Ümit Akçay
2023 seçimleri halen pek çok yönleriyle tartışıyor. Altılı Masa’nın bileşenleri yaşadıkları hezimetin sorumluluğunu CHP’ye yıkma telaşında. CHP’de ise parti içi gelişmeler ağır çekimde ilerliyor. Bu ortamda muhalif seçmenin yaşadığı şok ve hayal kırıklığı pek çok insanı siyaset ve ekonomi konuşmaktan uzaklaştırmış durumda. Diğer yandan seçim öncesinde gündemi işgal eden Altılı Masa’nın dalga boyunda hareket eden ekonomi yorumcuları, iktidarın ekonomi politikasında yaptığı değişiklikler sonrasında birdenbire iktidarın en önemli destekçisi haline geliverdiler. Garip dönemlerden geçiyoruz kısacası.
Bir süredir Gazete Duvar yazılarımda iktidarın projelerine değiniyorum ama bu hafta 2023 seçimleri konusuna geri dönerek, şu sorulara verilebilecek yanıtları tartışmak istiyorum: Sosyal medyada ekonomi nasıl tartışılmalı ve bu neden önemli? Okur, ilk başta 'Bu konunun seçimlerle ilgisi nedir?' diyebilir, yazının sonuna doğru dördüncü maddede bu bağlantıları kuracağım.
1. Medyada otoriter konsolidasyon
Ülkedeki otoriter konsolidasyon sürecinin önemli bir bileşeni medyanın denetim altına alınması. Bu ise, medyadaki otoriter konsolidasyonu beraberinde getiriyor. Konumuz açısından bu gelişmenin en önemli sonucu şu: Medya üzerindeki devlet kontrolünün ve sansürünün pekişmesi, sosyal medyayı özellikle muhalifler açısından ana bilgilenme mecrası haline getiriyor. Zira ana akım medya mecraları ülkedeki ve dünyadaki iktidarın gözünden bakarak topluma aktardığı için muhalifler için alternatif zorunlu olarak sosyal medya oluyor.
Eskinin ana akım medya düzeninde yer alan, bugün ise mevcut iktidarla mesafelenen yorumcular ya da yayın mecraları ise siyasi baskı yanında ekonomik baskı koşulları altında faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ancak özellikle ekonomik zorluklar, bu muhalif yayın mecralarını sosyal medyanın kendi kurallarına göre hareket etmeye zorluyor. ‘Tık avcılığı’ olarak adlandırılan bu iş modeline göre önemli olan içeriğin görüntülenme ve etkileşim sayısı olunca, muhalif yorumcular giderek ‘tık avcısına dönüşme’ riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Kısacası, medyadaki otoriter konsolidasyonun en önemli sonucu, kamusal tartışma imkanlarını giderek daraltması ve kamuoyu oluşumunu iktidarın çizdiği kutuplaşma eksenleri dahilinde gerçekleşmesidir. Bu ortamda sosyal medya alternatif bir kamusal tartışma platformu olarak öne çıkıyor ancak burada da kendine has sorunlar beliriyor.
2. Gerçekçi değil yaygaracı yorum ‘satıyor’
AKP’nin siyasi kutuplaşmayı bir iktidar strateji olarak kullanması, kutuplaşmanın hemen her alanda hakim düşünme şekli olmasını doğuruyor. İktidar çevrelerinden gelen çoğu zaman propaganda içerikli yorumlar, sosyal medyada trol orduları ile köpürtülüyor ve sonuçta ortaya çıkan bu bulamaç muhalefetin üzerine fırlatılıyor.
Süreklileşen bu saldırı ortamında muhalefet cephesinde nüanslı yorumların ya da dengeli analizlerin yerini içi boş söylemler ya da ‘laf çakma’ yarışı alıyor. Dolayısıyla iktidar kendi suretinde bir muhalefet yaratıyor. Muhalefetin ve iktidarın izleyicileri, gerçekçi yorumdan ziyade çarpıtılmış yorumlara daha fazla rağbet eder hale geliyor.
3. ‘Takipçi kasma’ dinamiği
Bu durumda sosyal medyada yer alan yorumcuların bu genel dinamiğe göre davranışları önemli hale geliyor. İktidar eleştirisi, bunu yapmanın zorlaştığı bir ortamda, daha az bulunan bir şey olduğu için daha çok dikkat çekiyor.
Ancak burada ilginç bir geri besleme mekanizması devreye giriyor. Yorumcu, gerçekçi analiz yerine ‘yaygaracı’ değerlendirmeler yaptığında takipçi sayısı artıyor. Örneğin “önümüzdeki ay memur maaşları ödenemeyecek”, “dolar 45 lira olacak” dendiğinden toplumsal hafızada 2001 krizi canlanıyor. “Ekonomik krizle geldiler, krizle gidecekler” düşüncesi beliriyor. Yorumcu, bunu beslediği oranda takipçi kazanıyor. Aksi yöndeki daha gerçekçi yorumlar takipçi kaybettiriyor. Çünkü muhalif sosyal medyada izleyicilerin duymak istediği tek şey var: İktidarın yakında düşeceği. Aksi yorumlar etkileşim getirmiyor.
