Yıldıray OĞUR
Anakronizm, Yunanca "geriye", "karşı" anlamını veren "ana" eki ile zaman anlamındaki khronosun birleşmesinden ortaya çıkan bir kavram.
Özetle olayların zamansal bağlamının dışında değerlendirilme yanlışına verilen addır.
Aslında ille de kötü olmayan pragmatizmin Türkiye’de neredeyse ilkesizlik anlamında edindiği kötü anlamları zaten yaşayarak görüyoruz.
Bu iki kavram devirlerin birbirlerini yanlışlayarak ve tasfiye ederek değiştiği Türkiye siyasetinde bir araya gelince ortaya ciddi ahlaksızlıklar, tutarsızlıklar, çelişkiler, ceza davaları hatta nihayet şiddet çıkıyor.
Son bir hafta içinde bunun üç örneğini gördük.
Önce CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, 2013 yılında Türkiye’de çözüm sürecinin başlamasından hemen sonra Paris’te iki kadınla birlikte karanlık bir cinayetle öldürülen PKK’lı Sakine Cansız’ın ardından attığı bir tweet nedeniyle teröristlikle suçlandı, bu tweet 6 yıl sonra tam da CHP’nin İstanbul’da belediyeyi AK Parti’den almasından hemen sonra açılan davanın delilleri arasında girdi.
Geçen haftalarda Kaftancıoğlu’nun teröristliği bir kere daha Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilince, televizyonlara çıka iktidar sözcüleri bu tweeti kendilerine delil gösterdiler.
Halbuki Kaftancıoğlu, adı bilinmeyen bir CHP İstanbul İl yöneticisi olarak o tweeti attığı günlerde devletin kosteri milletvekillerini İmralı’ya PKK’nın lideriyle görüşmeye götürmeye başlamış, Sakine Cansız’ın cenazesi hükümetin onayıyla Türkiye getirilmiş, hükümet sözcüsü üzüntülerini bildirerek başsağlığı dilemiş, Diyarbakır’da valilik cenazenin şehrin en büyük meydanında bir mitingle kaldırılmasına onay vermiş, polis korumasında yapılan cenazeye televizyonlar canlı yayında bağlanmış, aralarında devletin ajansı ve resmi televizyonunun da olduğu bütün medya cenazeyi ve suikastı günlerce haber yapmış, cenaze ertesi gün iktidarı destekleyen ve desteklemeyen medyada barış, kardeşlik manşetleriyle verilmiş, şimdi televizyonlarda bu tweet üzerinden Kaftancıoğlu’nu teröristlikle suçlayanlar da o günlerde Sakine Cansız’ın barışı desteklediği için hedef olduğu yolunda yazılar yazmışlardı.
Yani 7 yıl öncesinin bu bağlamını tamamen görmezden gelip, oradan sadece Canan Kaftancıoğlu’nun tweetini çekerek bugüne taşıyınca ortaya terör propagandası suçu çıkarılmıştı.
Benzer bir anakronik ahlaksızlık örneği de eski Hürriyet yazarı Melis Alphan’ın başına geldi.
O da 2015 Nevruz’unda Diyarbakır'dan Facebook'unda paylaştığı bir fotoğrafta, ellerinde Öcalan resimleri olan kişiler göründüğü için terör propagandasından geçen hafta ifade verdi.
Halbuki o Nevruz mitinginde bizzat Öcalan’ın okuduğu mektup devletin onayı bilgisi dahilinde yazılmış, İmralı’dan çıkarılmış ve aralarında Anadolu Ajansı, TRT’nin de olduğu bütün kanallar o mektubun okunuşunu canlı olarak yayınlamışlar, o mitinginde çok sayıda iktidarı destekleyen köşe yazarı ve gazeteci de bulunmuş, Diyarbakır’dan canlı yayınlarla Nevruz’un barış havası övülmüş ve ertesi gün gazetelerin manşetlerinde yine o mitingden fotoğraflar manşetlerde yer almış, tabii ki bütün bunlar yapılırken mitingin kürsünün hemen arkasında duran Öcalan fotoğrafı her yerde çıkmıştı. Ayrıca o Öcalan fotoğraflarından en sonuncusu İmralı’da devlet tarafından çekilip, HDP’lilere verilmiş bir fotoğraftı.
