Eser KARAKAŞ
Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek geçtiğimiz hafta bir dizi açıklama yaptı, kanımca, kimse ve özellikle kendisi alınmasın lütfen, çok büyük bölümü külliyen anlamsız, doğru olmadığını kendisinin de çok iyi bildiğini zannettiğim, bizlerin de anlamsızlığını bildiğimiz ama kime, kimlere yönelik olduğu belli olmayan açıklamalar bunlar.
Bugünkü yazımda bu anlamsız ifadelerden üçü üzerinde özellikle durmak istiyorum; birincisi cari açığın kalıcı(!) biçimde düşmeye başladığı iddiası, ikinci iddia 2024 senesi sonu itibariyle Dünya Bankası standartlarına göre Türkiye’nin yüksek gelir grubu ülkeleri içine gireceği iddiası, üçüncüsü ise aylık harcaması beş milyon TL’nin üzerinde olup da vergi ödemeyen vatandaşların takibe alınacağı iddiası, her üç iddia da, ister anlamsız deyin, ister doğru değil deyin, çünkü maliye bakanlarının ve Mehmet Şimşek’in de yalan söylemeyeceğini varsaymak zorundayız, ister de fazla popülist deyin, dudaklarınızın kenarına bir gülümseme yerleştirip izleyeceğiniz iddialar.
Türkiye’de cari açığın milli gelire oranının azalması için ülkeye ciddi bir doğrudan yabancı sermaye yatırımı girişi gerekiyor, mevcut hukuk devleti ortamında ve kalitesinde bunun da adeta imkansız olduğunu herkes ve muhtemelen de en iyi Mehmet Şimşek biliyor, küresel ekonomide de bizim ihracatımızı kamçılayacak bir olağandışı büyüme belirtisi yok, peki o zaman Şimşek bu iddiasını neye dayandırıyor?
ŞİMŞEK BU İDDİASINI NEYE DAYANDIRIYOR?
Birinci konudan yani cari açığın kalıcı biçimde milli gelire oranının azaldığı iddiasından başlayalım tartışmalara.
Büyüme konusunu bir an için bir kenara koyun, Türkiye’de cari açığın milli gelire oranının azalması için ülkeye ciddi bir doğrudan yabancı sermaye yatırımı girişi gerekiyor, mevcut hukuk devleti ortamında ve kalitesinde bunun da adeta imkansız olduğunu herkes ve muhtemelen de en iyi Mehmet Şimşek biliyor, küresel ekonomide de bizim ihracatımızı kamçılayacak bir olağandışı büyüme belirtisi yok, peki o zaman Şimşek bu iddiasını neye dayandırıyor?
Yukarıdaki paragrafa “büyüme konusunu bir an için bir kenara koyun” diye başlamış idim, TÜİK’in son açıkladığı imalat sanayi yıllık büyümesi negatif, daha doğrusu -%0.1, hadi negatif demeyelim de sıfır diyelim; Türkiye ekonomisinin en temel yapısal özelliklerinden biri, bu özelliğin kısa ve orta vadede gümrük birliği kısıtı altında değişmesi de adeta imkansız, cari açık ile büyümenin aynı yönde hareket etmeleri yani büyüme artınca cari açığın da arttığı, büyüme düşünce de cari açığın da düştüğü, büyümenin de cari açık ile en yüksek korelasyonu imalat sanayi büyümesi üzerinden çünkü enerji, hammadde, sermaye malları ithalatını en çok, tarım, inşaat ve hizmetlere oranla imalat sanayi büyümesi belirliyor.
Girdi-çıktı matrisi her ülkede cari açığın büyüme esnekliğini belirliyor, bizde bu esneklik yüksek, mesela Fransa’da da yüksek ama Fransa çok yüksek standartlı bir hukuk devletiyle AB’nin bugün en çok doğrudan yabancı sermaye çeken ülkesi olarak bu sorunu aşıyor, Almanya’da büyüme cari açığı arttırmıyor çünkü Almanya’da büyüme daima ihracat çekişli, bizde bu da yok.
