Murat Sevinç
Anayasa’nın 136’ncı maddesine göre ‘genel idare’ içinde yer alan ve ‘laiklik’ ilkesi doğrultusunda, ‘bütün siyasi görüşlerin’ dışında kalarak görevlerini yerine getirmekle mükellef bir ‘kamu kurumu’ olan Diyanet İşleri Başkanlığı’na yapılan türlü ‘mekân’ tahsislerinin son derece yerinde olduğunu düşünüyorum. Ancak bunların yeterli olmadığı ve gerek yaşamsal bir kurum olarak Diyanet’in, gerekse onunla ilişkili muhtelif kesimlerin mağduriyet yaşadığı çok açık. Halkımız, kalan tüm kamu bina ve arazilerinin de içtenlikle Diyanet’e devredilmesini beklerken böylesine yavaş ve çekingen davranılmasını kabullenmekte zorlanıyorum.
Yalnızca arazi ve bina tahsisleri değil, Diyanet’in bütçe konusunda elinin rahatlatılması da elzem. Hâlihazırda pek çok bakanlıktan daha yüksek olan ve gayri milli kesimi çileden çıkaran bütçesinin bir an önce artırılması ve faaliyetlerinde herhangi bir maddi yoksunluk yaşamaması, biz yurttaşlar ve dünya Müslümanları için son derece yerinde bir adım olur. Bu öneriye karşı olanları, internete girip orta boy bir kılıcın fiyatını öğrenmeye, önyargılarından kurtulmaya davet ediyorum. Kuşkusuz savunmaya/silaha vs. ayrılan bütçenin azaltılması doğru olmaz; ancak, genellikle lüzumsuz ve gayri milli tiplerin fütursuzca savunduğu adalet, eğitim ve sağlık gibi alanlara tahsis edilen bütçeden yapılacak kesintilerle bu açmaz kolaylıkla çözülebilir.
Neyse ki son yıllarda idaremizin bu konuda hepimizin yüzünü güldüren adımları cesaretle attığına tanık oluyoruz.
Üç dört yıl önce Bodrum’un Yahşi’sindeki büyükçe bir arazinin Diyanet’e devredilme planını okuduğumda çok sevinmiştim. Bir eğitim ve öğretim merkezi kurulacakmış. Sonrasını takip edemedim, umuyorum yapılmıştır. Bir iki kez Bodrum’a giden biri, böyle bir eğitim merkezine duyulan ihtiyacı kolaylıkla fark eder. Bodrum ve sair sahil beldelerinde deniz kenarlarının çoğunlukla denize girmek, kenarında yemek yemek ve tekne çekmek için kullanılıyor oluşu akıl almaz bir durum. Aslına bakılırsa sahillerin büyük ölçüde mahalli sermayeye devredilip ücret ödemeyenlerin giremeyişi ile bir sorun büyük ölçüde hallolmuş, deniz kenarları alt-orta sınıf mensuplarının işgalinden kurtarılmıştı. Buna mukabil yine de, affedersiniz yarı çıplak vaziyette gezinmelerin ve eğlence merkezleri noktasında bazı sıkıntıların olduğu herkesin malumu. Bu nedenle her sahile açılacak bir Diyanet merkezi, yerli ve yabancı ahalinin doğru yolu bulması noktasında son derece yerinde bir adım olur. Devlet yönetiminde tek bir kişinin olsun gönlünce davranma ve mutlu olma ihtimali gözden ırak tutulmamalı, özgürlük adı altında bir medeniyetin iflasına izin verilmemeli.
