Alper GÖRMÜŞ
Aslında bu yazı, bundan önceki iki yazımla birlikte, “Hep güçlüden yana” ortak başlığıyla bir üçleme gibi de okunabilir.
Hatırlarsanız, ilk yazıda biri Hürriyet’ten (Fatih Çekirge) öbürü Sabah’tan (Şebnem Bursalı) iki köşe yazarının Emine Erdoğan övgülerini, Emine Erdoğan’ın ‘makbul sayılmadığı’ günlerdeki performanslarıyla karşılaştırmıştık. O günlerde o günlerin güçlüsünün yanında, Emine Erdoğan’ın karşısındaydılar, bugün de bugünün güçlüsü Emine Erdoğan’ı övgüye boğuyorlardı.
İkinci yazıda, bu defa Fatih Çekirge’nin bugünkü Amerikan karşıtlığıyla 20 yıl önceki Amerikan muhibliğini karşılaştırmış, güçlüden yana olmanın ‘dış’ versiyonunu hatırlamıştık.
Şimdi, gerek Cüneyt Özdemir’in belgeselinin çağrışımlarının, gerekse de bazı okurların “yalnız Fatih Çekirge mi öyleydi” serzenişlerinin teşvikiyle, ABD’nin Afganistan ve Irak savaşları karşısında merkez medyanın öteki aktörlerinin performanslarından kısa hatırlatmalarla karşınızdayım; “Hep güçlüden yana” üçlemesinin son yazısı…
“Bayanlar baylar, Ortadoğu’ya hoş geldiniz…”
Tabii ki Ertuğrul Özkök’le başlamak lazım ve de onun “Bayanlar baylar, Ortadoğu’ya hoş geldiniz” yazısıyla başlamak lazım.
Ertuğrul Özkök 22 Ağustos 2012 tarihli bu yazısında, Gaziantep’te çok sayıda can kaybına mal olan IŞİD’in terör saldırısını hatırlatıyor, Türkiye’yi “Ortadoğu bataklığına sürükleyen” iktidarı kınıyordu. İşte buyurundu, onlar Ortadoğu’ya gitme hayalleri kurarlarken Ortadoğu Gaziantep bombası olarak Türkiye’ye gelmişti: “Baylar ve bayanlar… Sivil meydanlarda bombaların patlatıldığı Ortadoğu’ya hoş geldiniz. Artık gırtlağımıza kadar Ortadoğu’dayız…”
Bu satırları okuyan biri, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda ülkesinin ordusunu başka ülkelerin üzerine süren ve böylece ülkesinin bağımsızlığını tehlikeye atan siyasetçilere karşı duran bir “Misak-ı Milli barışçısı”yla karşı karşıya olduğunu düşünebilirdi… Fakat yazarının 2001-2003 yılında yazıp çizdikleri, onun sadece 10 yıl önce sıkı bir “Ortadoğu’ya dalalım”cı olduğunu gösteriyor.
Ertuğrul Özkök’ün yayın yönetmenliğini yaptığı gazetenin (Hürriyet) Türkiye’nin Ortadoğu’da “askere alınması” için 2001-2003 arasında ne diller döktüğünü; “gırtlağımıza kadar” Ortadoğu’ya dalmamızın neden “menfaatimiz” icabı olduğunu; ABD’nin bölgeyi dizayn faaliyetinde neden “ön safta” olmamız gerektiğini nasıl ballandıra ballandıra anlattığını unutanlar için birkaç hatırlatma:
“Biz de Kuzey Irak’a gireceğiz”
11 Eylül 2001 saldırılarından hemen sonra ABD, başta Afganistan ve Irak olmak üzere dünyanın bütün “kötü”lerine karşı dünyanın bütün “iyi”lerini savaşa çağırmaya başlamıştı. Saldırılardan sadece altı gün sonra (17 Eylül 2001), henüz Türkiye Cumhuriyeti devletinden hiçbir ses çıkmamışken Hürriyet’in birinci sayfasında şu sevindirik başlıkla karşılaştık: “Biz de Kuzey Irak’a gireceğiz…”
Müjdeli habere göre bu işi Türk ve ABD birlikleri birlikte kotaracaklardı.
