İbrahim Karagül
Madem “çokuluslu saldırı”lar altındayız, bizim de bir çokuluslu cephe ya da cepheler inşa etme dışında hiçbir seçeneğimiz yoktur. Madem bizim ülkemize, coğrafyamıza “koalisyonlar” altında, “ittifaklar” altında geliyorlar, bizim de “koalisyonlar”, “ittifaklar” oluşturma dışında seçeneğimiz yoktur.
Madem 15 Temmuz bir “çokuluslu müdahale”, 28 Şubat bir çokuluslu müdahale, PKK üzerinden ülkemizin sınırlarının aşındırılmasına yönelik planlar birer çokuluslu müdahale, Suriye’nin kuzeyindeki “Türkiye Cephesi” hazırlığı bir çokuluslu proje, burada oluşturulması planlanan garnizon harita üzerinden dört ülkeyi birden parçalama senaryosu bir Batılı çokuluslu proje, bütün bunlara direnme hattımızı, karşı koyma girişimlerimizi, çokuluslu ittifak halkalarıyla biçimlendirmemiz zorunluluktur.
Türkiye çok büyüdü, çok daha büyüyecek
Onlar koalisyonlarla geliyorlarsa, onlarca devletle müdahale ediyorsa biz de bütün coğrafya ile hareket etmek durumundayız. Türkiye çok güçlü bir ülke, çok hızlı büyüyen ve güçlenen bir ülke. Bütün bu projelerin mimarlarını ürküten bir etkinlik genişlemesi yaşayan bir ülke. Ama güçlü bir bölge ile, bölgede güçlü bir Türkiye olarak bu mücadelenin üstesinden gelebilir.
Artık ulus devlet modelleri, yeniden inşa edilen coğrafyamız için de, güç haritası yeniden şekillenen geleceğin dünyası için de yeterli olmayacaktır. Doğu’da ya da Batı’da hiçbir ülke, artık böyle bir modelle geleceğin dünyasına direnme yolunu tercih etmiyor.
Türkiye o “çevre”sini harekete geçirmeli…
Korkunç bir açlıkla güç biriktirme, geçmişin iddialarını ve çevresini bugüne taşıma, 20. yüzyılın dar devlet algılamasının dışına taşma, genişleme telâşı yaşıyor. Böyle bir “çevresi” olmayan ülkelerin bir kısmı aşırı sağı güçlendirerek güç oluşturmaya çalışıyor.
Ama Türkiye, coğrafyası en geniş ülkelerden biridir. Üç kıtada izleri olan, mirası olan, “çevresi” olan, dostları olan bir ülkedir. Hiçbir bölge ülkesi böyle bir etkinliğe sahip değildir. Selçuklu’dan bu yana, direnişin kalesi olan bu topraklar, yükselişin siyasi genetiğini oluşturan bu millet, yeniden yükselecekse, bu “çevre”yi harekete geçirmek zorundadır.
Sınırlarımızı aşan bir “millet” algısıyla hareket etmek zorundayız
Onlar bizi Anadolu’ya hapsetmeye çalışıyorlar. Bunu yaparlarsa, Türkiye’yi kontrol ederlerse bütün bölgeyi kontrol edeceklerini biliyorlar. “Yeniden 20. yüzyıla zorlamak, yeniden ulus devlet sınırlarına hapsetmek”, en büyük projelerinden biridir.
Ama biz, bu formatla 21. yüzyılın fırtınasında ayakta kalamayacağımızı biliyoruz. Türkiye sınırlarını aşan bir “millet” algısıyla hareket etmek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bir coğrafyada ortak kimliği inşa etmek, mücadeleyi bütün coğrafyaya yaymak zorunda olduğumuzu biliyoruz.
İşte bu yüzden Afrin’de terör ve çokuluslu cephe ile mücadele ediyoruz. İşte bu yüzden Doğu Afrika’dan Balkanlar’a, Ortadoğu’dan Orta Asya’ya kadar mekik dokuyoruz.
Elini ne kadar uzağa uzatırsan o kadar güç biriktirirsin..
Geleceğin dünyası çok zor olacak. Bugün refah içinde yaşayan, hiçbir güvenlik sıkıntısı olmayan ülkelerin bile kısa zaman içinde nasıl tepetaklak olacağını göreceğiz. Devletten devlete değil, bölgeden bölgeye çatışma alanları oluşacak ve bunlar çok hızlı gelişecek, adeta şok etkisine yol açacak. Böyle bir dünyaya hazırlanmak, ezberleri bozmayı gerektirir, bir olağanüstü hareket gerektirir. Bunları sezip en kötüsüne hazırlanmayı gerektirir.
Türkiye bunu yapmaya çalışıyor. Kendisine yönelik bütün saldırıların, terör dalgalarının, sınırlarından çevreleme girişimlerinin “çokuluslu proje” olduğunu biliyor. Tehditleri sadece sınırın sıfır noktasında durdurma döneminin kapandığını biliyor. Elini ne kadar uzağa uzatabilirse o kadar güç kazanacağını biliyor.
