Ali Tarakçı
6 Aralık 1997 yılında Erdoğan, Siirt’te düzenlenen açık hava toplantısında yaptığı bir konuşmada, Ziya Gökalp’in “Asker Duası” şiirinden bir dörtlük okudu:
“Minareler süngü, kubbeler miğfer
Camiler kışlamız, müminler asker
Bu ilahi ordu dinimi bekler
Allah-u Ekber, Allah-u Ekber”
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı, Erdoğan hakkında 12 Şubat 1998 yılında Türk Ceza Kanunu’nun 312/2 maddesi uyarınca ‘Halkı din ve ırk farkı gözeterek, kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek’ suçlamasıyla dava açtı. Dava çok kısa, iki ay gibi bir süre içersinde 21 Nisan’da sonuçlandı. Erdoğan, 1 yıl hapis, 860 bin lira para cezası aldı ve iyi hali nedeniyle cezası 10 ay hapis, 176 bin 666 lira para cezasına çevrildi.
Erdoğan’ın cezası 5 ay sonra 23 Eylül’de Yargıtay tarafından onandı. Ve Erdoğan için Hürriyet şöyle bir manşet attı: “Tayyip'e şok ceza, Muhtar bile olamaz.”
Ceza infaz yasası gereği Erdoğan’ın cezası 4 ay 10 güne indirildi. 26 Mart 1999 yılında cezaevine girdi. Erdoğan, 21 Nisan’da hüküm giymiş, 23 Eylül’de Yargıtay cezasını onamış, 11 Kasım tarihinde Erdoğan görevini bırakmış ve yerine 12 Kasım 1988 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Belediye Başkanı Vekili olan Ali Müfit Gürtuna seçilmişti.
28 Şubat öncesi Sincan…
Ankara Sincan'da Ocak 1997'de düzenlenen Kudüs Gecesi'nde İran Büyükelçisi ile Ortadoğu'dan konukların gelmesi tartışmalara neden olmuş ve gece ana akım ve diğer medya organlarından 'irtica hortluyor' diyerek manşetlerden duyurulmuştu.
Sincan'da 30 Ocak'ta tanklar geçiş yapmış, yetmemiş, 4 Şubat’ta 20 tank, 15 civarında kariyer ve çeşitli araçlardan oluşan konvoy, Kudüs Gecesi'nin yapıldığı Sincan ilçe sokaklarından tekrar yürütülmüştü. Bu olaylar 28 Şubat’a giden yolun en önemli kilometre taşlarından biri sayılmıştı.
Necmettin Erbakan Başbakanlığındaki hükümet sert tepki göstermiş, Genelkurmay ise topu taca atarak, ‘normal bir eğitim faaliyeti olduğu’ savunmasını yapmıştı. Çok kısa bir süre sonra Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir, tankların Sincan sokaklarında yürütülmesinin bir eğitim faaliyeti olmadığını ikrar ederek; “Demokrasiye balans ayarı yaptık” diyerek savunmuştu.
***
Ve hükümette Refahyol iktidarı vardı. Başbakan Necmettin Erbakan, Başbakan Yardımcısı ve DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’di.
O gün devletin derin yüzü Çiller şöyle konuşuyordu:
“Ülkemizin, şu geçtiği süreçte son yaşadığı bir densiz olay var, Sincan olayı. Sincan’daki olayı yok farz edemeyiz. Sincan’daki olayı küçümseyip geçemeyiz. Sincan’daki olayın vahim olduğunda da hemfikir olmamız gerekir. İçimize sindirmediğimiz müddetçe bu işlerin hepsini aşacağız. Türkiye aşacak, devletimizin bu vazgeçilmez niteliği denenecek olursa, buna teşebbüs edenlere de Türkiye’yi dar ederiz.”
Refah Partili Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız, Başbakan Yardımcısı Çiller’in talimatıyla, İçişleri Bakanı Meral Akşener tarafından görevinden alınmış, Bekir Yıldız ve belediye çalışanları hakkında “Hizbullah Terör Örgütü üyeliği”, “Yardım ve yataklık” suçlarından iki ayrı adli soruşturma başlatılmıştı.
