Sezin ÖNEY
"Kader seçimi" tanımlaması, bugüne kadar Türkiye gibi "demokrasi sancıları" yaşayan ülkeler için sıklıkla kullanıldığını duyduğumuz bir ifade. Ancak, bu sefer tam da bu tanımlamaya uyabilecek bir seçim, Avrupa Birliği'nde gerçekleşiyor: 23-26 Mayıs'ta Avrupa Parlamentosu seçimleri var. "Normal şartlar" altında, Avrupa Parlamentosu seçimleri, çok önemsenen, üzerine çok konuşulan seçimler değil; hele "kader seçimleri" olarak nitelenebilecek oylamalar hiç değil. Ancak, bu kez durum çok farklı: aslında bu açıdan, 2019 Avrupa Parlamentosu seçimleri ile, 2019 Türkiye'deki yerel seçimleri nitelik olarak çok benzeşiyorlar. Her iki seçim de geçmişteki (göreceli) "önemsizliklerinin" aksine, gerçekten de "dönüm noktası" yaşatan/yaşatabilecek potansiyelde oylamalar.
İki seçim arasından asıl "kader seçimi" sayılabilecek olan herhalde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin "ikinci turuyla" uzatmalı hâle gelen Türkiye'nin yerel seçimleri. Ancak, İstanbul'da nasıl 25 yıllık bir değişim yaşandıysa, Avrupa Birliği tarihinde de gene çeyrek yüzyıllık bir dönüşüm yaşanması söz konusu. Merkez sağ ve merkez sol, ilk kez 751 sandalyeli Avrupa Parlamentosu'ndaki çoğunluğunu kaybedebilir. Bu seçimler sonucunda, Financial Times'ın verilerine göre, merkez sağ platformu oluşturan Avrupa Halk Partisi (European People's Party-EPP) grubunun, yaklaşık 171 temsilcisi olacak. Politico'nun verilerine göre ise, EPP'nin temsilci sayısı, yaklaşık 168 civarında kalabilir.
Öte yandan, merkez solu temsil eden Sosyalist ve Demokratların İlerici İttifakı (Progressive Alliance of Socialists and Democrats-S&D), Financial Times'a göre 151 ve Politico'ya göre de 147 temsilci çıkarabilir. Şimdiden, 23 Mayıs’ta Hollanda’da gerçekleşen oylamanın çıkış sonuçları alındı bile ve bu sonuçlara göre, İşçi Partisi (Partij van de Arbeid-PvdA) seçimin galibi oldu. Hollanda’dan gelen bu ilk sonuçlar, seçimlerden hemen önce konuşulmaya başlanan bir “olası sürprizin” hakikaten de gerçekleşebileceğinin ilk işareti olabilir. PvdA, onlarca yıldır yıldızı düşüşte olan bir parti. Hele, 2017’deki son genel seçimlerde, Hollanda genelindeki oyu yüzde 5 civarına kadar da düştü. Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ise oyları yüzde 36-37 civarına çıkmış gibi gözüküyor. PvdA’nın ve Avrupa Parlamentosu’nda merkez sol Sosyalist ve Demokratların İlerici İttifakı’nın lideri olan Frans Timmermans’ın da (gene) sürpriz biçimde Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı olması artık öyle çok da uzak bir ihtimal değil. Yakın zamana kadar genel kanaat Avrupa Halk Partisi lideri Manfred Weber’in, Jean-Claude Juncker’den boşalacak olan AB Komisyonu Başkanlığı koltuğuna oturacağı idi. Ancak, hem Sosyal Demokratlar’ın “Bahar Geliyor” sözleri ile başlattıkları seçim kampanyası etkili olmuşa benziyor; hem de muhafazakâr sağ EPP, aşırı sağ ve popülist partilerle rekabet için onlara yakınlaşan siyasi çizgisinden ötürü destek kaybediyor. Timmermans liderliğindeki Sol ve İlerici çizgi ise, ilk kez sağ popülizm ve muhafazakâr sağa “cevap yetiştirmek” yerine, kendi yolunda gidiyor ve somut politik vaatler, projeler ortaya koyuyor. Timmermans’ın kendisi, Avrupa Parlamentosu seçimleri için kampanyaya başlarken, AB geneli için şu vaatlerde bulunmuştu:
—Avrupa’nın işçi sendikaları ile yakın bağ ve dayanışma,
—“İnsanî/âdil çalışma koşullarına, insanî/âdil ücret koşulları”,
—Adaletli vergilendirme sistemi,
—Afrika ile yakın bağlar ve dayanışma,
—Avrupa genelinde yüksek emlak fiyatları başta olmak üzere çeşitli nedenlerle halkın başlıca sorunu haline gelen “barınma meselesi”nin çözülmesi,
—Cinsiyet ayrımcılığı kaynaklı şiddetin Avrupa genelinde bitirilmesi (Timmermans, bunun kişisel olarak “imzasını taşıyan proje” olmasını istediğini de söylüyor).
Sosyal Demokratlar, çok da ironik biçimde Türkiye’nin yerel seçimlerini çağrıştıran “Bahar Geliyor” iddiasıyla güçleniyorlar; Avrupa ile sandığımızdan çok daha benzer siyasi trendlerin etkisi altındayız belki de. O kadar ki, Avrupa aşırı sağı ve popülist sağının sloganı da oldukça aşina gelecek: “Ortak Akıl Avrupası’na Doğru”. Bu sloganın ileri sürdüğü ana fikir de “aynı gemideyiz” manasına gelebilecek “şer güçlerine karşı birleşme ittifakı”.
Popülistler çıkışta mı?
