müdahil olanların safında yer alacağız.
Bugün itibariyle, Türkiye’ye yönelik en büyük müdahale işte bu ekseni parçalama, güçlenmeden çökertme operasyonudur. Dışarıda hazırlanan senaryoların içeride bu kadar taraftar bulması, Cumhur İttifakı’nı bozmaya ya da en azından sadece bir seçim ittifaka haline dönüştürmeye dönük büyük çaba vardır.
Bu ittifak bozulmaz, bu eksen dağılmaz
Bu çabaların açık olanını da, örtülü olanını da görüyoruz. Kimlerin hangi angajmanlarla, ne tür “etnik kimlik” tahrikleriyle işi bulandırmaya çalıştıklarını görüyoruz. Sesini çıkarmaya cesaret edemeyenlerin dolaylı yollardan, fraklı formüller üzerinden nasıl suyu bulandırmaya, zihinleri karıştırmaya çalıştığını da görüyoruz.
Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bir büyük tarih yürüyüşçüsü olduğunu da biliyoruz. Bu azim ve iradeyle yıllardır verilen mücadelenin tanığıyız, içindeyiz. Hemen bütün konuşmalarında bu tarihi derinlikten bir gelecek inşasına yol çizdiğini biliyoruz, yaşıyoruz. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bu niyet ve amaçlarla, kritik zamanlarda kritik müdahalelerle bu yolu güçlendirdiğini biliyoruz.
Yola devam edilecek
“Cumhur İttifakı” düşüncesinin yerli bir eksen inşa etme, içeride ve dışarıda Türkiye’yi hedef alan saldırı ve operasyonlara karşı sağlam bir zemin inşa etme planı olduğunu biliyoruz.
Öyleyse bu yola devam edilecek. Omurga daha da güç kazanacak, etmeli de. Yerel seçimlerde bu güç birliği kendini hissettirmeli. Çünkü bütün iktidar alanlarında o omurga belirleyici olmalı. Bugüne kadar uluslararası operasyonlarda Türkiye karşıtı pozisyon alan yapı ve çevrelerin iktidar alanlarında etkinlik kurması, çok daha vahim müdahalelerin habercisi olacaktır.
Türkiye Ekseni’dir bu, yeni bir “Karşı Darbe”dir
Ama unutmayın, yeni bir devlet aklı, yeni bir siyasi dil, yeni bir tarihsel yükseliş, yeni bir büyük yürüyüş dönemi başlamıştır. Cumhur İttifakı da devam eder, ana omurga daha da güçlenir, operasyonel çevreler daha da güç kaybeder. Seçimlerde de seçimlerden sonra da “Türkiye Ekseni” alan genişleterek devam eder, edecektir de.
Nitekim dün, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli arasındaki görüşmeden beklenen sonuç çıktı.
Yola devam edilecek. Bu duruş ve kararlılık da bir “Karşı Darbe”dir.
7 Haziran seçimlerini hatırlayın. Proje şuydu: Ak Parti tek başına iktidar olamayacak şekilde aşağı çekilecek. HDP güçlendirilecek, CHP ile HDP arasında oy geçişgenliği sağlanacak. Tamamen dışarıda planlanan senaryo ülke içinde Doğun Grubu yayınları üzerinden servis edildi. Müthiş bir kamuoyu çalışması yürütüldü. Ve amaç hasıl oldu. Koalisyonu zorunlu hale getiren bir sonuç ortaya çıktı.
Projenin ikinci ayağı, AK Parti’yi CHP ile koalisyona zorlamaktı. Böylece Türkiye’nin yerlileşmesini, millileşmesini, öne çıkmasını arzulayan siyasi akıl ve kadrolar CHP üzerinden rehin alınacaktı. Şükür ki, seçimler yenilendi ve bu çokuluslu proje çöktü.
İçerideki aparatlar, içeriden çökertme..
O proje başarılı olsaydı, 15 Temmuz ve terör koridoru üzerinden yürütülen proje de başarılı olacaktı. Türkiye’ye çok büyük tuzak kurulmuştu. O da içeriden parçalama, diz çöktürme planıydı. Şimdi dikkat edin içeride yapamadıklarını dışarıdan yapmaya çalışıyorlar. Biz de, olağanüstü bir kararlılıkla, savunma yerine taarruzla bu tehditleri savuşturuyoruz. Afrin operasyonu böyle bir müdahaledir ve devam edecektir.
Milli Eksen’in, Türkiye Ekseni’nin dışında kalanlar, bu büyük hesaplaşmada Türkiye’ye destek vermeyenler yeni çokuluslu müdahale girişimlerinin içerideki aparatları olarak kullanılacaklar.
CHP bir ulusal güvenlik sorununa dönüştürülüyor
CHP’nin hızla HDP kimliğine bürünmesi, kimlik eksenli bir cephe partisine, kavga partisine dönüş tütülmesi, marjinalleştirilmesi, Türkiye partisi olmaktan çıkarılması yeni projenin işaretlerini vermektedir. Böyle bir CHP ile HDP arasındaki geçişgenlik, bu partiyi imha edecektir.
İttifak’ın içinde yer almayan siyasi çevreler, yarının büyük kavgalarında söylem gücünü kaybedecektir. Çünkü öyle büyük hesaplaşmalar yaklaşıyor ki, söz konusu mücadeleler arasında o partiler hızla eriyecektir.
Şimdiden uyaralım: Bazıları o çokuluslu müdahale saflarında arayışlara girerek güç devşirmeye, iktidar devşirmeye çalışıyor. Bunlar büyük oranda “ulusal güvenlik meselesi” haline gelebilir. Şartlar böyle bir tanımlamayı zorunlu hale getirebilir.
Yarının Türkiye’si inşa ediliyor, dikkat!
Artık 7 Haziran projeleriyle, 15 Temmuz saldırılarıyla, “terör koridoru” tehditleriyle Türkiye’ye ayar verme dönemi kapandı. Bu ülke, çok daha büyük iddiaların ülkesidir.
Almanya ile, ABD ile, ya da bir başka güç ile yakınlaşarak içeride zemin bulmak, iktidar aramak mümkün değildir. Bunların dışında başka hesapları olan varsa, yeni çokuluslu senaryoların içerideki ihalelerine talip olanlar varsa, buradan uyaralım, intihar ederler.
“Türkiye Ekseni” güçlüdür, daha da güçlenecektir. Seçim ittifakı şeklinde başlayan ortaklıklar daha da zeminini güçlendirecektir. Ülkemiz, yarının dünyasına hazırlanmaktadır.
Herkes safını seçsin, biz vatan eksenindeyiz
Vatan ekseninde, tarih ekseninde, milli kimlik ekseninde düşünen herkes bu dayanışma hattında yerini almalıdır. Çünkü, bir coğrafya inşası, bir tarih hesaplaşması var önümüzde.
Türkiye’nin yeni yükseliş dönemini biçimlendiren kurucu nesil, kurucu kadrolar büyük adımlar atıyor. Bu, yüzyıl sonra gelen fırsattır. Küçük hesaplara kapılanlar tarihin yanlış sayfalarında kaybolup gidecek.
Biz yerimizdeyiz, milli eksenin, mücadele cephesinin en ön safındayız. Bunda zerre miktarda tereddüt etmeyeceğiz.. Afrin operasyonu neyse önümüzdeki seçimler de odur. Ondan sonra büyük Türkiye’ye omuz verme davası da odur! Herkes yerini seçsin..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021