Haberin kaynağı, İsrail’den yayın yapan, spekülatif-manipülatif yayınlarıyla ün salmış istihbarat sitesi DEBKAfile idi…
Böyle bir haberi, kaynağının şaibeli performansına atıfla ve mesafeli bir duruşla değil de sevincini gizleme gereğini duymadan yayımlaması, Hürriyet’in Türkiye’nin ABD’yle birlikte Ortadoğu’ya yalınkılıç dalması yönünde bir yayıncılık yapacağının ilk işareti oldu. Nitekim sonrasında her şey bu işaret doğrultusunda gelişti…
“Ön safta ol, parayı al”
O yıllar, merkez medyanın hükümet kurup hükümet yıktığı şımarıklık yıllarıydı… Bu ruh hâli, merkez medya yöneticilerini, zaten sorunlu olan tercihlerini ve sözlerini en inceliksiz, en küstah tonlarda dile getirme konusunda kışkırtıyordu.
Mesele “para” ve “para kazanma” olunca, bu inceliksiz ve küstah üsluba başvurmanın cazibesi sanki daha da artıyordu…
Hürriyet’in 21 Eylül 2001 tarihli nüshasının manşet haberi, bu hâlin zirvelerinden birini oluşturuyordu: “Ön safta ol parayı al.”
Gazete bu manşeti, Uluslararası Para Fonu Başkanı Köhler’in “Terörizmle savaşta ön safta yer alan Türkiye’ye büyük destek vereceğiz” şeklindeki sözlerinden kotarmıştı.
Özkök hükümeti paylıyor: “Kıvırtmayın”
Gazetenin manşetten “ön saf” müjdesini verdiği gün, genel yayın yönetmeni de “Bush’a itidal mektubu” gönderme teşebbüsünde bulunan hükümet yetkililerini paylamakla meşguldü… Yayın yönetmeninin tek tesellisi, mektubun, hazırlanmasına rağmen gönderilmemiş oluşuydu. “O mektup iyi ki gönderilmedi” başlıklı yazısında Özkök şöyle diyordu:
“Bana anlatıldığı kadarıyla mektup, Başkan Bush’a destek verici değil, daha çok uyarıcı bir anlayışla kaleme alınacaktı. (…) Ancak dün Çankaya’da yapılan zirveden sonra bu mektup birden buharlaştı. Mektuptan vazgeçildiğini öğrenince, ilk tepkim şu oldu: ‘İyi ki mektup yazmaktan vazgeçmişler.’ Çünkü böyle bir mektup, Türkiye’nin teröre karşı kararlılığını göstermeyecekti. Tam aksine, kararsızlığını hatta bal gibi ‘kıvırtmasını’ ispatlayan yazılı bir belge olacaktı. O yüzden iyi ki yazılmadı.”
Genel yayın yönetmeni bundan altı gün sonra da (27 Eylül 2001) hükümetin ne yapması gerektiğini, üslubuna varıncaya kadar anlatan bir yazı kaleme aldı.
Özkök bu defa, ABD’yi sertleşmeye teşvik etmiş olmamak için “biraz sessiz kaldıklarını” özel bir sohbette kendisine söyleyen Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e sinirlenmişti ve yazıda içini dökmüştü.
“Irak doğumlu Mehmetçik: Irak üç günlük iş…”
“Büyük gazete”nin ABD’nin “sonsuz özgürlük” savaşında Türkiye’nin de “askere alınması” için verdiği bu canhıraş çabanın kuvveden fiile çıkması, yasa gereği ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) vereceği bir kararla mümkün olabilecekti. Dolayısıyla TBMM’deki tezkere oylaması (1 Mart 2003) yaklaştıkça Hürriyet’in heyecanı da arttı. Sadece heyecanı değil ama, pervasızlığı da…
Oylamaya 10 gün kala gazetenin sürmanşetine yerleşen “Irak doğumlu Mehmetçik: Irak üç günlük iş…” başlıklı haber, gazetenin iyiden iyiye zıvanadan çıktığının işareti oldu.
Haber, Hürriyet muhabirinin, kurada Güneydoğu’yu çeken “Mehmetçikler”den biriyle havaalanında ayaküstü gerçekleştirdiği bir söyleşiye dayanıyordu. Doğan Samur adlı erin, annesini teselli amacıyla söylediği “Irak üç günlük iş anne, merak etme” cümlesi Hürriyet’çileri o kadar heyecanlandırmıştı ki, bunu alıp sürmanşete yerleştirmişlerdi.
Yine, “Irak üç günlük iş” diyen erin öyle ayaküstü ağzından fırlatıverdiği “Osmaniye’yi çeken bir arkadaşım, ‘gider, birkaç Iraklı vurur dönerim’ dedi ve gitti” sözleri de birinci sayfa spotlarına yerleştirilmişti.
Her şey kolaydı yani, “leblebi çekirdek”ti… Ortadoğu’ya dalar, ortalığı dağıtır, bu arada burnumuz bile kanamazdı.