***
Sincan eski Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın da aralarında bulunduğu Kudüs Gecesi'ni düzenleyenler Ankara 2 No'lu DGM'de yargılandılar. Yıldız, Şirin ve arkadaşları için tam 1000 sayfalık iddianame hazırlandı.
Yıldız, toplam 4 yıl 7 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci-yazar Nurettin Şirin ise 17 yıl 6 ay ağır hapis cezası aldı.
Aynı davadan yargılanan diğer sanıklardan belediye görevlileri Mükremin Kılıç, Hüseyin Avni Yazıcıoğlu, Osman Özüpek ve Duran Özdemir de 3 yıl 9'ar ay hapse mahkûm edildiler. Bekir Yıldız, 2 yıl 5 ay hapis yattı. Nurettin Şirin ise 2004 yılında tahliye edildi.
Erdoğan ve Yıldız’da görevlerinden alınmıştı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde okuduğu bir şiir yüzünden DEVLET tarafından yargılamış ve Türk Ceza Kanunu’nun 312/2 maddesi uyarınca “Halkı din ve ırk farkı gözeterek, kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmekten” hapis ve para cezası almıştı.
Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ı, Erdoğan gibi DEVLET yargılamış “Yasadışı Hizbullah örgütünün propagandasını yapmak suretiyle yardım ve yataklık yaptığı, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçunu” işlemekten hapis cezası almıştı.
Erdoğan ve Yıldız belediye başkanlığı görevlerinden alınmış ve yerlerine belediye meclisinin seçtiği üyeler belediye başkanı seçilmişti.
***
Dün nasıl hukuka müdahale edilip siyasilere ceza veriliyorsa bugünde aynı benzer müdahaleler yapılıp insanlar gözaltına alınmakta, tutuklanmakta ve hapis cezaları almaktadırlar. Bugün Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, belediye başkanı iken yerine kayyum atanmamış ve yargılama sonuçlanıncaya kadar tutuklanmamıştı.
Bugün ise kimi belediye başkanları hukuk kararları ile görevden alınırken, kimi belediye başkanları hukuk kararları olmadan görevden alınmakta yerlerine ise vali ve kaymakamlar atanmamaktadır. Belediye meclisleri de feshedilerek, yasa gereği meclisin seçmesi gereken başkan vekillerinin iradesi de yok sayılmaktadır.
Anlayacağınız belediye başkanları görevden alınarak, yerlerine kayyum atanarak, ardından da belediye meclisleri kapatılarak ikinci kez millet iradesi ortadan kaldırılıyordu. Devletin kendi hukukunu bile askıya alması, insanların gelecekle ilgili umudunu yitirmesine neden oluyordu.
Ve bunu geçmişte devletin hukuksuz uygulamalarından dolayı mağdur olmuş, hukuksuzluğa itiraz etmiş, etraflarında bu hukuksuzlardan dolayı dayanışma oluşmuş insanların yapması ise şaşırtıyordu.
O gün devletin hukuksuzluğuna laf edenlerin, bugün devletin hukuksuzluğu karşısında üç maymunu oynamaları, vesayet odaklarının zehirli ve anti demokratik dilini kullanmaları, yapılan hukuksuzlukları savunmaları bir gün utanacakları bir tarih olacağı açıktır.
***
28 Şubat döneminde devletin zoru ile görevden alınmış, ceza almış, cezaevinde yatmış olan bu iki insandan biri Erdoğan, devletin en üst tepesinde Cumhurbaşkanı; Bekir Yıldız ise 2014-2019 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi AK Parti Gurup Başkanvekili olmuştu.
Yıldız’ın adı, Erdoğan talimatıyla görevden istifa ettirilen Melih Gökçek’in yerine, Belediye Başkanlığı için geçmişti.
28 Şubat darbesini yapanlara ne oldu?
28 Şubat darbesini planlayan 103 kişiye dava açıldı. Dava yaklaşık 7 yıl sürdü ve13 Nisan 2018 tarihinde sonuçlandı.
