Sinan ÇİFTYÜREK
Anketlerin neredeyse tamamı AKP’nin 7 Haziran’daki almış olduğu % 40,8’in üstünde oy alacağını, HDP’nin baraj meselesi olmadığı, CHP’nin oylarını bir miktar artıracağı ve MHP’de oy düşüşü yaşanacağı söyleniyordu ki sadece anketler değil yorumcular da çoğunlukla bu çerçevede değerlendirdiler. Peki, ne oldu?
Seçim sonuçları ile yapılan öngörüler genel olarak örtüştü. AKP %49,4 ile oyunu ciddi oranda artırdı fakat bu kadar bir oy artışını ne anketörler ne de AKP yöneticileri beklemiyordu. CHP, %25,4 ile çok küçük bir oy artışı sağladı. MHP, %11,9 ile 7 Haziran’a oranla en çok oy kaybeden parti oldu. HDP ise %10,6 ile 7 Haziran’a göre oy kaybeden ikinci parti oldu.
Bu sonuçların alınmasında birden fazla iç ve bölgesel faktör etkili olmuştur. Şöyle ki:
Öncelikle başta Kürdistan’da olmak üzere, silahların, katliamların, baskı ve yasakların gölgesinde bir seçim yaşandı. Hele Ankara katliamı, yani seçim arifesinde bunca cana kıyılması yurtsever, ilerici sosyalist kesimin şevkini kırdı.
İkincisi; seçim propagandası, kitleleri hedef alan kör terörün ağır baskısı altına alınmıştı. İktidar ve sistem partileri dışında demokrat, yurtsever partiler doğru dürüst miting vb. kitle propaganda araçlarını hem kullanamadılar, hem ayrıca “can kaybı olur” kaygısıyla sorumlu da davranarak bilinçli kullanmadılar. 1980 askeri rejim sonrasında, 6 Kasım 1983 yılında yapılan ilk genel seçimlerde, Turgut Özal rahat propaganda yapamadığından “gözüme bakın ne demek istediğimi anlarsınız” benzeri propagandayı HDP ve muhalif partiler de 1 Kasım’da kullanmak zorunda kaldılar.
Üçüncüsü; Türkiye tarihinde ilk kez bir seçim bu kadar yoğun bölgesel-küresel siyasal girdilerin etkisinde geçti. Gerek iktidar partisi, gerekse muhalefetteki sistem partileri ve gerekse HDP, seçim propagandasında hemen hemen her konuyu; bir biçimiyle Irak, Suriye, Kürdistan, ABD, Rusya, “ülkenin birliği bütünlüğü”, “bizi parçalamak isteyen dış güçler” vb. ilişkilendirdiler. Özellikle AKP “ülkenin birliği” propagandasını güvenlik ve istikrar temelinde iyi kullandı ve etkili de oldu.
Dördüncüsü; 7 Haziran seçimlerinin ana konusu, HDP barajı geçecek mi? AKP’nin tek başına iktidarı ve Erdoğan’ın başkanlığı engellenebilecek miydi? 1 Kasım seçimlerinde ise merak edilen, koalisyon mu tek başına iktidar mı? Herkesin odaklandığı esas konu buydu! Alınan seçim sonuçları bu soruları manasızlaştırdı çünkü AKP ezici çoğunlukla tek başına hükümet kurabilecek duruma geldi!
Beşincisi; bin bir türlü taktikle aldırdığı erken seçim kararıyla Erdoğan oldukça riskli bir hamle yapmıştı. Bu hamle ile bitebilirdi de kazanabilirdi de! Kazandı en azından şimdilik. 1 Kasım seçiminden beklenen, başta halkımız olmak üzere Türkiye halklarının, ilerici demokratlarının Erdoğan ve partisini ciddi olarak cezalandırmasıydı fakat alınan sonuçlar itibarıyla beklenenin tersi oldu. Erdoğan’ın, siyaseti Saray merkezli yönetme ısrarı yanı başkanlık hevesinin zemini bir adım daha güçlendi. Dahası bu sonuçla önce de belirtiğim gibi, Doğu despotizmin İslami versiyonu olarak Erdoğan, Putinleşmede de şimdilik kısmen yol almış oldu.
1 Kasım seçim sonuçları ile de AKP’nin AP, ANAP veya SP olmadığı görüldü. AKP herhangi bir sistem partisi değildi 50 yıllık Milli Görüş geleneği birikiminin üzerine oturmuştu. Dolaysıyla seçimle gelen AKP’nin gidişinin, en azından köklü bir ekonomik kriz ve bunun ağır sosyal sonuçları olmadan seçimle olmayacağı yönündeki görüş ve iddialar, 1 Kasım sonuçlarıyla biraz daha güçlenmiş oldu
Altıncısı; AKP 13 yıllık iktidarına rağmen oyunu ciddi artırdıysa şunların da payı bulunmaktadır: 7 Haziran seçimlerinin aksine 1 Kasım’da propagandasını yaptıklarının savunulması üzerinden değil, muhalefetin de baskısıyla yapacakları ekonomik, sosyal ve siyasal hedefler üzerinde kurmuş olması.
Derin devletin, hatta kimi Avrasyacı dinamiklerin “ülkenin bölünmez birliğini bugün AKP sağlar” diyerek destek vermeleri ki Perinçek partisinden bile oy kayması olduğu iddiaları var. Buna azda olsa Kürdistan’da belli bir oyu bulunan Hüda Par’ın desteğini de ekleyelim. Ve devletin tüm olanaklarını arkalayan AKP’nin derin mühendislik müdahalelerini unutmayalım.
