Fehim TAŞTEKİN
Türkiye, F-35 yerine F-16 paketi gibi bir züğürt tesellisiyle ardı sıra Washington’ın yolunu tutan MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın temaslarıyla Amerikan stratejik çıkarlarına uyumlu sayfaya dönüyor. Kalın 4 Mart’tan itibaren CIA Başkanı William Burns ve diğer yetkililerle görüşmeler yaptı. Fidan da 7-8 Mart’ta Türkiye-ABD Stratejik Mekanizma Toplantısı çerçevesinde temaslarda bulunacak.
Öncesinde brifing veren Amerikalı yetkililer son altı ayda iki ülke arasındaki toplantıların yapıcı geçtiğini ve ilişkilerde iyileşme olduğunu not etti. Amerikan tarafı Türkiye’yi yakın planda tutmanın nedenlerini gizlemiyor:
- Rusya ile hesaplaşma sürerken Türkiye'nin rolü önemli. Özellikle Avrupa'ya enerji tedarikinde, Rusya’ya alternatif gaz sevkiyatında.
- Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu’da iş birliğinin geliştirilmesine ihtiyaç var.
- Çin ile Rusya'nın etkisine karşı koymak için pek çok fırsat bulunuyor.
- F-16 anlaşması NATO’nun güçlenmesine katkı sağlıyor.
- Türkiye, ABD için pek çok alanda değerli bir ortak.
NATO’nun genişleme stratejisindeki uygun adıma paralel olarak gelişen zeminde; “Çok geniş alandaki ilişkiler yeniden canlanıyor.”
Amerikalıların dediği bu.
Bu iyileşme ABD’nin İsrail’in Gazze’deki soykırım savaşına koşulsuz desteğini sürdürürken yaşanıyor. Filistin davasında hamaset deryası Erdoğan İsrail’in silahına demir, sanayisine elektrik, araçlarına yakıt, halkına gıda ve tekstil, ordusuna bilumum teçhizat temin etmeyi sürdürerek Amerikan ortaklığına bağlılığını gösterdi. Şimdi karşılık bekliyor.
***
Belli ki Gazze’deki durum ABD’nin bölgedeki konumunu erozyona uğratırken Türkiye’nin Amerikan ajandasına eklemlenmesi önemseniyor. Eli kulağında bir çekilme dışlansa da ABD, Suriye ve Irak’taki askeri varlığını gözden geçirmek zorunda kalırken Amerikan çıkarlarına gardiyanlık yapacak Türkiye’den daha münasip bir ortak bulamaz.
ABD açısından İran’ın dengelenmesi önemli bir öncelik. Sadece Suriye ve Irak’ta değil Güney Kafkasya’da İran’ı çevreleyecek ve Rusya’nın nüfuzunu geriletecek bir Türk rolü klasik Amerikan yaklaşımındaki yerini güncelliyor. Tahran da bunun farkında olarak bölgesel müttefiki Ermenistan’ı Erdoğan’ın düşlerini süsleyen Avrasya koridoru konusunda “Sakın ha” diye uyarıyor.
ABD yol alabilmek için Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) verdikleri destekten kaynaklanan uyumsuzluğu gidermeye çalışıyor. Kolay değil. Amerikalılar iki istikamette teşvikte bulunabilirler:
- Türkiye’nin içeride Kürt sorunu karşısındaki tercihini savaştan müzakereye çekerek Suriye’deki Kürtlere karşı düşmanlık siyasetinin değişmesini sağlamak. Fakat buna izin vermeyen inatçı bariyerin farkındalar.
- İkincisi SDG’yi Suriye ordusuna entegre edecek yani Fırat’ın doğusundaki özerk yapıyı koruyacak bir formülü gündemlerine alırken bunu Türkiye’nin de hazmetmesinin sağlanması. Ankara’da iktidarı şekillendiren mevcut siyasi parametreler bu yolu da açmıyor.