Yorumcu, takipçi sayısını dikkate alarak yorum yapmamalı diyebilirsiniz. Ancak Twitter’ın yeni versiyonu olan ‘X’ platformunda takipçi sayısının ve etkileşimin artık doğrudan parasal karşılıkları var. Bu durumda, olayların sadece pozitif yanlarını görmeye odaklanmış bir iktidar medyası, doğal olarak kendi karşıtını yaratıyor ve felaket senaryoları üzerinden takipçi kazanmaya çalışan bir yorumcu tipi ve genel olarak yayın politikası ortaya çıkıyor. Yukarıda değindiğim gibi bu yorumcu tipi medyadaki otoriter konsolidasyonun bir sonucu.
4. Neden önemli?
‘Yaygaracı’ yorumcu sadece takipçi kazanmak için bunu yapsa, bu kimseyi ilgilendirecek bir konu olmazdı. Ancak bu tip yorumlar muhalefetin geneline yayılınca, sertmiş gibi görünen eleştiriler, esasında iktidarın lehine işleyen bir dinamik haline gelebiliyor. ‘Yaygaracı’ yorumlar bu nedenle bizi ilgilendiriyor. Şöyle açıklayayım.
Her kritik dönemeçte, iktidarın düşmekte olduğu fikrini yayan yorumcular, kişisel olarak değil ancak besledikleri damar nedeniyle bir bütün olarak muhalefetin hissiyatını belirliyor. Zira muhalefet partileri açısından kamuoyu, bu muhalif sosyal medya mecralarında şekilleniyor. Ancak burada ilginç bir mekanizma devreye giriyor.
Konudan bağımsız olarak, aktarılan/yorumlanan durum, olduğundan kötü tasvir edildiğinde iktidara bir hareket alanı açmış oluyor. Bu sayede iktidar, normalde harcaması gerekenden daha az bir çabayla elde ettiği ‘kötünün iyisi’ durumları başarı gibi sunabiliyor. Açıklamak için birkaç örnek vereyim.
Döviz kuru haberlerini ele alalım. Doların 8 TL iken 18’e çıkması başlı başına kötü bir durum, geniş kesimlerin alım gücü hızla geriliyor. Ama negatif geri besleme mekanizması sayesinde muhalif yorumcu dolar 30 TL olacak beklentisini dillendirdiğinde (ki bunu yaptığında daha fazla etkileşim alıyor), iktidara büyük bir iyilik yapmış oluyor. Bu durumda dolar 20 TL olsa da, beklentiler 30 TL olarak şekillendiğinden iktidar bu kötü sonucu bir tür başarı olarak sunabiliyor.
İkinci örnek Uluslararası Para Fonu (IMF konusu). Sözünü ettiğim yorumcu tipi sorunu “IMF olmadan bu krizden asla çıkamayız” olarak koyduğu sürece, muhaliflerin zihin dünyasındaki iki düşünceyi gıdıklıyor. İlki, bir IMF anlaşması olduğu durumda iktidarın söylediğinin küçük düşeceği ve insanların bu tutarsızlıklar nedeniyle iktidardan uzaklaşacağı düşüncesi; ikincisi de, bir IMF programı uygulanması durumunda iktidarın toplumsal desteğinin azalacağı beklentisi. 2018’deki döviz krizinden beri her kritik dönemeçte ‘IMF programı olmadan bu kış geçmez’ yorumunu yapanlara karşın, türlü zorluklara rağmen bir IMF programı olmadığında, iktidar bunu bir başarı olarak sunabiliyor. Örnekler çoğaltılabilir, daha fazla vaktinizi almayayım ama bunlar arasında ‘memur maaşlarını ödeyemeyecekler’ söylemi, en bayat olanlarından, değinmeden geçemeyeceğim.
ELEŞTİREL GERÇEKÇİLİK
Kısacası, çarpıtılmış eleştiri muhalifleri esir almış durumda. Yankı odalarına hapsolmuş izole paralel gerçeklikler, muhalif eleştiriyi giderek laf oyunlarından ibaret bir performans haline getiriyor. Bunun ne kadar büyük sorunlar çıkarabildiğini, kaybedilen 2023 seçimlerinde gördük. Buradan sağlıklı değerlendirmeler çıkmayacağı gibi verimli bir kamusal tartışma da çıkmıyor. Ancak daha kötüsü, çarpıtılmış muhalif yorumlar iktidarın hareket alanını genişletiyor. Bu kısa yazıda açıklamam mümkün değil ancak ‘eleştirel gerçekçilik’ buradan çıkış için elimizdeki anahtar olmalı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları


















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
17.01.2026
5.01.2026
21.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
3.12.2025
26.11.2025
17.11.2025
2.11.2025