68 sanık beraat etti, 10 sanık hakkında zaman aşımı nedeniyle ve 4 sanık hakkında hayatını kaybettiği için davanın düşürülmesine karar verilirken; aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, dönemin ikinci Başkanı Orgenaral Çevik Bir ve 21 kişi hakkında, “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmekten” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Müebbet hapis cezası alan sanıkların duruşmadaki iyi halleri göz önünde bulunduran mahkeme cezaları müebbet hapis cezasına çevirirken, ardından da yaşları ve sağlık durumları nedeniyle tutuklama kararı vermedi. Ancak ceza alan sanıkların askeri rütbelerinin sökülmesine karar verildi.
***
28 Şubatçılar yargılanıp müebbet hapis cezası almalarına rağmen, cezaevinde bir gün bile yatmadan ödüllendirildiğinde, iktidarda 28 Şubatçıların gazabına uğramış, AK Parti kadroları ve görevinden uzaklaştırılmış olan, cezaevinde yatmış olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olması ise büyük bir trajedi idi.
“28 Şubat darbecileri ceza almalarına rağmen neden cezaevine girmediler?” derseniz nedeni çok basitti. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, vesayet döneminin zihniyetine teslim olan, orduda ve bürokrasi de Fetö’cülerden boşalan kadrolara yerleştirilen vesayet odaklarıyla koalisyon kurmuştu. Başka türlüsü mümkün değildi. Ve bu AK Parti için bu sondan önceki son duraktı.
28 Şubatçıların ceza almaları ve cezaevine girmemeleri koalisyonu zedelemiyordu. AK Parti kendi seçmen tabanına ‘28 Şubatçılar cezalandırıldı’ mesajı vermiş, geçmişin vesayeti de ordu bürokrasisini koruyarak kazançlı çıkmıştı. Sonuçta kazan kazan politikası sonucu herkes memnundu.
Vesayet odakları değişmedi, Erdoğan değişti!
Bugün Türkiye’yi son dört yılda yeniden teslim alan eski vesayet zihniyeti, dün yapamadığı birçok anti demokratik uygulamayı bugün AK Parti eliyle yapıyor. Dün toplumsal meşruiyeti yokken bugün toplumsal karşılığı olan Cumhur İttifakı ile eski Türkiye’yi yeniden inşa ediyor.
AK Parti iktidarı hukukun ve adaletin olmamasını normalleştirecek, ülkenin bölünmesi korkusunu büyüterek, otoriteleştirmeyi meşrulaştırarak, teşkilatlarında ve tabanında var olan devletçi ve milliyetçi bir zihniyeti büyüterek iktidarının ömrünü uzatmaya çalışıyor, seçmen kitlesini yeniden konsolide etmeye çalışıyor.
***
Bu ise kutuplaştırmayı büyütürken, bunun bilerek ve isteyerek daha büyümesini sağlayacak politikaları uygulamaya koyuyor. Çünkü bu çatışmacı, kutuplaştırıcı politika, ekonomide kötüyü giderken iktidarını korumak için yaptığı son çırpınışlar. AK Parti iktidara mecbur ve iktidarda kalmak için her şeyi yapabilecek bir durumda. Dün kendisinden ölümüne nefret eden, iktidardan uzaklaştırmak için her yöntemi deneyebilecek olanlarla koalisyon kurmak da dahil.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, vesayet ortaklarının Erdoğan için geçmişte söylediklerine baktığınızda bu gerçeği tüm çıplaklığı ile görmek mümkün. Eski Türkiye’nin aktörleri AK Parti’nin ve Erdoğan’ın iktidara mecbur olduğunu biliyor ve stratejisini öyle oluşturuyor.
Son söz: Erdoğan ve AK Parti’nin değiştiğinin en büyük kanıtı ise koalisyonun en küçük Avrasyacı binde 2’lik küçük ortağı Perinçek’in şu açıklamasında yatıyor:
“Erdoğan bizim gemiye bindi. Biz değişmedik. Erdoğan değişti.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları


















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.02.2020
5.01.2020
26.10.2020
11.10.2020
11.10.2020
20.07.2020
22.06.2020
1.06.2020
1.06.2020
1.06.2020