***
Erdoğan’ın tercihi Kürtler Şam’la uzlaşmadan önce Esad’la el sıkışmak. Şam da SDG’nin özerk statüsünü koruyarak orduya eklenmesini Amerikan hesabına ‘Truva Atı’ olarak görüyor. Rusya’nın kurduğu, İran’ın da sonradan eklendiği dörtlü masa, Erdoğan, Suriye’den çekilme şartına yanaşmadığı için tıkandı. Fakat aşamalı çekilme takvimiyle Şam yolunu açma seçeneği üzerinde durulduğu, bu minvalde Erdoğan’ın Kahire’ye yaptığı ‘tarihi takla’ ziyaretinde Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi’den arabuluculuk istediği öne sürülüyor. İddiaya göre TSK’nin kontrolündeki bölgelerin aşamalı olarak teslim edilmesi ve Türkiye sahasının muhaliflere kullandırılmaması konusunda Sisi temin edildi. İddiayı Mısırlı kaynaklardan aktaran Aydınlık yazarı Mehmet Yuva. Benzer bir rol Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve BAE Başkanı Muhammed bin Zayid’den bekleniyor.
Beri tarafta Türkiye tarafında Fırat’ın doğusunda IŞİD’lilerin tutulduğu hapishane ve kamplardaki kontrolün Türk ordusuna bırakılması yönündeki önerisiyle Kürt-Amerikan ortaklığını bitirme fikri yeniden ısıtılıyor. Erdoğan’ın Amerikalılara IŞİD’e karşı Halk Koruma Birlikleri (YPG) ile değil Türkiye ve ÖSO ile gidilmesi önerisini anımsatıyor. Erdoğan bu teklifle eski ABD Başkanı Donald Trump’tan “Tamam Suriye senindir” sözünü koparmış ve Barış Pınarı Harekatı’nı başlatmıştı. Fakat bu hamlenin önünü kesen yine ABD ve Rusya olmuştu. Bu süreçte SDG de Rusya ile girdiği müzakere ile sınır bölgeye Suriye ordusunun dönmesinin önünü açmıştı. Şimdi 2019’dakinden farklı bir denklem var. Fırat’ın doğusunu Türkiye’ye bırakma önermesinin muhatabı sadece Amerikalılar değil.
***
Hükümete yakın kaynaklar yakın zamanda Türkiye heyetinin Şam’da yürüttüğü temaslardan hareketle Erdoğan ile Esad'ın Moskova’da bir araya gelebileceği iddiasını döndürüyor. Fakat Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Antalya Diplomasi Forumu’nda bölgedeki gelişmeler ışığında adım atmanın imkansızlığına işaret etti. Bu iddialar şimdiye dek çok tüketildiği için bir niyet veya temenni babından ele alınabilir.
Muhtemel ki Ankara, ABD’nin Kürt çözümünü masasında bulmadan kendi yolunda buz kırmak istiyor ve Moskova’daki görüşmelerde karşılık bulamamış önerileri tekrarlıyor. Şam’ın çekilme önkoşulunu garantör ülkelerin de dahil olduğu yazılı bir taahhütle yumuşattığı söylense de Erdoğan’ın buna karşı tutumunun değişip değişmediği belirsiz. Net olan şey; Erdoğan 30-40 km derinliğinde güvenli bölge oluşturma planını sadece Suriye değil Irak’ı da içerecek şekilde tüm güney sınırlarında hayata geçirme ısrarını sürdürüyor.
Sisi’nin çekilmeyi garanti etmeyen bir kucaklaşmayı Esad’a kabul ettirmesi abartılı bir beklenti. Sisi’nin en fazla huzursuz olduğu şey Türk askerinin Arap coğrafyasında ayağına yer açmasıydı. Onlar için Libya ve Suriye’den çekilmiş bir Türkiye ‘makbul’ olandır.