Ertuğrul Özkök ve gazetesi bir zamanlar böyleydi işte…
Türkiye’nin Ortadoğu’ya gitmesini savunuyorlardı ama, Türkiye Ortadoğu’ya gitmeden önce Ortadoğu’nun birtakım bombalar suretinde Türkiye’ye gelmesi ihtimali nedense akıllarına gelmiyordu.
Sabah: “Ankara’ya büyük övgü”
Şimdi de dönemin Hürriyet’ten sonraki en etkili iki gazetesinden; Sabah ve Milliyet’ten birkaç örnek verelim…
Üç büyükler, Türkiye’nin, ABD’nin “Sonsuz özgürlük savaşı”nda bu dünya efendisiyle omuz omuza dövüşmesini çok istiyordu.
15 Eylül 2001’de Sabah gazetesi, bu doğrultuda kotarılmış bir umut aşılama, bir “olacak inşallah” haberiyle çıkageldi: “Ankara’ya büyük övgü…”
Fakat habere haber demeye bin şahit isterdi:
“‘İyi ki varsınız’ diyen dünya basını ve finans çevreleri Türkiye’yi alkışlıyor… Daily Telegraph (İngiliz gazetesi): Böyle bir dönemde Türkiye’nin varlığı büyük şans… Schwartzkopf (Körfez Savaşı komutanı): Gerçek dost Türkiye yine bizimle elele… J. P. Morgan (Yatırım bankası): Türkiye’nin önemi artacağı için Türk tahvillerini öneriyoruz… Eurasia Group: Türkiye yeni bir sıkıntı yaşarsa, finans kuruluşları yardıma koşar…”
17 eylülde Sabah’ta yayımlanan “Mekanize Amerikan ve Taliban askeri” başlıklı “haber”, Türk basınında cılız da olsa görülmeye başlayan “Afganistan ve Ortadoğu bataklığından uzak duralım” çağrılarının çanına ot tıkamak ister gibiydi… “Bataklık” falan palavraydı… Gazete, okurlarını buna ikna etmek için, yan yana koyduğu “mekanize Amerikan” ve “mekanize Taliban” fotoğraflarını kıyaslama yolunu seçmişti. Sabah, tatlı tatlı dalgasını geçiyordu “mekanize Taliban” askeriyle: Çorabı yoktu ama “çatışma ânında hızlı hareket etmek için” bisikleti vardı!
“Halk anlamaz bu işlerden…”
Ne var ki basının bütün gayretine rağmen halkta “Amerika’nın savaşı”na asker yazılma yönünde en küçük bir arzu bile yaratılamıyordu. Gerçi Milliyet’in başyazarı Güneri Cıvaoğlu, böyle durumlarda halkın eğilimlerine pabuç bırakılmaması gerektiğini yazmıştı (“Halk savaşa karşı, ama bu yöndeki kararlar halkın duygusal eğilimleri doğrultusunda değil, Türkiye’nin stratejik çıkarları doğrultusunda alınmalıdır”), fakat yine de halkta düşük seviyeli de olsa bir rıza yaratmak gerekiyordu.
“Figüran, pısırık Türkiye istemiyoruz”
Bu amaçla ‘üç büyükler’ elinden geleni yapıyordu ama iş halkta rıza yaratmakla bitmiyordu. Siyaset de “Türkiye’nin çıkarlarının ABD’nin yanında Afganistan’a, Irak’a dalmakta olduğunu” göremiyordu ve bu merkez medya yöneticilerini çıldırtıyordu.
Milliyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Mehmet Y. Yılmaz “pısırık Türkiye” istemediğini yazdı:
“(…) Pısırıklığı temel alan politikaları bu nedenle eleştiriyoruz. Rol dağıtımında Türkiye seyirci olmamalı.” (Milliyet, 25 Eylül 2001)
Sabah gazetesi başyazarı Güngör Mengi de Washington’a koşturmakta gecikip Türkiye’yi savaşta figüran derekesine indiren hükümete veryansın ediyordu:
“(…) ABD’nin başını çektiği kampanyanın en ön safında yer tutması gereken Türkiye niçin figüran rolüne razı oluyor? Terör saldırısından hemen sonra müttefik ülke devlet ve hükümet başkanlarının doluştukları Washington’a Türkiye, neden iki haftalık gecikme ile ve Dışişleri Bakanı düzeyinde temsilci gönderdi?” (Sabah, 28 Eylül 2001)
Hep güçlüden yana medyamızın Afganistan ve Irak savaşı günlerindeki performansı işte böyleydi.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025