Yine, yazarken hicap duyuyorum, Bomonti Bira Fabrikası arazisinin de Diyanet’e devri fevkalade yerinde bir karar. O fabrika binasını gördüğüm günden beri yaşadığım burukluğu anlatamam. Diyanet’e devir kararını göz yaşlarıyla karşıladığımı söylemeliyim. Emek harcayan herkesten Allah razı olsun. Ama yetmez tabii, fethedecek ve bayrağımızı dikecek başka yerler de bulunmalı. Neymiş efendim, o fabrika II. Abdülhamit devrinde inşa edilmiş. Peki acaba Sultan, orada bira üretileceğini biliyor muydu? Efendim bina tarihi ve mimarisi ile çok özelmiş, eşi benzeri zor bulunurmuş. Bu milletin böyle safsatalara karnı tok. Medeniyetimizi çürütmek için, affedersiniz Batılı tarzda bir yaşam biçiminin dayatılması noktasında uydurulmuş şeyler bunlar. Ayrıca sayıları azalmış olsa da, o bölgede yaşayan Müslüman olmayan yurttaşın milli kültürümüzle haşır neşir olmasının nesi kötü? Misal, gayrimüslim yurttaşımızın yoğun olarak ikamet ettiği Kurtuluş-Bomonti civarında caddelere ‘Ergenekon’, ‘Türkbeyi’ ve okullara ‘Talat Paşa’ gibi isimler verilerek medeniyetimizin ne anlama geldiği kısmen gösterilmişti. Şimdi, işin eksik kalan yanı bu sayede giderilecek ve Diyanet o bölgeye bambaşka bir anlam katacak. Sağolasın Diyanet.
Neden, Diyanet’e tahsis konusunda böyle çekingen davranılıp inançlı kesim mağdur ediliyor diye dertlenirken, Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesi de mutluluk verici bir gelişme oldu. Fakat o bir yana, özellikle Kariye’nin devri hakikaten bugüne dek atılmış en doğru adımlardan biri. Eşsiz mozaiklerin olduğu bu yapı yıllar önce Diyanet’e devredilmeliydi, yine de zararın neresinden dönülse kâr. Kaç kez gittim Kariye’ye. Her seferinde o yapının bir cami olması gerektiğini düşünerek hüzünlendim. Özellikle Fatih-Karagümrük civarında cami yetersizliği sorunu olduğu, müminlerin ibadethane bulamadığı herkesin malumu. Yıllardır Karagümrük’teki Vefa Stadı’nın nasıl olup da Diyanet’e devredilmediğini hayretle düşünüp dururum. O bölgede yapılaşma yoğun olduğu için Diyanet’e yer bulmak kolay değil ve bu, belli kesimlerin tekrar tekrar mağdur olmasına neden oluyor. Her cadde ve sokağın, bir de bu gözle teftiş edilip Diyanet için uygun mekânlar bulunmasında sonsuz yararlar var. Ayrıca Kariye’den aşağı Haliç’e kadar olan ve sur içinde kalan devasa toprak parçası ihmal edilmemeli.
Dün, üç dört yıldır gündemde olmasına karşın kamuoyunun ilgisini pek çekmeyen bir haber ne kadar doğru şeyler düşündüğümü bir kez daha gösterdi bana. Heybeli Ada’daki ‘sanatoryum’ arazisi bütünüyle Diyanet’e devredilmiş. Üstelik salgın döneminde. Nasıl bir mutluluk yaşadığımı anlatamam, hayal olan şeylerden biri daha gerçekleşecek böylece. Az çok bildiğim bir yer Heybeli. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulmuş bu ilk salgın hastanesi, Ada’nın Çam Limanı’na giden yolunda, şimdilerde plaj olarak kullanılan bir koyun hemen yukarısında, yeşillikler içinde, çok değerli bir arazi. Diyanet’e tahsis edilmesi ve bir İslam eğitim merkezi olarak hizmet verecek olması her açıdan doğru bir karar. Kararda imzası olan herkesi içtenlikle kutlarım.
Her mekânı ama özellikle laik ya da Müslüman olmayan yurttaşlar bakımından sembolik önemi olan yerleri Diyanet’e devretmek, medeniyetimize yaraşır, öngörülü bir tavır. Fakat bununla yetinmek büyük hata olur. O merkezde eğitim göreceklerin rahatça ibadet edebilecekleri büyük bir camiye de gereksinim var. Ayrıca yalnızca Heybeli’nin değil, bir an önce Diyanet’e devredilmesi gereken diğer adaların da. Çamlıca’da yapılan ve dolup taşan görkemli caminin benzerleri her adaya inşa edilmeli. Ayrıca sanatoryumun, kapalı Ruhban Okulu bulunan bir adaya açılıyor oluşu da bizlere yaraşır bir durum. Allah’ın izniyle merkez faaliyete başladığında Heybeli’nin nüfus yapısı da zaman içinde dönüşecek, değerli sarıklı ve cübbeli yurttaşlarımız için gerek vapurlarda gerekse Ada’nın merkezinde bazı çok gerekli değişikliklerin yapılması gerekecek. İçkili bir iki lokanta ve yarı çıplak denize girilen sahillerin varlığı ile Diyanet’e gelecek inançlı kardeşlerimizin ruh dünyalarının taciz edilmesini hiçbirimiz kabullenemeyiz. “Orası bir sanatoryum ve o haliyle topluma kazandırılmalı” diyen kendini bilmez, af buyrun ‘laikçi’ hainlerin hiçbir biçimde ciddiye alınmayıp eleştiriyi yüksek sesle yapanların ise ileri derecede bağımsız yargıya havale edilmeleri gerektiğini söylemeye herhalde gerek yok. Nihayetinde hukuk devletiyiz.