***
Irak tarafına dönersek; Şii milislerin Amerikan üslerine artan saldırıları Irak’ı ABD ve İran arasında hesaplaşma arenasına çevirirken Başbakan Muhammed Şiya el Sudani, el mahkum Amerikalılara “İşiniz bitti, artık çekilebilirsiniz” dedi. Gerçi Iraklı kaynaklar Sudani’nin içerdeki baskıları savuşturmak için yalandan pazarlığa girdiğini düşünüyor. Hatta Sudani’nin Amerikalılarla özel görüşmede ABD güçlerinin kalmasını istediği öne sürülüyor.
Bir ihtimal senaryosu olarak Irak’taki askeri misyonu yeniden tanımlayacak bir çerçeve anlaşması üzerinde ilerleme sağlanırsa ABD, bölgesel ortaklarının boşluğu dolduracak katkılarına bakmak durumunda. Bu noktada Türkiye’den alası yok. 2003’teki işgal sonrası Türkiye’nin Kürtlere el veren, Sünni Araplara hamilik eden ve İran’a mesafeli Şii Arap unsurlara yakınlık gösteren rolü de bu tür bir beklenti üzerinden gelişmişti. Bu rol de zaten ters gitti. Irak’taki siyasi aktörlerin çatışan tercihleri nedeniyle tası tarağı toplamaları düşük bir ihtimal olsa da ABD ola ki 2011’deki gibi muharip güçlerini çekerse Suriye’de asker tutması imkânsız hale gelir. Bütün ihtimal senaryolarında Türkiye’ye birtakım roller biçmemeleri ihtimal dışı.
ABD’nin son Şam Büyükelçisi Robert Ford, El Mecelle’deki yazısında ABD’nin Irak ve Suriye'deki askeri varlığının geleceğinin belirsizlik olduğunu söylüyor. Ford, Erbil Havalimanı’ndaki lojistik merkezin, Suriye'deki Amerikan askeri varlığının sürdürülmesi açısından hayati olduğunu hatırlatarak “Irak, ABD askerlerini, Erbil'den çıkarmaya karar verirse, bu aynı zamanda ABD’nin Suriye'den çekilmesi anlamına gelecek” diyor. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Victoria Nuland, 28 Ocak'ta Ankara'daki temasları sırasında ABD'nin Suriye'den ayrılma gibi bir planının olmadığını ama Pentagon'un olası tahliye planlarını oluşturmaya başladığını söylemişti. Ford çekilmeye dair lojistik hazırlıklarla bunun için gereken siyasi kararı ayırmak gerektiğini de vurguluyor. Amerikalı yetkililerin Suriye’deki ortaklarına burada sonsuza kadar kalmayacağını söylediklerini de aktarıyor. Savunma Bakan Yardımcısı Dana Stroul’ın aralıkta görevi bırakmasını da “ABD ordusunun Suriye'deki rolünün başlıca savunucularından birinin ortadan kalkması anlamına geliyor” diye yorumluyor. “ABD nihayetinde Suriye'den ayrıldığında, SDG büyük stratejik ikilemlerle karşı karşıya gelecek. Buna karşın Türkiye'nin YPG’ye karşı süregelen politikasının değişmesi pek mümkün görünmüyor” deyip ekliyor:
“ABD, Suriye'den ayrıldıktan sonra bir yanda YPG-SDG, diğer yanda Rusya ve Suriye hükümeti arasında kapsamlı bir anlaşmaya varılması gerekecek. Ancak böyle bir anlaşma, beraberinde çetrefilli üç zorluğu getirecek. Birincisi, Haseke ve Deyr el Zor’da güvenliğin geleceği. Zira Suriye ordusu, Suriye'nin doğusunu kontrol edebilecek personele sahip değil. Suriye ordusunun IŞİD’i kontrol altına almak için YPG ve SDG’ye ihtiyacı var. Ancak bu durumda Şam’ın YPG ve SDG ile anlaşması gerekecek. İkincisi petrol gelirlerinin geleceği. Üçüncüsü yerel yönetim meselesi; Haseke ve Deyr el Zor üzerinde merkezi otoritenin kabul edilmesi… Biden'ın, Irak ve Suriye'de giderek daha riskli hale gelen bir askeri misyonu sürdürmek için İran'la daha büyük bir savaşa girmek isteyeceğine ihtimal verilmiyor… Biden, mecbur olmadığı halde Suriye’den ve Irak'tan çekildiği için Kongre'de sert şekilde eleştirilecek… Başkanlık seçimlerinden sonra ister Biden kalsın ister Trump yeniden seçilsin, göreve gelecek olan başkan geri çekilme için daha fazla siyasi alana sahip olacak.”