GİRDİ-ÇIKTI MATRİSİ CARİ AÇIĞIN BÜYÜME ESNEKLİĞİNİ BELİRLİYOR
İmalat sanayi büyümesi negatife geçince ithalat da durmuyor tabii ama azalıyor; öbür yanda da enflasyonla mücadele çerçevesinde gelir politikaları çok güçlü bir biçimde daraltıcı istikamette çalışıyor, bu iki faktör birleşince de (zaten kısmen iç içeler) cari açık daralıyor.
Geçmişe yönelik istatistiklere bir göz atın, büyüme ile cari açığın nasıl çok güçlü bir korelasyon içinde olduklarını göreceksiniz, enflasyonla mücadelede gelir politikaları büyümeyi önümüzdeki aylarda, muhtemelen 2025’de de daha da aşağı yöne çektikçe cari açığın daralması da artacak, popülist ya da doğrucu Davut’luğu sevmeyen politikacılar da bu durumu cari açık ile mücadelede başarı olarak sunacaklar; yazının başlığında gördüğünüz “Şimşek bizle dalga mı geçiyor?” dan muradım da tam da bu zira Şimşek’in bu büyüme-cari açık korelasyonunu ve bizim ekonomimizin girdi-çıktı analizini bilmemesi pek muhtemel değil.
Girdi-çıktı matrisi her ülkede cari açığın büyüme esnekliğini belirliyor, bizde bu esneklik yüksek, mesela Fransa’da da yüksek ama Fransa çok yüksek standartlı bir hukuk devletiyle AB’nin bugün en çok doğrudan yabancı sermaye çeken ülkesi olarak bu sorunu aşıyor, Almanya’da büyüme cari açığı arttırmıyor çünkü Almanya’da büyüme daima ihracat çekişli, bizde bu da yok.
Gelelim şimdi de 2024 sonu itibariyle Türkiye’nin Dünya Bankası kriterlerine göre “yüksek gelir grubu ülkeler” arasına gireceği yani cari dolar kuru üzerinden kişi başına gelirini on dört bin doların üzerine çıkacağı iddiasına.
2024 senesi sonu itibariyle Türkiye GSYİH’sı (gayrisafi yurtiçi hasıla) çok muhtemelen parasal olarak (TL) yüzde elli büyüyecek, bu parasal yüzde ellilik büyüme çok düşük bir reel büyüme ama yüzde elli dolayında enflasyondan kaynaklanacak.
Türkiye’nin 1 Ocak 2024’de dolar kuru 29.8 TL, diyelim otuz TL, kuyumcu hassasiyetine gerek yok, büyüklükleri biraz yuvarlayabiliriz.
Türkiye kısa vadeli sermaye çekebilmek için ileride ama kısa vadede çok tartışacağımız bir kur politikası uyguluyor, dünya standartlarında çok yüksek bir getiri ödeyerek dolar çekiyor, bu ne kadar sürdürülebilir göreceğiz ama bunun sonucunda da kurlarda enflasyon oranının çok altında bir kıpırdanma yaşanıyor, kimse, olağandışı bir şey yaşanmazsa doların da 2024 yılı içinde TL’ye karşı enflasyon oranı kadar yani yüzde elli değer kazanmasını beklemiyor, dolar enflasyon kadar değerlense sene sonunda doların 45 TL olması gerek ama beklentiler 36, 37 TL’yi aşmayacağı doğrultusunda, işte bize dolar bazında kişi başına gelirin 14 bin doları nasıl aşacağını gösteren bir manzara, kesrin payında TL cinsinden GSYİH, paydasında ise düşük değerli TL var, bir büyüklüğü düşük değerli bir değişkene bölerseniz kesrin değeri artıyor, matematik değil, ilkokul aritmetiği.