Ama bütün bu bağlam bir tarafa bırakıldığında, o günlerde Facebook'unda bir kare fotoğraf paylaşmak 2020 yılında bir terör propagandası suç deliline dönebiliyor.
Sadece adı bilinen muhalifler değil, Türkiye’de geçmişte başta devletin, iktidar partisinin herkesin desteklediği zamanlarda girdiği ve destek verdiği ‘cemaat’ten iktidarın desteği kestiği zaman çıkmadığı için binlerce insan FETÖ üyesi haline geldi, pek çoğu hapiste, daha fazlası işini, malını mülkünü kaybetti. Yine hükümetin İmralı’ya, Kandil’e seferler düzenlediği günlerde söyledikleri, sosyal medya hesaplarından paylaştıkları yüzünden yine binlerce insan PKK propagandasından ceza aldı, hapse girdi, işini kaybetti.
Bu aslında son durumundan memnun olunmayan muhaliflere uygulanan anakronizm tarifesi.
Herkese aynı tarife uygulanmıyor.
O yüzden geçen hafta bu pragmatik anakronizmin üçüncü örneği hepsinden farklıydı.
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, aralarında kendi partisinin de olduğu muhalefet partilerini gün aşırı PKK ve FETÖ ile birlikte anan Bahçeli’ye FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi öncesi, en büyük operasyonu olan 17/25 Aralık’a verdiği açık desteği hatırlatan bir dizi tweet attı.
MHP, 17/25 Aralık operasyonlarına büyük destek vermiş; Devlet Bahçeli, operasyonların birinci yıldönümünde Meclis’te yaptığı konuşmada 17-25 Aralık’ı Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Haftası ilân ettiklerini açıklamıştı.
2014 yılında MHP, bu hafta için özel bir logo dahi tasarlamıştı.
2015’teki 7 Haziran seçimlerinin ardından Bahçeli, Cumhuriyet’in o günlerdeki genel yayın yönetmeni Can Dündar’a partideki odasında verdiği röportajda, masasının yanında duran ayaklı takvimin pilini saat tam 17:25’i gösterirken çıkardığını anlatmıştı:
"Bunu bizzat ben yaptım. 17:25’i gösterdiğinde pilini çıkardım. Her gün bu takvime bakıyorum. Buradan da anlayabilirsiniz ki biz, 17 ve 25 Aralık’ın hesabının sorulması vaadimizden asla geri adım atmayız."
Bahçeli, 7 Haziran seçimlerinden sonra AK Parti’yle koalisyon görüşmeleri için de bir şart ileri sürmüştü: "Ver Bilal’i, al hilali."
Hatta şimdi pek kimse hatırlamıyor, şimdi asenaya dönen bazı kalemlerin elinden çıkan meşhur Pelikan bildirisinde Davutoğlu’nun suç kalemlerinden biri şuydu:
"REİS’e yönelik hırsızlık iftirası kampanyasının asenası olarak arzı endam eden Bahçeli "Bilal’i ver koalisyonu al" diye nara atmaya başlar.
REİS çok öfkelenir.
Kendisinden açık açık çocuğunu kurban vermesini istemektedirler.
Hoca ise Bilal Erdoğan’ı kurban olarak isteyen Bahçeli’nin meclis yeminini sonuna kadar bekler.
Ve sonra da tüm kabinesiyle birlikte alkışı basar."
Bütün bunlar büyük sırlar da değil.
Hala MHP’nin resmi Twitter hesabında, 17/25 Aralık operasyonlarına verdiği destek mesajları yerinde duruyor.
Buna benzer tweetler yüzünden Türkiye’de insanlar bir anda adlarını KHK listelerinde bulup, memurluktan atıldı, bu ve benzer tweetlerin delil olduğu davalarda mahkumiyet alıp hala hapiste olan binlerce insan var.