Yani çekilme bugün olmasa da seçimden sonra kaçınılmaz hale gelebilir.
***
Her halükarda Suriye ve Irak ısınıyor. Gazze’de ateşkes sağlanırsa gündemin buraya kayacağı anlaşılıyor. Suriye dosyasını yönetmiş Sedat Önal’ın Washington Büyükelçiliği’ne, Ahmet Yıldız’ın da BM Daimi Temsilciliği’ne atanması gündemin odağına işaret ediyor.
Artık Suriye ve Irak’ı tek bir haritada masaya yatıran Ankara, Washington’la pazarlığa oturmadan önce Bağdat ve Erbil’deki temaslarla güvenlik-ekonomi odaklı ulaşım koridoru ve teröre karşı iş birliği stratejisini pişirmeye çalıştı. Mantıken İran’ın Irak ve Suriye’de önünü kesecek projelere ABD’nin de destek olması beklenir. Tabii ABD burada koridorun Kürdistan’ın konumunu ne kadar zayıflatacağı sorusuyla da ilgilenme gereği duyabilir. Ankara ile Suriye’deki gerilimden kurtulmanın yolunu bulurlarsa her halükârda Erbil’le iyi ilişkilerini muhafaza eden bir Türkiye’nin bölgede rolünü artırması ABD’yi kasmaz. Bilakis Washington öteden beri Türkiye’yi Rusya ve İran’ı dengeleyecek, Şam üzerinde baskıyı sürdürecek ve Suriye tarafında İsrail’in güvenliğini temin edecek bir denklemde görmek istiyor. Türkiye’nin Suriye’deki varlığına da hep bu zaviyeden baktılar.
ABD’nin Irak ve Suriye’den çekilme olasılığı Türkiye’nin Kürtlerle ilgili pozisyonunun değişmesi ve bölgede uyumlu roller üstlenmesi seçenekleriyle bağlantılı olarak şekillenebilir.
Beri tarafta Irak’ta üsler ve askeri operasyonlar Türkiye’nin Bağdat’taki siyasi aktörleri nezdindeki konumuna zarar veriyor. Bağdat’ta yabancı güçlerin çekilmesi yönünde yükselen hassasiyetin hedefinde ABD’den sonra Türkiye yer alıyor. Buna mukabil burada farklı bir değerlendirmenin devreye girdiğini görüyoruz: Türkiye’nin operasyon baskısı merkezi güçlere Kürdistan bölgesinde kontrol kanalları açma fırsatı yaratıyor. Ankara-Bağdat diyaloğunun yönü iş birliğine doğru evriliyor.
***
Geçen ay önce MİT Başkanı Kalın, ardından Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak’ın Bağdat ve Erbil’de yürüttüğü temaslar, sonra Haşd el Şaabi Heyeti Başkanı Falih el Feyyad ve Irak Ulusal Güvenlik Konseyi Müsteşarı Kasım el Araci’nin Ankara’da ağırlanması sıcak bir bahar ve yaza işaret ediyor.
Erdoğan 4 Mart’taki konuşmasında "Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. Bu yazın meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız” diyerek kapsamlı bir harekâtın sinyalini verdi. Irak tarafındaki operasyonlarda ABD ile sorun yaşanmasa da Washington’la yakaladıkları yeni ivmeyi Suriye tarafında bir rızaya dönüştürme beklentisi artıyor.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları




















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025