İbrahim Karagül
slam kendi evinde savaşacak” diyerek coğrafyamızı kırk yıldır kana boyayanlar, kendi evlerinde kavgaya tutuşmak üzere. Biz; “Batı kendi içinde savaşacak” dediğimizde afaki anlaşılır ama onların yeryüzünün ana eksenini oluşturan Müslüman coğrafyanın büyük bölümünü krizlere sürükledikten sonra son darbeyi İslam’ın ve Müslümanların kutsallarına vurmaya hazırlanmaları normal görülür!
Batı yapar, ABD güçlüdür, onlar haklıdır, mağdur ülkeler ve milletler suçludur, bizim bölgemizdeki ülkeler suçludur, bizim onlara gücümüz yetmez, dizlerimizi kırıp boyun bükeriz, öyle mi!
Hayır, öyle değil… Durum hiç de öyle değil. Bize gösterilen resimlerle gerçek arasında olağanüstü bir farklılık var. Eğer her şeyi böyle algılıyorsak, öncelikle zihinlerimizi esaretten kurtarmamız, gözlerimizdeki perdeyi kaldırmamız gerekiyor.
Zihinsel özgürlüğü sağlamadan Türkiye’nin ve coğrafyanın özgürlüğünü sağlamamız imkânsızdır. Türkiye’nin büyük mücadelesini, 24 Haziran seçimlerini bile, küresel ölçekte belirginleşen gerçek resimle anlayabildiğimiz ölçüde güçlü, iddialı bir gelecek inşa edebiliriz.
Kavga merkez güçler arasında: Ölümcül hamleler yapıyorlar!
ABD’den Kore’ye, Almanya’dan İtalya’ya, İngiltere’den Hindistan’a, Rusya’dan Çin’e kadar, sadece son birkaç ayda yaşananları bile dikkatle izlerseniz, Türkiye’ye neden bu kadar saldırdıklarını algılayabilirseniz, geleceğin dünyasından haberdar olabilirsiniz. Ekonomiye de, siyasete de, toplumsal eğilimlere de ancak böyle karar verebilirsiniz.
Dünyanın büyük sorunu Ortadoğu değildir. Bizim coğrafya merkez coğrafyadır, dolayısıyla bütün güçler hesaplaşmalarını bu “hazır cepheler”de yapmaktadır. Bunu yaparken de Müslüman dünyanın kendilerine karşı itiraz yükselten güçlü sesini susturmaya çalıyorlar. Ama asıl kavga merkez güçlerin kendi arasındadır. Ekonomi alanında, jeopolitik hesaplaşmalarda bu artık gizlenemez bir gerçektir.
İngiltere-Rusya kavgalarına dikkat edelim. ABD-Rusya çekişmelerine dikkat edelim. Avrupa’yı Rusya ile çarpışmaya provoke eden gelişmelere dikkat edelim. ABD’nin Çin’in etrafındaki gücünü korumaya çalışmasına, Pasifik’teki güç yarışının ölümcül bir hal almasına dikkat edelim. Çin-Rusya aksına, ABD’nin dünya genelinde yalnızlaşmasına ve başıboş, tehlikeli bir güç olarak algılanmasına, Avrupa Birliği’nin merkez güç alanının artık dağılmış olduğu gerçeğine dikkat edelim.
“Batı kendi içinde savaşacak” tezi öylesine bir iddia değildir
ABD ve Avrupa’nın, 2008 ekonomik krizinden sonra şimdi de demokrasi krizine sürüklenmesine, insan hakları ve demokrasiyi bilerek ve isteyerek geri plana itmesine, İkinci Dünya Savaşı sonrası bütün kazanımları bir kenara atmasına, devletlerin tarihi iddialarını öne çıkarmasına, merkez iktidar alanını güçlendirmeye çalışmasına, ekonomik ve güvenlik alanında savunma kalkanlarına güç vermeyi tek amaç haline getirmesine dikkat edelim.
2008 ekonomik krizi de, bugünkü demokrasi ve özgürlük krizi de Batı’nın kendi iç çıkmazıdır, sorunudur. Merkez ülkelerin krizidir. Çevre veya yükselen güçlerin değil, buna dikkat edelim.
“Batı kendi içinde savaşacak” sözü basit bir cümle değildir. Zira insanlığı mahveden iki büyük dünya savaşı Batı’nın iç savaşı olarak çıkmıştır. İslam kendi içinde savaşacak projesini hazırlayanlar, Batı’nın bir kez daha kendi iç savaşına sürüklemesini önleme imkânına sahip olamayacaklardır.
G7 krizini nasıl anlamalıyız? Atlantik “merkez” dağılıyor mu?
Kanada’daki G7 Zirvesi’nde yaşanan krizinden çok önemli sonuçlar çıkarılmalı. Dünya genelinde öfke ve nefreti üzerinde toplayan ABD, bu kez belki de ilk kez, vesayet altında tuttuğu Avrupa tarafından reddediliyor. Büyük itirazlar var.