Erdoğan’ın çok önemsediği cumhurbaşkanlığı seçimi, erken ya da zamanında, ufukta gözüktüğünde bakalım bugünkü gelirler politikası, düşük cari açık, yüksek gelir grubu ülke oluşumuz ve değerli TL ne olacak?
SEÇİM UFUKTA GÖRÜNDÜĞÜNDE DEĞERLİ TL NE OLACAK?
Bu durum ne kadar sürdürülebilir belli değil ama Şimşek’in “yüksek gelir grubu ülkeleri içine gireceğiz” iddiasının temeli de bu, ben de bu nedenden “Şimşek bizle dalga mı geçiyor?” diyebiliyorum.
Erdoğan’ın çok önemsediği cumhurbaşkanlığı seçimi, erken ya da zamanında, ufukta gözüktüğünde bakalım bugünkü gelirler politikası, düşük cari açık, yüksek gelir grubu ülke oluşumuz ve değerli TL ne olacak?
Gelelim son konuya yani Hazine ve Maliye Bakanımızın aylık tüketim harcaması 5 milyon TL’yi aşan ve gelir beyan etmeyen kaçakları takibe alacağı konusuna, iddiaya(!!!) göre şimdiden bu durumda sekiz yüz kişiye rastlanmış(!).
Alaturka musikiyi çok sevdiğim için bu tür ilkelliklere alaturka tavır demekten imtina etmek istiyorum ama bazen de olanaksızlaşıyor.
Türkiye vergi sisteminde “Hayat standardı esası” olarak adlandırılan bir müessese vardı, tanımı da şöyledir: Ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının elde ettiği gelir vergisine tabi gelirlerin, belli tutarların altına inmesine önlemek amacıyla getirilen vergi güvenlik önlemi sistemidir.
Bu esas 1982 senesinde 193 sayılı gelir vergisi kanununa (1960) girmiştir, ilk girdiği sene anayasal vergilendirme ilkelerine aykırı bir biçimde (Evren?) geriye dönük olarak uygulanmıştır, hatırladığım kadarıyla da 2000 yılında sonlandırılmıştır.
Mehmet Şimşek’in yapacağını söylediği de, ama sekiz yüz kişiye rastlanmış şimdiye kadar, bu hayat standardı esasından başka bir şey değil ama ilginçtir Maliye Bakanımız bu esası yeniden gelir vergisi kanuna ilave etmekten değil de arkasında bir kanuni dayanak olmadan, yani insanları ürkütmeden, alaturka bir yöntemle uygulamak istemektedir.
Şimşek AKP’li bir bakandır, Cumhur ittifakının TBMM’de çoğunluğu vardır, 193 sayılı gelir vergisi kanununa bir hayat standardı maddesi eklemek çocuk oyuncağıdır ama nedense (!!!) bu tercih edilmemektedir, bunun nedeni acaba nedir, yoksa Şimşek de “kıyıları mutlaka vatandaşa açacağız, tüm yapılaşmaları söküp atacağız, bu anayasal bir mecburiyet” diyen eski bakan Özhasekiler gibi affedilmekten mi korkmaktadır?*
Aslında bir maliye eski öğretim üyesi olarak şunu da söylemek zorundayım, düzgün işleyen bir vergi sistemi kurduğunuzda hayat standardı esasına da ihtiyacınız kalmaz, bu esas sadece bir vergi güvenlik önlemidir, işte bu da bir alaturkalıktır, sistemi dört dörtlük işletmekten korktuğun zaman bu tür alaturka geçici önlemlere ihtiyaç duyarsınız.
Evet, Sayın Bakan, neden 193 sayılı kanuna bir hayat standardı esası maddesi koymayı tercih etmiyorsunuz da bizle dalga geçiyorsunuz?
*Nedense basında Özhasekiler’in neden affını istediği konusu yeterince tartışılmadı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025