Cemil ERTEM
Sanıyorum bugün de şu faiz ve Merkez Bankası tartışmaları üzerinden devam etmemiz gerekecek. Çünkü bu konu, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden tutun da, AK Parti’nin yeni dönemine ve buradan Türkiye’deki muhalefetin yeniden biçimlenmesine kadar birçok stratejik konuda önümüze ışık tutuyor. Başbakan’ın salı günü partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, kesinlikle yeni bir sermaye birikimi talebiydi ve çok açık olarak söyleyelim ki, ekonomiden başlayan çok keskin bir yol ayrımıydı.
Bu yol ayrımı, hem Türkiye’nin yeni dönemine ilişkin önemli ipuçlarını içeriyordu hem de dünyada şu an ilk işaretlerini gördüğümüz ekonomik ve siyasi arayışın, Türkiye’de de en yetkili ağızdan dile getirilmesiydi.
Üç dönem kuralı tarihsel bir karardır
Bu arada Başbakan’ın üç dönem kuralında neden bu kadar ısrarcı olduğunu ve bu kuralın basit olarak, yalnızca bir parti içi demokrasi meselesi olmadığını da görmüş oluyoruz. Son bir yılda yoğunlaşan ve hızlanan ancak 2007-2008 süreçlerinde e-muhtıra, kapatma davası, Başbakan’a yapılan suikast girişimleri, MİT’e -tabii gelmekte olan çözüm sürecine de- yönelik imha planları ve 2009’dan bu yana sayısını bilmediğimiz darbe girişimleri... İşte bütün bunlar, Başbakan Erdoğan’a çok şey anlattı ve onun şimdilerde ortaya çıkan yeni stratejisini oluşturmasında başat rol oynadı. Bütün bu süreç, Mili Görüş ve Erbakan’dan gelen gelenekle de birleşince Başbakan’ın önündeki yol, bence binlerce watt’lık projektörlerle aydınlatılmış gibi oldu.
Şimdi herkesin sakin olması ve bu süreci kabul etmesi gerekiyor; çünkü Başbakan, hem Türkiye’nin geldiği tarihi yer itibariyle hem de dünyanın şu an vardığı yol ayrımı itibariyle haklı.
Türkiye, artık 1947’de, tek parti döneminde, IMF ile birlikte kendisine dayatılan ve -açık söyleyeyim ki- şu günlere kadar gelen ekonomi-politikalarıyla devam etmeyecek. Yine bütün bu süreçte, AK Parti’nin başarısı, 2008’de Başbakan’ın, hem IMF’yi kovması hem de Derviş’in ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş’ programını GAP Eylem Planı gibi çıkışlarla delmesi ve Türkiye’nin, buna bağlı olarak, devletçi tekelci burjuvaziden ayrı olarak yeni bir sanayici sınıf yaratmaya soyunmasıyla mümkün olmuştur. Hem 2010 referandumundaki başarı, hem de bu tarihten sonraki tüm seçimlerde AK Parti’nin başarısı, tamamen bu hamlelere ve bu hamlelerin yarattığı refah dalgalarına bağlı olarak oluşmuştur.
Erbakan Hoca’nın ‘Adil Düzeni’
Biz bu yolun bir benzerini 28 Şubat’dan önce görür gibi olduk ama Erbakan’ın karşısına Sincan tankları çıktı. Erbakan, şu iki stratejik adımı atmak istemişti; Türkiye geç kaldığı sanayi devrimini, batı gibi ağır emek istismarına ve yağmasına başvurmadan yapmalıdır; bunun için devlet, Batı’nın bize dayattığından ayrı, özgün yol gösterici -düzenleyeci- bir rol üstlenmelidir.
KİT’ler borçtan ve yüksek faizden kurtulmalı, kamu bankaları buraya dönük çalışmalıdır; havuz sistemi ile KİT’lerin borçlanma maliyeti ve faizler düşürülmeli, KİT’ler verimliliği ile piyasadaki fiyat mekanizmasına öncülük etmeli ve özel sektörde bu regülasyon sonucu yeniden oluşmalıdır.
Türkiye’nin yurt dışı -işçi dövizleri gibi- kaynakları getirilmeli, kamunun borçlanma gereği düşürülerek faiz oranlarının, sanayideki kâr oranlarının altında olması sağlanmalıdır. Merkez Bankası dışarıya değil, Türkiye’nin milli çıkarlarına bağlı olmalı ve biz bu anlamda bir merkez bankası bağımsızlığı savunmalıyız.