Ama MHP’nin bu desteğin hatırlatılmasından bu kadar rahatsız olmasına da aslında hiç gerek yok.
Çünkü Türkiye’de iktidar anakronizmi gayet pragmatik bir biçimde kullanıyor.
Eğer son güncellenmiş halinizde iktidara destek veriyorsanız, geçmişinizde sıfır noktanız iktidara destek verdiğiniz yerden başlatılır.
Öncesi sıfırlanır ya da görmezden gelinir.
O yüzden MHP’nin 28 Şubat’ta, 27 Nisan’da, AK Parti kapatma davasında, Gezi’de, 17/25 Aralık’ta ne dediğinin artık hiçbir önemi yok. Af kapısı her zaman açıktır. Mühim olan son nefeste iktidarı destekleyip desteklememektir.
Ama 28 Şubat’ta, 27 Nisan’da, AK Parti kapatma davasında, Gezi’de, 17/25 Aralık’ta ve 15 Temmuz’da muhafazakar kesime, AK Parti iktidarına ve Erdoğan’a destek vermiş biri bile olsanız, eğer en son hukuksuzluklarından ve anti-demokratik uygulamalarından şikayetçiyseniz size geçmiş olsun.
Bu son nefesteki ekberü'l-kebâir sizin bütün eski hayır ve hasenatlarınızı siler. Bir yanlış, 10 doğruyu götürür.
Bir bakmışsınız zaten iflah olmaz bir komünist, dinsiz bir liberal, aslında kripto bir FETÖ’cü olduğunuz ortaya çıkarılmış.
İktidarın Türkçe Olimpiyatları’nda gözyaşı döktüğü günlerde attığınız bir tweet, Öcalan’ı övmeyene kız verilmeyen devirlerde çözüm sürecindeki akil adamlığınız teröristliğinizin nişanesi oluverir.
Hiçbiri yok diye sevinmeyin, son durumunuzda iktidara muhalifsen, geçmişiniz bugüne suç olarak taşınır, aynı dönemde sizinle aynı şeyleri yapmış bugünün iktidarı destekleyicilerine suç olmayan size suç oluverir.
Bu pragmatik anakronizmde, 28 Şubat’ta, 27 Nisan’da, Gezi’de, 17/25 Aralık’ta, 15 Temmuz’da hatta 2017 referandumunda Erdoğan’ı desteklemiş Selçuk Özdağ gibi eski bir AK Parti grup başkanvekili bile olsanız, Ankara’nın ortasında Cuma namazına giderken size saldırılınca, 8 saat ne denileceği şaşırılır, 17/25 Aralık’ı Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Haftası ilan etmiş son ortağı ürkütmekten korkulur.
Pragmatik anakronizmde vefa yoktur.
Bugün iktidarı destekliyor olmanız, yarın ilk eleştirinizde sizin geçmişinizin de suç halinde önünüze getirilmesini engellemez.
Muhtemelen yarın Cumhur İttifakı bitse AK Parti cephesi, Bahçeli’nin son dört yılda verdiği desteği bir anda silecek ve tekrar onun aslında nasıl da 17/25 Aralık operasyonlarına destek verdiğini hatırlatmaya başlayacak.
Muhtemelen o sırada MHP de AK Parti’yle ittifak günlerini bırakıp, Erdoğan’ın çözüm süreci günlerini, milliyetçiliği nasıl ayakları altına aldığını hatırlayıverecek.
İfade hürriyetinin, hukukun olmadığı bir ülkede herkes her an terörist, vatan haini ilan edilmeye bir adım uzakta yaşıyor demektir.
Geçmişi bugünün ihtiyaçları için anakronik olarak kullanarak, her an bir suçlamaya çevirerek ortaya birbirine güvenmeyen bir toplum, şahsiyetsiz insan profilleri çıkar.
Dün suç olmayan bir fiilin, yarın sadece istenen insanlar için suç haline gelebildiği bir ülke sadece muhalifler için değil, iktidarı elinde bulunduranlar için de riskli, tekinsiz bir ülkedir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları

























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026