Tabii, gelecekte Ruhban Okulu’nun da Diyanet’e devredilmesi bir yurttaş olarak en büyük beklentim. Oranın arazisi de hayli büyük. Çok güzel eğitim verilebilir. Her işin başı eğitim. Büyükada’nın tepesinde yer alan ve rivayet odur ki Avrupa’nın en büyük ahşap binası olan Yetimhane’nin de Diyanet’e devrolması noktasında gerekli adımların bir an önce atılacağını umuyorum. Bunları hatırlattığım için dahi mahcup oluyorum inanın; nasıl olur da bugüne dek gündeme gelmez, hayret. Yalnızca eğitim merkezi olarak düşünmeyelim, örneğin yetimhane binası misafirhane olarak kullanılabilir, düğün ve nişanlara tahsis edilebilir. Hatta düğün dernek günlerinde motorlu araçların Ada’ya getirilip kına-nişan-düğün sahiplerinin mağduriyetlerinin engellenmesi için gerekli girişimlerin yapılması da gündeme alınmalı.
Muhterem okur, bazı önerilerimi gerçekleştirmenin zor olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Fakat talep etmeliyiz, istemeliyiz, hayal etmeliyiz. Eğer bu ve başkaca pek çok talebi, geçen hafta yazmaya çalıştığım ‘şehirlerin yayasızlaştırılması’ ideali ile birlikte düşünürseniz, Diyanet’e ne kadar çok alan kalacağını da tahmin edebilirsiniz. Yayasız kaldırımlar, yayasız deniz kenarları neden Diyanet’in kullanımına açılmasın? Park ve bahçeler? Çocuklar evlerinde ve apartman bahçelerinde oynasa, bütün parklar Diyanet’e tahsis edilse, kim ne kaybeder? Önyargılarımızı ve ezberlerimizi terk edelim artık. Terk etmekte zorlanıyorsanız muhalefet partilerini örnek alabilirsiniz. Bakın, bir kez bile oyuna geldiler mi bu süreçte? Evlerinin mutfağı Diyanet’e devredilse gıklarını çıkarmayacaklar. Neden? Eh kusura bakmayın ama bunlar hep ‘sosyoloji’, hep ‘siyaset bilimi’ işte!
Gelelim şahsıma! Değerli yetkililer eğer kabul ederlerse, kendimin de Diyanet’e devredilmesini talep ediyorum. Tabii, Diyanet’in ne işine yararım, nerede kullanılabilirim, bilemiyorum. Ancak hep birlikte düşünme noktasında çok yararlı kullanım alanları bulunacağı kanaatindeyim.
Bir ‘kişinin’ bir kuruma devrinin bazı hukuksal sorunlar doğurabileceği iddia edilebilir. Yersiz kaygılarla vakit kaybetmemekten yanayım. Böylesi duraksamalar, bize Cumhuriyet tarihi boyunca dayatılan ‘nakil’ hukuktan doğuyor. Rahat olmak, elimizi korkak alıştırmamak, bir takım Batılı normlarla milli menfaatleri sınırlandırmamak gerekir. Ezcümle, talebimin dikkate alınmasını ve bir an önce Diyanet’e tahsis edilmeyi rica ediyorum. Belki tek bir isteğim olabilir… Şahsımın Diyanet’e devir törenine, AİHM Başkanı hâkim Spano da davet edilmeli. Kebapçıyla halıcı arasında bir beş dakikasını ayırması yeterli olacaktır…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
10.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
7.12.2025
23.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
30.10.2025
26.10.2025