Türkiye, ağır sanayi ile birlikte kendi savunma sanayini kurmalı ve başta D-8 (Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Mısır ve Nijerya) olmak üzere Türkiye, İslam alemi içindeki ve dışındaki tüm az gelişmiş ülkelerle ağır sanayi ve savunma sanayi işbirliklerine girmeli... Biliyorsunuz, D-8 22 Ekim 1996 tarihinde, yani 28 Şubat’tan önce, İstanbul Deklarasyonu ile kurulmuştu. D-8’in bayrağında 6 yıldız vardı ve bu 6 yıldız şunu anlatıyordu; Barış, Diyalog, Adalet, Eşitlik, Adil Düzen, İnsan Hakları, Hürriyet, Demokrasi.
Bu altı ilke, bugün başta AB olmak üzere, Batı’nın sırt çevirdiği insani amaçlardır.
28 Şubat’ın bitirdiğini yeniden başlatmak
Bugüne gelelim; bugün Türkiye, Erbakan’ın 28 Şubat’a giden süreçte bütün yapmak istediklerini yapmak için kollarını sıvamış durumda...
Türkiye, yüzyıl başında, Osmanlı’nın parçalanması ile uzaklaştırıldığı Ortadoğu, Kafkasya’daki bütün enerji alanlarına ve transit geçiş alanlarına yeniden dönüyor. Ve Batı için, Kırım Savaşı’ndan bu yana Türkiye, Rusya karşında, 1850’li yıllardan bile daha fazla olarak, önemli bir alternatif. Ve yalnız D-8 ile sınırlı olarak değil, bütün Balkanlar, Ortadoğu, Kafkasya ve hatta Afrika coğrafyası Türkiye’ye bakıyor ve Türkiye’nin atacağı adımlara göre ekonomik ve politik çıkışını belirlemeye hazırlanıyor. Bugün Türkiye’nin üç başarılı kamu bankası Katılım Bankacılığı’na girmeye hazırlanıyor ve şimdiye kadar uyutulmuş çok önemli ağır sanayi kurumları -BMC gibi- yeniden ayağa kaldırılıyor.
Bu adımlar, tam da Erbakan’ın yapmak istediği ama ondan önce mesela Nuri Demirağ gibi gizli kahramanların da yapmak istediği ama hiçbirine yaptırılmayan, atılmayan adımlardı. Yine Türkiye, tam bugün, küçük ve orta boy sanayiciyi öne çıkaracak altyapı yatırımlarını, yolları, hızlı tren hatlarını, limanları yapıyor ve Anadolu’nun kasabalarına bile üniversite, meslek yüksek okulları açıyor.
Yine tam şimdi Türkiye, sanayi ve bilgi toplumu geçişlerini birlikte sağlamaya çalışıyor ve bunun için, buna uygun bir para ve maliye politikası arayışına giriyor. Bütün bunları karşılayacak yeni ve özgün bir ekonomi politikası gerekiyor. Eski ezberlediklerinin ve tam şimdilerde yanlışlanmış öğretilerin hâlâ doğru olduğunu savunanlar elbette hem burayı göremezler hem de buna uygun yeni politikaları anlayamazlar; işte bundan dolayı Erdoğan’ın ısrar ettiği üç dönem kuralı yalnız doğru değil, tarihsel bir karardır da...
Tam bugün dünyada gelir dağılımındaki bozukluğun sonucu olarak ortaya çıkan açıklanamayan servetler hala giderek artıyor ve bu eğilim aslında dünya ekonomisindeki bozukluğun da bir işareti. İşte Fransız iktisatçı Thomas Piketty’in kitabı bundan dolayı çok ilginç geldi. Aslında Piketty yeni bir şey söylemiyor; 20. yüzyılın başında Britanya’da nüfusun yüzde 1’i toplam servetin yüzde 70’ini kontrol ediyordu. Bu, sanayi devriminin acımasız emek sömürüsünün ve kıtalar arası sömürgeci yağmanın sonucuduydu. İki Dünya Savaşı sonucu kapitalist sistemin yıkıma uğraması ve Sovyet, Çin devrimleri, dünya genelinde, bu çarpıklığı biraz aşağıya çekti. Ancak, tam yüzyıl sonra, yani 21. yüzyılın başında, bu sefer, tekelci devlet kapitalizmi ve finansal alanlardaki karşılığı olmayan balonlar ve buna bağlı oluşan kara servet döngüsü yeniden servet dağılımını çok küçük bir azınlık lehine derinleştirdi...
Çin ve Hindistan küresel nüfusun yüzde 37.85’ini oluştururken, küresel servetin sadece yüzde 10.71’ine sahipler. Kuzey Amerika ise dünya nüfusunun yüzde 5.71’i barındırıyor amaküresel servetin üçte birine sahip... İşte bu böyle gitmez; büyük düzelme başladı... Türkiye’de ise, Erdoğan bu yeni ekonomik ve siyasi yapılanmanın-düzelmenin- şu anda tek temsilcisi gibi duruyor; umarım partisi ‘eksiksiz’ onu takip eder...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018