AKP’nin 1 Kasım seçimlerinde ki oy artışında belki de en fazla; toplumsal “huzur ve güvenlik” arayışına yaptığı vurgu rol oynamıştır. Aslında kalkış noktaları farklı olsa da tüm partiler, “güvenlik ve huzur” dediler ama bunu en çok AKP propaganda olarak kullandı ve etkili de oldu. HDP’nin “barış ve kardeşliği biz temsil ediyoruz, silahlar sussun” propagandasına karşın, AKP’nin, “güçlü ve tek başına iktidarla güvenliği sağlayacağız” propagandası bölgenin savaş koşullarında seçim siyasetinde etkili oldu.
Yedincisi; seçmen sayısında kısmi artışa karşın HDP 1 milyon civarında oy kaybetti. Muş, Bitlis, Urfa, Kars, Ağrı, Van başta olmak üzere tüm Kürt illerinde HDP, az veya çok oy kayıpları yaşadı. Neden?
Bu sorunun yanıtını illa ki başta HDP olmak üzere ilgili herkes ciddi irdeleyecektir. Burada ilk elde şunları belirtebiliriz:
Kürdistan’da devlet ve hükümetin uyguladığı ağır baskı ve terör iklimi seçimde AKP’nin lehine işlemiştir. Davutoğlu’nun “ya biz ya Toros arabaları geri gelir” tehdidi bu çerçevede etkili olmuştur. Silahların eşliğinde kimi ilçelerde ilan edilen özerklik ilanları ve devlet kuşatması altında uygulanan sokağa çıkma yasakları halkı canından bezdirmiş ve oy kaymalarına neden olmuştur.
HDP’nin 7 Haziran başarısından sonra sıkça Kandil tarafından politikalarının eleştirilip dizayn edilmesi, Kandil ile paralel sıkça görüş ve politika değiştirmesi de, Kürdistan’da ve esas olarak da İstanbul, İzmir gibi metropollerdeki oy düşüşünde etkili olmuştur. Devletin ısrarla sürdürdüğü savaş siyasetine PKK’nin de silahla yanıt vermesi ve batıya gelen asker-polis cenazelerinin Batıdaki “emanet oyları”nın geri gitmesinde payı olduğunu belirtelim. Tabi ki emanet oyların geri dönüşünde, “nasıl olsa HDP barajı aşıyor” rahatlığının da payı oldu.
Sekizincisi; Kürdistan’da HDP belli oranda oy kaybetmiş olsa da, AKP kısmen oyunu artırsa da Kürt halkının tercihinde köklü bir değişiklik olmadı bundan böyle olmaz da. Onca baskı, katliam ve ekonomik baskılara rağmen halkımız gerek Kürdistan’da gerekse metropollerde ulusal özgürlük çizgisindeki duruşunu ana hatlarıyla korudu ama ciddi uyarı mesajını da verdi!
Kürt halkının, HDP politikalarına eleştirileri, beğenmediği birçok yönü var fakat iki nedenle bu seçimde de ağırlıkla HDP’nin arkasında durdu. Kürtler adına seçime katılan HDP dışında HAK-PAR da vardı fakat şimdilik onu alternatif görmediğinden ve AKP, CHP, MHP gibi sistem partileri karşısında da, “yanlışları olsa da HDP bizim” anlayışıyla hareket ettiğinden HDP’yi destekledi ama uyarmaktan da geri durmadı! Muş, Van, Urfa ….. sonuçları bu uyarı mesajlarıyla yüklüdür! Öyle ki eğer yurtdışı (Avrupa) olmasaydı HDP baraj altında kalıyordu. Dolaysıyla HDP Avrupa’daki yurtsever, ilerici, sosyalist dinamiklere özel olarak teşekkür etmelidir.
Türkiyelileşme siyasetine gelince, zaten 7 Haziran’da bu yöndeki tüm ısrarlara rağmen tersine yanı Kürdistanileşme olarak içerik kazanmıştı. 1 Kasım’da da bunun karşılığının olmadığı bir kez daha görüldü. Dolaysıyla HDP Türkiyelileşme siyasetini ciddi olarak sorgulamakla yüz yüzedir.
Sonuç olarak; gerek Kürdistan meselesi gerekse temel hak ve özgürlükler açısından ele alındığında en kritik olan AKP-MHP iktidarı senaryosuydu! Çünkü böyle bir koalisyonun kurulması demek, Kürt meselesinde askeri çözümün katı bir tutumla uygulanacağı demek olacaktı. Ancak AKP’ye tek başına iktidar yolunu açan seçim propagandasının temel ayaklarından birinin, Kürt meselesinde AKP’nin giderek MHP’lileşmesi olduğunu unutmamak gerekir. Kaldı ki 1 Kasım seçim sonuçları, AKP’nin elini güçlendirmiş olduğu ve çözüm sürecine daha fazla kendi belirleyiciliğinde yönelmek isteyeceği gibi bir durum da var.
AKP tek başına iktidar oldu olmaya fakat kan gölüne çevrilen ülkede iktidarını dört yıl sürdürmesi zor görünüyor. Bölgenin devam eden ve giderek ağırlaşan savaş hali, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki gelişmelerin Kuzey Kürdistan ile karşılıklı etkileşmesi ve küresel ekonomideki kırılganlıkla paralel içerde potansiyel olarak varlığını koruyan ekonomik kiriz! Bütün bunlar önümüzdeki siyasal süreçte AKP’yi ciddi zorlayacak gelişmelere yol açabilir. Kısacası tüm bunların etkisiyle AKP hükümet çoğunluğunu sağladı ama iktidarı eskisi gibi istikrarlı sürdürmesi zor! [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018