Sosyal Demokratlar ve kendilerini “İlerici” (Progressive) olarak niteleyen politik hareketler, Avrupa genelinde merkez gücü yavaş yavaş eline almaya başlıyor olabilir. Peki ya, milliyetçi/Avrupa Birliği’ne şüpheyle yaklaşan siyasi hareketler ve sağ popülist partiler? Seçim öncesi projeksiyonlara göre, onlar da Avrupa Parlamentosu’nun yüzde 30-35’ini oluşturabilir.
Avrupa Parlamentosu seçimlerinde en yüksek profile sahip olan sağ popülist partilerin başlıcası, “Salvini’nin Halklar ve Uluslar için Avrupa İttifakı” (Salvini’s European Alliance of People and Nations). Bu grup, İtalya’nın Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini’nin liderliğini yaptığı bu İttifak, Avrupa genelinden 10 partiden oluşuyor. Kendi ülkesinde aşırı sağ parti “La Lega”nın (Lig) lideri olan Salvini’nin ittifak yaptığı partilerin başını, Fransa’dan Marine Le Pen’in “Ulusal Bütünleşme”si (Rassemblement national), Hollanda’dan Geert Wilders’ın Özgürlük için Parti (Partij voor de Vrijheid) ve Almanya için Alternatif (Alternativ für Deutschland-AfD) çekiyor. Ayrıca, Finlandiya’nın aşırı sağ partisi Finler (Finns-Perussuomalaiset), Estonya’nın Muhafazakâr Halk Partisi (Eesti Konservatiivne Rahvaerakond) gibi kendi ülkelerinde giderek kilit siyasi rol oynamaya başlayan partiler de bu ittifakta yer alıyor. “Normalde” Avrupa Halk Partisi/EPP çatısı altında olan Viktor Orbán’ın partisi Fidesz ile de görüşmeler sürüyor. Aşırılıkları nedeniyle Fidesz, Avrupa Halk Partisi/EPP’den atılmıştı. Ancak, Avrupa’nın en büyük sağ koalisyonun olan EPP’nin lideri Weber’in “örtük” desteği ile Fidesz’in, Avrupa Parlamentosu’ndaki EPP grup üyeliği sürüyor ve seçimlere de bu ittifak ilke giriyorlar. Ama bir kez Parlamento’ya girdikten sonra Fidesz’în ne yapacağı meçhul: Macaristan Başbakanı Orbán, siyasi kaderini giderek Salvini’ninki ile birleştiriyor gibi gözüküyor. Salvini’nin İttifakı’nın, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yaklaşık 73 sandalye kazanması bekleniyor; Fidesz’in ise 14 temsilcisi olması muhtemel. Eğer seçimlerden sonra Fidesz, EPP’ye resti çekip, Avrupa Parlamentosu’ndaki gruplarından ayrılırsa, bu durum gerçekten de muhafazakâr sağın “çakılma noktası” olabilir.
Orbán ve “Avrupa’nın en önemli adamı” olarak nitelediği Salvini, mayıs başında Budapeşte’de buluşmuş ve ardından beraberce Macaristan’ın “Avrupa’ya olan göç akınını engelleyen seti çektiğini” iddia ettiği Sırbistan sınırını ziyaret etmişlerdi. Macaristan Başbakanı Orbán, “Avrupa’yı göç akınından” kendisinin kurtardığını, fakat “tehlikenin” bitmediğini; sırada Afrika’dan Avrupa’ya yaşanacak “akınların” olduğunu öne sürüyor. Tam da bu noktada, Timmermans’ın sol ittifakın seçim kampanyasına başlarken sözünü ettiği, “Afrika ile dayanışma” vaadinin anlam ve ehemmiyeti herhalde daha iyi anlaşılıyordur.
Orbán ve Salvini’nin yakınlaşması, sağ popülist ve milliyetçi partilerin Avrupa Parlamentosu’nda kazanacağı sandalye sayısından da önemli bir gelişme. Salvini’nin grubu dışında, İtalya’daki koalisyon ortağı “Cinque Stelle/Beş Yıldız” ve Britanya’nın Avrupa Parlamentosu’ndaki başlıca siyasi grubu haline gelmesi muhtemel, sağ popülist Nigel Farage’ın kurduğu Brexit Partisi de yaklaşık 48 temsilciye sahip olacak gibi gözüküyor. Şimdilik, Salvini’ciler ve Beş Yıldız-Brexit’çilerin ortaklaşması gibi bir yönelim yok; ama popülist çizgide “ortaklaşma”, Salvini grubunun başlıca hedefine dönüşmüş durumda.
Salvini’nin hareketi, Donald Trump’ın eski kampanya ortağı ve “Ulusal Güvenlik Stratejisti” Steve Bannon’ın da desteğine sahip ve “ortaklaşma” hedefini sürekli vurgulayan da Bannon’dan başkası değil. Salvini, Bannon ile fazla bir arada gözükmemeye çalışıyor: buna karşılık, Bannon’ın Brüksel’de kurduğu “The Movement” (Hareket) adlı siyasi kuruluş, İtalya’da son derece faal. Bannon tarafından, Roma yakınlarında bir manastırda kurulan “Dignitatis Humanae/İnsan Onuru Enstitüsü”, geleceğin sağ muhafazakarlarını yetiştirmeyi hedefleyen bir akademi. Bannon’a göre de Salvini’nin İttifakı, eğer başarılı olursa, tüm dünyayı etkileyecek boyutta bir “siyasi deney”.
Avrupa Parlamentosu’nda güç kazanmış, ortaklaşmış bir popülist grup, hakikaten de Avrupa ve hatta dünya için, siyasi gücün kalbine yerleşmiş bir “Truva Atı”ndan farksız olur. Avrupa’nın “kader seçimi” demekte, sizce haksız mıyım?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları



















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024