“Güçlü Türkiye” bize yetmez, “Güçlü Coğrafya” da lazım…
Türkiye, içeride güç kazanıyor. 15 Temmuz‘dan beri, ortak düşmana karşı toplumsal direnç ekseni oluştu. Bunu şimdi Afrin operasyonunda görüyoruz. PKK bir dış tehdit, bir Amerika/Avrupa silahı olarak görülüyor ve Suriye’nin kuzeyindeki mücadele bir vatan savunması olarak kabul ediliyor. İşte bu zihinsel devrim büyük bir güçtür. Devlet aklı millileşirken işte bu güçten besleniyor.
Güçlü Türkiye inşa edebiliriz. Ama bu bize yetmeyecektir. Türkiye’nin etkinlik alanını yayarak bir “güçlü bölge” biçimlendirmeliyiz. Anadolu’yu savunmak, coğrafyamızın istikrarıyla mümkün olacaktır. İstanbul’u savunmak, Saraybosna’nın, Bağdat’ın gücüyle ölçülecektir.
“Güçlü Türkiye”den sonra “Güçlü coğrafya”, ondan sonra da “dünyada güçlü” şeklinde bir yol haritası izlemeliyiz. Dünyadaki gücümüz, bizim ve coğrafyanın gücüyle biçimlenecektir, bunu hiçbir zaman unutamayız.
Coğrafyanın her yerinde direnç adacıkları kurulmalı
Ama bu bölgede nasıl bir güç inşa erilir? Bölgedeki devletlerle ne kadar işbirliği yapılabilir? Var mı kendi başına hareket edebilecek, Batılı istilaya direnmeyi tercih edecek ülke. Maalesef sadece birkaç tane sadece. Peki o zaman ne yapmalıyız?
Devletlerle olmazsa, hükümetlerle olmazsa, bu ülkelerdeki, çevremizdeki, coğrafyamızdaki insanlarla, kitlelerle güç inşa edeceğiz. Elimizin uzandığı her noktada “direnç adacıkları” oluşturacağız. Bu direnç adaları, ölümcül bir zorunluluktur. Bir söylem dilini, bir siyasi duruşu yaygınlaştıracağız. Bölge ülkeleri işbirliği yapmazsa bir coğrafya milliyeti tanımlayacağız.
Biz bin yıldır hiç “ben” demedik, hep “biz” dedik
Coğrafyamızdaki bütün ülkeler o “çokuluslu saldırılar”la bu hale getirildi. İşgal edildi, iç savaş çıkarıldı, etnik ve mezhep kimliği üzerinden derin toplumsal ayrışmalar, kamplaşmalar oluşturuldu. 28 Şubat’tan 15 Temmuz’a kadar Türkiye’ye yönelik bütün müdahaleler “çokuluslu saldırı”dır.
Ülkemiz bugüne kadar kendi içinde mücadele verdi, ayakta durdu, gücünü artırdı, yürüyüşünü hızlandırdı, şaşırtıcı bir yükseliş başladı. O büyüdükçe, iddiaları büyüdükçe kavga da büyüdü. Şu an kavganın alabildiğine büyüdüğü bir dönemdeyiz. Suriye’nin kuzeyinde işte bu senaryonun bin bir çeşidiyle yüzleşiyoruz.
Bunun için elimizi dışarı uzattık. Bize yakın olanlara uzattık. Onların yanlarına gittik, gönüllerine gittik, evlerine misafir olduk. Onlara “biz” olduğumuzu hatırlatmaya çalışıyoruz. Çünkü bin yıldır, bu bölgede asla “ben” demedik. “Biz” dediğimiz için Selçuklu oldu, Osmanlı oldu, Türkiye oldu.
21. yüzyılın mücadelesidir bu. Dünya bizi bir kez daha görecek
Biz aslında sadece bir vatan savunması yapmıyoruz, bir coğrafya mücadelesi veriyoruz. Bir coğrafya inşa etmeye çalışıyoruz. Irak için de, Suriye için de, diğer bölge ülkeleri için de yol haritası çiziyor, dayanışma hattı inşa ediyoruz. Daha da dışarılara ulaşıyor, Afrika’nın derinliklerine, Latin Amerika’ya, Güney Asya’ya, Pasifik bölgelerine ulaşmaya çalışıyoruz.
Bir çokuluslu cephe, dayanışma hattı şarttır ve biz bunun için dünyayı dolaşıyoruz. O dayanışma hattı bölgedeki devletlerde değil, kimse yanılmasın. O direnç hattı coğrafyamızın şehirleriyle, sokaklarıyla, kasabalarıyla, köyleriyle kurulacak. Bu yüzden de uzanabildiğimiz her yerde direnç adaları bu yüzden oluşturulacak..
Hep demiyor muyuz; biz aslında 21. yüzyılın mücadelesini veriyoruz.
Ve biz yükselen gücüz, tarih yapıcı gücüz..
Dünya bizi bir kez daha görecek..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları


























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021