Washington yönetiminin hoyratça hareketleri hem Avrupa’yı hem bütün dünyayı alarma geçirmiş durumda. Fransa’nın “ABD dışında bir G6” önerisi boşuna değil. Almanya’nın, Avrupa’nın patronu olarak ABD himayesinden çıkma çabalarına öncülük etme zorunluluğu basit bir değişim, kırılma değil.
Ama mesele Batı içi krizin de ötesinde. Asyalı güçler, dev adımlarla, dev itirazlarla yükseliyor. Ve hepsi, Batı’nın küresel hâkimiyetini reddetme konusunda temel bir düşünceyle hareket ediyor. Batı’nın yüzyıllara dayanan hâkimiyet teorileri birer birer çöküyor. Batı dünyanın merkezini kaybediyor, merkez olmaktan uzaklaşıyor, kendi iç hesaplaşmalarına sürükleniyor.
Avrupa yükselişinden sonraki en büyük güç kaymasıdır bu..
Bu; Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük kırılma değil, belki Avrupa yükselişinin dünyayı denetim altına aldığı tarihten bu yana en büyük kırılmayla sonuçlanabilir. Medeniyetler ölçeğinde düşünürsek, tarihin tersine döndüğünü bile söyleyebiliriz.
Trump’ın “Kore barışı” üzerinden Pasifik’te alan hâkimiyetini artırma çabaları bir umutsuzluktur. Daha önce iki Kore’nin birleşmesini sürekli sabote eden ABD, şimdi iki Kore’yi birleştirerek Çin’e karşı daha güçlü bir cephe inşa etmeye çalışıyor. Ama ne olursa olsun, ABD dünyanın merkezinin desteğini çoktan kaybetti. Belki Trump döneminde büyük çalkantılara maruz ülke ABD olacaktır.
Çünkü Trump bunu yaparken ABD himayesindeki Avrupa’nın bazı güçlü ülkelerinin Rusya ve Çin’le iş tutmalarını önleme, arka bahçesini koruma gücüne sahip olamayacaktır. O, Çin ve Rusya’nın etrafında yeni cepheler inşa ederken, bu ülkeler Avrupa ile güçlerini şaşırtıcı bizimde artırmakta, bazen de Avrupa içi sorunlara ciddi müdahaleler yapar hale gelmektedir.
24 Haziran sonrası Türkiye büyük iddialar ülkesi olacak
Suriye’deki cepheleşmenin aynısını daha büyük ölçekte Ortadoğu’nun tamamında görüyoruz. Coğrafyamızdaki cepheleşmenin aynısını küresel ölçekte, Pasifik’ten Atlantik kıyılarına kadar yayıldığını görüyoruz. Şimdi bu cepheleşme Atlantik ittifakını gömecek şekilde derin bir çatlak olarak öne çıkıyor. G7 zirvesindeki krizin anlamı budur.
24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye, çok büyük hesaplaşmaların, iddiaların, güçler mücadelesinin ana aktörlerinden biri olacak. Coğrafyamızın ana belirleyici ülkesi olacak. Doğu-Batı hesaplaşmasında durduğu yer itibariyle ağırlık merkezini değiştirebilecek bir ülke olacak. Güçlü bir ülke olma dışında seçeneğimiz yok.
Bu ihtimali kaçırdığımız anda, o büyük hesaplaşma bu ülkeyi küçük parçalara ayıracaktır. Güçler hesaplaşmasının en belirgin fay hattı üzerinde bulunuyoruz. Böyle bir coğrafyada birilerine sığınarak ya da yalvararak ayakta kalma şansımız yok.
Hayret uyandırıcı ülke: Biz buna tarihin dönüşü diyoruz
Tam tersine Türkiye, doğru bir yol çizmiş, 15 yıldır da olağanüstü bir güç biriktirmiştir. Bu, devam etmelidir. Etmek zorundadır. Türkiye’nin ayağa kalkması, coğrafya inşası hesapları bütün bölgeyi kendine getirecektir. Bu, tarihte hep böyle olmuştur. Bu yüzden 24 Haziran’ı sağlıklı biçimde atlatmak zorundayız. Çünkü bu seçim, bir iç politik mesele değil, yukarıda anlattığımız büyük mücadele ölçeğinde bir seçimdir. Biz bunu 15 Temmuz çokuluslu saldırısında zaten anlamıştık.
“Batı kendi içinde savaşacak” bugün dünyanın en önemli meselesidir. “Üçüncü büyük Batı iç savaşı” işaretlerini vermektedir. İnsanlık nasıl bir geleceğe ilerliyor, hangi güçler tarih sahnesinden silinecek, yükselen güçler hangi ülkeler olacak, dünyanın ağırlık merkezi nasıl değişecek ve bu bizleri nasıl etkileyecek, Türkiye ne tür hazırlıklar yapmalı ve kendini nasıl daha da güçlendirmeli? Cevabını aramamız gerekin sorular bunlardır.
Büyük projelerden, büyük iddialardan, büyük sözlerden, büyük mücadelelerden söz ediyorum. Seçim sonrası Türkiye, dünyanın en şaşırtıcı, hayret uyandırıcı ülkesi haline gelecektir. İşte biz buna tarihin dönüşü diyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları



























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021